İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINADÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/200 K.2025/140

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin ... E-... K. Sayılı ve 19.02.2025 tarihli kararı ile yetkisizlik kararı verilerek gönderilen dosya incelendi;

Esas2025/200Karar2025/140Tarih20 Mart 2025Okuma10 dk · 1.923 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/200
Karar No
2025/140
Karar tarihi
20 Mart 2025
İncelenen kararın mahkemesi
DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
26/11/2024
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar yazım tarihi
20/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.923 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin ... E-... K. Sayılı ve 19.02.2025 tarihli kararı ile yetkisizlik kararı verilerek gönderilen dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

06/07/2021 tarihinde davalı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otobüs ile yola yürüyerek giriş yapıp, sağ istikamete doğru yolu karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya müteveffa ...'a çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve sonucunda ...'ın hastanede hayatını kaybettiğini, kazaya ilişkin Denizli 1 Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, bu dosyada yer alan 07/01/2022 tarihli kusur raporunu kabul etmediklerini,

yeniden kusur raporunun tespit edilmesini talep ettiklerini ileri sürerek trafik kazasında hayatını kaybeden muris ...'ın eşi ... için 300,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminatın, oğlu ... için 300,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminatın, oğlu ... için 300,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminatın, işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte;

sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılardan tahsiline, müvekkili ... için 25.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte araç sürücüsü ve işletenden alınıp davacı müvekkile ödenmesine, müvekkili ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte araç sürücüsü ve işletenden alınıp davacı müvekkile ödetilmesine,

müvekkili ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte araç sürücüsü ve işletenden alınıp davacı müvekkile ödetilmesine, karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; destekten yoksun kalma tazminatını talep eden davacının müteveffanın "destek" olduğunu tespit etmesi gerektiğini, davacı ... ve ...'ın destek yaşını doldurduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, bu nedenle kusur durumunun tespitini talep ettiklerini, davacı tarafın dava konusu kazaya ilişkin olarak herhangi bir STK'dan gelir sağlayıp sağlamadığının tespiti gerektiğini, davacı tarafın,

tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen manevi tazminat talep etmiş olsa ekte sundukları poliçede görüleceği üzere manevi tazminat talepleri diğer taleplerin kabulü anlamına gelmemekle birlikte teminat dışı olup bu hususta müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazada müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığının kamera ve tanık anlatımları ile ortada olduğunu, müvekkili ...'nun Denizli 10 Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasında yargılandığını ve cezalandırıldığını, meydana gelen kazanın oluşumuna sebebiyet veren hareketin müteveffanın yaya geçidi kullanmaması ve yayalar için yanan kırmızı ışığa riayet etmemesi olduğunu, yaşanan kazada müvekkilin kullandığı aracın yan tarafından hatta şöför mahallinini de gerisinden çarpan yayanın müteveffa olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen tazminatların fahiş olduğunu,

davalı sigorta şirketi dışında müvekkiline ait aracın ... Şirketine Kasko Poliçesi ile 250.000,00 TL limitiyle sigortalandığını, bu teminatın maddi ve manevi tazminat taleplerini karşıladığını, davanın ...ya ihbarına karar verilmesini talep ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İDM KARARININ ÖZETİ

Mahkemece; " 2918 sayılı KTK ve TBK'nun haksız fiile ilişkin tazminat esaslarını düzenleyen hükümler uygulanacak olup davacı taraf davalı sürücünün kusuru oranında davalılar haksız fiil faili sürücü ve işletenden, yine sigorta şirketinin sigortaladığı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketinden zararın tazminini talep edebileceğinden dosya kapsamına alınan kusur raporuna göre davalı sürücüye kusur izafe edilemeyeceği tespit edildiğinden, Mahkememizce yapılacak başka bir işlem kalmamış olup bu doğrultuda davacıların murisi müteveffa yaya ...'ın davaya konu kazada asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmakla tazminat talebinde bulunulamayacağı anlaşıldığından davanın tüm tazminat talepleri yönünden reddine" şeklinde karar verilmiştir.

DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİNİN KARARI; " 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri hakkında Kanun'a ek 1. maddenin 1. Fıkrasında: "Bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinin 25 inci madde uyarınca değişmesi halinde, bu değişikliğin uygulanması için Resmî Gazetede belirlenen tarihten önce ilk derece mahkemelerince verilen kararların istinaf incelemesinde, karar tarihi itibarıyla yetkili bölge adliye mahkemelerince yargı çevresinin değiştiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilemez. Yargı çevresinin değiştirilmesinden önce istinaf incelemesinden geçen dosyalar, yeniden istinaf incelemesine konu edilmesi halinde de ilk incelemeyi yapan bölge adliye mahkemesince sonuçlandırılır." şeklinde belirtilmiştir.

Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 04/07/2024 tarih ve 894 sayılı kararına göre, Dairemizin 02/09/2024 tarihinden itibaren faaliyete geçirilmesine karar verilmiş olup, yargı çevremizde bulunan ilk derece mahkemelerince bu tarihinden sonra verilecek kararlar hakkında, istinaf incelemesinin Dairemiz tarafından yapılması gerekmektedir.

Eldeki davanın, Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasında açıldığı, mahkemenin 22/06/2022 tarihli kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 10/11/2022 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği, ilk derece mahkemesince yeniden verilen 26/11/2024 tarihli karara karşı davacılar vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ise dosyanın istinaf incelemesi için Dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, Dairemiz faaliyete geçmeden önce dosyada verilen kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından inceleme konusu yapıldığı, dolayısıyla 5235 sayılı Kanun'un Ek Madde 1/1 hükmü uyarınca sonraki istinaf incelemelerinin de, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerektiği anlaşılmakla; dairemizin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine" şeklinde karar verilmiştir

GEREKÇE

Dava, Trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, 22.06.2022 tarihli tensip tutanağının ... nolu ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda Dairemizin ... Esas-... Karar sayılı ve 10.11.2022 tarihli kararı ile davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/1 maddesinde; ihtiyati tedbir kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabileceği, 362/1-f maddesinde; bu tür kararların temyiz edilemeyeceği, 391/son ve 394/son maddelerinde de; istinaf üzerine verilen kararların kesin olarak karara bağlanacağı, hüküm altına alınmıştır.

Buna göre ihtiyati tedbire ilişkin kararın istinaf edilmesi üzerine verilen kararlar kesin olup, ihtiyati tedbire ilişkin uyuşmazlık dosyanın bulunduğu aşama itibarıyla kesin olarak sonlandırılır. Ancak verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediğinden, durum ve şartların değişmesi halinde değiştirilebilir veya kaldırılabilir. Davanın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı da verilemez.

Bu nedenlerle ihtiyatî tedbir kararları kesin hüküm teşkil etmedikleri gibi asıl dava konusu olan hakkın varlığına da karine teşkil etmezler. Buna göre, ihtiyatî tedbir talebinin kabul veya reddine karar verilmesi, asıl davanın da kabul veya reddini gerektirmez.

694 sayılı KHK'nın 136. Maddesi ile 5235 sayılı Yasaya eklenen Ek 1.maddesi ile "Bölge Adliye Mahkemelerinin yargı çevresinin değişmesi halinde bu değişikliğin uygulanması için resmi gazetede belirlenen tarihten önce ilk derece mahkemelerince verilen kararların istinaf incelemesinde karar tarihi itibariyle yetkili bölge adliye mahkemelerince yargı çevresinin değiştiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilemez. Yargı çevresinin değiştirilmesinden önce istinaf incelemesinden geçen dosyalar, yeniden istinaf incelemesine konu edilmesi halinde ilk incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesince sonuçlandırılır" hükmü düzenlenmiştir.HSK Genel Kurulunun 03.07.2024 tarihli kararın da ise, Denizli Bölge Adliye Mahkemesinin 02.09.2024 tarihinde faaliyete geçeceği belirlenmiştir.

694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 136. maddesi ile yapılan değişiklik kamu hizmetlerinin etkinliğini ve verimliliğini artırmak amacıyla yapılmıştır.

Aksi halde, ilk derece mahkemelerinin 02.09.2024 tarihinden önce tarafların geçici hukuki koruma taleplerine ilişkin verdiği kararlar nedeniyle bu tarihten sonra verilen nihai kararların tamamına yakınının istinaf incelemesinin Antalya Bölge Adliye Mahkemelerince yapılması sonucunu doğuracaktır ki, bu durum ilgili kanunda değişiklik yapılmasının amacına uygun olmayacaktır.

Ayrıca daha önce ihtiyati tedbir ara kararı yönünden istinaf incelemesi yapılıp, ihtiyati tedbire ilişkin uyuşmazlık kesin olarak sonlandırılmıştır. Ara karar yönünden istinaf incelemesi yapılmış olmasının esas hakkında verilecek nihai kararla hiç bir ilgisi bulunmadığından, daha sonra esas hakkında verilen nihai kararın incelenmesine de bir katkısı olmayacaktır. Nitekim Yargıtay 15. H.D'nin ... E, ...

K ve 17.07.2018 tarihli kararında; maddede geçen "kararlar" deyiminin ara kararları kapsamadığı belirtilmiştir. Yargıtay 1. H.D'nin ... E, ... K ve 02.12.2024 tarihli v.b kararlarında da; daha önce temyiz incelemesinden geçerek onanan karara yönelik davacı vekilinin tavzih talebinde bulunması üzerine mahkemenin ek kararına ilişkin olarak daha önce Yargıtayın bir denetiminin bulunmadığı gözetildiğinde, ek kararın ''istinaf'' kanun yoluna tabi olduğu belirtilmiştir.

Bu duruma göre. Yargıtay içtihatları dikkate alındığında daha önce ara karar yönünden istinaf incelemesi yapılarak ihtiyati tedbire ilişkin uyuşmazlığın kesin olarak sonlandırılmış olmasından sonra ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar yönünden, "Yargı Çevresinin Değişmesi" başlıklı Ek 1.maddedeki ifadelerin, ihtiyati tedbire ilişkin ara kararlarına yönelik istinaf incelemelerini kapsamayacağı şeklinde yorumlanması gerekir.

Diğer yandan 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 136. maddesi ile 5235 Sayılı Kanuna eklenen "Yargı çevresinin değişmesi" başlıklı Ek madde 1.maddesinin ilk cümlesinde; "ilk derece mahkemelerince verilen kararların istinaf incelenmesinde" denmiş olup, belirtilen ilk cümlede "kararlar" dendiğine göre, maddenin devamında yer alan "istinaf incelemesinden geçen dosyalar" cümlesinin; istinaf incelemesinden geçen bütün dosyaları değil, ilk derece mahkemesinden verilen kararları kastettiği şeklinde yorumlanması gerekir. Yargıtay 15. H.D'nin ... E, ... K ve 17.07.2018 tarihli kararında da; maddede geçen "kararlar" deyiminin ara kararları kapsamadığı belirtilmiştir.

Yargıtayın benzer konudaki uygulamalarına bakıldığında; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2 maddesinde "Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 Sayılı Kanun'un 26/09/2004 tarihli ve 5236 Sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ile 454'üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceği" hükmü düzenlenmiştir.

Belirtilen maddede "verilen kararlar" denmiş olmasına rağmen, Yargıtay Hukuk Daireleri tarafından verilen bir çok kararda; istinaf mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce Yargıtay Hukuk Dairesinden verilen bir karar olduğu ve Yargıtay incelemesinden geçtiği halde maddedeki verilen kararlar ifadesinin yalnız uyuşmazlığın esasını çözen nihai kararlar olarak yorumlandığı, Yargıtay incelemesi neticesinde verilen karar 20.07.2016 tarihinden önce olsa bile görevsizlik, yetkisizlik, birleştirme ve ek karar gibi kararların esasa ilişkin nihai bir karar olmadığı belirtilerek,

ilk derece mahkemesince 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararların kanun yolu incelemesinin Yargıtay tarafından değil, Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından yapılacağına karar verildiği görülmektedir. (Yargıtay 2.HD 2021/5391 E, 2021/7762 K ve 26.10.2021 tarihli kararı, Yargıtay 2.HD 2019/7844 E, 2019/12707 K ve 23.12.2019 tarihli kararı, Yargıtay 2.HD 2024/4757 E, 2024/5435 K ve 04.07.2024 tarihli kararı vb.kararları). Bunun yanında Yargıtay 15. H.D'nin ... E, ...

K ve 17.07.2018 tarihli kararında da; maddede geçen "kararlar" deyiminin ara kararları kapsamadığı belirtilmiştir.

Bu nedenlerle; Yargıtay Hukuk Dairelerinin içtihatları da dikkate alınarak benzer uygulama olması bakımından 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 136.maddesi ile 5235 Sayılı Kanuna eklenen "Yargı Çevresinin Değişmesi" başlıklı Ek 1.maddesinde geçen ifadelerin de yalnız esasa ilişkin istinaf incelemesinden geçen nihai kararlar olarak yorumlanması gerekir.

Bu itibarla; istinaf incelemesine konu edilen Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin davanın esasına ilişkin ... Esas- ... Karar sayılı ve 26.11.2024 tarihli ilamı Denizli Bölge Adliye Mahkemesinin faaliyete geçme tarihi olan 02.09.2024 tarihinden sonra verilmiştir. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin yetkisizlik kararına dayanak yaptığı dairemizin ... Esas-... Karar sayılı ve 10.11.2022 tarihli kararı, usul yada esasa ilişkin olmayıp kesin olarak sonuçlandırılan ihtiyati tedbir ara kararına ilişkin olup, istinafa konu ihtiyati tedbire ilişkin uyuşmazlık dairemizce kesin olarak verilen kararla sonlandırılmıştır. İstinafa konu dosyada dairemizce esasa ilişkin olarak verilmiş herhangi bir karar bulunmadığı gibi, usule ilişkin olarak verilmiş bir karar dahi bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; istinaf incelemesine konu esasa ilişkin karar Denizli Bölge Adliye Mahkemesinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş olduğundan ve eldeki dosyada dairemizce usule ve davanın esasına ilişkin olarak verilmiş bir karar bulunmadığından, ilk derece mahkemesinin davanın esası hakkında verdiği karara yönelik istinaf incelemesinde görevli ve yetkili dairenin Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi olduğuna karar vermek gerekmiş ve bu durumda Dairemiz ile Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı meydana geldiğinden 5235 sayılı kanunun 36/3.maddesi gereğince; merci tayini için dosyanın Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-İstinaf kanun yoluna başvuru incelemesinin Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerektiğinden Dairemizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi ile Dairemiz arasında oluşan olumsuz yetki uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Yargıtay 5. Hukuk Dairesine re'sen gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 20.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/200, K. 2025/140, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İdm Kararının Özeti
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/200
Karar No
2025/140
Tarih
20 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/200 K.2025/212
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/200 K.2025/181
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2025/200 K.2025/215
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/200 K.2025/268
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/200 K.2025/192
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/201 K.2025/180

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.