KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/879
- Karar No
- 2022/559
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2022
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/11/2021
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 14/04/2022
Karar Metni
1.218 kelime·6 dk okuma
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın davacılar vekili ve davalı ... A.Ş. (Eski Unvan: ...A.ş. ) vekili tarafından istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacılar vekili, 14/10/2015 günü dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Korkuteli Antalya istikametinde seyretmekte iken davacıların yolcu olarak bulunduğu vasıta ile davadışı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpıştığını ve davacıların özürlü kalacak şekilde yaralandığını, kaza sonrasına olaya ilişkin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yapıldığını, davacının kaza sebebiyle aldığı bedensel zarardan dolayı uzun süre çalışamadığını, davacıların yaşları,
uğradıkları cismani zararın niteliği gözetildiğinde bundan sonraki yaşamında bir işte çalışma ve yolla bir gelir elde etme yetilerini bütünüyle kaybettiklerini bu sebeplerle davacılardan ... için 3.000,00 TL iş göremezlik ve 1.500,00 TL bakım gideri ... için 3.000,00 TL iş göremezlik ve 480,00 TL tedavi gideri diğer davacı ...için ise arttırılmış hali ile 100.00 TL sürekli iş göremezlikten doğan tazminat, 6.379,39 TL sı geçici iş göremezlikten doğan tazminat, 1.273,50 TL sı bakıcı gideri olmak üzere, toplamda 7.662,89 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu ... plakalı aracın müvekkili şirkete ZMMS ile sigortalı olduğunu, poliçe teminat limitinin kaza tarihi itibariyle kişi başı 290.000,00 TL olduğunu, kazaya karışan araçların kusur oranlarının tespit edilmesi için kusur raporu aldırılması gerektiğini sağlık giderlerinin tedavi sırasında ortaya çıkan bakıcı giderleri gibi giderlerin sağlık teminatı içerisinde yer aldığını ve bu giderler nedeniyle sorumluluğun tamamının davacı Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar davaya cevap dilekçesi sunmamışlardır.
Mahkemece, hüküm kurmaya ve denetime elverişli oluşa ve yasaya uygun, kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları sonucu davacı ...in zararı 289,95 TL geçici iş göremezlik ve 477,56 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 767,51 TL, davacı ...'nin zararı ise 6.379,39 TL geçici iş göremezlik ve 1.273,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 7.652,89 TL olarak bulunmuş ve bu miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, 04.11.2021 günlü son celsede davacılardan ölü ...'ın dosyasının bu davadan tefriki ile başka bir esasa kaydına hükmetmiştir.
Sürelerinde sundukları istinaf dilekçeleri ile;
Davacılar vekili; tüzel kişiliği birleşme ile sonlanmış kişi aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yasa koyucunun aradığı nitelikte gerekçeden yoksun kararına, itibar görmemesi gereken yönetmelik hükümleri esas alınarak hazırlanmış (ATK'dan alınmış) maluliyete ilişkin raporları esas alınıp ve bu yolla her iki davacıda sürekli nitelikli maluliyetin olmadığı kabul edilerek efor kaybı tazminatı isteminin reddine ilişkin hatalı hüküm kurulduğunu, vekalet ücreti hesaplanmasının da hatıl olup davalı tarafa fazla avukatlık ücreti taktir edildiğini,
Davalı ... A.Ş. (Eski unvan: ... A.ş. ) vekili, davacı ... lehine geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı nitelikte olduğunu, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve güvence hesabının yükümlülüklerinin sona erdiğini, davacının geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerinin muhatabı artık SGK olduğunu,
Beyanla kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. Ve 355. Maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu taktirine, maluliyet raporunda dosyadaki tedavi evraklarına uygun biçimde usulü dairesinde tanzim edilmiş olmasına, sigorta ismini karar başlığında yanlış yazılmış olmasının her zaman düzeltilebilecek mahiyette bulunmasına, TBK'nın 61 ve 163.maddeleri uyarınca -davacının teselsülden vazgeçmediği de gözetilerek- zararın tümünden zarar sorumluluğundan birisi olan sigorta şirketinin de sorumlu olmasına,
geçici iş göremezlik tazminatı teminat harici olmadığından esasında bu talebin tedavi kapsamında bulunmadığı da görülmekle sigorta şirketinin sorumlu tutulmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı sigortanın tüm, davacıların ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2/a-Karar ve ilam harcı yönüyle, re'sen yapılan incelemede 492 Sayılı Harçlar Kanunu ile buna ekli Tarife uyarınca hüküm altına alınan miktarın %068,31 TL'sinin karar ve ilam harcı olarak alınması gerekir. Bu işlem yapılırken peşin veya tamamlama harcının hesaplanan harçlarından mahsubu gerekir.
b-Yine bilindiği üzere HMK'nın 323 ve izleyen maddeleri ile hüküm günündeki AAÜT'nin 13.maddesi uyarınca taraflar yararına hükmedilen avukatlık ücreti kabul veya reddedilen tutarı geçemeyecek, yine davalı yararına belirlenen ücret davacı lehine takdir edilen vekalet ücretini de aşamayacaktır. Mahkemece yazılı biçimde Tarife hükümlerini aykırı tarzda avukatlık ücreti tayini de doğru olmamıştır. Bu sebeplerle davacının istinaf başvurusunun kabulü gerekir.
3-HMK 353/1-b/2 madde ve bendi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanununun olaya uygulanmasında ve delillerin taktirinde hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilebilir.
4-Açıklanan tüm bu sebeplerle; :.. A.Ş. (Eski Unvan: ... A.ş. ) vekili başvurusunun reddine, davacılar vekilinin başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, harç ve vekalet ücreti yönüyle düzeltilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
....
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/879, K. 2022/559, 14 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama