İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1577 K.2024/1036

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine…

Esas2021/1577Karar2024/1036Tarih13 Haziran 2024Okuma10 dk · 2.040 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
13 Haziran 2024
Dosya no
2021/1577
Karar no
2024/1036
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
04/03/2020
Numarası
2018/390 Esas - 2020/304 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İstinaf karar tarihi
13/06/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.040 kelime·10 dk okuma

Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

KARAR Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki, sürücüsü ve ZMM sigortacısı bulunduğu ... plaka sayılı ticari taksi ile ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması neticesinde meydana gelen, 31/07/2017 günlü trafik kazasında vekil edenlerinin oğlu ve kardeşi olan, motosiklet sürücüsü ...'un hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'ın ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak), davacı anne ... için 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatını tüm davalılardan;

her bir davacı için ayrı ayrı 75.000,00-TL olmak üzere toplam 225.000,00-TL manevi tazminatın ise davalı sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılardan kaza tarihinden işletilecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; müteakip 25/03/2019 tarihli dilekçe ile de maddi tazminat konusunda davalı ... Sigorta ile anlaşmaya varıldığını beyanla, maddi tazminata ilişkin davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.

Davalı ... ve davalı Sigorta Şirketi vekilleri aracılığıyla vermiş oldukları cevaplarında özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar, davalı ... ise yargılama oturumuna katılmamış ve davaya ilişkin olarak yazılı veya sözlü herhangi bir beyanda bulunmamıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi kusur raporu, olayla ilgili olarak Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılan 2018/342 Esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; talep konusu kazada, davalı araç sürücüsünün asli (%80 oranında), müteveffa araç sürücüsünün ise tali (%20 oranında), kusurlu olduğu, davacıların uğradıkları maddi ve manevi zararların davalılar tarafından giderilmesi gerektiği, ancak davacı tarafça yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin davadan feragat edildiği,

bu durumda maddi tazminata ilişkin talebin feragat nedeniyle reddi gerektiği, ancak feragat nedeninin sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme olması nedeniyle, davanın açılmasına sebebiyet veren davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin de somut olayın özellikleri dikkate alındığında, kısmen kabulüne karar verilmesinin uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle.

Davacıların maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine, Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, davacı ... için 50.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.

Karara karşı davalı ... vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairece verilen 10/06/2021 gün 2021/781 Esas-2021/972 Karar sayılı ilamla. "Görülmekte olan davada davacılar zorunlu dava arkadaşı konumunda olmayıp, ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulunduklarından her bir davacı istinaf karar ve ilâm harcı ile istinaf giderlerini ayrı ayrı yatırmalıdır.

Dosya arasındaki kayıt ve belgelere göre 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilâm harcının ve 162,10-TL istinaf başvuru harcının sadece davacılardan ...'un adı yazılmak suretiyle alındığı , diğer davacılar bakımından ise hiç harç alınmadığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle istinaf isteminde bulunan davacılar ... ve ...'dan da yukarıda yazılı yasa hükümleri uyarınca istinaf karar ve ilâm harcı ile giderlerin alınması için gerekli işlemlerin yapılması, sonucun beklenilerek değerlendirilmesi ve ondan sonra istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmesi için ..." denilmek suretiyle; dosyanın belirtilen şekilde harç eksikliğinin ikmali amacıyla ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği görülmüştür.

Geri çevirme kararından sonra mahkemece 18/06/2021 günlü muhtıra düzenlenerek, söz konusu bu muhtıra ile birlikte Dairece verilen geri çevirme kararı, davacılar vekili Av. ...'e 27/06/2021 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ve ilk derece mahkemesince verilen 08/07/2021 günlü ek kararla.

İBAM 8. Hukuk Dairesine ait geri çevirme kararı gereğince, davacılar ... ve ...'tan da istinaf karar ve ilam harcı giderlerin alınması için yasal uyarı taşıyan, 18/06/2021 tarihli muhtıra istinaf eden davacılar vekiline e-tebligat ile 27/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği halde, süresi içerisinde istinaf harç ve masraflarının tamamlanmadığı anlaşılmakla, denilmek suretiyle;

davacılardan ... ve ... vekilinin bu davacılar yönünden yaptığı istinaf başvurusunun reddine, kararın bu davacılar yönünden istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmesi üzerine de, verilen bu ek karara karşı da adı geçen davacılar vekili tarafından süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurularak, görülmekte olan eldeki davada taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olduğu halde, yazılı biçim ve şekilde istinaf başvurusunun vekil edenleri bakımından reddine karar verilmiş olmasının, isabetsiz bulunduğu belirtilerek,

ek kararın kaldırılmasını ve önceki istinaf talepleri doğrultusunda tüm davacılar bakımından istinaf incelemesi yapılmasını istemiştir. Davacılar ... ve ... vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusu değerlendirildiğinde. Dava arkadaşlığı 6100 sayılı HMK'nın 57 ve devamı madde hükümlerinde düzenlemiş olup, haksız bir fiilden birden çok kişi zarar gördüğünde, zararın temelini oluşturan vakıa aynı olsa da zarar her bir mutazarrır yönünden ayrı ayrı meydana gelir.

Bu nedenle her bir zarar görenin dava ve talep hakkı birbirden bağımsızdır. Daha açık bir ifade ile haksız fiilden zarar görenler, aynı dava dilekçesi ile birlikte dava açmış olsalar dahi, davaları birbirinden bağımsız olduğundan, aralarındaki ilişkin zorunlu dava arkadaşı değil, ihtiyari dava arkadaşlığıdır (HMK 57/1-c) ve davaları birbirinden bağımsız (HMK 58) olup, esasen birden çok dava mevcuttur (subjektif dava birleşmesi).

Hal böyle olunca; her bir davacı hak bakımından diğerinden bağımsız olduğu için, sorumlulukları yönünden de bağımsızdır. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde.

Dairece verilen geri çevirme kararını müteakip mahkemece düzenlenen muhtırayla birlikte, geri çevirme kararı davacılar vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğine ve geri çevirme kararında açıkça harç ikmali nedeni olarak da davacıların görülmekte olan davada ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulundukları belirtildiğine göre, muhtıra gereğinin süresi içerisinde hiç yerine getirilmemiş olması karşısında verilen ek kararda; istinaf edenlerin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığından,

davacılar ... ve ... vekili tarafından 08/07/2021 günlü ek karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ...vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının incelenmesine gelince.

Davacı ... vekilinin istinaf nedenleri; kazanın meydana gelmesinde, davalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu sabit olduğu halde, talep doğrultusunda manevi tazminata ilişkin isteğin tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı biçim ve şekilde yetersiz manevi tazminata hükmedilmiş olmasının, usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri ise; reddedilen manevi tazminat yönünden, vekil edeni yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca kaza anında müteveffanın kask takmamış olmasının ölüm olayının meydana gelmesinde etkili bulunduğu, yani müterafik kusurlu sayılması gerektiğinin karar yerinde gözetilmediği, kusurunda hatalı belirlendiği, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğunun benimsenmesinin mümkün olmadığı, sonuç itibariyle davacı taraf yararına takdir edilen manevi tazminat miktarının çok fazla bulunduğu hususlarına yöneliktir.

Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen, ölüm olayına dayanılarak açılmış, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.1-Haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla ilgili bir talepte bulunulması halinde, kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsurdur. Somut olayda; davacı taraf, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise kazaya müteveffanın sebebiyet verdiğini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince, kazanın oluşumunda tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğu konusunda görüşüne başvurulan ve Mak. Yük. Müh. ... tarafından düzenlendiği anlaşılan 23/01/2020 günlü raporda; talep konusu kazanın oluşumunda, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın yolun sağ tarafında durmakta olan aracıyla sola doğru aniden manevra yapmak ve bu suretle şeride tecavüz etmek suretiyle, asli kusurlu olduğu;

... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'un ise kaza anında kask takmamış olması ve ehliyetnamesinin de bulunmaması nedeniyle tali kusurlu sayılması gerektiği, bunun dışında müteveffaya atfedilebilecek herhangi bir kural ihlalin olmadığının bildirildiği ve bu duruma göre davalı araç sürücüsünün %80 oranında, müteveffanın ise %20 oranında kusurlu olacağı sonucuna varıldığı ve mahkemece bu kusur raporunun hükme esas alındığı görülmüştür.

Söz konusu bu rapordaki, kazanın oluş şekli, kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin, dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu değerlendirmelerin Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinde görülerek davalı araç sürücüsü sanık ...'ın cezalandırılmasıyla sonuçlanan ve UYAP sorgusundan da anlaşılacağı üzere yasa yolu denetiminden de geçmek suretiyle 07/02/2020 tarihinde kesinleştiği tespit edilen 2018/343 Esas-2019/184 Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dosyadaki tespitlerle ve dahi ceza yargılaması sırasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden temin edilen

11/09/2018 günlü raporla da tam olarak örtüşmesi karşısında hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir bulunmadığından ve söz konusu bu raporlarda müteveffa araç sürücüsüne atfedilen kusurun sadece kasksız bir şekilde trafiğe çıkarak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürmüş olması olgusuna dayandığından, esasen müteveffanın müterafik kusur durumu değerlendirilmiş olmakla, davalı vekilinin kusur ve müterafik kusura yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

2-Davalı vekilinin reddedilen manevi tazminata ilişkin vekalet ücretinin yönelik istinaf itirazına gelince. Görülmekte olan davada; sadece davacı ... fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla, maddi tazminat talebinde bulunmuş ve yargılama sırasında davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme karşılığında da iş bu davada feragat edildiği anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca; davacı tarafın maddi tazminata ilişkin davadan feragat sebebi, zarar sorumlularından biri tarafından yapılan ve diğer zarar sorumlularına sirayet eden ödeme olması, nedeniyle, yani hakkın özünden feragat amacı taşımaması karşısında mahkemece yazılı biçim ve şekilde istinaf davalı yararına ret vekalet ücreti takdir edilmemiş olması doğru bulunduğundan, davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazının da reddine karar verilmesi gerekmiştir.

3-Taraf vekillerinin hüküm altına alınan manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazları birlikte değerlendirildiğinde. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.

Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.

Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Bu durumda, kazanın meydana geldiği tarih (-31/07/2017), kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu ise de; davalı müteveffanın da müterafik kusurlu bulunuşu, davacı anne Ziynet'in talep miktarı, buna karşılık ölümün karşılaşılabilecek en ağır sonuç oluşu, ölenin yaşı(30), davacı Ziynet ile yakınlığı, evlat kaybına bağlı olarak yaşam tecrübelerine göre duyacağı elem ve ızdırabın ağırlığı, kazaya sebebiyet veren aracın ticari amaçla kullanılan bir araç oluşu, kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları ile manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması,

ancak manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması, gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde; ölümle sonuçlanan taksirli bir eylem nedeniyle davacı Ziynet yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala göre; az veya fazla olmadığı,

somut olayın özelliklerine göre doğru biçimde takdir edildiği anlaşılmakla, davacı Ziynet vekilinin ve davalı ... vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurularının da reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2020 gün ve 2018/390 Esas - 2020/304 Karar sayılı kararına yönelik olarak davacı ...vekili ile davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2020 gün ve 2018/390 Esas - 2020/304 Karar sayılı ilama bağlı olarak verilen 08/07/2021 günlü ek karara yönelik olarak davacılar ... ve ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusun da HMK.m.353/1/b/1 hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE,

3-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 6.831,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 1.708,00-TL harcın düşümü ile kalan 5.123,00- TL bakiye harcın davalı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf eden davacı ...'dan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 59,30-TL harcın düşümü ile kalan 368,30-TL bakiye harcın davacı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,5-Ek karara karşı birlikte istinaf yasa yoluna başvuran davacı ... ve davacı ...'dan ayrı ayrı alınması gereken 427,60-'şer TL istinaf karar ve ilam harcı toplamı olan 855,20-TL'den;

peşin olarak yatırıldığı anlaşılan toplam 118,60-TL harç ile davacıların birlikte istinaf yasa yoluna başvurmaları nedeniyle, tek istinaf başvuru harcı yatırmaları yeterli olmakla, fazladan yatırıldığı anlaşılan 162,10-TL'nin düşümü ile kalan 574,50-TL eksik harcın davalılar ... ve ...'dan müsavi şekilde alınarak Hazine'ye irat kaydedilmesine, 6-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,7-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerilerinde bırakılmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.13/06/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/1577, K. 2024/1036, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1577
Karar No
2024/1036
Tarih
13 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/1578 K.2024/1073
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/1578 K.2024/1008
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/1579 K.2024/1025
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2021/1581 K.2024/946
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/1581 K.2024/1062
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/1582 K.2024/1026

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.