KÜNYE
T.c Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Yedinci Hukuk Dairesi
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/870
- Karar No
- 2024/461
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
Karar Metni
1.370 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
İncelenen Kararın Mahkemesi: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 16/06/2021 Davanın Türü: Menfi Tespit (Sebepsiz Zenginleşme) (Antalya Genel İcra ...Esas) (Kapatılan Antalya 10. İcra ... Esas)
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacılar vekili açtığı dava ile, davacı ...'nun uzun süredir yurt dışında yaşadığını, diğer davacı ...'nun ise ...'nun annesi olduğunu, davacı ... tarafından, davalı ...'ın davalı banka nezdindeki hesabına gönderilen 9.485 Doların davacı ... tarafından çekildiğini, aradan uzun bir süre geçtikten sonra davalı banka tarafından, haksız bir ödeme olduğu iddiasıyla, davacılar aleyhine sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade talebine dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, haksız ödemenin yapıldığı iddia edilen tarih ile takip tarihi arasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle alacağın zamanaşımına uğradığını,
davacıların temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle talep edilen işlemiş faizin yasal olmadığını, hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanarak hak iddia edemeyeceğini belirterek, davanın kabulü ile söz konusu icra takibinde davacıların borçlu olmadıklarının tespitine ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevabında, davacı ... tarafından, ... Şubesi aracılığıyla diğer davacı ...'nun Antalya ... Şubesindeki hesabına gönderilen 9.485 Dolar tutarındaki havale bedelinin, davacı ... tarafından 28/10/2011 tarihinde çekildiğini, söz konusu paranın hem davacı ... tarafından çekilmesi, hem de davacı ... tarafından iade alınması suretiyle, davacılar tarafından mükerrer ödeme alındığının tespit edildiğini, 17/10/2014 tarihinde mizanın devredildiği ...
Şubesinin, dava konusu tutarın geçici hesaplardan tasfiye edilmesi için 11/03/2015 tarihinde yazılı olarak genel müdürlüğe müracaat etmesi neticesinde, davacı tarafla irtibata geçilerek, paranın bankaya iade edilmesi istenilmesine rağmen, iadenin gerçekleşmemesi nedeniyle davalı banka zararının tazmin edilmesini teminen davacılar aleyhine yasal takip başlatıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, temel kuralın, haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşenin, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olduğu, ... tarafından paranın çekildiğinin anlaşıldığı, bilirkişi raporunda, havale tutarının davacı ...’ya ödenmesini takiben, aynı zamanda paranın çıkış yerine geri gönderilerek, ...’ya iade edilmesiyle ortaya çıkan mükerrer işlemden, bankanın bu tutar kadar zarar ettiği iddiasıyla ilgili olarak yeterli belge ve kayıt ibraz edilmediği, havalenin banka nezdinde ne gibi bir işlem ve kayıtlardan geçirilerek,
hangi sebeple havale göndericisine geri iade edildiğini gösterir belge ve kayıt bulunmadığının belirtildiği, burada, dikkat edilmesi gereken hususun, hangi sebeple havale göndericisine geri iade edildiğini gösterir belgenin olması değil, paranın diğer davacı tarafından da çekilip çekilmemesi olduğu, paranın davacı ... tarafından çekildiği iddiasına bir itirazın dosyada mevcut olmadığı, idari soruşturmanın bankaca açılıp açılmamasının ise dava açılmasını/dava hakkını engellemeyeceği, bankanın belirtilen tutar kadar zararını gösterir bir bilgi ve belge olmaması tespitine yönelik ise yukarıdaki açıklamalar da göz önüne alınarak,
haksız olarak mükerrer ödemenin yapılmasının başlı başına bir zararı gösterdiği, 15/02/2021 tarihli davacı tarafça verilen dilekçede, ayrıca dönem dönem ...'nun, ...'ya para gönderdiğinin belirtildiği ve devamında kabul anlamına gelmemekle beraber bu bedellerin aynı paraya ilişkin olmadığı, farklı tarihlerde farklı gönderim olduğunun belirtildiği, ancak ispat yükü kapsamında bu iddiasını ispata yarar delilin dosyaya sunulmadığı, bilirkişi raporunun net belirlemeler içermediği, yapılan açıklamalar ışığında, dosya kapsamına göre davacıların iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığı, zamanaşımının başlangıç tarihi olarak 11/03/2015 tarihinin değerlendirilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, tüm dosya kapsamı dikkate alındığında menfi tespit istemlerinde, her iki borçlu davacı tarafından mükerrer bir tahsilat yapılmadığını belirttiklerinin açık olduğu, davacı ...'un hesabına herhangi bir iade gerçekleşmediği ve ... tarafından bir bedel alınmadığını beyan ettikleri, karşı tarafın mükerrer havale ya da ödeme yaptığını ispatlayamadığı, alacaklı tarafın, alacaklı olduğunu yazılı olarak ispatlamakla mükellef olduğu, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun hiçe sayıldığı,
hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağı, faize ilişkin herhangi bir karar verilmediği, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, İcra İflas Kanununun 72. maddesine göre açılmış menfi tespit davasıdır.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
3.1.Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Davacı borçlu ... tarafından, aleyhine yürütülen ilamsız icra takibinde, kendisine ödeme emri tebliği üzerine, süresinde itiraz dilekçesi sunması nedeniyle, icra müdürlüğünün 03/02/2016 ve 22/01/2018 tarihli tensip kararları ile takibin durdurulmasına ilişkin olarak karar verilmiş bulunmaktadır. Hakkında yürümekte olan bir icra takibi olan borçlunun menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunduğu gibi, böyle bir davayı açmasına hukuki engel bulunmamaktadır. (Bkz. Yargıtay HGK 18/01/2012 gün ve 2011/19-622 E. 2012/9 K.)
3.2. Somut olaya uygulanması gereken 818 Sayılı Borçlar Kanununun 66. maddesi uyarınca, sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, öğrenmeden itibaren 1 yıl ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesiyle, 6098 Sayılı TBK'nın 82. maddesi uyarınca ise, öğrenmeden itibaren 2 yıl ve her halde 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanununun 5. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, davalı bankanın zararı öğrendiği tarih olarak bildirilen tarih, bu tarihten önce zararı öğrendiğinin davacı tarafça ispatlanamamış olması ve takip tarihi dikkate alındığında, davacı tarafın zamanaşımı def'inin yerel mahkemece yerinde bulunmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
3.3.TBK'nun 77. maddesine göre, sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken, diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ile fakirleşme arasında uygun nedensellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekmektedir. Ayrıca, menfi tespit davalarında, kural olarak ispat külfeti davalı alacaklıya düşmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, her şeyden önce sebepsiz zenginleşmenin oluşması için, davacı ... tarafından, annesi olan diğer davacı ...'a banka aracılığıyla havale yoluyla gönderilen paranın, hem davacı ... tarafından çekildiğinin, hem de davacı ...'a bu paranın iade edildiğinin, davalı alacaklı tarafça usulünce ispatlanması gerekmektedir. Davacı ... tarafından söz konusu paranın bankadan çekildiği hususunda, taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Ancak, dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, bu bedelin davacı ...'un banka hesabına iade edildiği ve davacı ... tarafından bu paranın iade alındığı hususunda davalı alacaklı tarafından herhangi bir kayıt ve belge dosyaya sunulabilmiş değildir. Yerel mahkemece bu havale tutarının, davacı ... tarafından çekildiği iddiasına bir itirazın dosyada mevcut olmadığı yönündeki gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Fakat, bu kabul dosya kapsamına ve delil durumuna uygun düşmemektedir. Zira açılan dava, davacılara mükerrer ödeme yapılmadığı, başka bir deyişle, davacı ...'a yapılan ödemenin, aynı zamanda davacı ...'a iade edilmediği iddiasına dayanmaktadır. Dolayısıyla, açılan davada ispat külfeti kendisine düşen ve yemin deliline de dayanmayan davalı alacaklı tarafından, davacılara mükerrer ödeme yapıldığı ve bu surette davacıların sebepsiz zenginleştiği hususu usulünce ispatlanamamıştır.
Bu sebeple, davacıların menfi tespit taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK 353/1-b/2 maddesi uyarınca kararın düzeltilmesi amacıyla kararın kaldırılarak, yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmesi, ayrıca takipte kötü niyet ispatlanamadığından, davacıların bu yöndeki taleplerinin reddine, davanın menfi tespit davası olması nedeniyle, zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığından, davacıların arabuluculuğa ilişkin olarak yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
1)İlk derece mahkemesi kararının tümüyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
2)Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas (Kapatılan Antalya 10. İcra ... Esas) sayılı icra dosyası üzerinden yürütülen takipten dolayı, davacıların davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine,
3)Davacıların kötüniyet tazminat taleplerinin reddine,
4)Alınması gerekli 3.775,10 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 745,91 TL harcın mahsubuyla, bakiye 3.029,19 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
5)Davacılar tarafından başvuru harcı ile birlikte peşin olarak yatırılan toplam 790,31 TL harcın davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
6)Davacılar tarafından harç dışında yapılan 1.071,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
7)Davacılar tarafından, arabuluculuk başvurusu kapsamında yapılan masrafların üzerlerinde bırakılmasına,
8)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
9)Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, avukatlıklık asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
10)Taraflarca yatırılan gider avanslarının kullanılmayan kısımlarının HMK'nun 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine,
11)Peşin yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacılara iadesine,
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/870, K. 2024/461, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama