KÜNYE
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10
- Karar No
- 2023/1456
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2023
Karar Metni
997 kelime·5 dk okuma·16 bölüm
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No... T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ... KARAR NO : ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN :... ÜYE :... ÜYE : ... KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/10/2020
NUMARASI : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : 1 ... ... VEKİLLERİ : Av. S...
DAVA
İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 05/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/10/2023
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/10/2020 tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı asıl borçlu şiket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi gereğince kredi kullandırıldığını, diğer davalı ... ... ...’ın sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, borçlunun kredi geri ödemelerini aksatması üzerine hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname keşide edildiğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibinin davalıların itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, hesap kat ihtarının usulsüz olduğunu, bu sebeple alacağın da muaccel olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ...
4. İcra Müdürlüğünün .../... sayılı takip dosyasında davalı borçluların ödeme emrine itirazlarının kısmen iptaline, takibin davalı borçlular yönünden 555.562,52 TL asıl alacak, 34.346,06 TL işlemiş faiz, 1.717,30 TL BSMV , 460,16 TL masraf , 485 TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 592.571,04 TL üzerinden taksitli ticari kredi asıl alacağı 419.019,97 TL için takip tarihinden itibaren yıllık %91 oranında, kredi kartı asıl alacağı 121.047,90 TL için takip tarihinden itibaren yıllık %33, esnek ticari hesap asıl alacağı 10.316,61 TL için takip tarihinden itibaren yıllık %33 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına,
555.562,52 TL nin %20 tutarında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile, davacıya ödenmesine, nakde dönüşen 5.169,04 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %91 oranında temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 33.230,96 TL gayri nakdi alacağın davalılardan tahsili ile davacı banka nezdinde tutulacak gelir getirmeyen bir hesaba depo edilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuşrur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itirazlar değerlendirilmeden ek veya yeniden bilirkişi raporu alınmadan karar verildiğini, hükme esas alınan raporda temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini, zira sözleşmenin temerrütü düzenleyen maddesinde, asıl borçlu ve müteselsil kefillerin taksitlerin herhangi birini ödememesi halinde hiç bir ihtara gerek olmadan bakiye alacağın muaccel olacağını ve bu tarihten itibaren temerrüt faizi işletileceği yönünde düzenleme bulunduğunu, ihtarnamede yer alan ödenen çek garanti tutarları bakımından bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken,
% 33 temerrüt faizi üzerinden hesaplama yapıldığını, oysa bu takip dayanakları bakımından da %91 temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, ayrıca ihtarname tarihinden sonra ödenen çek garanti bedelleri nedeniyle, ihtarname tutarına ilave edilmek suretiyle takibe konu edilen iki adet çek ile ilgili ödenen 3.200.00-TL çek garanti bedeli bakımından bilirkişi raporunda bir tespit ve değerlendirme yapılmadığı gibi mahkeme kararına da bu konuya değinilmediğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
HMK 355 maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni nedenleri ile sınırlı olarak kararın istinaf incelemesi yapılmıştır.
İtirazın iptali davasına konu ... 4.İcra Müdürlüğünün .../... E.sayılı icra takip dosyasında; takip alacaklısı davacı banka, takip borçluları davalılar.....AŞ ve ... ... ... olup, 29.11.2018 tarihli ilamsız icra takibinde, 556.324,19 TL asıl alacak, 44.258,14 TL %91 işlemiş tem.faizi, 2.212,84 TL %5 faiz gider vergisi, 460,16 TL masraf, 485,00 TL iht.haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 603.740,33 TL nakit alacağın tahsili ve 38.400 TL gayrinakit depo talepli başlatılan takibe itirazın 7 günlük yasal süre içerisinde yapıldığı, itirazın davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Somut olayda; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında akdedilen 11.05.2018 tarihi 5.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesini diğer davalı Veli ... ...’ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, kredi lehtarı şirkete kullandırılan kredinin ödenmediğinden kredi hesabının kat edildiği, uyuşmazlığın, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan talep edebileceği herhangi bir alacak bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, temerrüt faiz oranı, temerrüt tarihi hususlarından kaynaklanmaktadır.
Kredi sözleşmesinde, alacağın muaccel olduğu tarihten kat tarihine kadar temerrüt hükümlerinin uygulanacağı ileri sürülmüş ise de; davacı tarafından hazırlanıp, davalı borçlulara gönderilen ve kredi borcunun ödenmesi için davalı borçlulara atıfet tanıyan hesap kat ihtarnamesi düzenlemek ile davacı artık kredi borcunun ödenmesi yönünde davalılara bir süre hakkı tanımıştır.
Bir başka ifadeyle hesap kat ihtarında vadedeki temerrüde dayanmamış, kat ihtarıyla asıl alacağını mehil vererek davalılardan tahsilini talep etmiş davalılara yeni bir vade tanımıştır. Artık dava evvel vadede ödememe nedeniyle gerçekleşen temerrüt olgusuna dayanamayacağı yerleşik yargı uygulamasıdır. Bununla birlikte.
TTK m. 7(1) "kefillere taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi işletilemez "hükmünü haiz olup, davalı müteselsil kefillere borcun ödenmediği hususunda ihbar yapılmadan temerrüt faizi işletilemez.
Öte yandan kredi sözleşmesinde (söz..m.11), geri ödeme planı kararlaştırılmış olan kredilerde temerrüt faizi oranı kararlaştırılmış ise de gayrinakit alacak yönünden herhangi bir temerrüt faiz oranı belirlenmediğinden hesap katında belirtilen 3 adet çek yasal sorumluluk bedeli yönünden temerrüt tarihinden takip tarihine kadar akdi faiz oranı üzerinden belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı gibi davacı bankanın diğer istinaf sebebini bilirkişi raporunda itirazında ileri sürmediğinden usuli kazanılmış haklar da gözetilerek ilk derece mahkemesinin kararına yönelik bütün istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Açıklanan bu gerekçeyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · e-imzalı · ... · Üye · ... · e-imzalı · ... · Üye* · ... · e-imzalı · ... · Katip · ... · e-imzalı
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/10, K. 2023/1456, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama