İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARIGEREKÇELİ KARAR

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/254 K.2025/508

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

Esas2025/254Karar2025/508Tarih28 Nisan 2025Okuma10 dk · 1.928 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Esas No
2025/254
Karar No
2025/508
Karar tarihi
28 Nisan 2025
İncelenen kararın mahkemesi
DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
12/05/2023
Davanın konusu
İtirazın İptali
Yazım tarihi
28/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.928 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkili şirketin sözleşmeye istinaden 01/10/2013 - 01/06/2014 tarihleri arasında İzmir 2. Bölge Müdürlüğü İşletmeler Başmühendisliği bünyesinde Otoyollar ve Çevre Yolu güzergahında ağaçlandırma için fidan bitki temini, eski fidanların bakımı, sulaması hizmet alımı işinde 2 adet makineyi kiraya verdiğini, toprak temini, kum temini ve bordür taşı temini işlerini yaptığını, davalı ile kurulan akdin karma bir sözleşme niteliğinde olduğunu, müvekkilinin yaptığı işleri ve vasıta kira bedellerini faturalandırarak,

davalı tarafa ibraz ettiğini, müvekkili şirketin yaptığı iş ve araç kira bedeli olarak davalı şirketlerden alacağının kdv dahil 299.130,00 TL olduğunu, buna mukabil bir kısım ödemeler sonucu, müvekkili şirketin 108.600,00 TL alacağını takibe koyduğunu, icra edilen işler ve kira sebebi ile davalılara fatura kesildiğini ancak davalıların haksız ve kötüniyetli olarak faturaları ödemediğini, müvekkilinin icra takibine koymasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin, icra dosyasındaki ödeme emrine faturalardan cari hesaptan kaynaklanan ticari alacağının tahsili için Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibine 16/02/2016 tarihinde itiraz ettiğini, ayrıca taraflarınca davalılara açılan aynı alacak miktarına ilişkin Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ...

Karar sayılı dosyasında, usulden ret kararı verildiğini, müteakip dava konusu icra takibi açıldığını, davalının itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, itirazın iptaline karar verilerek, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davalılar vekili, görev itirazında bulunduklarını, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davanın konusunu oluşturan Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, borca itiraz ettiklerini, aynı alacak için sonradan açılan 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının mükerrer olduğunu belirtildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı ve derdestlik itirazında bulunduklarını, davacıya herhangi bir borçlarının olmadığını beyan ederek, davanın reddine, %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...taraflar arasında 2 adet makine kiralanması ve toprak temini, kum temini ve bordür taşı temini işleri için ticari ilişki bulunduğunun ve davacının edimlerini yerine getirdiğinin uyuşmazlık konusu olmadığı; uyuşmazlık konusunun, fatura tutarlarının davalı ortaklığı oluşturan şirketlerce ödenip ödenmediği ve faturalardan kaynaklı bakiye borcun bulunup bulunmadığı olduğu;

bu ticari ilişki kapsamında, davacının, davalıların oluşturduğu iş ortaklığına icra takibine konu ... nolu 64.310,00 TL tutarlı, ... nolu 77.880,00 TL tutarlı, ... nolu 75.520,00 TL tutarlı ve ... nolu 81.420,00 TL tutarlı faturaları keşide ederek, bu faturalardan kaynaklanan toplam bakiye 108.600,00 TL tutarındaki borcun ödenmediğinden bahisle davalılar hakkında icra takibi başlattığı; mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiler aracılığı ile inceletildiği; bu kapsamda alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacı ile alınan, bilirkişi ... tarafından düzenlenen ... tarihli rapora göre;

her iki taraf ticari defterlerinin usule uygun tutulduğu, davacının keşide ettiği icra takibine 108.600,00 TL'si konu edilen toplam 299.130,00 TL tutarlı faturaların, davacının ve davalı ortaklığın defterlerinde kayıtlı olduğu, fakat taraf defter ve kayıtlarının cari borç/alacak bakiyesi bakımından birbiri ile uyumsuz olduğu, davalı ortaklığı oluşturan ... Ormancılık Ltd, Şti.'nin, davacıya çek ile toplam 82.285,00 TL ödeme yaptığı, ... Ltd.

Şti.'nin ise davacıya çek ile toplam 66.000,00 TL ödeme yaptığı, çekle yapılan bu ödemeler açısından taraf defterlerinde herhangi bir uyumsuzluk olmadığı, bu kapsamda ödemelerin dikkate alınması gerektiği, davalı ortaklığı oluşturan ... Ormancılık Ltd. Şti.'nin ve ortaklığın davacıya banka havalesi ile toplam 45.550,00 TL ödeme yaptığı, davalı yanlar tarafından takip konusu borca mahsuben yapıldığı iddia edilen davalı ...

Şirketi temsilcisi ... tarafından, davacı şirket adına yapılan banka havalelerinin ve aynı kişi tarafından davacı şirket yetkilisinin annesi olduğu iddia olunan ... adlı şahsın banka hesabına yapılan banka havalelerinin taraf şirketler arasındaki sözleşme uyarınca tanzim edilen icra takibine konu fatura borçlarının ödenmesine yönelik olduğu hususunun davalı tarafça ispatlanamadığından, bu ödemelerin taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinde dikkate alınamayacağı, yine veresiye benzin fiş bedellerinin ve davalının işçilere ödediği bedellerin davacıdan tahsil edileceği yönünde sözleşmede açık hüküm bulunmadığından,

bu tutarların da taraflar arasındaki cari borç/alacak bakiyesi belirlemede dikkate alınmayacağının anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Denizli 5. İcra Dairesi'nin ...

Esas sayılı dosyasında vaki davalıların itirazının kısmen iptali ile, takibin 99.295,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın % 20'si oranında 19.859,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Karara karşı, davacı vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının dava konusu edilen 108.600,00 TL'den fazla olduğunu, söz konusu iş için müvekkilinin alacağının 299.130,00 TL olduğunun tespit edildiğini, ancak bir kısım ödemeler sonucu müvekkilinin alacağının, talep edilen 108.600,00 TL'den daha fazla olmasına rağmen, bilirkişi tarafından 99.295,50 TL bakiye alacak kaldığının beyan edildiğini, hükme esas teşkil edilen son raporda hataların mevcut olduğunu, işbu hususlar düzeltildiğinde müvekkilinin alacağının 108.600,00 TL olduğunun tespit edileceğini, davalılarla farklı zamanlarda birden fazla ticari ilişki olduğunun dikkate alınmadığını,

davalılar ile müvekkili arasında olan ticari ilişkilerden kaynaklı ve davalının da ticari kayıtlarına işlediği faturaların tespitinin gerektiğini, bu hususta ek bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davalıların yaptığını iddia ettiği ödemelerin bir kısmının iş ortaklığı kayıtlarına işlenmemediği halde dava konusu iş alacağından düşüldüğünü, miktarların çoğunun oldukça düşük olması ve parça parça gönderilmesinin, bu ödemelerin sözleşme kapsamında olmadığını gösterdiğini, bilirkişinin bu hususu açıklığa kavuşturması gerekirken, hatalı inceleme ile eksik rapor düzenlediğini,

...'a gönderilen paranın dosya borcundan düşülmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın görevsiz mahkeme tarafından verildiğini, dava konusu uyuşmazlık kira sözleşmelerine dayalı olup, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, itirazın iptali isteminin hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, takipten ve borca itirazdan 6 yıl sonra itiraz dilekçesinin tebliğ edilmediği iddiası ile eldeki davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, mahkemece, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken, icra dosyasından tebligat yapılmadığı gerekçesi ile davanın süresinde olduğuna dair gerekçe ile işin esasına girilmesinin hatalı olduğunu,

hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli olmayıp, hatalı kanaatlerde bulunan ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bir rapor olduğunu, davacının ticari şirket olduğunu, herhangi bir ticari ilişki içerisinde olmadığı müvekkillerinden ... Ormancılık yetkilisi tarafından gönderilen 17.400,00 TL bedelin, dava konusu fatura bedelleri için ödendiğinin kabul edilmesi gerektiğini, ... hesabına, ...

Ormancılık yetkilisi ... tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınmayacağına yönelik değerlendirmenin hatalı olduğunu, ödeme tarihlerine bakıldığında da Eylül 2014 tarihinden itibaren ... firmasına müvekkilleri tarafından yapılan tüm ödemelerin bu hesaba gönderildiğini, belirtilen tarihlerde, davacı firmanın hesaplarının haciz/kısıtlama vb. olup olmadığının araştırıldığında da bu hususun ortaya çıkacağını, mahkemenin bu hususta araştırma talepleri yerine getirilmeden, ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu,

ödemelerin davacı firmanın o tarihte perde arkasındaki yetkilisi ... tarafından bildirilmesi nedeniyle bu hesaba gönderildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, ticari hizmet ilişkisinde fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacının istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; istinafa konu kararda davacı tarafından talep edilen miktar 108.600,00 TL, mahkemece kabul edilen miktar 99.295,00 TL, reddedilen miktar ise 9.305,00 TL'dir. Davacı reddedilen miktar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

02 Aralık 2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa'nın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00 TL, 2022 yılı için 8.000,00 TL, 2023 yılı için 17.830,00 TL, 2024 yılı için 28.250,00 TL, 2025 yılı için 40.000,00 TL'dir.

İstinafa konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra 12/05/2023 tarihinde verildiğinden miktar itibariyle kesin niteliktedir.

İstinaf başvurusunun kesin nitelikte bir karara yönelik olup olmadığını denetleme görevi öncelikli olarak ilk derece mahkemesine aittir. Ancak ilk derece mahkemelerinin bu hususu gözetmeden dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermesi halinde, bölge adliye mahkemesi tarafından ne şekilde bir karar verileceği 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde gösterilmemiş, sadece gerekli kararın verileceği ifade edilmiştir.

Bu konuda Kanun'da bir açıklık bulunmamakla birlikte 01/06/1990 tarih ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın bu tür olaylarda kıyasen uygulanması mümkündür. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, ilk derece mahkemelerinden verilen bir kararın kesin nitelikte olmasına rağmen temyiz edilmesi ve ilk derece mahkemesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde Yargıtay'ın, ilk derece mahkemesine bu konuda geri çevirme kararı verilmeksizin, temyiz talebinin reddine karar vermesinin mümkün olduğu yönündedir.

İlk derece mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 8/11. maddesi gereğince kanun yolu formu hazırlanmak suretiyle istinaf dilekçesiyle birlikte dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesi halinde, ilk derece mahkemesinin istinaf kanun yoluna başvurulan kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşarak dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira ilk derece mahkemesince kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşılması halinde ayrı bir karar yazılmamaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaştığı kabul edilerek, bölge adliye mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince gerekli kararın (ret kararının) verilmesi gerekecektir.

İlk derece mahkemesince verilen karar 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan, davacının karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Davalıların istinaf başvurusun değerlendirilmesinde.

HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,

taraflar arasındaki ilişkinin, davacı şirket yetkilisi ...'un formenliğinde, davacı şirkete ait 2 araçla davalının yapımını üstlendiği inşaat için hizmet verilmesi şeklinde olması sebebiyle uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemelerin ticaret mahkemeleri olmasına, takip dosyasında borçlu itirazının davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi sebebiyle hak düşürücü süre başlamadığından davanın süresinde açıldığının anlaşılmasına,

davalı ... şirketinin yetkilisi ... tarafından davacı şirkete yapılan ödemenin ve yine davacı şirket yetkilisinin gelini olduğu iddia edilen ...'a yapılan ödemelerin dava konusu ticari ilişkiye istinaden yapıldığının ispat edilememesi karşısında bu ödemelerin dikkate alınmamasında usul ve yasaya aykırı bir durumun bulunmamasına,

yine davacının kendi aracı için aldığı yakıta ilişkin olarak petrol istasyonu tarafından düzenlenen faturaların davalı adına düzenlendiği ve davalı tarafça ödemesi yapılan bu fatura tutarlarının davacının alacağından mahsup edilmesi gerektiği ileri sürülmüşse de, fatura konusu yakıtların davacı tarafça satın alındığının kesin delillerle ispatlanmaması karşısında bu tutarların alacaktan düşülmemesinin isabetli bulunmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;

davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,

2-Davalılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine İADESİNE,

4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.782,84 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.696,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.086,84 TL istinaf karar harcının davalılardan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

5-Tarafların istinaf başvuruları nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA,

6-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

8-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/254, K. 2025/508, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacının İddialarının Özeti
  5. Davalıların Savunmalarının Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/254
Karar No
2025/508
Tarih
28 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/254 K.2025/223
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/254 K.2025/312
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/254 K.2025/417
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2025/254 K.2025/479
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/254 K.2025/313
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/254 K.2025/311

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.