KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/225
- Karar No
- 2023/1514
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2023
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ..... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/10/2020
- Numarası
- .....
- Davacı
- ... - ........
- Vekili
- Av. ... -.....
- Davalı
- ... - ... - ...
- Vekili
- Av. ... -.....
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/05/2019
- Karar yazım tarihi
- 16/10/2023
Karar Metni
1.155 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
..... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/10/2020 tarih, .....sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı 76.812,50 TL bedelli faturanın tahsil edilememesi sebebiyle takibe konulduğunu, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, davalının itiraz sonrası müvekkili ile yaptığı görüşmeler neticesinde ana parayı farklı tarihlerde ödediğini, ancak takipten kaynaklı ferilerin ödenmediğini belirterek ıslah hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL üzerinden itirazın iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı bilirkişi incelemeleri sonra 06/07/2020 tarihli artırıma yönelik ıslah dilekçesi ile dava değerini 11.265,57 TL'ye artırmıştır.
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya ilişkin cevap dilekçesi sunmamış, aşamalardaki beyanında takip borcunu harici ödemelerle bitirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dosya kapsamı ve ek bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulüne 11.265,67 TL üzerinden takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; itirazın iptali davasının kısmi dava olarak açılamayacağını, ıslah tarihi itibariyle 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, hükme esas alınan raporun müvekkilinin takip öncesi ve sonrası yaptığı ödemeleri dikkate alınmadan düzenlendiğini, icra inkar tazminatı koşullarının gerçekleşmediğini, kötü niyet tazminatı taleplerinin bulunduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı istinafa karşı cevap dilekçesi ile; itirazın iptali davasının kısmi dava olarak açılabileceğini, davalının itiraz sebeplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi raporunun haklılıklarını kanıtladığını belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklı alacağa yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; ..... 2. İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine 19/11/2018 tarihli, 76.812,50 TL bedelli faturaya istinaden davacı tarafça başlatılan takibe davalının süresi içerisindeki itirazı üzerine eldeki davanın takibe konu ana para borcunun haricen ödenmesi sebebiyle takibe bağlı feri alacaklar yönünden davalı itirazının iptaline karar verilmesinin ıslahla artırılmak kaydı ile kısmi dava şeklinde talep edildiği, mahkemece TBK'nın 100. maddesi gözetilerek yapılan hesaplamaya dair kök ve ek bilirkişi raporu sonrası ıslah ile artırılan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu kapsamda; davacı tarafından 20/12/2018 tarihli takip talebi ile 76.812,50 TL asıl alacak ve 992,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 77.804,66 TL üzerinden takip başlatılmıştır. Davalının 28/12/2018 tarihli itiraz dilekçesi ile borcun tamamına itiraz üzerine eldeki itirazın iptali istemli davanın asıl alacağa bağlı alacaklar yönünden 10/05/2019 tarihinde 1.000,00 TL üzerinden kısmi dava şeklide açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davalı borçlunun itirazı davacı alacaklıya 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/I gereğince tebliğ edilmemişse de, davacı alacaklı işbu itirazın iptali davasını 10/05/2019 tarihinde açtığından kanunda öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin de 10/05/2019 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağının kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
Davacı alacaklı vekili yargılama sırasında takibe konu edilen ve davada talep edilmeyen bakiye alacağa ilişkin olarak ek rapor sonrası 06/07/2020 tarihinde sunulan ve 07/07/2020 tarihinde yatırılan ıslah harcı ile dava değerini 11.265,57-TL'ye artırmıştır. Bu halde, ıslah tarihi itibariyle 10/05/2019 tarihinden itibaren işleyen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.
Hak düşürücü süre, itiraz niteliğinde olup hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği gibi davalı yanca da bu itirazın istinaf sebebi olarak ileri sürüldüğü görüldüğünden, mahkemece ıslah harcı ile artırılan kısım dikkate alınmadan dava dilekçesi ile 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde talep edilip de harçlandırılan dava değeri olan 1.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ıslah ile artırılan miktarın tamamı üzerinden davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Öte yandan, taraflarında kabulünde olduğu üzere asıl alacak dava tarihinden önce ödenmiştir. Eldeki davada alacağa bağlı fer-i alacaklar dışında bakiye alacak miktarı bulunmadığından davacı lehine ve de davacı takipte haksız ve kötüniyetli olmadığından davalı lehine tazminata hükmedilemeyeceği anlaşılmıştır.
Ayrıca, davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa müracaat edilmiş ve arabuluculuk son tutanağı tanzim edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13, 18/14 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle mahkemece dava neticesindeki haklılık durumuna göre arabuluculuk ücreti hakkında karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı istinaf başvurusunun kabulüne, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yukarıda belirtilen yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, istinaf itirazları ve tarafların kazanılmış hakları dikkate alınarak dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Katip · ... · e-imza
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/225, K. 2023/1514, 13 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama