KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/854
- Karar No
- 2025/1362
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 08/10/2025
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 03/12/2025
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, bilirkişi raporunda, iddiaları doğrultusunda taraflar arasında hizmet ilişkisinin mevcut olduğunu ve edimin ifa edildiğinin tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya konulduğunu, müvekkili şirkete ait ticari defterler bilirkişi tarafından incelenmiş ve defterlerin usulüne uygun tutulduğu ile tasdiklerinin kanunda öngörülen şartlara uygun olduğunun tespit edildiğini, raporda ayrıca ticari defterlerin müvekkili şirket lehine delil niteliği taşıdığının açıkça belirtildiğini, bilirkişi raporunda ticari defterler ile dosyaya sunulan rezervasyon sözleşmesi,
e-fatura, voucher, konaklama belgesi ve günlük müşteri listelerinin birbirini doğruladığının belirtildiğini, dava tarihi itibarıyla davalı şirketin, müvekkil şirkete 5.807,29 EUR borçlu olduğunun raporda açıkça belirtildiğini, bu nedenlerle davalı şirket aleyhine en az %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davalının müvekkil şirkete olan 5.807,29 EUR borcunun sabit olması nedeniyle davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... ihtiyati haciz talep eden davacı bilirkişi raporuna, faturalara ve diğer yazılı belgelerle alacaklı olduklarının sabit olduğunu bu sebeple davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ise de her ne kadar davacı tarafın ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve rapor hazırlanmış olsa da davalı tarafın ticari defter ve belgeleri henüz inceleme yaptırılmamış olduğundan, İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257.madde ön görülen koşulların oluşmadığı,
dosya kapsamına sunulan belgelerin borçlunun mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir nitelikte de olmadığı dikkate alındığında İİK 257. maddede öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddi"şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile dava tarihi itibari ile müvekkili şirketin davalı şirketten dava konusu miktar kadar alacaklı olduğunu belirtildiğini, böylece yaklaşık ispatın sağlandığını, alacağın müeccel olduğu ileri sürülmüş ise de davaya konu faturaların düzenlemiş olması, davalı tarafın faturalara itiraz etmemesi hatta aksine Whatsapp yazışmalarında borcunu ödeyeceğini beyan etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin alacağının muaccel olduğunun tartışmasız olması ve davalı şirketin tasfiye sürecinde bulunması gözetilerek ihtiyati haczin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
İstinafa konu ara karar ihtiyati haciz kararının reddine ilişkin 08/10/2025 tarihli karardır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/854, K. 2025/1362, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama