İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARIGEREKÇELİ KARAR

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/970 K.2025/1180

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

Esas2024/970Karar2025/1180Tarih3 Kasım 2025Okuma9 dk · 1.846 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/970
Karar No
2025/1180
Karar tarihi
3 Kasım 2025
İncelenen kararın mahkemesi
ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
24/05/2022
Davanın konusu
Menfi Tespit
Yazım tarihi
03/11/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.846 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, davalı şirketin davacı şirket ve davacı hakkında Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile 28.500-Euro bedelli 23.01.2020 tarihli bono ile icra takibine başladığını, davacıların davalıya böyle bir borcu olmadığını, davacı şirketin, yabancı sanatçıların Türkiye'de konser yapması için aracılık yapan, organizasyon yapan bir şirket olduğunu, tarafların 23.01.2020 tarihinde davalı şirketin sahibi olduğu Kemer ... ve Alanya ... otellerinde 2020 yılının Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında olmak üzere değişik tarihlerde 19 adet konser düzenlenmesi için anlaştıklarını ve sözleşme imzaladıklarını,

sözleşmenin birden fazla edim içeren karşılıklı iki tarafa da borç yükleyen bir sözleşme olduğunu, sözleşme gereği davalı tarafın 25.01.2020 tarihinde davacı şirkete 47.500-Euro ödemesi gerektiğini, davalı şirketin davacı şirkete 28.500-Euro tutarında ödeme yaptığını, söz konusu ödeme yapmadan önce davacıya şahsi olarak ve şirket yetkilisi olarak davaya konu icra takibinde yer alan bononun imzalatıldığını, bono da yer alan düzenleme tarihi ile sözleşmede düzenlenme tarihinin aynı olduğunu, Covid 19 Salgınının pandemiye dönüşmesi ve ülkemizde de yer alan önlemler gereği konser ve organizasyonların iptal edildiğini,

yurt dışı seferlerinin kaldırıldığı gerekçesi kapsamda davalı şirketin 07.05.2020 tarihinde davacı şirkete ihtarname göndererek 23.01.2020 tarihli sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini ve ödenen 28.500- Euronun kendilerine iade edilmesi talebinde bulunduğunu, davalı şirketin söz konusu 23.01.2020 düzenleme tarihli bono ile davaya konu icra takibini başlatma sebebinin haksız iade talebi olduğunu, davacı şirketçe 08.05.2020 tarihinde ihtarnameye davalı şirketin sözleşme gereği ödemesi gereken daha fazla bedel olduğu, taraflarınca sözleşmedeki edimlerin yerine getirildiği, ödenen bedellerle sanatçılara ödemelerin yapıldığı,

kendi edimini ifa etmeksizin davalının pandemiyi bahane ederek sözleşmeyi haksız olarak fesh etmeye çalıştığı, TBK 138.

Maddeye göre değişen koşullara göre sözleşmenin uyarlanabileceği, kısıtlamalar nedeniyle yapılamayacak konserlerin ileri bir tarihte veya bir sonraki sezonda fiyat farkı olmadan konser yapılabileceği hususlarının ihtar edildiğini ve vadesi geçmiş ödemelerin yapılmasının istenildiğini, davalı şirketce 17.06.2020 tarihinde 28.500 Euro bedelli bono ile davacı şirket ve davacı hakkında haksız icra takibi başlatıldığını, davacıların yukarıda anlatılanlar dışında davalı tarafla hiçbir ticari faaliyetlerinin bulunmadığını, dolayısıyla takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadıklarını,

davanın kabulü ile taraflar arasındaki 23.01.2020 tarihli sözleşmenin, TBK 138. maddesi gereğince değişen koşullara göre uyarlanmasını, uyarlamanın mümkün olmaması halinde davalı şirket tarafından yapılan haksız fesih sebebiyle fazlaya ilişkin her türlü talep, ıslah, hak ve alacak hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL tazminatın davacı şirkete ödenmesine, haksız ve kötü niyetli davalılar aleyhine bono miktarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Davalı tarafından ödenmesine Karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davalı vekili, taraflar arasındaki 23.01.2020 tarihli sözleşme ile davacının davalı şirkete ait otellerde konser organizasyonu yapımını üstlendiğini, ancak Covid-19 nedeniyle uçuşların durdurulması, sanatçıların Türkiye'ye getirilememesi sebebiyle sözleşme ile kararlaştırılan edimini yerine getiremediğini ancak 28.500 Euro ödeme yaparak ediminin bir kısmını ifa ettiğini, davacının organizasyonları gerçekleştirememesi akabinde sözleşmenin feshedildiğini, öncelikle dava konusu Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...

E. sayılı dosyasına konu senedin teminat senedi olmadığı gibi senedin teminat senedi olabilmesi için aranan şartların bulunmadığını, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında takip dayanağı olan senedin teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir belge ve bilgi olmadığını, bononun sebepten mücerret ve borç ikrarını havi belge olması karşısında, bonoya karşı ileri sürülen teminat senedi iddiasının yazılı delille ispatı gerektiğini, vekil edenin sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde ilk ödemesi olan 25.01.2020 tarihli ödemeyi davacı tarafa yaptıklarını,

akabinde Covid-19 salgın hastalığının tüm dünyayı ve ekonomik hayatı etkisi altına almasıyla devletler tarafından da bir takım önleyici tedbirler alındığını ve gerek ülkeler arası uçuşların durdurulması gerekse otellerin kapatılması neticesinde davacının gerçekleştirmekle yükümlendiği konser organizasyonunu gerçekleştirilemediğini ve sezonun neredeyse ortasına gelinmesi ve halen devletler tarafından alınan tedbirlerin devam etmesi sebebiyle, vekil eden tarafından,

Antalya 22. Noterliğinin 07.05.2020 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile imkansızlık sebebiyle sözleşmenin feshedildiğini ve TBK'nın 136/2.maddesi uyarınca ödenmiş olan 28.500 Euro'nun sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesinin talep edildiğini, davacının ise Antalya 1. Noterliğinin 08.05.2020 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile; "mücbir sebeplerin ortaya çıkması halinde performansların ihtar eden tarafın onayladığı başka bir tarihe erteleme hakkına haiz olduğu gerekçesiyle sözleşmenin uyarlanması gerektiğini" ihtar ettiğini, TBK'nın 138.

Maddesi kapsamında uyarlamanın her somut olaya/sözleşme tipine/sözleşme hükümlerine uygulanması söz konusu olmamakla birlikte öncelikle taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine bakılarak taraf iradelerinin tespit edilmesini, sözleşmede düzenlenen mücbir sebep hükümlerinin gözetilmesi gerektiğini ve sözleşmenin niteliği gereği ifa imkansızlığı ya da aşırı ifa güçlüğü hususlarının ayrı ayrı irdelenmesi ve bu bağlamda akde tahammül süresinin ve taraflardan katlanması beklenilen noktaların tespit edilmesini, neticeten sözleşme konusu hizmet gereği uyarlamanın söz konusu olup olamayacağı değerlendirilerek bir sonuca gidilmesi gerektiğini,

salgın hastalığın ifaya etkisi konusunda sözleşmede hüküm bulunması halinde yahut mücbir sebep hallerinde sözleşme serbestisi ilkesi gereği tarafların ortak iradesinin esas alınması gerektiğini, yani hâkim tarafından uyarlamanın yapılabilmesi için mevzuatta veya sözleşmede uyarlamayı engelleyen bir hüküm bulunmaması gerektiğini, böyle bir hüküm varsa hâkim tarafından uyarlama yapılamayacağını, mevzuat veya sözleşme ile uyarlamanın nasıl yapılacağının da gösterilebileceğini, davacının dilekçesinde, vekil edene ait otelde performans gösterecek sanatçılara ödemelerin yapıldığını bu nedenle bedel iadesinin mümkün olmadığının belirttiğini,

ancak ödemelerin yapıldığına dair herhangi bir belgeyi sunmadığını, mevcut durum nedeniyle de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 136/2 maddesi uyarınca ifa imkansızlığı meydana geldiğini ve tarafların karşı taraftan almış bulundukları edimi sebepsiz zenginleşme uyarınca geri vermelerinin zorunlu bir hal aldığını, bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ise davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...

Tarafların ticari defter ve belgeleri ile sözleşmenin düzenlendiği tarih ve takibe dayanak bononun düzenleme tarihinin bir bütün olarak esas alındığında davalının ödediği bedelin iadesini talep etmekte bu anlamda ödediği bedelin karşılığında düzenlenen bononun tahsili için takip yapmakta haklı olduğu, davalının sözleşmenin feshinde dürüstlük kurallarına aykırı hareket etmediği kanaatine varılmış, açıklanan gerekçelerle davacıların menfi tespit isteminin ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Her ne kadar davalı tarafından kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de; koşuları ve yasal unsurları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; karantina sebebiyle yapılamayan konserler dışında, müvekkili şirket tarafından organize edilebilecek birçok konser bulunduğunu, feshin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, mücbir sebep halinin geçici nitelikte bulunduğunu, konserlerin ertelenebileceğini veya bir sonraki sezona aktarılabileceğini, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan gelen belgelere göre müşteri sayısının arttığını, ilk derece mahkemesinin, hatalı bir gerekçe ile önceki yıllara kıyasen müşteri sayısının düştüğünü belirttiğini,

ilk derece mahkemesinin akde tahammül süresi bakımından hukuka ve yerleşmiş kararlara aykırı bir biçimde tahammül süresinin dolduğunu kabul ettiğini, oysa ki feshin, konserlerin başlayacağı tarihten sadece üç gün sonra yapıldığını, bu sebeple akde tahammül seviyesinin dolduğundan söz edilemeyeceğini, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini ile sözleşme uyarınca karşı tarafça yapılan ödemeye karşılık verilen bonodan ötürü menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan 23.01.2019 tarihli sözleşme uyarınca davacı tarafından davalıya ait iki otelde 2020 yılı Mayıs, Haziran Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında değişik tarihlerde yabancı sanatçılar getirilerek 19 adet konser organize edileceği konusunda tarafların anlaştıkları, sözleşme bedelinin KDV dahil toplam 112.100.- Euro olduğu, sözleşme gereği davalının 25.01.2020 tarihinde ödemesi gereken 47.500.- Euro bedelin 28.500.- Euro'luk kısmını ödediği, 2020 Mart ayı itibari ile Covid-19 salgını kısıtlamarının başlaması, uçuşların iptal edilmesi, otellerin açılamaması,

konserlerin, organizasyonların ve bir çok etkinliğin iptal edilmesi dolayısıyla, davalının 07.05.2020 tarihinde davacı şirkete ihtarname göndererek, 23.01.2019 tarihli sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği ve ödenen 28.500.-Euro'nun kendilerine iade edilmesini istediği, davacının ise sözleşmeye göre zaten eksik ödeme yapıldığı, ayrıca mücbir sebep dolayısıyla konserlerin ileri tarihlere veya sonraki sezona ertelenebileceğini bu nedenle ödeme yapmayacağını bildirdiği, ardından davalının 17.06.2020 tarihinde 28.500.-Euro bedelli bono ile icra takibine giriştiği anlaşılmaktadır.

Dava öncesi karşılıklı çekilen ihtarnamelerden ve tüm dosya kapsamından takip konusu bononun, sözleşme uyarınca davalı tarafça davacıya yapılan 28.500.- Euro tutarındaki ödemeye karşılık davacı tarafça davalıya verilen bir bono olduğu sabittir.

Dosya kapsamına göre pandemi sürecinde turizm sektöründe ciddi kısıtlamalar uygulanmış, davalının oteli 24.07.2020 tarihine kadar kapalı kalmış, konserlerin planlandığı mayıs ve haziran aylarında toplam 12 etkinlik ( bunlardan fesih tarihine kadar yapılamayan konser sayısı 4 adettir) yapılamamıştır. Diğer bir ifadeyle toplamda yapılamayan konser sayısının 12 adet olduğu, sözleşmede planlanan 19 konserden yalnızca yedisinin ağustos ve eylül aylarında yapılmasının mümkün bulunduğu anlaşılmaktadır.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, geçici imkânsızlık hâlinde dahi akde tahammül sınırının aşılması durumunda fesih hakkı kullanılabilir.

Dosya kapsamı, taraf beyanları, sözleşme hükümleri ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafın pandemi sürecinde ortaya çıkan mücbir sebep hali nedeniyle sözleşmeyi fesih hakkını, sözleşmenin 6.3. maddesinde açıkça tanınan yetki çerçevesinde ve objektif iyi niyet kurallarına uygun biçimde kullandığı anlaşılmaktadır. Zira davalı bu hakkını 07.05.2020 tarihinde, tedbirlerin devam ettiği ve süresinin belirsiz olduğu bir dönemde kullanmıştır.

Davacının ileri sürdüğü gibi, yasakların kalkmasının ardından konserlerin ertelenmesi veya sonraki sezona aktarılması teorik olarak mümkün görünse de, davalı işletmenin sezonluk faaliyet gösterdiği, dosyaya giren emniyet kayıtları ve davalının ticari defter kayıtlarından, müşteri kaybının ve kâr azalmasının yaklaşık %40 seviyesinde olduğu, bu durumda akde tahammül seviyesinin dolduğu anlaşılmaktadır.

Diğer bir anlatımla somut olayda geçici nitelikte bir imkânsızlık hali bulunsa da, davalının faaliyet alanı ve sezonluk çalışma koşulları dikkate alındığında, otel açılmış olsa bile bir önceki sezona göre yaklaşık %40 oranında yaşadığı satış ve faaliyet kârı kaybı ile müşteri kaybı sebebiyle akde tahammül seviyesinin dolduğu, bu nedenle fesih işleminin haksız ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı sonucuna varılmış, davacılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacılardan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

3-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktarı itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/970, K. 2025/1180, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacının İddialarının Özeti
  5. Davalının Savunmalarının Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/970
Karar No
2025/1180
Tarih
3 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/971 K.2025/1263
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/971 K.2025/875
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/971 K.2025/943
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/972 K.2025/934
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/972 K.2025/871
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/972 K.2025/1423

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.