KÜNYE
T.C. Bursa İstinaf Başvuru Tarihi
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1370
- Karar No
- 2024/1658
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Karar tarihi
- 24/11/2022
- Davacı
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- B.a.m. karar tarihi
- 24/09/2024
- Karar yazım tarihi
- 24/09/2024
Karar Metni
1.587 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ; 11/06/2012 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu sürücü...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklet ile sürücü İbrahim Yıldız'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle uzun süre tedavi gördüğünü ve çalışamadığını, müvekkilinin hem fiziksel hem de manevi olarak yıprandığını, yukarıda açıklanan nedenlerle kaza tarihi olan 11/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının 9.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sigorta şirketlerinden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ....
Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının dayandığı delillerin taraflarına tebliğe çıkarılması gerektiğini, poliçe ve teminat limitinin belirtilmesi gerektiğini, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, maluliyete ilişkin maddi tazminat talebi hakkında kanuna ve yargıtay uygulamalarına uygun değerlendirme yapılması gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüre sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini,
müvekkil sigorta şirketinin temerrüde düşmemiş olduğunu, davacının yargılama ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın anılan zaman aşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zaman aşımı itirazları doğrultusunda başvurunun reddi gerekeceğini, davacının dava açılmadan evvel arabulucuya başvurmadığı için arabuluculuk dava şartı noksanlığı itirazları olduğunu, başvurunun dava şartı noksanlığı olduğunu ve başvurunun tam yapılması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini,
haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle açılacak maddi tazminat davalarında, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, tazminat hesabı uzmanlık gerektirdiğinden bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görevin tevzi edilmemesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile; geçici iş göremezlik tazminatı yönünden, davalı ....Şirketi yönünden davanın kabulü ile; 2.240,10 TL geçici iş göremezlik tazminatının 20/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ....Sigorta Şirketinden alınarak, davacıya verilmesine, davalı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine ve davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin her iki davalı sigorta şirketi yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; müvekkilinin kaza anında ... plakalı araçta yolcu olması nedeniyle, müteselsil sorumluluk uyarınca motosiklet sürücüsünün kazada kusuru bulunmaması müvekkiline karşı tazminattan sorumlu olmayacağı sonucunu doğurmadığını, her iki sürücününü de sorumlu olduğunu, kusur oranlarının aralarındaki rücu davasında dikkate alınacağını, bu nedenle geçici iş görmezlik tazminatından davalı....Sigorta'nın sorumlu tutulmamasının hatalı olduğunu, aynı nedenle ret sebebi ortak olan davalılar lehine iki vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığını,
hükmedilen tazminata olay tarihinden itibaren faiz talep edilmesine rağmen dava tarihinden itibaren hükmedilmesinin doğru olmadığını ve müvekkilinin sürekli maluliyeti bulunduğundan Üniversite Hastanesinden bir heyetten rapor alınması gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yolcu olması nedeniyle müteselsil sorumluluk ilkesi uyarınca kazada kusuru bulunmayan aracın sürücüsünün tazminattan sorumluluğu olup olmadığı ile davalı taraflar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88/1. maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacı dava dilekçesinde zararın tamamını kazada kusuru bulunan iki aracın sigorta şirketlerinden talep etmiştir. Davalıların sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88. maddesine dayanmakta olup zararın tamamının kusurlu olanlardan birinden ya da hepsinden kusur oranları ya da müteselsilen tahsilini talep etmede seçimlik hak davacıya aittir. Bu durumda zararın tamamını ödeyenin kusuru nispetinde ödediği fazla kısım için diğer kusuru bulunana rücu hakkı bulunmakta olup bu husus kusurlular arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirmektedir.
İlk derece Mahkemesinin yargılaması sırasında trafik bilirkişisinden alınan raporda kazanın oluşumunda davalı ...
Türk Sigortanın sigortalısı olduğu...plakalı araç sürücüsünün , sürücülerin araçlarını gidiş yönüne göre yolun sağından sürmek zorunda olmalarına kuralına aykırı hareket ettiğinden dolayı % 100 kusurlu olduğu ve diğer davalı sigorta şirketinin sigortalısı olduğu... plakalı aracın sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığının tespit edildiği görülmekle davacının araçta yolcu olması nedeniyle kazanın oluşumunda kusurundan bahsedilemeyeceğinden araçların sürücülerinin kazadaki kusur oranları yolcu konumunda davacı açısından önem arz etmemekte ise de müteselsil sorumluluk ilkesine göre zarardan sorumlu olmak için her iki araç sürücüsünün
de kazanın oluşumunda az da olsa kusurları bulunması gerekmekte olup alınan raporda davalı ... sigortalısı olan ... plakalı motosiklet sürücüsünün kazanın oluşumunda hiç kusuru bulunmadığından davalı Güneş Sigorta A.Ş nin maddi tazminattan sorumlu tutulmaması hususunda ilk derece mahkemesinin takdirinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin kaza nedeniyle sürekli maluliyeti bulunduğunu beyanla bu hususta başka bir üniversite hastanesinden bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini beyanla istinaf isteminde bulunmuştur.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda davacı ile ilgili hem ATK 2.İhtisas Dairesinden hem de itiraz üzerine Bursa Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre ayrı ayrı rapor alındığı ve alınan raporlarda kaza nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet oluşmadığı ve 3 ay geçici iş görmezlik süresinin bulunduğunun bildirildiği anlaşılmakla raporların hem ATK ve Üniversite hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hem de kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak tanzim edildiğinden dolayı raporların hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından ve yeniden rapor alınmasına gerek olmadığından dolayı davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davacı vekili, davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla istinaf isteminde bulunmuştur. Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davada davalılar arasındaki ilişki ihtiyari dava arkadaşlığı ise de, AAÜT 3/2 maddesi gereği, red sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda davacı tarafından kazaya karışan her iki aracın sigorta şirketine karşı açılan davanın yapılan yargılaması sonunda sigorta şirketlerinden biri hakkında açılan davanın sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığından reddine karar verildiği ,
diğer sigorta şirketi yönünden davacının sürekli maluliyeti bulunmadığından sürekli maluliyet talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakla davalılar hakkında ret sebeplerinin farklı olması nedeniyle ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesinin bu husustaki takdirinde de isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesi ile tazminata haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilesini talep etmelerine rağmen dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla istinaf isteminde bulunmuştur.
2918 sayılı KTK 99/1 maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır. Sigorta şirketine karşı açılan davalarda, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılıp 8 iş günü içinde ödeme yapılmazsa temerrüt tarihinden, doğrudan dava açılmışsa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir.
Somut olayda davacı tarafça sigorta şirketlerine dava açılmadan evvel yazılı müracaat ve ara buluculuk yoluna başvurulduğu anlaşılmakla yazılı başvurunun tebliğ edildiğine dair tebliğ belgesi bulunmadığından ara buluculuk son tutanak tarihi olan 29/07/2021 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı başvuru belgesinin kargoya teslim tarihi tebliğ tarihi kabul edilerek teslim tarihi olan 07/02/2019 tarihinden 8 iş günü sonrası olan 20/02/2019 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değil ise de, kararın sadece davacı tarafça istinaf edilmesi nedeniyle bu husus davacının lehine olduğundan kaldırma sebebi yapılmamıştır.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸(e-imzalıdır) · ..... · Üye ... · ¸(e-imzalıdır) · ..... · Üye ... · ¸(e-imzalıdır) · ..... · Katip ... · ¸(e-imzalıdır)
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/1370, K. 2024/1658, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama