KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Yedinci Hukuk Dairesi
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/149
- Karar No
- 2025/403
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
Karar Metni
2.112 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
İncelenen Kararın Mahkemesi:Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:14/12/2022 Davanın Türü:Tazminat Karar Yazım T:10/04/2025
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili açtığı dava ile, davacı Denizli ili ... ilçesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazda fabrika binası inşa etmek istediğini, inşaatın çeşitli bölümlerinin ve denetiminin davalılar tarafından yapıldığını, davalı ... firmasının müteahhitliği üstlendiğini, diğer davalı ... firmasının yapı denetim görevi olduğunu, davalı ... firmasının, fabrika binasının karkas yapı elemanları ile ara kat yapımı, döşemesi ve izolasyonu, proje imalat montaj işlemini yürüttüğünü, fabrika binasının yaptırıldığını, zeminde dolgu malzemesinin bulunduğu alanda çökmeler oluştuğunu ve binada hasarlar meydana geldiğini,
mahkemece tespit yaptırıldığını ileri sürerek, davalıların kusuru sebebiyle taşınmazda meydana gelen hasar bedeli olan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin (ıslahla 3.332.000,00 TL) dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ... Ltd.
Şti. vekili cevabında, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, inşaatta meydana gelen hasarda sorumluluklarının bulunmadığını, davalı tarafından statik ve betonarme proje hazırlanırken, davacının hazırlattığı mimari proje ve zemin etüt raporlarının esas alındığını, hasarın meydana gelmesinden sonra yapılan incelemede, saha betonun altındaki zeminin çöktüğü, yapı sahibinin sorumluluğu altında olan dolgunun fenni usullere uygun olarak yapılmadığı, alttaki tabakanın sıkıştırılmadan dolgu yapıldığı,
bu sebeple çökmenin meydana geldiğinin belirlendiğini, ayrıca yapı sahibinin çatıda biriken yağmur sularını bahçeye akıtması sebebiyle bu suyun dolgu içerisine sızdığını, hatalı uygulamaların proje ve imalat sahasında belirlenmesi ve önlenmesinin yapı denetim firmasının sorumluluğunda olduğu, davalının hiçbir kusuru bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ...
A.Ş. vekili cevabında, davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının fabrika binasının çeşitli bölümlerini ayrı ayrı yaptırdığını, bir kısım işlemlerin kendileri tarafından yapıldığını, davalı şirkete verilen onaylı statik projeye göre inşaatın beton demir ve kalıp işçiliğinin yapıldığını, ayrıca isnat duvarının kendileri tarafından yapıldığını, hafriyat ve zemin betonunun davacı tarafından yapıldığını, projeyi ... firmasının yaptığını, mimari ve statik projelerle davalının hiçbir ilgisinin bulunmadığını, mimari ve statik projeler hazırlandıktan sonra yapı denetim firmasının kontrolü ve onayı ile davalının imalat yaptığını,
... şirketince yapılan statik projeye göre temel, soket, demir kalıp ve beton işçiliğinin yapıldığını, herhangi bir kusurlarının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi mahkemece yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında, davacının maliki olduğu Denizli İli ...
İlçesi ... ada ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerine inşa edilecek fabrika binasının, davalı ... firmasının yapının müteahhitliğini üstlendiği, davalı ... firmasının ise binanın yapı denetimini üstleniği, davalı ... firmasının da fabrika binasının prefabrik karkas yapı elemanları ile ara kat yapımı, döşemesi ve izolasyonlu dış cephe elemanlarının proje, imalat, nakliye ve montaj işlerinin yapılması vs. gibi işlerini yürüttüğü ve davalılar tarafından inşaa edilen fabrika binasında zaman içerisinde binanın temelinde özellikle zeminde bulunan dolgu malzemesinin bulunduğu alanlarda çökmeler meydana geldiği,
hasarlar oluştuğu hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı, çekişmenin davacıya ait fabrika binasında oluşan hasarda davalıların kusurlarının bulunup bulunmadığı, hasar miktarının tespiti ve davalılardan tahsil edilip edilemeyeceği hususlarında olduğu, mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen ve mahkemece hüküm kurmaya elverişli olarak kabul edilen Jeoloji Müh. ..., Mimar ... ve İnşaat Müh. ... tarafından düzenlenen 16/11/2022 tarihli bilirkişi raporu ve 17/11/2022 tarihli ek raporlarında özetle, davaya konu taşınmazın ...
İlçesi ...
Mahallesi ... ada ... nolu parselde ...adına kayıtlı taşınmaz olduğu, yapı zemin katta 1839,05 m2, asma katta 858,20 m2 olarak toplam yapı alanı 2.697,25m2 olduğu, fabrika binasının A-Aksı boyunca, temel çökmesine bağlı, zemin oturması ile kolonlar ile panel duvarlar arasında fark edilebilir açılmalar olduğu, a-A1 aksı arasında zeminde sağa doğru 10-12 cm çökme olduğu, ara kat döşemesinde yan panel duvarlarda da ayrılmalar olduğunun tespit edildiği, yapıda A- A Aksı üzerindeki temellerin tamamı dolgu alanında kaldığını, Ön-Sağ yani A12 aksının kolonunun oturduğu temelin doğal kotunun -1,50 m. olduğu,
en arkada kalan A-1 kolonun oturduğu kolonun temel kotunun -2,09 m. olarak, yani bu temellerin 0,99 m ile 0,30 m arasında dolgu zemin üzerine yapıldığının tespit edildiği, esas A-A Aksindeki temellerdeki oturması-çökmenin sebebi bu temellerin dolgu zemin üzerine yapılması olarak değerlendirildiği, parseldeki kil, silt, kum ve çakıl karışımlarından oluşan zeminler üzerinde yapılan dolgularda yüzeysel ve bölgesel çökme ve oturmalar oluşabileceği, bu çökme ve oturmaların oluşmaması için (projelere göre) mühendislik yapısının temelinin sağlam zemine oturtulmadığı, kısmen dolgu zemin üzerine oturtulduğunun belirlendiği,
yapının güçlendirilmesi (hasarlı çökme olan bölge tamiri) konusunda, zemin mekanikçilerinin de aralarında bulunduğu, mühendislerden oluşan, profesyonel bir ekip tarafından güçlendirme projesi yapılarak ve bu ekip tarafından güçlendirme yapılması sonucu bu deformasyonların önüne geçilebileceği kanaatine varıldığı, yapının tamamının dava tarihi 2019 yılındaki değerinin 2.537.570,00 TL olduğu, keşif tarihindeki tamamı güncel değerinin 8.933.292,00 TL olduğunun hesaplandığı, yapının hasarlı kısmının tamirat ve güçlendirme (güncel) bedeli 4.178.000,00 TL olarak hesaplandığı,
dava tarihi itibari ile yapının hasarlı bölgesinin tamir ve güçlendirme masrafının 1.010.732,00 TL olduğunu, projeye sonradan ara kat ilave edilmesinden ve çatı yağmur sularının dolgu üzerine yapılan temel tarafına bahçeye akıtılması çökmenin ana sebebi olmamakla birlikte çökmeyi tetikleyici kısmi etken olduğu kanaatine varılmış olmasıyla, bu sebeplerle mal sahibi ...'un kendisinin de çökme ve oturmaya bağlı hasarlı imalattan dolayı sorumluluğu olduğunun değerlendirildiği, yapının statik-betonarme projesini yapan ...
Yapı San. Ve Tic. Ltd.
Şti. zemindeki temel tabanı dolgu kot farkının göz ardı etmesiyle, ürettiği temel projesinin sağlam zemine oturtulup oturtulmadığını kontrol etmeden, dolgu zemin üzerine temel soket taban kotunu dolgu zemin üzerine göstermiş ve mimari proje zemin kotları ile uyumsuz olması zemin etüt raporu ile jeoteknik rapordaki kotlar, zemin etüt raporundaki uyarılar dikkate alınmadan temel projesi hazırlamış ve temel projesi dahil projenin tamamını uygulamacı firmaya veren ve üst yapısını yapan ...
Ltd. Şti.'nin sorumluluğu bulunduğu, projenin uygulamasını yapan, ... İnş. San. ve Tic. A.Ş., ruhsatı alınmış ve uygulama projesi hazır verilen imalatı yaptığı, bu yönüyle kusuru olmayacağı düşünülse de ... Şti. (...) aynı zamanda ruhsatta da yapı müteahhidi olmasıyla, yapı denetimi belgelerinde, mal sahibi ile yapılan hizmet sözleşmesinde "Yapı müteahhidi.
Mal sahibine karşı taahhüt ettiği işlerin, proje ve mahal listesine, bu hususlarda mevcut teknik ve idari tüzük, yönetmelik, standart ve şartnameler ile fen ve sanat kurallarına ve yapı sanatının genel olarak bilinen kaidelerine uygun olarak yapılmasından sorumludur." denilmekte olduğu, temel kazısını dosyadaki ...belgelerine göre mal sahibi yaptırdığı anlaşılmakla birlikte, temel imalatını yapan şirket olarak temel kazısı kotlarını hafriyatçıya gösterilmesi, sonrası soket temelleri yaparken temel alt kotlarında dolgu olup olmadığı konularında, proje müellifi veya yapı denetim şirketini uyarmadığı,
zemin durumu ile mimari-statik proje temel taban kotu uyumsuzluğunu yapı denetim kuruluşuna ve mal sahibine bu uyumsuzluğu bildirmeden inşaata devam ettiğinden sorumluluğu bulunduğu, yapı denetim görevini yapan ...
A.Ş.'nin projelerdeki jeolojik etüt raporu ve jeoteknik rapor ile dolgu zemin üzerine gelen temel kotlarını uyumsuzluğu mimari proje vaziyet planındaki kotlar, jeolojik etüt raporundaki (-3.60) kotları kontrol edip tespit etmediği, inşaatın temel kazısından itibaren, her uygulamadan denetçi olarak haberi olması ve imalata devam edilip edilmeyeceğinin, yapının tamamının fen ve sanat kurallarına ve teknik şartname kurallarına göre, temel ile ilgili sorunları, imalatı yapan firma ile birlikte tespit edip, dolgu zemin üzerine temellerin oturtulmasını denetlemediği-önlem aldırmadığı, uyarmadığı,
idareye bu durumu bildirmediği sebepleriyle sorumluluğu bulunduğunun tespit edilmesi karşısında mahkemece dava tarihi itibari ile davacının tespit edilen tamir ve güçlendirme masrafı olan 1.010.732,00 TL'den davalıların sorumlu oldukları sonucuna varıldığı,
davacı arsa sahibinin projeye sonradan ara kat ilave etmesi ve çatı yağmur sularının dolgu üzerine yapılan temel tarafına akıtılması sonucunda kendi eylemleri ile çökmenin ana sebebi olmamakla birlikte çökmeyi tetikleyici işlemler yapmış olması nedeniyle TBK'nun 51/1.(BK'nun 43/1.)maddesinde "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini,
durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." hükmü göz önünde bulundurularak tespit edilen zarar miktarından takdiren % 10 oranında indirim yapılarak 909.658,80 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile.
1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 03/09/2019 tarihinden itibaren ve 908.658,80 TL maddi tazminatın ıslah tarihi olan 10/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, mahkemece projeye sonradan ara kat ilave edilmesi ve çatı yağmur sularının dolgu üzerine akıtılması sonucu çökmeyi tetikleyici işlem yapıldığı gerekçesiyle davacıya % 10 oranında kusur isnat edilerek dava tarihindeki inşaat maliyetlerine göre karar verildiğini, raporlarda davacı atfedilen kusurun çökme sebebi olmadığının belirtildiğini, davalı tarafa yüklenen derecede davacıya kusur yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, asma katın çökmeye etkisi olduğu kabul edilse dahi davacının kusurlu olup olmadığının delillere göre irdelenmesi gerektiğini,
inşaatın tamamlanmasından sonra davacıdan kaynaklanmayan projelendirme ve yapım ile ilgili hasarlar oluştuğunu, davacının teknik anlamda konuyu bilmediğini, inşaattan anlamadığını, davacının tekliflerinin düşünceden ibaret olduğunu, davacının sadece 25/03/2020 tarihli raporda belirtildiği gibi belediyeye karşı sorumlu olduğu,
çatıdaki yağmur sularının zemine dökülmesi ile ilgili durumun inşaat kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, yağmur sularının bahçeden uzaklaştırılmamasının inşaat eksikliği olduğunu ve eseri meydana getirme borcu olan davalıların sorumluğunu gerektirdiğini, dava tarihindeki zarar hesabının hatalı olduğunu, güncel inşaat maliyetleri ile onarım ve güçlendirme yapmanın mümkün olmadığını, bilirkişi raporuna göre güncel maliyetin 4.178.000,00 TL olduğunu, güncel zararın hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, bilirkişi raporlarında kusur oranlarına ilişkin bir belirleme yapılmadığını, zararın tamamından sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu, alınan raporların hiç birinde yeniden sondaj yapılarak spt deneti yapılmadığını, zeminin yeniden incelenmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, ...
Mühendislik tarafından mimari proje ve zemin etüdünün hazırlandığını, son raporda sıvılaşma riskinin davacıya bildirildiği ve uyarı yapıldığını belirtildiğini, ... firmasınca düzenlenen go teknik raporunda da bu durumdan bahsedildiğini, saha betonun altındaki zeminin çöktüğünü, bu hususun yapı sahibinin sorumluluğunda olduğunu, davalının bu konuda sorumlu olmayıp, sorumluluğun davacı tarafta olduğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, mimari projenin dava dışı ..., zemin etüt raporunun dava dışı ...
Mühendislik tarafından, statik betonarme projesinin hazırlanması ve prefabrik yapı elemanlarının üretim ve montajının davalı ... firması tarafından, tüm sürecin denetiminin davalı ... firması tarafından, müteahhitlik işlerinin davalı ... firması tarafından yapıldığını, yapıdaki çökme ve deformasyon sebebinin dolgunun sıkıştırılmaması ve müteahhidin yapıyı sağlam zemin yerine dolgu zemin üzerine inşa etmesinden kaynaklandığını, yağmur sularının inşaat sahası dışı yerine bahçeye akıtılmasının da dolguyu sıkıştırıp çökmeye sebebiyet verdiğini, müteahhit ... firmasının dolgunun inşaat için elverişli olmadığını,
yapı sahibi ve yapı denetim firmasına bildirilmesi gerektiğini, ayrıca müteahhit firmanın ikinci kez kazı yaptığını ve zeminin kötüleştiğini, hafriyattan çıkan malzemeyi silindir ile sıkıştırarak hatalı işlem yaptığını, davalı dışındaki diğer davalıların kusuru olduğunu, davalının kusurunun bulunmadığını, projelerde görülmeyen ara katın üretim ve montajının sözleşme gereği ... firması tarafından yapıldığını, bunun yapıya olumsuz bir tesirinin bulunmadığını, projelerin hazırlanıp, zemin ve temel raporları ile uygulama projelerinin mevzuata göre kontrolü ve incelemesini,
kullanılan malzemelerin ve imalatın uygunluğunun kontrolünün yapı denetim firmasının sorumluluğu altında olduğunu, proje müelliflerinin hatalı uygulamalarının proje ve imalat aşamasında belirlenmesinin ve önlenmesinin yapı denetim firması ve şantiye şefinin sorumluluğunda olduğunu, davalıya kusur izaf edilmesi halinde, kusurun diğer davalılarla eşit olmadığını, esasen davalı tarafın kusurlu da olmadığı gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
Davalı ...
Şirketi vekili, davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, jeolojik inceleme ve statik projenin davalı ... şirketine ait olduğunu, ...'nın düzenlediği projeye göre uygulama yapıldığını, projede herhangi bir değişiklik yapılmadığını, inşaatı ... firmasının denetlediğini, hafriyat işini de davacının yaptırdığını, hafriyatı yapan kişinin isticvabında, yapı denetim firmasının talimatıyla hafriyat yaptığını beyan ettiğini, kodu yapı denetim firmasının belirlediğini, davalının fiilen yaptığı işlerin belli olduğunu, sunulan projeye göre işçilik yaptığını, davacı tarafın % 10 kusurlu olduğunun belirlenmesinin yerinde olmadığını,
kusur oranlarının mahkemece belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarında bilirkişilerin bu konuda rapor düzenlemediğini, hükme esas alınan bedelin fahiş olduğunu, uzlaştırıcı rapor alınmadığını gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi tarafından açılmış, kusurlu imalattan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
1)Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2)Davacıdan alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3)Davalılardan alınması gerekli 62.138,74 TL istinaf karar harcından, davalılar tarafından peşin olarak yatırılan toplam 46.802,50 TL harcın mahsubuyla bakiye 15.336,24 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/149, K. 2025/403, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama