KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2543
- Karar No
- 2025/934
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/05/2022
- Dava
- Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 20/11/2025
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu ... plakalı motorsiklet .... tarihinde, Antalya ili ... ilçesi, ... caddesi üzerinde meydana gelen trafik kazasında, davalı sigorta şirketince Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi tanzim edilmiş olan ... plakalı aracın çarpması neticesinde kullanılamaz hale gelecek şekilde hasarlandığını, trafik ekiplerince tanzim edilmiş olan Trafik Kazası Tespit Tutanağında, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsünün Asli Kusurlu olduğu belirtildiğini, davacı araç sahibi,
maliki olduğu motosikletin dosyada mevcut eksper raporuyla da tespit edildiği üzere kullanılamaz hale geldiğinden, aracının pert-total olarak işlem görmesini ve aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç bedelinin, kusur nispetine göre davalı sigorta şirketi tarafından kendisine ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi, trafik kazası sonucu hasar gören davacıya ait motosikletin hasar tespitinin bağımsız eksper tarafından yapıldığını, tanzim edilen rapora göre aracın piyasa değerinin 18.000.-TL, sovtaj değerinin 10.300.-TL olarak tespit edildiğini, kusur durumu dikkate alındığında 5.775.-TL'lik tutarın ödeneceği yönünde davacıya bilgi verildiğini, fakat araç sahibinin rayiç bedel talebinin 25.000.-TL olması dolayısıyla mutabakat imzalamamasından ötürü hasar dosyasına bu şekilde not düşülerek mutabakat sağlanamadığından dosyanın kapatıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle; "alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; dava konusu ... plakalı motosikletin aracın pert-total boyutunda ağır hasarlı olduğu, tramer kayıtları ve aracın özellikleri dikkate alınarak yapılan piyasa rayiç bedel çalışmasına göre aracın kaza tarihindeki değerinin 22.500.-TL olduğu, yine aynı tarih itibariyle motosikletin sovtaj bedelinin 10.000.-TL olacağı, bu durumda araç ruhsat sahibinde kalmak koşuluyla gerçek zararın 22.500-10.000—12.500.-TL olduğu, sigorta şirketinin hasardan sorumlu olduğu kısmın, kusur nispetine göre bu tutarın '475'lik oranı olan 9.375.-TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Kurulu'nun .... tarihli raporunda özetle; sürücü ...'nin %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğunun bildirildiği görüldü.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava trafik kazası nedeniyle araç pert bedelinin tazminine ilişkin belirsiz alacak davasıdır. Aldırılan ATK Trafik bilirkişi raporu olayla uyumlu, mevzuata uygun ve yerinde görülmekle davacının %25 kusurlu olduğu, davalının sigortası olan araç sürücüsünün ise %75 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacının bu rapora yaptığı itirazın gerek savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporu, gerekse eldeki dosyada alınan raporların olayla ve birbiriyle tutarlı olduğu anlaşılmakla reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce eksper ve makine mühendisi bilirkişiden aldırılan rapor uyarınca aracın pert total boyutunda ağır hasarlı olduğu ve davacının bu bedelin tazminini isteminde haklı olduğu kabul edilmiş olmakla, davacının sovtaj bedelini istemediğine dair beyanı da nazara alınarak kaza tarihi itibariyle davaya konu aracın bedelinin 22.500,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Sigorta şirketi eksper raporu ile eldeki rapor karşılaştırılmış, motorun 125 CC değil, 250 CC olması karşısında sigorta şirketinin eksperince değerinin düşük takdir edildiği kabul edilmiştir. Bilirkişilerce yalnızca 1 web sitesiyle bağlı kalınmamış, piyasa araştırması da yapılmış olmakla raporda saptanan bu bedel hakkaniyetli görülmüştür.
Davacının kusuru düşüldüğü takdirde davalı sigortaca ödenmesi gereken tutarın 16.875,00 TL olduğu kabulüne göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacının davalı sigortaya 10.04.2020 tarihinde başvurduğu dosya kapsamındaki belgelere göre kabul edilmekle, bu tarihe eklenen 8 iş günü sonrasında davalının temerrüde düştüğü kabulüne göre 23/04/2020 tarihinden itibaren faize hükmedilerek.
"Davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 16.875,00 TL'nin 23/04/2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Davacı vekili, vekil edenin aracının piyasa değerinin çok altında bir miktar üzerinden hesaplandığını, bilirkişi raporuna yasal süresinde itiraz edilmesine rağmen mahkemece bu itiraz değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini beyanla, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili, davacının belirsiz alacak davası açamayacağını, davacının haklı bir neden olmaksızın davalının teklifini kabul etmediğini alacaklının temerrüdüne düştüğünü, sovtaj bedelinin düşülmesi gerektiğini, arabuluculuk hizmetinden KDV düşülmediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, sigortalı aracın % 75 kusurlu olduğu, davacının sovtaj bedelini istemediği, alacaklının temerrüdüne ilişkin hükümlerin uygulama yeri olmadığı, belirsiz alacak davası açmakta bir usulsüzlük bulunmadığı, araç değeri hesaplanmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,
6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacı ve davalının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2543, K. 2025/934, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama