KÜNYE
T.C. Bursa Bam 4. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3012
- Karar No
- 2023/2913
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/09/2023
- Numarası
- —
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...-...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı
Karar Metni
907 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 22/2 maddesi gereğince Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile dosya yargı yerinin belirlenmesi için dairemize gönderilmekle dosya içindeki tüm belgeler ile dairemiz üyesi tarafından hazırlanan ön inceleme raporu incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket ile davalı ve dava dışı arasında Bursa 10. Noterliği'nin 16/12/2020 tarihli ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, buna göre;
davalı adına kayıtlı olan "Bursa İli, Gemlik İlçesi, ....parselde kain taşınmaz" üzerindeki hak ve hisselerinin tamamını kişi başı 52.000,00'er TL karşılığında davacı müvekkili şirkete devretme konusunda anlaştıklarını, sözleşmeyi davalı ... kendisi, diğer davalı .... ise Bursa 21. Noterliği'nin 31/08/2018 tarihli ... yevmiye sayılı Düzeleme Şeklinde Vekaletname ile vekili .... imzaladığını, akabinde taraflar 16/12/2020 tarihinde tekrar bir sözleşme yaparak kişi başı 135.000,00'er TL talep ettiklerini, davacı müvekkili şirket, dava konusu taşınmaz için davalıya 16/12/2020 tarihinde 135.000,00-TL ödendiğini , davacı müvekkili şirketin,
söz konusu taşınmazı davalının ellerindeki tapu senetlerine ve bu taşınmazlar ile ilgili ...
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...K. sayılı kararına görerek ve resmi belge ile mahkeme ilamına güvenerek söz konusu sözleşmeyi imzaladığını ve bedeli ödediğini, ancak taraflar, Gemlik Tapu Müdürlüğü'ne devir ve tescil için gittiklerinde; dava dışıların davalının üst soylarına tapu iptal ve tescil davası açıldığını, ancak dava dışının mahkeme kararını tapuda işletmediğini, tapuda sadece şerh olduğunun öğrenildiğini, davacı müvekkili şirket, 16/12/2020 tarihinden bu yana söz konusu taşınmaz hisselerini devir alamadığı gibi;
davalıya ödediği satış bedelleri de kendisine ödenmediğini, davalı, müvekkili şirkete söz konusu bedelleri ödeyeceklerini söylemelerine rağmen bu güne kadar herhangi bir ödeme yapmamakta olup müvekkilini oyaladıklarını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle, telafisi mümkün olmayan zararlar doğmaması için davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkullerin üzerine tensiple birlikte teminatsız ihtiyati tedbir konulmasını, haklı davanın kabulü ile tüm ayrıntılarıyla açıklandığı üzere fazlaya ilişkin talep,
dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla "Denkleştirici Adalet ilkesi ve günümüz şartlarına uyarlama hali de dikkate alınarak" şimdilik 10.000,00 TL alacağın 16/12/2020 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, iş bu davanın açılmasına sebebiyet verildiğinden noter masrafları dahil yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesince 18/01/2023 tarihli ....Karar sayılı karar ile, davanın 6762 Sayılı Yasanın 4. Maddesi kapsamında yer aldığı dolayısıyla eldeki dava yönünden anılan yasanın uygulanmasının gerektiği ve görevli mahkemenin yine bahse konu yasanın 5. maddesi gereğince Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince, davanın nisbi ticari dava olup olmadığı üzerinde durulması gerektiği, mahkemece davalının bir ticari işletme kaydının bulunmadığının görüldüğü, dolayısıyla vergi mükellefiyeti olmayan ve ticaret odasında kaydı olmayan birinin tacir olduğunu söyleyebilmeye hukuken olanağı olmadığını, bu durumda eldeki davanın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadığını tüm bu açıklamalar ışığında davanın mutlak ticari dava olmadığı, davalının da tacir olmadığı ve davanın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadığı gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede;
Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Somut olayda; dava; taşınmaz hisse devri yapılmadığı belirtilerek ödendiği belirtilen satış bedelinin iadesine yönelik alacak davası olup davalının tacir ve esnaf kaydının olmadığı, görevli mahkemenin mevcut durumda Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu ve yargı yeri olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
KANUN YOLU
HMK'nun 362/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 18/12/2023
... · Başkan · ... · e-imza · ... · Üye -... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Katip · ... · e-imza
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3012, K. 2023/2913, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama