KÜNYE
T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1571
- Karar No
- 2024/989
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- —
- Numarası
- —
- Karar tarihi
- 18/03/2021
- Ek karar tarihi
- 21/05/2021
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Menfi Tespit (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan
- Karar tarihi
- —
- Karar yazım tarihi
- —
Karar Metni
1.449 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Davacı ve davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı banka tarafından Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili ile alacaklı banka arasında borç ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin sadece alacaklı banka lehine ipotekli olan taşınmazı satın aldığını, ipotek sebebi borçtan şahsi olarak sorumlu olmadığını, Bursa ....İcra Müdürlüğünün ....sayılı takip dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte müvekkilinin rehin maliki olarak gösterildiğini, taşınmazın bu dosyada alacağa mahsuben 200.000 TL bedelle satıldığını ileri sürerek Bursa .....İcra Müdürlüğünün.... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, muaccel hale gelen borcun ödenmemesi sebebiyle Bursa .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davacı ve diğer borçlular aleyhine takip başlatıldığını, borçlunun takibe süresinde itiraz etmediğini, 200.000 TL mahsup bedeli bildirilmesine rağmen davanın 349.046,47 TL üzerinden açıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın Bursa ....İcra Müdürlüğünün 2019/8085 Esas sayılı takip dosyasında davacının borçlu olmadığına dair menfi tespit davası olduğu, davalı banka tarafından Bursa....İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine...
Esas sayılı takip dosyası ile tekerrür teşkil edilmeyecek şekilde icra takibi başlatıldığı, Bursa .....İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı takip dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte davacının rehin maliki olarak gösterildiği, davacının rehin konusu taşınmazı rehin yüklü olarak satın aldığı, taşınmazın Bursa .....İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında alacağa mahsuben 200.000,00 TL üzerinden satıldığı, Bursa ....İcra Müdürlüğünün....Esas sayılı dosyasına da davalı tarafından tahsilat bildirimi yapıldığı ve takibe konu alacaktan bu tutarın icra müdürlüğünce mahsup edildiği,
mahsubun dava tarihinden önce olduğu, mahsup edilen 200.000 TL yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, zira takipte bu tutarda alacağın artık takibe konu olmadığı, ancak dava tarihi itibariyle davacının Bursa...İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında sorumluluğunda olan bir borç bulunmadığından davacının takipte borçlu olmadığının tespitine, dava değerinin 200.000,00 TL'lik kısımda davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından bu kısmın usulden reddine karar verilmiş olup 21/05/2021tarihli ek karar ile de kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, hukuki yarar yokluğundan reddin hatalı olduğunu, müvekkil aleyhine girişilen icra takibinde kendisinin borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açılmış olup diğer borçlular ile müvekkilim arasında rücu ilişkisi doğma riski bulunduğundan ve müvekkilinin aleyhine girişilen ilamsız icra takibinin çıkış miktarı olan 349.046,47 TL'den şahsen sorumlu olmadığından bu miktar üzerinden davanın açıldığını, davalının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte yapılan satış bedelini, müvekkilinin borçlu olarak gösterildiği ilamsız icra takibine tahsilat olarak bildirmesinin bu hususu değiştirmeyeceğini,
zira müvekkilinin hiç bir şekilde davalı bankaya şahsen sorumlu olmadığını, davalının takipte kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin bankalar nezdinde sicilinin bozulmasına, yapmış olduğu kredi başvurularının red edilmesine ve haciz tehditi ile karşı karşıya kalmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafın takibin durdurulması talepli Bursa .... İcra Hukuk Mahkemesi .... Esas sayılı dosyayı kesinleşmeden iş bu davayı açtığını, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davacı ve diğer borçlular adına ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın açılan icra takibine itiraz etmediğini, akabinde 200.000 TL mahsup bedeli bildirilmesine rağmen davayı 349.046,47 TL üzerinden açtığını savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit talebine ilişkindir.
Davacı taraf, davalı banka lehine ipotekli taşınmazı satın aldığını ve sorumluluğunun sadece ipotekli taşınmaz ile sınırlı olduğunu ve şahsi sorumluluğu bulunmadığı halde davalı bankanın aleyhine Bursa .....İcra Müdürlüğünün 2019/8085 sayılı dosyasında ilamsız takip yaptığını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının Bursa .....İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığı ancak dava tarihinden önce mahsup edilen 200.000 TL yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle bu miktar yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Taraf vekillerince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Menfi tespit talebine konu Bursa ....İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında, davalı alacaklı tarafından kredi kartı, bsmv ve işlemiş faiz olmak üzere 349.046,47 TL alacağın tahsili amacıyla .......Ltd.Şti., ... ve davacı ......aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı,
Yine Bursa ...İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı icra dosyasında, davalı alacaklı tarafından borçlular ......aleyhine 349.046,47 TL'nin tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, davacının ipotekli takipte rehin maliki olarak yer aldığı, işbu icra dosyasında 200.000 TL bedelle alacağa mahsuben taşınmazın satıldığı ve yapılan tahsitalın Bursa ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalı alacaklı vekili tarafından bildirildiği anlaşılmaktadır.
Bizzat borçlu olmayan üçüncü şahıs ipotek borçlusunun sorumluluğu, borçlunun borcunu ödememesi halinde ipotekli taşınmazın icrada satılmasına ve satış bedelinden ipotek tutarınca borcun ödenmesine katlanmaktan ibadettir. Bu nedenle, ipotek borçlusu üçüncü şahsın borçtan ötürü şahsen sorumluluğu yoktur (TMK m.884).
Somut olayda davacının, davalı banka lehine ipotekli taşınmazı takyidatları ile birlikte satın aldığı, davacının dava konusu taşınmazda davalı lehine tesis edilen ipotek nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu ancak icra takibine konu borç nedeniyle şahsi bir sorumluğunun bulunduğuna dair dosya kapsamı uyarınca bir iddia ve belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla davacı, borçtan şahsen sorumlu olmayıp, ipotek nedeniyle sorumluluğu bulunmaktadır. Zira, davalı alacaklı tarafça ipotekli takip yapılarak taşınmazın satıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı alacaklı, kredi borcundan şahsen sorumluluğu bulunmayan davacı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi yaparak borcun tahsilini talep edemez.
Mahkemece de, davacının Bursa .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında sorumluluğunda olan bir borç bulunmadığından davacının takipte borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ise de; hatalı olarak dava tarihinden önce icra dosyasında mahsup edilen 200.000 TL yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı kabul edilmiştir. Oysaki eldeki dava, menfi tespit davası olup davacı taraf, takip konusu kredi borcu nedeniyle şahsi sorumluluğu olmadığı halde aleyhine başlatılan ilamsız takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmekte olduğundan davacının mahsup edilen 200.000 TL için de menfi tespit talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Öte yandan davacı taraf, kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş olup davalı taraf, davacının ipotekli taşınmazı satın aldığını, borç nedeniyle davacının şahsen sorumluluğunun bulunmadığını bildiği halde davacı aleyhine genel haciz yoluyla takip yapması kötü niyetli olduğundan kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi de yerinde görülmemiştir.
Dava konusu icra takibine ilişkin usulsüz tebligat nedeniyle memur muamelesinin şikayetine dair Bursa..... İcra Hukuk Mahkemesinin ....Esas sayılı dosyasının kesinleşmemiş olması ise eldeki dava yönünden sonuca etkili değildir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/1571, K. 2024/989, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama