İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/484 K.2023/1061

T.C. ..... BAM ..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../... -..../... T.C. ...

Esas2022/484Karar2023/1061Tarih11 Mayıs 2023Okuma10 dk · 2.064 kelime

KÜNYE

Mercii
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/484
Karar No
2023/1061
Karar tarihi
11 Mayıs 2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.064 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

T.C. ..... BAM ..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../... -..../... T.C. ...

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

...... HUKUK DAİRESİ KARAR

DOSYA NO : .../... KARAR NO : ../...

BAŞKAN : ....... ÜYE : ...... ÜYE : ........ KATİP :.......

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : .../... KARAR NO : .../... KARAR TARİHİ : ... İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : .......

DAVACILAR

1-............ 2-............... 3- .........

VEKİLİ

Av. .......

DAVALILAR

1-.............. 2- ............

VEKİLİ

Av. ........ 3- ...........

VEKİLİ

Av. ......... 4- ........... BİRLEŞEN ... ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN .../... Esas - .../... KARAR SAYILI DOSYASI DAVACI : .........

VEKİLİ

Av. .......

DAVALILAR

1-.......... 2-......... 3- .........

DAVANIN KONUSU

Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) B.A.M. KARAR TARİHİ : ..........

KARAR YAZIM TARİHİ

.............

Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı Erhan Köse'nin mâliki bulunduğu, diğer davalı ........'nin sevk ve idaresindeki ............plakalı aracın karıştığı 20.02.2018 tarihli kazada müvekkillerinin murisinin ağır yaralandığını, 2 gün sonra da kazadan dolayı vefat ettiğini, davalı .. nin asli kusurlu, müvekkilleri murisinin tali kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin 50.481,53-TL tazminat ödediğini, sigorta şirketi ile "fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla" ibraname düzenlediklerini, müvekkilleri ..........için 1.000,00-TL maddî tazminat, 40.000,00-TL manevî tazminat, ..... için 1.000,00-TL maddî tazminat,

30.000,00-TL manevî tazminat, ......... için 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ............. vekili cevap dilekçesi ile, mahkemenin görevli olmadığını, hesaplanacak tazminatta kusur oranının indirilmesi gerektiğini, davalı şirketin manevî tazminat yönünden bir sorumluluğu olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Diğer davalılar vekili cevap dilekçesi ile, mahkemenin görevli olmadığını, müvekkilinin park halindeki araca çarpması ve müteveffanın aracın yanında yürümesi sebebiyle yaralandığını ve hastaneye kaldırıldığını, 100.000,00 TL'lik manevi tazminatın fahiş olduğunu, müteveffa ile davacı ..........'in ayrı yaşadığının müşterek çocukları tarafından 21/02/2018 tarihli kolluk ifadesinde beyan ettiğini, bu nedenle davacıların maddi ve manevî tazminatlarının kabulünün mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Birleştirilen .... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../....... Esas, ...../....... Karar Sayılı Dosyasında;

Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı ........'ın eşi .......'ın davalı ........nin maliki bulunduğu diğer davalı ........'nin sevk ve idaresinde olan ve diğer davalı ......... tarafından sigortalı bulunan ......... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası sonucu 20.02.2018 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin söz konusu kazadan dolayı uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tazmini için ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../...

E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını ve derdest olduğunu, söz konusu dosyada yargılama devam ederken 09.11.2020 tarihli dosyaya sunulan aktüerya raporuna dayanılarak davalarını bu rapor doğrultusunda 10.12.2020 tarihinde ıslah ettiklerini, fakat duruşmanın 2021 yılına sarkması nedeni ile asgari ücrette meydana gelen değişiklikler ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/2598 E. - 2021/34 K. Sayılı kararında maddi tazminatların tespitinde yaşam tablosunun TRH-2010 esas alınarak hesaplanması gerektiği kararı doğrultusunda dosyaya yeniden rapor alınması için bilirkişiye verildiğini,

bilirkişi tarafından hazırlanan 24.03.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre müvekkili .......'ın davalı Sigorta Şirketi tarafından 24.04.2018 tarihinde yapılan ödeme tenzil edildikten sonra karşılanmamış zararın 338.411,27 TL olduğunu, buna göre daha önce ıslah etmiş oldukları 239.575,84 TL' nin düşürüldükten sonra kalan 98.835.43 TL'nin kaza tarihi olan 20.02.2018 tarihinden itibaren yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için iş bu davayı açmış olduklarını, ... .....

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../.... esas sayılı dosyası ve ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esaslı dosyası tarafları konusu aynı olduğundan işbu dosyanın söz konusu dosya ile tensiben birleştirilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile 98.835.43-TL tazminatın kaza tarihi olan 20.02.2018 tarihinden itibaren yasal faizi birlikte davalılardan müşterekken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, davacı ..........için 239.575,84-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ..........yönünden 24/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve poliçe limiti (309.518,47 TL kalan limitli) ile birlikte ve diğer davalılar ...... ve .......... yönünden kaza tarihi olan 20/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak, bu davacıya verilmesine, Davacı .........'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin subut bulmadığından reddine, Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile,

davacı ........... için 20.000 TL, davacı ........... için 15.000 TL, davacı ........... için 15.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL manevi tazminatın davalılar ......... ve ........'den kaza tarihi olan 20/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

Birleştirilen ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../...-.../... E/K sayılı dosyası yönünden; davanın kısmen kabulü ile, 95.972,50-TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ..........'nin poliçe limiti olarak kalan 69.942,63 TL kısmından sorumlu olmak üzere) davalı ........yönünden 24/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve diğer davalılar ...... ve ......... yönünden kaza tarihi olan 20/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak, bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Davalılar ...... ve ........... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; desteklilik olgusunun ispat edilemediğini, davacı .......... tarafından .... ....

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../...Esas sayılı dosyası ile ikame edilen boşanma davası sırasında müteveffanın ailesinin ihtiyaçlarını karşılamadığını açıkça belirttiğini, tanıkların da tarafların uzun zamandır ayrı yaşadıkları, müteveffanın borçlusu olduğu birden çok icra dosyası bulunduğunu, kendi geçimini dahi sağlayamadığının açıkça beyan ettiklerini, tarafların boşanmalarına karar verildiğini, davacı .... tarafından gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasının talep edildiğini, ..........'in kararı temyiz etmediğini,

müteveffanın boşanma ilamına ilişkin tebliğe karşı itiraz süresinin son gününde vefat etmesinin hemen ardından davacı ........ boşanma davasından kararın henüz kesinleşmemiş olmasından bahisle feragat ettiğini, davacı ...........'in boşanmanın maddi ferilerine ilişkin herhangi bir talepte bulunmadığını, ortak çocuk ...........in 21.02.2018 tarihli kolluk ifadesinde anne ve babasının ayrı olduklarını ve babasının yalnız yaşadığını beyan ettiğini, davacının fiilen ayrı yaşadığı için destek tazminatı alamayacağını, davacı .........'in gelirinin daha fazla olduğu ve müteveffanın bakımına muhtaç olmadığını,

manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, hükmedilen tazminatların yüksek olduğunu, bilirkişi raporunda pasif dönem hesabında gelire asgari geçim indirimi dahil edilmesi nedeniyle hatalı hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporunda davacının ve müteveffanın bakiye yaşam süresinin belirlenmesinde hesaplama tarihinin dikkate alınmadığını, bu nedenle de raporun hatalı olduğunu

beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı .......... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile, ödemenin yetersiz olduğu yönünde ikinci bir başvuru yapılmaksızın açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkil şirketin davacı Hacer için 50.481,53-TL ödeme yaptığını, başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, ödenen tutarın faiziyle birlikte güncellenerek hesaplamadan mahsup edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda pasif dönem hesabına asgari geçim indiriminin dahil edilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu olayın müteveffanın kendi kusuru ile meydana geldiğini, tazminattan desteğin kusuru oranında indirim yapılması gerektiğini,

müteveffanın bakiye yaşam süresinin hatalı hesaplandığını, davacının yaşam sürelerinin TRH-2010 kadın-erkek hayat tablosuna göre %1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 07.05.2020 tarih ve 5186 sayılı raporuna göre davalı sürücü ...... % 80, davacıların murisi Metin % 20 oranında kusurlu bulunmuş. ...... ...... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda davalı sürücü ...... asli, müteveffa ........'in ise hafif tali yönden kusurlu olduğu belirtilmiş olup, kaza tespit tutanağı ile uyumlu kusur raporuna göre karar verildiğinden davalı sigorta şirketi vekilinin kusura yönelik istinaf talebinin reddi gerekmiştir.

Davalılar ... ....ve ....... vekili kaza tarihinden önce davacı ........ ile murisi ......'in ..... ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ....../....... Esas sayılı dosyasında boşanmalarına karar verildiği, karar kesinleşmeden önce murisin vefatı üzerine ....'in davadan feragat ettiği, fiilen ayrı yaşadıkları, murisin .....'e destek olmadığı gerekçeleri ile tazminat talep edemeyeceğini belirterek kararı istinaf etmiştir.

Destek tazminatı isteyebilmek için; ölenin kanuni ve akdi bakım yükümlülüğünün bulunması ya da fiilen yahut düzenli olarak bakması veyahut ileride bakması kuvvetle muhtemel olması yeterlidir. Desteğin kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler de desteğin sağlığında her hangi bir yardım görmeseler bile tazminat talep edebilirler. Ölenin ölüm tarihine kadar bakma mükellefiyetini yerine getirmemiş olması destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmesine engel değildir. Evlilik birliği devam ettiği sürece ayrı yaşıyor olsalar dahi eşler birbirlerinin desteği sayılır, boşanma halinde dahi nafaka ödeniyorsa yine destek sayılır ( Yargıtay 17 HD 2011/5797 E-2012/4460 )

Davacı taraf, kazadan önce boşanma kararı verildiğini, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı talep edilemeyeceğini iddia etmiş ise de, kazanın ve vefat olayının gerçekleştiği tarih itibariyle tarafların evli oldukları, vefat olayı nedeniyle boşanma kararının kesinleşmediği dolayısıyla, taraflar arasındaki evliliğin boşanmayla da sona ermediği, destek ilişkisinin devam ettiği anlaşıldığından davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmaktadır. Davalılar .... ve .......vekilinin bu yöndeki istinaf iddia ve itirazı yerinde değildir. (Yargıtay 17 HD. 2018/5449 Esas 20/1577 Karar)

Öldüğü sırada yakınlarına yardım etmekte olan kişilere "gerçek destek", ilerde destek olacağı bilinen ve yaşam gerçeklerine göre destek olması gereken kişilere "varsayımsal destek" denilmektedir. Somut olayda bir süredir ayrı yaşadıkları ve ekonomik sıkıntılar çektiği belirtilen murisin davacı Hacer'e destek olduğu veya olacağı karine olarak kabul edildiğinden davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.

Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir.

Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın, tazminatın hesaplanması yerinde olup davalı sigorta vekilinin hesaplamada 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğine ve yaşam sürelerinin hatalı hesaplandığına ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira asgari geçim indirimi ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasında esas ücrete dâhil edilemez.

Somut olayda pasif dönem için net ücret olarak AGİ hariç yöntemince hesaplama yapıldığı için davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.

Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/17-1098 E., 2018/1384 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/17-41 E., 2021/182 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, davalının kusur durumu, paranın alım gücü ve tarafların ekonomik sosyal durumu gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince, davacıların uğranılan zarar nedeniyle, tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar manevi tazminata hükmedilmiş olup, bu yönüyle davalılar vekillerinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.

HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranların sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-.... .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... tarih, .../....... esas, .../... sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalılar ........ vekili ile davalılar .......ve ......... vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Asıl dava yönünden alınması gerekli 19.780,93-TL istinaf karar harcından davalı .........'den peşin alınan 989,04-TL'nin mahsubu, davalı ......... vekili tarafından yatırılan 4.180,70-TL harçların mahsubu ile bakiye 14.611,19-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, (Davalı ....... Şirketinin 15.210,84-TL kısmından sorumlu olmak üzere,)

3-Birleşen dava yönünden alınması gerekli 6.555,88-TL istinaf karar harcından davalı ..........'den peşin alınan 328,00-TL'nin mahsubu, davalı ........... vekili tarafından yatırılan 1.280,70-TL harçların mahsubu ile bakiye 4.947,18-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, (Davalı ............ 4.440,20-TL kısmından sorumlu olmak üzere,)

4-Karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,

Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda Birleşen dosya yönünden 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin, Asıl dava yönünden 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 11/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

....... Başkan ... ...... · Üye · ..... ......... · Üye-.... ......... · Katip · ........

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/484, K. 2023/1061, 11 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Bölge Adliye Mahkemesi Türk Milleti Adına
  4. ...... Hukuk Dairesi Karar
  5. İncelenen Kararın
  6. Mahkemesi : ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi
  7. Davacılar
  8. Vekili
  9. Davalılar
  10. Vekili
  11. Vekili
  12. Vekili
  13. Davalılar
  14. Davanın Konusu
  15. Karar Yazım Tarihi
  16. Gereği Düşünüldü
  17. Değerlendirme Ve Gerekçe
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/484
Karar No
2023/1061
Tarih
11 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/484 K.2023/177
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/484 K.2023/380
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/484 K.2023/341
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/485 K.2023/1079
  • Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/485 K.2023/214
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/485 K.2023/380

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.