KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1425
- Karar No
- 2024/307
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/01/2021
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 28/02/2024
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 02/09/2018 tarihinde ...
Kavşağında .... istikametindeki çıkışında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucunda müvekkiline ait .... plakalı 2020 Model Citroen C3 Picasso aracın tam hasara uğradığını, davalı sigorta şirketinin borçlar kanunu ve karayolları trafik kanunu uyarınca aracın işletilmesinden doğan her türlü zararı karşılamakla yükümlü olduklarından müvekkilinin aracına verilen hasar sonucu ortaya çıkan zararın tamamının davalı sigorta şirketince karşılanması gerektiğini,
bu nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107 madde uyarınca trafik kazası sonucu davacı müvekkilinin .... plakalı aracın tam hasara uğraması nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi ve kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, davacı tarafa söz konusu kaza nedeniyle aracında meydana gelen hasarı için ödeme yapılmış olmakla, davacı tarafın fahiş tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle aracın piyasa güncel değerinin 45.000,00 TL olduğu hususunda mutabık kalınmış, davacı taraf fazlaya ilişkin haklarını herhangi bir çekince ya da itirazı kayıtla saklı tutmaksızın ibraname imzaladıklarını, davacı tarafından talep edilen bakiye tazminatın haksız ve mesnetsiz olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle "Zincirleme kazaya karışan sürücü ifadeleri ve kusur bilirkişisi raporu incelendiğinde, davalı sigorta şirketinin sigortaladığı aracın sürücüsü olan ... 2.derece asli kusurlu bulunmuş olup,1.derece asli kusurlu kişi yaya ... dır . İfadelerde görüldüğü üzere yayayı gören ... ve ... araç mesafelerini koruyarak durmuş olmalarına rağmen sigortalı ... nın takip mesafesini koruyamadığı ve öndeki araca arkadan çarparak KTK 84.maddeyi ihlal ettiği görülmüş, 2.derece kusurlu olduğu tespit olunmuştur. Sigortalı sürücünün kusur oranın 1/3 olması ile dava tarihi öncesi 04.12.2018 tarihinde 7.095,00 TL ödeme yapılmıştır.
Bu bağlamda, kusura dayalı sorumluluk itibariyle, mücbir sebep veya umulmadık halin söz konusu bulunup bulunmadığı ve bunun nedensellik ilişkisine etkisi ile değeri (BK.m.41) ; yine, temyiz kudretinin kaybedilmiş sayılıp sayılamayacağı (BK.m.54) ve son olarak da; durumun özelliği (BK.m.43/1) anlamında hakkaniyetin sorumluluğun kapsamına etkisi irdelenmemiştir. (Y. 4. H.D. 16.06.2003 gün ve 2003/406-7768 E.K)
Olayda yayanın ağır kusuru ile yola çılmaksı beklenmedik hal kapsamında değerlendirilerek kusur oranında ödeme yapılmış olması ile ilgili karar verildi.
Alınan hükme elverişli kusur raporunda dava dışı 3.kişinin asli kusurlu olduğu görülmekle davalı sigorta şirketi sözleşme gereği( KTK 91.md) yaya ise TBK 49.md gereği zincirleme ortak borçlulardır.Ancak olayda davalı sigorta şirketi sigortalısı 2.derecede asli kusurlu olmakla TBK 164.md gereği dava öncesi sigorta şirketi tarafından sigortalısının kusuru oranında ödeme gerçekleştirilmiş olmakla davalı TBBK 166/3 gereği katılma payı oranında borçtan kurtulmuştur. Dava tarihi 03.07.2019 olup dava öncesi yapılan ödeme güncellendiğinde (Y 17.H.D. 2013/438- 2015/12859) 28.04.2020 tarihi itibariyle 8.185,69 TL olduğu ve sigortanın kişisel defi olan dava öncesi yeterli miktarda tazminat ödediği görülmekle’’ davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, zarar veren kişilerin zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporundaki çelişkinin giderilmediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.
KTK’nun Zarar verenlerin birden fazla olması başlıklı 88. Maddesinde ‘’ Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur ‘’ düzenlemesi, TBK’nun Müteselsil sorumluluk başlıklı 61. Maddesinde ‘’ Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır ‘’ düzenlemesi 163.
Maddesinde ‘’Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder ‘’ düzenlemesi bulunmaktadır.
Buna göre bilirkişi raporunda belirtildiği ve mahkemece de benimsendiği üzere sigortalı aracın tali de olsa kusurlu olduğu belirtilen nedenle borcun tamamından diğer borçlularla birlikte sorumlu olduğu, davacının kaza da kusuru bulunmadığı davalının yaptığı ödemenin iç ilişkide değerlendirileceği gözetilerek bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verildiğinden kararın 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1425, K. 2024/307, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama