KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/97
- Karar No
- 2025/137
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 23/12/2024
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 17/02/2025
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen asıl talepleri dışında, davacının, borçlunun borcunu karşılayabilecek derecede taşınır, taşınmaz malları ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları, maaşları üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkememiz aksi kanaatte ise mahkemece takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Somut olay bakımından yapılan incelemede, talep eden vekilinin talep dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu fatura ve sözleşme sureti doğrultusunda ihtiyati haciz talep ettiği anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz, ihtiyati tedbir koruma tedbirlerinin özel bir çeşidi olup İİK 257. maddesinde düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 258.maddesinde yer verilen yaklaşık ispat şartlarının gerçekleşmiş olması aranmaktadır.
Davacının talep ettiği alacağına ilişkin alacak istemi ve miktarı, dava konusu alacağın oluşup oluşmadığı, talep tarihi itibariyle sunulan belge ve delillerle birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz müessesesi bakımından alacağın kesin varlığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, fatura tek taraflı bir belge olduğundan tek başına bir alacağın varlığını ve borcun ödenmediğini yaklaşık ispata elverişli olmadığı,
ekli sözleşmeye dayalı oldukları iddia edilen faturaya konu mal veya hizmetin sunulduğunu delil ve belgeler ispat edilmesi gerektiği, talep eden vekili tarafından dosyaya fatura ve dışında faturaya konu mal veya hizmetin yerine getirildiğine ilişkin herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilmediği, bu nedenle muaccel bir alacağın varlığı hususunun yaklaşık olarak ispat edilemediği alacağın varlığı ve muacceliyetinin ancak yapılacak olan yargılama sonucunda anlaşılacağı kanaatine varıldığından, ihtiyati haciz talebinin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 01/08/2024 tarihinde taşıma sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye binaen davalı şirketin talep etmiş olduğu taşıma hizmetinin müvekkili şirket tarafından eksiksiz yerine getirilmesine rağmen davalı şirketin bu hizmete ilişkin ödemeleri yapmadığını, müvekkilinin vermiş olduğu hizmete ilişkin faturaların dava dilekçesi ekinde bulunduğunu, davalı şirket adına kayıtlı bulunan 3 adet aracın satılması için Ticaret Bakanlığına başvurulduğunu,
Ticaret Bakanlığı'nın araçların tescil tarihinden itibaren 6 ay ve 6000 Km sınırı geçilmediği için satılmasını uygun görmediğine ilişkin yazının ellerinde bulunduğunu, davalının araçları satacağına ve mal kaçıracağına bu nedenle şüphe bulunmadığını, içtihatlar doğrultusunda ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken reddedilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu ara karar, ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin 23/12/2024 tarihli karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
yaklaşık ispatın sağlanmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/97, K. 2025/137, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama