KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Yedinci Hukuk Dairesi
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/728
- Karar No
- 2024/451
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2024
Karar Metni
1.510 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
İncelenen Kararın Mahkemesi: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 18/11/2021 Davanın Türü: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesi) (Antalya 11. İcra Müd. ... E.)
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili açtığı dava ile, davacı ile davalı arasında 01/09/2016 tarihli "....
Grup İçme Suyu Hatları Yapım İşi" sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin davacıya teslim etmesi gereken malzemeleri süresinde teslim etmediğini, ve davacının süresinde işe başlayamamasına neden olduğunu, davalı şirketin davacının işe başlayamamasında tamamen kusurlu olmasına rağmen 03/03/2017 ve 14/03/2017 tarihli 2 ihtarname çekerek sözleşmeyi haksız bir şekilde ve tek taraflı olarak feshettiğini, davacının davalı tarafından temin edilecek malzemelerin eksikliğine rağmen işe başladığını, sözleşmeye göre yapılacak işler kapsamında olan 12 km boru döşeme işini, bu hattın 3,5 km'lik gömme işini yaptığını, yine 20 km yol yapıldığını,
boru nakli işinin yapıldığını, tüm bu işler için kullanılan iş makineleri ve araçların yakıt bedellerini davacının ödediğini, bu işler için çalıştırılan tüm personelin sözleşme hükümlerine göre SGK girişlerini yaptığını ve çalıştıkları süre boyunca tüm maaşları ile primlerinin müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin tüm olumsuz şartlara rağmen sözleşmeye uyduğunu, 2017 yılı Aralık ayına kadar işlerine devam ettiğini, Aralık ayında kar yağınca davacının işe ara vermek zorunda kaldığını, davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini belirterek, davacının davalı tarafa Antalya 11. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasındaki alacak bakımından borcu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevabında, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, davalı şirket yetkilisinin haciz esnasında borcu kabul ettiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının feshe sebep olunduğu için sözleşmede belirlenen ceza bedelinin ve sözleşme tarihinden sonra ileride iş bedellerine sayılmak üzere davacıya ve davacı şirket yetkilisi ... yapılan ödemelerin derhal iadesinin talep edildiğini, ancak davacı tarafından ne sözleşmesel ceza bedelinin ödendiğini ne de sözleşme sonrası müvekkilinden alınan avansların iade edildiğini,
davacı tarafın icra takibine konu edilen ceza bedeli haricinde müvekkiline borcu olduğunu ve yine müvekkilinin uğramış olduğu zararlarında ayrıca icraya konu olacağını bildiği için ileride bu alacakların icraya konu edilmesi halinde delil yaratmak amacıyla asılsız ve hukuken muteber olmayan iddialarda bulunmakta olduğunu, davacının bir taraftan sözleşmenin Mart 2017 tarihinde davalı şirket tarafından feshedildiğini belirtmekte bir taraftan ise davacının 2017 yılı Aralık ayına kadar çalışmaya devam ettiğini iddia ettiğini, taraflarınca icra takibine ceza bedelinin bir kısmının konu edildiğini,
ceza bedeli sözleşmede 350.000 TL bono ve davacıya ait iş makineleri olarak kararlaştırıldığını, taraflarınca fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ceza bedelinin 350.000,00 TL’ lik kısmının icra takibine konu edildiğini belirterek, davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, "...Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 10.maddesinde davacı taşeron şirket tarafından iş makineleri ile takibe konu edilen 350.000,00 TL lik senedin açıkça teminat olarak verildiği düzenlenmiştir.
Davalı tarafın işçilerin SGK bildirimlerinin ve borçlarının ödenmediği iddiası yönünden yapılan incelemede ise Alanya SGK tarafından gönderilen 15/01/2020 tarihli yazı cevabında; inşaatta çalışan taşeron işçilerin 22/09/2016 - 19/12/2017 tarihleri arasında bildiriminin yapıldığı ve borçlarının ödenmiş olduğu, 14/01/2019 tarihi itibariyle herhangi bir borcun bulunmadığı, söz konusu bildirim ve borçların ana yüklenici ... tarafından karşılanmış olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı taraf davacıya göndermiş olduğu Antalya 18. Noterliğinin 03/03/2017 tarih ve .... sayılı ihtarnamesi ile işe başlanmamış olması nedeniyle işe başlanmasının ihtar edildiği, daha sonra ise 14/03/2017 tarihinde asıl işveren tarafından işe başlanılmadığı ihtar edildiğinden sözleşmenin feshedildiği ve cezai şart bedelinin ödenmesi ve yapılan ön ödemelerin de iadesinin ihtar edilmiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davalı tarafın ihtarnamesine konu edilen asıl işveren .... ın işe başlanmadığına dair göndermiş olduğu 28/02/2017 tarih ve .... sayılı yazısı ile iş programına uyulmadığının tespit edildiği, en kısa sürede işe başlanmasının gerektiğinin bildirildiği, bu bağlamda söz konusu yazının ihtar olarak gönderilmediği, yüklenici ... tarafından davalı şirkete ise işe başlanmadığının mail ortamda yapılan yazışmalarla bildirildiği görülmektedir.
Taraflar arasında yapılan sözleşmenin 4. maddesi gereğince davacının işe başlayabilmesi için gerekli malzemelerin davalı tarafından temin edilmesi gerekli iken söz konusu malzemelerin davacıya teslim edildiği davalı tarafça ispat edilememiştir.
Davalı tarafından, davacıya malzeme temin edildiği ispat edilememesine rağmen davacının işe başladığı ve işin belli bir kısmını yaptığı, akabinde mevsim koşulları nedeniyle çalışmalara zorunlu olarak ara verildiği, asıl işveren ... ın göndermiş olduğu 28/02/2017 tarih ve ... sayılı yazısı ile iş programına uyulmadığının asıl yüklenici ... bildirildiği, onun da davalıya bu durumu bildirmesi üzerine davalının sözleşmeyi feshettiği, tarafından davalı şirkete ise işe başlanmadığının mail ortamda yapılan yazışmalarla bildirildiği görülmektedir.
Cezai şart sözleşmede kararlaştırılan ve sözleşme koşullarını ihlal eden tarafın, karşı tarafa ödemeyi yükümlendiği bir edim borcu olup, sözleşmedeki asıl borcunun feri niteliğindedir.
Somut davada davacı yüklenicinin işe başlayamamasının nedeni olarak sözleşmenin 4.maddesi gereğince davalı tarafça iş için gereken malzemelerin teslim edilmemesinden kaynaklandığı ve aksi de ispat edilemediğinden davalının sözleşmeyi feshi haksız olmakla birlikte sözleşmeyi feshetmiş olduğundan dolayı da buna dayanarak cezai şart talep edemez.
Senedin teminat senedi açıkça kararlaştırılmış olup, tarafların ticari defterlerine göre de davacının işveren davalı şirkete borcu bulunmadığı da anlaşılmakla davanın kabulüne...." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, kötüniyet tazminatı taleplerinin kabul edilmesi gerektiği hususunda kararı istinaf etmiştir.
Davalı vekili, davalının borcu kabul ettiği hususuna gerekçeli kararda hiç değinilmediği, mahkemenin sözleşmenin haksız feshedildiği yönündeki gerekçesinin tamamen hatalı olduğu, yerel mahkemece, davacı yüklenicinin işe başlayamama nedeni olarak sözleşmenin 4. maddesi gereğince davalı şirketçe iş için gereken malzemelerin teslim edilmediğine kanaat getirilerek davalın yapmış olduğu feshin haksız olduğuna karar verilmiş ise de, ilk derece mahkemesi,
sözleşme hükümlerini hatalı değerlendirerek ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla tacir olan davacının bu iddiasını ispatlamış olsaydı dahi bu durumu davalıya bildirim yükümlülüğü olduğunu ve yine bu hususu da ispatlaması gerekeceğini dikkate almadan; ispat yükünü ters çevirerek, ters çevrilen ispat yükünün gerekliliklerini uygulamadan davanın kabulüne karar verdiği, sözleşmedeki düzenlemeye göre ifaya ekli cezai şartın istenebilecek olduğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, İcra İflas Kanununun 72/3. maddesine göre açılmış menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı ikinci alt yüklenici, davalı ise üst yüklenici/ iş sahibidir.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
3.1.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda sözeşmede kararlaştırılan cezai şartın TBK 179/2. Maddesinde düzenlenen ifaya ekli cezai şart olduğu, davalı tarafın iş için gerekli malzemeleri teslim ettiğini ispatlayamadığı davalın sözleşmenin feshinde haksız olmakla birlikte sözleşmeyi feshetmekle cezai şart talep edemeyeceği ve teminat senedinden dolayı davacıın borçlu olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, mahkemenin cezai şart konusundaki hukuki nitelendirmesi de isabetli değildir.
3.2.Takibin dayanağını, alacaklısı ... Şti. , borçlusu ... ve ayrıca ... olan 1.9.2016 tarihli 350.000 TL miktarlı senedin oluşturduğu, taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 1.9.2016 tarihli sözleşmeye göre davalı ...
Şti. nin iş sahibi, davacı şirketin ise taşeron olduğu, sözleşmenin 10. Maddesinde taşeronun tüm iş makinelerini ve 350.000 TL miktarındaki imzalı senedi iş sahibine teminat olarak verdiğinin belirtildiği, yine aynı sözleşmenin 6. maddesine göre taşeronun kusuru sonucu, işveren haklı nedenle sözleşmeyi feshederse taşeronun bu işle ilgili vereceği teminatların cezai şart olarak gelir kaydedileceğnin kararlaştırıldığı ve davalı iş sahibi ... Şti.
Tarafından Antalya 18. Noterliğinin 14/03/2017 tarihli ihtarnamesi ile uyarılara rağmen işe başlanmadığı gerekçesi ile sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır.
3.3. TBK 179/1. Maddesinde seçimlik ceza şartı düzelenmiştir. Seçimlik cezada alacaklı seçim hakkına sahiptir. Buna göre, borçlunun edimini hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi durumunda alacaklı ya asıl edimin ifasını ister yada bundan vazgeçerek ceza şartının ödenmesini talep eder. TBK 179/2.
Maddedeki düzenlemede ise, ifaya ekli cezai şart söz konusu olup, açıkça feragat edilmiş veya ifa kayıtsız şartsız kabul edilmiş olmadıkça hem sözleşmenin ifası hem de kararlaştıralan cezanın ödenmesi talep edilir.
Somut olayda, iş sahibi davacı taşerona gönderdiği ihtarnamede işe başlamadığını bu sebeple sözleşmeyi feshettiğini ile sürerek cezai şart talep ettiğine göre, sözleşmede düzenlenen bu cezai şart ifaya ekli cezai şart olmayıp, TBK 179/1 maddesinde düzenlenen seçimlik ceza şartıdır.
Dolayısı ile mahkemenin bu yönden inceleme yapması, tüm tutanak belge vs kayıtların celbini ya da sunulmasını sağlayarak ve taraflara ispat hakkı tanıyarak sözleşmede kararlaştırılan ceza şartının koşullarının oluşup oluşmadığının, iş sahibinin feshinin haklı olup olmadığının davacı taşeronun işe başlayıp başlamadığını kısmi ifada bulunup bulunmadığı gibi tüm iddia ve savunmalar değerlendirilmek suretiyle fesihte,
feshin tamamen taşeronun kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı dolayısı ile davalı iş sahibinin cezai şart alacağının bulunup bulumadığını belirlenerek menfi taspit davası hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ve olaya uygun düşmeyen yazılı gerekçe ile sonuca gidilmei usul ve yasaya uygun düşememektedir.
3.4.Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenlerle; istinaf başvuruların kabulü ile HMK'nun 353/1-a/6 maddesi uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/728, K. 2024/451, 16 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama