KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1575
- Karar No
- 2024/903
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/04/2021
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 24/06/2024
Karar Metni
1.444 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sevk ve idaresindeki ...plakalı motosiklet ile seyir halinde iken park halinde duran davalı ... işleteni davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesini düzenlediği ... plakalı aracın tedbirsiz bir şekilde kapıyı açması üzerine açılan kapıya çarpması ile yaralandığını belirterek, bu yaralan- madan dolayı, 2,5 TL kazanç kaybının, 2,5 TL çalışma gücü kaybının, 5 TL bakıcı masrafının, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen; 50.000 TL manevi tazimanıtın davalı ... kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle: Kazanın bir başka aracın davacıyı yolun kenarına kaçmaya zorlaması sonucu park çizgisi içinde bulunan aracına fazla yaklaşması sebebi ile ve süratli seyretmesinden dolayı park halindeki aracından çıkmak için kapısını açtı- ğı sırada meydana geldiğini, davacının bu kazaya bağlı yaralanmasından ötürü iş ve gücün- den kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalıya ait aracın 100.000,00.-TL limit ile manevi tazminatı da kapsar şekilde teminat alındığını talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş derecede yüksek olduğunu, müvekkilinin dayanak İMMS poliçesinin davacının maddi tazminat taleplerini teminat altına almadığını, müvekkili yönünden ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İDM KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen karar ile; Davacının 06/03/2018 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle çalışma gücü kaybı, kazanç kaybı ve bakıcı masrafına ilişkin maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, Davacının 06/03/2018 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle maruz kaldığı yaralanmaya bağlı manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen kusur ve maluliyet durumuna göre takdir edilen manevi tazminat miktarının çok düşük kaldığını, davacının sürekli maluliyeti mevcut olup aksi yöndeki uygulamanın hatalı olduğunu, manevi tazminat takdir edilirken davalıya verilecek vekalet ücreti nedeniyle hakkaniyete aykırılık oluşacağından davalıya vekalet ücreti verilmemesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; kazada kusurlu olan tarafın davacı olduğunu, davacının yaralanmasının geçici ve kısa süreli olduğunu, manevi tazminat takdir edilirken bu hususlarla birlikte ekonomik durumunun kötü oluşunun da dikkate alınması gerektiğini, daha az bir manevi tazminat takdiri gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanmadan kaynaklanan haksız fiil nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı trafik kazası sonucu yaralanmıştır. Davacı bu yaralanmadan dolayı karşı araç sürücüsü ve sigortacısından maddi ve manevi zararlarının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Somut olayda, ATK'dan alınan kusur raporunda, aracın ön kapısını dikkatsiz şekilde açarak yolda ilerlemekte olan davacının aracına çarpması olayında davalının tam kusurlu olduğunun belirlendiği görülmüştür. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince, olayın oluş şekline uygun olarak düzenlenen ve kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olan Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığından alınan kusur raporundaki kusur oranlarına itibar edilmek suretiyle hüküm kurulması isabetli olup, davalının aksi yöndeki istinaf taleplerine itibar edilmemiştir.
Somut dosyada, Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp ABD'dan alınan raporda, davacının sürekli maluliyetinin olmadığı, 1 ay süreyle geçici iş göremezliğinin bulunduğu bildirilmiş, ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan 06/12/2021 tarihli maluliyet raporunda ise, sürekli maluliyetinin bulunmadığı, 3 ay süreyle geçici iş göremezliğinin bulunduğu bildirilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan maluliyet raporunun dosya içerisindeki hastane evraklarıyla uyumlu olması, özellikle davacının ayağında kemik kırığının olması ve bu raporun ayrıntılı ve gerekçeli olarak düzenlenmiş olması nedeniyle, istinaf sebepleri ile de bağlı olarak yapılan inceleme sonucunda bu raporun hükme esas alınmasında her hangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu durumda tarafların maluliyet raporuna yönelen istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalı araç sürücünün tam kusurlu olması, davacının ayağında oluşan kemik kırığı, 3 ay süreyle iş göremez hale gelmesi ve yukarıda gösterilen ilkeler birlikte değerlendirildiğinde davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarı az olmuştur. Davacı için 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi halinde bu tazminat miktarı davacının manevi zararlarını karşılayabilecektir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi gerekmektedir. O halde davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf talebinin kabulüne, davalı tarafın manevi tazminat miktarına yönelik istinaf talebinin ise esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf isteminin yukarıda gösterilen gerekçe doğrultusunda kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1575, K. 2024/903, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama