KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1935
- Karar No
- 2023/773
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/06/2020
- Dava
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Yazım tarihi
- 12/05/2023
Karar Metni
1.863 kelime·9 dk okuma
Davalı ..., ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu trafik sigortalı, ...'e ait ve ... A.Ş.'nin işlettiği ... plakalı otomobili anılan şirketten 09/03/2013'de bir günlüğüne kiralamış, 10/03/2013'de bu otomobille ... Mahallesi ... sokaktan seyrederken, bu sokağın ... sokakla kesiştiği ışıksız kavşağa geldiğinde, solundaki ... sokaktan gelerek kavşağa giren ... idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpmış, çarpma sonucunda motosiklet sürücüsü ... hayatını kaybetmiş, motosikletin arkasında yolcu olarak bulunan ... yaralanmıştır.
Davacılar vekili, davalı sürücünün kusurlu olduğunu açıklayarak ve artırılmış haliyle ... için kendi yaralanması sebebiyle 500,00TL tedavi giderine, 64.271,08TL iş göremezlik tazminatına, eşini kaybetmesi sebebiyle 242.722,13TL destekten yoksunluk tazminatına, 500,00TL cenaze masrafına, 50.000,00TL manevi tazminata, babalarını kaybeden çocuklardan ... için 40.374,22TL destekten yoksunluk tazminatına, 40.000,00TL manevi tazminata, ... için 80.935,18TL destekten yoksunluk tazminatına, 40.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesini istemiş; davalılar vekilleri, özce, sorumluluk koşulları oluşmadığından, davalı sürücünün kusuru bulunmadığından, fahiş düzeyde tazminat istendiğinden, kusurun ve zararın ispatı gerektiğinden söz ederek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı sürücünün %75 kusurlu olduğu benimsenerek ve kask takılmamasından mütevellit %20 müterafik kusur indirimi yapılarak eş ... için 194.177,70TL destekten yoksunluk tazminatına, 64.271,08TL iş göremezlik tazminatına, 40.000,00TL manevi tazminata, çocuklardan ... için 32.299,38TL destekten yoksunluk tazminatına, 30.000,00TL manevi tazminata, ... için 64.748,14TL destekten yoksunluk tazminatına, 30.000,00TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Bu kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 05/07/2018 gün ve ... esas, ... karar sayılı ilamında. "1-... benimsenen hesap raporunda davacı eşin 34 yaşında değil, 75 yaşında olduğu ve bu nedenle evlenme ihtimali bulunmadığı açıklanmıştır. 75 yaşında olan davacının eşi değil, dava dışı annesidir.
Dolayısıyla davacı eşin "yeniden evlenme ihtimali" değerlendirilmemiştir...", "2-...Mahkemece, ...nin dava dışı hak sahipleri için ödediği destekten yoksunluk tazminatı tutarları (faiz, yargılama gideri, vekalet ücreti gibi feriler dahil edilmeksizin) sorulduktan ve bu tutarlar poliçe limitlerinden indirildikten sonra limitlerin kalan kısmı ile sınırlı olacak şekilde sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesi gerekirken, bu ödemelerle ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmaması hatalıdır...", "3-a)...Mahkemece, İstanbul Adli Tıp Kurumundan yanların oransal kusurlarını gösterir rapor alınmıştır.
06/07/2015 tarihli raporda destek ile davalı sürücünün eşit kusurlu oldukları belirlenmiştir. Mahkemece, Adli Tıp Kurumunun düzenlediği bu raporla, ceza mahkemesinde düzenlenen rapor arasında çelişki oluştuğu gerekçesiyle karayolları uzmanlarından oluşan bir bilirkişi kurulundan yeni bir kusur raporu alınmıştır. Ankara Ticaret Mahkemesi'ne sunulan 30/11/2015 günlü bu raporda bu kez davalı sürücünün %75, davacılar desteğinin %25 kusurlu olduğu açıklanmıştır.
Dolayısıyla çelişki, asıl bu aşamada doğmuştur. Çünkü, "vakıa" aynı olmak kaydıyla, hukuk mahkemesinde belirlenen kusur oranlarının ceza mahkemesinden farklılaşması çelişkiye sebebiyet vermez. Çelişki, aynı mahkemenin aldığı iki ayrı kusur raporunda farklı sonuçlara ulaşılmasıyla oluşur ve oluşan bu çelişkinin de giderilmesi gerekir. Kuşkusuzdur ki HMK'nın 282'inci maddesine göre hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirebilir.
Ancak, mahkeme, bir mesele hakkında bilirkişi görüşüne başvuruyorsa, o meselenin özel ve teknik bir bilgi gerektirdiğini kabul ediyor demektir. Özel ve teknik bilgi gerektiren bir meselede işin uzmanlarınca iki farklı görüş açıklanmışsa, bu aykırılığın giderilmesi yeni bir inceleme yapılmasını gerektirir. Bu çelişki hukuki değerlendirmeyle giderilemez.
Böylesi bir inceleme yapılmamış olması da hatalıdır..." şeklindeki gerekçeyle ilk derece mahkemesi kararı HMK'nın 353/1-a,6 madde ve bendi uyarınca kaldırılmıştır.
Mahkemece, kaldırma kararı sonrası kusur oranındaki çelişkinin giderilmesi için İTÜ öğretim üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor temin edilmiş, hükme dayanak kılınan bu raporda her iki sürücü de %50 oranında eşit kusurlu bulunmuştur. Davacı ...'nin iş göremezliğine dair mahkemece benimsenen ATK 3. İhtisas Dairesi raporunda iyileşme süresinin 12 ay, maluliyetinin ise %4.3 olduğu bildirilmiştir.
Bu tespitler doğrultusunda, davacılar desteğinin kasksız motosiklet kullanmak suretiyle müterafik kusurlu olduğu da nazara alınarak, temin edilen tazminat raporu uyarınca yargılama hitama erdirilmiş ve nihayetinde davacı ... için 212.611,35.-TL destekten yoksunluk, (4.378,40.-TL geçici + 34.088,92.-TL sürekli olmak üzere toplam) 38.467,32.-TL iş gücü kaybından kaynaklanan tazminat, 500,00.-TL Cenaze masrafı, 500,00.-TL tedavi gideri ve yol masrafı, davacı ... için 25.877,72.-TL destekten yoksunluk, ... için 64.303,08.-TL destekten yoksunluk tazminatı olmak üzere toplam 342.249,45.-TL tazminatın davalılar ..., ... ve ...
Ltd.
Şirketi kaza tarih olan 10.03.2013 tarihinden, davalı ...Ş temerrüt tarihi olan 30.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, davalı ...Ş.'nin yukarıda açıklanan sorumluluğunun destekten yoksun kalma tazminatı yönünden ve (davacılar ... yönünden 167.281,92.-TL, ... yönünden 20.360,51.-TL, ... yönünden 50.593,45.-TL olmak üzere toplam) 238.235,88.-TL ile poliçe limitindeki sınırlama nedeniyle bu miktar üzerinden sorumlu tutulmasına,
mahkememizin 05/02/2015 tarihli ara kararı üzerine davalı ...Ş. tarafından davacılara 20.000,00.-TL geçici ödeme yapıldığından bu miktarın infazda dikkate alınmasına; manevi tazminat yönünden ise davacı ... için 40.000,00 TL, davacılar ... ile ... için 30.000,00'er TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın 10/03/2013 olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Müddetinde verdikleri istinaf dilekçelerinde özetle,
Davacılar vekili;
1-Olay nedeniyle hem ceza yargılamasında hem de eldeki dosya kapsamında alınan kusur raporları uyarınca davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, hükme dayanak kılınan İTÜ raporunu kabul etmediklerini,
2-Reddedilen maddi tazminat istemleri yönünden davalılar yararına yüksek vekalet ücretine hükmedildiğini,
Davalılar ... ve ... Turizm...Şirketi vekili;
1-Müvekkillerinden ...'in adına kayıtlı aracı diğer davalı ...Şirketine uzun süreli kira sözleşmesi ile kiraladığından işleten sıfatı kalmadığını ve onun yönünden davanın reddi gerektiğini,
2-Müvekkillerinin kazanın oluşumunda bir kusuru bulunmadığını, davalı ...'in ağır kusuru ile sebebiyet verdiği kaza nedeniyle müvekkillerinin illiyet bağının kesildiğini,
ileri sürerek kararın kaldırılması ile talepleri gibi hüküm kurulmasını istemişlerdir.
Dava, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355'inci maddeleri uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, davalıların uzun süreli kiralamaya ilişkin dosyaya bir delil sunamamalarına, husumetin doğru bir biçimde yöneltilmesine, olaya ve mevzuata uygun 12/07/2019 tarihli kusur heyet raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm istinaf itirazlarının, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin maddi tazminat yönünden red vekalet ücretlerine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine göre ise, davacı ...'nin 55.914,54TL, davacı ...'in 14.496,50 davacı ...'nın 16.632,10 TL'lik maddi tazminat istemi reddedilmiş, mahkemece reddedilen maddi tazminatlar yönünden davalılar yararına 21.824,67TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Her ne kadar her bir davacının reddedilen maddi tazminat istemi yönüyle ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekteyse de, yapılan uygulama davacılar lehine olduğundan ve kamu düzeninden olmadığından, bu husus sadece eleştirilmekle yetinilmiştir. Ancak reddedilen miktarlar yönüyle tek vekalet ücretine hükmedilmesi halinde de, mahkemece hükmedilen tutar hatalı ve fazladır. Davacılar vekili bu yönüyle istinafında haklıdır.
3-HMK'nın 353/1-b,2 madde ve bendine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.
4-Açıklanan nedenlerle, müstenif davalılar vekilinin tüm istinaf itirazlarının, davacılar vekilinin ise vekalet ücreti dışında kalan sair istinaf itirazlarının esastan reddine, davacılar vekilinin reddedilen maddi tazminat davasında aleyhlerine hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının diğer kısımlarına dokunulmamak üzere salt bu yönden kaldırılmasına, reddedilen maddi tazminat istemi yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 12.115,61 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak 5.920,10 TL'sinin davalı ... dışındaki davalılara, kalan 6.195,51 TL'sinin ise davalılar ... ile ...Şirketine verilmesine karar verilmesi için hükmün yeniden tesisi gerekir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/1935, K. 2023/773, 12 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama