KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2698
- Karar No
- 2024/1232
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 31/10/2024
Karar Metni
1.141 kelime·6 dk okuma
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı ara kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin .... tarihinde ... plakalı motorsikleti ile .... Kavşağı istikametinde trafik ışığının yeşile dönmesiyle seyir haline geçmek üzere iken, (davalı ....a ait) .... plakalı 2006 model Ford marka aracın sürücüsü ....
2918 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerine aykırı davranarak müvekkiline çarptığını ve yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Müvekkili .... kaza neticesinde ağır şekilde yaralandığını, müvekkili kollarındaki kırıklar ve ayağında meydana gelen kırık nedeniyle uzun süredir tedavi görmeye devam etmekte tedavi kapsamında defalarca ameliyat olan müvekkilin iyileşmesi yani kaza öncesi haline dönmesi mümkün değildir.
Devam eden tedaviye rağmen müvekkilde kalıcı sakatlık oluşmuş olup tedavi devam ettiği için sakatlık oranı henüz verilmediğini, müvekkilinin kaza nedeniyle meydana gelen bedensel zararı sebebiyle ilaç ve tedavi masrafları ödemeye devam etmekte olup, kira da ödemekte olduğundan; kalan maaşı enflasyon ve ekonominin güncel durumu nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılamaya ancak yetmektedir. Müvekkilin herhangi bir taşınır ya da taşınmazı da bulunmamaktadır.
Bu bakımdan müvekkilin yargılama giderlerini karşılaması imkansız olup ekte müvekkilin taşınır ve taşınmazı bulunmadığını tüm bu nedenlerle adli yardım taleplerinin kabulüne, kaza sebebiyle ağır şekilde bedensel zarara maruz kaldığı sabit olan müvekkilin ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için, ileride hesaplanacak tazminattan mahsup edilmek üzere Türk Borçlar Kanunu'nun 76. Maddesi uyarınca 400.000,00 TL geçici ödeme yapılmasına, müvekkilin alacağını teminen trafik kayıtlarından yapılacak inceleme sonucunda öncelikle davalı ... adına kayıtlı .... plakalı araç üzerine;
ayrıca anılan araç ile sınırlı kalmamak üzere, davalıların tüm taşınır ve taşınmazları hakkında teminatsız olarak ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, meydana gelen kaza sonucunda bedensel zarar gören, iş göremez hale gelen müvekkilin çalışmadığı günler için oluşan tam zarar, yoksun kaldığı kazanç kaybı, müvekkilde kalıcı hasar bulunması halinde geçici ve daimi iş görmezlik tazminatı, kazaya bağlı olarak uğradığı zararlar, tedavi için yaptığı yol ve iaşe giderleri, artan, eklenen maluliyet sonucu gelişen zarar ve kazanç kaybının karşılığı olmak üzere,
maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlelenebilir olması mümkün olduğunda HMK 107'ye göre ıslaha tabi olmaksızın bilirkişi marifetiyle tespit edilecek miktara göre harcı tamamlanmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın.
Davalı sigorta şirketi yönünden(ZMMS poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) sigorta şirketine yapılan hasar başvurusunun tebliğini izleyen tarihten itibaren hesaplanacak 8 iş günü sonrası tarihi 28.08.2023 itibariyle, poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla ve her şekilde sigorta hukukunda sıra ilkeleri gözetilerek ve poliçe limitleri kapsamında 3095 S.K. 4/A uyarınca işletilecek faizi ile birlikte.
Diğer davalı sürücü ile araç maliki yönünden ise, haksız fiil tarihinden itibaren 3095 S.K. 4/A uyarınca işletilecek faizi ile birlikte; müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile verilmesine, müvekkil için 1.000.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren 3095 S.K.
4/A uyarınca işletilecek faizi ile birlikte birlikte davalılar .... (araç sürücüsü) ve .... (araç maliki) yönünden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile verilmesine, Sigorta poliçesinin kapsamı bilinmemekle, yargılama sırasında poliçe kapsamında manevi tazminat olduğunun anlaşılması halinde, poliçesine göre manevi tazminatı yükümlenen sigorta şirketinden poliçe kapsamı ile sınırlı olmak kaydı ile yukarıda yazılı manevi tazminatın dava tarihinden itibaren 3095 S.K.
4/A uyarınca işletilecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile verilmesine, Müvekkil tarafından kaza sebebiyle davanın açılmasından sonra yapılacak olası tedavi ve sağlık giderlerinin işbu davada hüküm altına alınması mümkün olmaz ise devam eden yeni zararlar kapsamında dava açma haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece 01/04/2024 tarihli ara kararı ile.
"1-Davacı vekilinin geçici ödeme talebinin reddine, 2-Davacı vekilinin Adli Yardım talebinin mevcut dosya kapsamı, delil durumu nazara alınarak şartları oluşmakla kabulüne, dosyada yapılacak harç ve giderlerin ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere şimdilik şuçüstü ödeneğinden yapılmasına, 3-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile; davalı sigorta şirketi yönünden talebinin reddine, davalılar .... ve .... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları üzerine adli yardım nedeni ile teminatsız olarak,
dava değeri olan 1.001.000,00 TL’yi karşılamaya yetecek miktarda ihtiyati haciz konulmasına," karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince yapılan duruşma sonrası verilen tarihli ara karar ile; "mahkememizin 01.04.2024 tarihli ihtiyati haciz kararına davalılar ... ve ... vekili tarafından yapılan itirazların reddine," karar verilmiştir.
Ara karar davalılar .... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin, kararının gerekçesini somut olay ile ilişkilendirerek değil, soyut ve genel ifadeler kullanarak açıklamakla yetindiğini, halbuki her türlü gerekçeli kararın somut olaya temas etmesi,
tarafları aydınlatması ve hukuken doyurucu nitelikte olması gerektiğini, eldeki gerekçeli kararın ise bu nitelikleri haiz olmadığını, tek başına bu hususun bile verilen kararın kaldırılmasına neden teşkil ettiğini, davacı tarafın manevi tazminat talebi hariç diğer alacaklarını belirsiz alacak suretiyle talep ettiğini, davacı tarafın manevi tazminat talebi ise 1.000.000,00 TL olduğunu, her ne kadar mahkemece tüm talepler bakımından ihtiyati hacze karar verildiği ifade edilmişse de netice itibariyle salt manevi tazminat talebinin miktarı dikkate alınarak eldeki ihtiyati haciz kararı verildiğini,
halbuki somut olay bakımından talep edilen manevi tazminat talebinin çok fahiş olduğu ve manevi tazminat müessesesinin ruhuyla bağdaşmadığını, bu yüzden salt 1.000.000,00 TL'lik miktar dikkate alınarak ihtiyati hacze karar verilmesinin somut olay ile bağdaşmadığı gibi ölçüsüz olduğunun da ayrı bir gerçek olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen 05/06/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Uyuşmazlık, maddi-manevi tazminat istemli açılan davada verilen ihtiyati haciz kararına ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353'üncü maddesi uyarınca dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
İhtiyati haciz, nitelikçe geçici bir hukuki koruma tedbiridir. (HMK 406/2) Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların ya da onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir. (İHAS 6, 2709 sayılı T.C Anayasası 36, HMK 33) İhtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, davalının ceza mahkemesinde mahkumiyetine, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, geçici hukuki koruma talebine ilişkin değerlendirmede bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ara kararda yazılı şekilde ortaya koyduğu taktirine, yaklaşık ispat koşulu sağlandığı anlaşılmakla, davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi ve itirazın reddedilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mahkeme kararı usul ve yasaya uygundur.
Bu itibarla davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2698, K. 2024/1232, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama