KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2085
- Karar No
- 2024/1191
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 21/10/2024
Karar Metni
1.101 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların desteği müteveffa ... 01/10/2021 tarihinde, davalılardan ... idaresindeki ...
Plakalı aracın, ... idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması suretiyle meydana gelen kaza neticesinde 25/10/2021 tarihinde vefat ettiğini, davalı ... müteveffaya çarptıktan sonra, bir kez bile aileye taziye ziyaretine dahi gitmediğini, maddi manevi destekte bulunmadığını, pişmanlık göstermediğini, kaza nedeniyle Denizli 16. Asliye Ceza Mahkemesi ...
Esas sayılı dosyanın açıldığını, yargılamanın devam ettiğini, müteveffanın vefat ettiği sırada ... nezdinde motor kurye olarak çalıştığını, vefatı nedeniyle murisin eşi ... , henüz 4 yaşında annesiz kalan kız çocuğu ... , murisin annesi ve babası ... ve ... müteveffanın desteğinden maddi ve manevi olarak yoksun kaldıklarını, davacıların desteği olan müteveffanın davalının kusuru ile hayatını kaybetmiş olup, bu durumun taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan trafik kazası tespit tutanağı, trafik bilirkişisinin raporu ile davaya konu olayda davalıların kusurlu oldukları,
gerçekleşen kaza nedeniyle müvekkillerin desteği olan müteveffanın vefat ettiği, müvekkillerin destekten yoksun kaldıkları ve zarara uğradıkların açık olup yakın ispat koşulu gerçekleştiğinden ve haksız fiil tarihiyle muaccel hale gelen alacak rehinle teminat altına da alınmadığından ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, 19/04/2023 Tarihli ara karar ile, davalılar ... ve ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine şimdilik teminatsız olarak (İİK.'nun 82. ve 83. maddeleri ile özel yasalarınca haciz edilemeyecek mal, hak ve gelirler ile maaş gelirleri ve maaş gelirinin yattığı banka hesapları hariç ) ihtiyati haciz konulmasına, davalılar ... , ... ve ... (... ) yönüyle ihtiyati haciz talebinin reddine, hükmetmiştir. Davalı ... ve ... vekillerinin ara karara itiraz ettikleri, 06/09/2023 tarihinde ihtiyati haciz kararının kaldırılması taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 28.02.2024 tarihli duruşmada, davalı ... vekilinin ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine karar verildiği, Davacı vekilinin davalı ... yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulü ile; adli yardım talebi bulunması nedeniyle, davalı ... (... - (... / ... ) adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine şimdilik teminatsız olarak (İİK.'nun 82. ve 83. maddeleri ile özel yasalarınca haciz edilemeyecek mal, hak ve gelirler ile maaş gelirleri ve maaş gelirinin yattığı banka hesapları hariç ) ihtiyati haciz konulmasına, karar verilmiştir.
Mahkemece, 27/03/2024 tarihinde Davalı ... ... şirketinin itirazı üzerine yine 27/03/2024 tarihli ara karar ile davalı ... ... şirketinin itirazının kabulü ile; Mahkememizin 28/02/2024 tarihli ihtiyati hacze ilişkin ara kararın kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin karara itiraz ettiği ve mahkemece ....ve .... tarihli ara kararlar ile davacı vekilinin itirazının reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince 27/03/2024 tarihinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek kararın kaldırılarak, davalı ... taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, istemiştir.
Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle meydana gelen ölümle kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası sırasında talep edilen ihtiyati haciz isteğine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353'üncü maddesi uyarınca dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
Dairemizin ... Esas sayılı dosyasında Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... (derdest)
sayılı dosyasında Davacı vekili ve Davalı ... vekilinin istinaf başvuruları incelenmiş ve Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu talebinin esastan reddine, Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (b-2) bendi gereğince kabulüne, İlk derece mahkemesi olan Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Esas sayılı derdest dosya üzerinden verilen 27/03/2024 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararı kaldırılarak Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile İİK 257. maddesi gereğince, 1.001.100,00 TL alacak miktarıyla sınırlı olmak üzere, davalı ... (... - (... / .. ) adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine şimdilik teminatsız olarak (İİK.'nun 82. ve 83. maddeleri ile özel yasalarınca haciz edilemeyecek mal, hak ve gelirler ile maaş gelirleri ve maaş gelirinin yattığı banka hesapları hariç ) ihtiyati haciz konulmasına, karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, ihtiyati haciz, nitelikçe bir geçici hukuki koruma tedbiridir. (HMK 406/2) Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların ya da onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir.
Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir. (İHAS 6, 2709 sayılı T.C Anayasası 36, HMK 33) İhtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir.
İİK'nun 257 ve izleyen maddelerine göre rehin ile temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Talep değerlendirilirken tam ispat aranmaz. Yaklaşık ispat yeterlidir.
Bu kuralın haksız eylemden kaynaklanan tazminat ve alacak isteklerinde de uygulanması gerektiği belirgindir. Çünkü bu isteklerde de para alacağına kavuşulması amaçlanmaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilke ve uygulamalarına göre, haksız eylemden kaynaklanan zarar haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki “muacceliyet” kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 24/05/2016 gün ve 2016/4517-6851 E.K. sayılı ilamı)
Tüm bu anlatılanlar ve açıklamalar ışığında, her ne kadar davacılar vekili istinaf talebi ile ilgili Dairemizin işbu dosyası olan ... esas sayılı dosya numarası alınmış ise de; mahkemenin ... tarih ve ... tarihli ara kararlarına yönelik olan davacı vekilinin bu istinaf talebi hakkında Dairemizin 02/07/2024 tarih, ... Esas, ...
Karar sayılı kararı ile Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (b-2) bendi gereğince kabulüne, İlk derece mahkemesi olan Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Esas sayılı derdest dosya üzerinden verilen 27/03/2024 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararı kaldırılarak davalı ... (... - ... / ... ) adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine şimdilik teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği, ara karara karşı başkaca bir istinaf talebi bulunmamasına karşın yeni bir istinaf talebi varmış gibi değerlendirilerek aynı talebin tekrar istinaf incelemesine gönderildiği anlaşıldığından,
aynı istinaf talebi hakkında daha önce Dairemiz tarafından karar verilmiş olması nedeniyle somut dosyadaki talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2085, K. 2024/1191, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama