KÜNYE
T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1131
- Karar No
- 2024/1419
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- —
- Numarası
- —
- Karar tarihi
- 14/04/2022
- Davacı
- —
- Davalılar
- —
- Dava
- İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali ve Tescili
- Karar yazım tarihi
- 26/09/2024
Karar Metni
1.730 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin kendisine ait beton santralı işletme ruhsatını 10+5 yıl süre ile işletilmesi ve borçlarının bu şekilde ödenebilmesi için alacaklıları...AŞ, ... AŞ, ...
Ltd.Şti. ile kendi aralarında eşgüdümlü sözleşmeler imzalaması kaydıyla ve dosyaya sunulu devir sözleşmesi ile devrettiğini, bu 10+5 yıllık süre içerisinde müvekkiline beton santralının devri karşılığında aylık asgari 11.000 m3 kesin alımlı ve fazla üretim halini de kapsar nitelikte m3 bedeli 7 TL ve her yıl beton m3 fiyatı artış oranında bedel artırımı yapılmak şartıyla yıllık garanti 132.000 m3 bedeli ödeme yapılacağını, bu 10+5 yıllık sürenin sonunda bu santralın işletilmesinden elde edilen gelirler ile müvekkili şirketinin alacaklıları ...Ltd.Şti.nin alacaklarının tamamını tahsil etmiş olup sürenin sonunda beton santralı işletme ruhsatı,
tüm teçhizat ve makineleri ile birlikte müvekkiline veya göstereceği bir şirkete devir edileceği konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma kapsamında tüm işlemler ve sözleşmeler yapılarak beton santralinin işletilmeye başlandığını, müvekkilinin devir ettiği beton santralı işletmesi ruhsatının, Bursa Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi içerisinde konumu itibariyle şehir merkezinde kalan tek ruhsatlı ve verimliliği bu sebeple en yüksek beton santralı olduğunu, bu konumdaki bir beton santralı işletmesi ruhsatının hukuken yeniden alınamayacağının davalıların bilgisinde olduğunu,
müvekkilinin hem davalılara olan borçlarının ödenmesi hem de davalılar dışındaki işçi alacakları başta olmak üzere diğer alacaklılar ile amme alacaklarının ödenmesini sağlamak suretiyle borçlarını ödemek ve hayatını idame ettirecek gelire kavuşabilmek için bu teklifi bir çıkış olarak görerek iyi niyet ve güven duygusuyla kabul ettiğini, müvekkili şirketin, davalı şirketler ile anlaşma çerçevesinde üzerine düşen tüm edimleri yerine getirtiğini ve beton santralının işletilmesinin mümkün olduğunu,
bu bağlamda davalı şirketlerin tüm alacaklarını tahsil ettiğini ve müvekkiline ait çok kıymetli beton santralının yasal işletme ruhsatı ile menkul araç gereç ile işletme, bina ve teferruatlarını ellerinde tutmaya ve faal çalışır halde işletmeye devam ettiklerini fakat kendi edimlerini yerine getirmediklerini, hangi şartlarda çalıştıklarına dair bilgi vermedikleri gibi herhangi bir ödemede de yapmadıklarını, bu kapsamda Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde ...
Esas sayılı dosyasında açılan alacak davasının ret edildiğini, iki şirket arasında gerçekleşen bedelsiz ruhsat devir sözleşmesi ve inançlı temliğin tarafların gerçek iradesine uymadığı için bağışlama sözleşmesi de resmi şekil şartına uygun olarak yapılmadığı için geçerli olmadığını, müvekkili şirket tarafından, davalılara yapılan beton santralı ruhsat devir sözleşmesinin,
tarafların gerçek iradelerine uymayan bir bağışlama sözleşmesi olduğu ve hukuki olarak TBK.288.mad gereği resmi şekil şartına uygun olarak noterden yapılmadığı için hükümsüz bir işlem olduğunu ileri sürerek dava konusu ve davalılar adına kayıtlı beton santralı ruhsatının hükmen iptali ile müvekkil şirket üzerine tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların dayanağı sözleşmelerin hiçbirinin tarafı olmadığını, bu sözleşmelere atıfta bulunan başka bir akitte ibraz edilmediğini, bu nedenle davacının davayı açmakta bir hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacının bu dava konusu ile ilgili olarak daha önce Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, bu davanın reddedildiğini, kesinleşmiş hükme rağmen davacının konusunun ve taraflarının aynı olduğu, davacının sahibi olduğunu iddia ettiği beton santralinin Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasından yapılan cebri icra satışı neticesinde dava dışı .... AŞ tarafından ihalede satın alındığını sonrasında ise santral davadışı ...Ltd.
Şti. tarafından satın alındığını, dolayısı ile davacının beton santralinin sahibi olduğuna ilişkin iddiaların gerçek dışı olduğunu, yine davacının santralinin kurulu olduğu gayrimenkulde kiracı olduğundan ve birikmiş kira borçları olduğundan ve hazır beton santrali de cebri icra yolu ile 3.kişiye satıldığından davacının kira sözleşmesinin feshedildiğini, bunun üzerine kiralık olan gayrimenkulün ... AŞ tarafından kiralandığını, ...
AŞ'nin kiracı olduğu taşınmazı üzerindeki beton santralini satın alan davadışı ... Ltd.Şti.ye kira sözleşmesinde yer alan alt kira yetkisi kapsamında kiraya verdiğini, davacı tarafın ne mülkiyetinde olan bir santral ne bir kiracılık ilişkisi ne de beton alım satımına dair bir müvekkili şirketlerle bir ticari ilişkisinin söz konusu olmadığını, davacının müvekkili şirketlerle dava dışı... Ltd.
Şti. arasında yapılmış sözleşmelerden kendi adına olmayan sonuçlar çıkarmak istediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın, davacıya ait olup davalıya inançlı temlik sözleşmesi ile temlik edildiği iddia olunan hazır beton tesisi iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatının davalıya ait kaydın iptali ile davacı adına tescili talebine ilişkin olduğu, davacının iddiasına göre aynı inançlı temlik sözleşmesi ile beton santraline ait taşınmaz ve diğer demirbaşların da devredildiği iddia edilmiş ise de bu davaya konu yapılmadığı, yine sözleşmeye istinaden ödenmediği iddia olunan kira bedellerine ilişkin Bursa 1. ATM'de görülen ...
Esas sayılı dosyada davanın reddine dair karar verildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, öncelikle iptali ve tescili istenen işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının muhteviyatının anlaşılması gerektiği, 14/7/2005 tarihli Bakanlar Kurulu'nda karara bağlanan ve 10/8/2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik 4/1-n maddesine göre "işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı yetkili idareler tarafından bu Yönetmelik kapsamındaki işyerlerinin açılıp faaliyet göstermesi için verilen izni" ifade ettiği, Yönetmeliğin 8. maddesinin "Ruhsatta belirtilen faaliyet konusu,
faaliyet alanı ve adresin değişmemesi kaydıyla işyerinin devredilmesi halinde, devralan kişinin başvurusu üzerine dosyadaki bilgi ve belgeler esas alınmak suretiyle yeni işletmeci adına tekrar ruhsat düzenlenir." şeklinde olduğu, dolayısıyla iş yerinin devredilmesi halinde devralan kişinin başvurusu üzerine yeni bir ruhsat düzenleneceğinin açıkça öngörüldüğü, işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının, işyerinden bağımsız olarak kişiden kişiye devredilebilen bir şey olmadığı, nitekim ilgili işyerine ilişkin ruhsatın ilk halinde ruhsat numarasının 103 numaralı ruhsat olduğu,
sonrasında işyerinin iddiaya göre inançlı temlik sözleşmesi ile devredilmesi üzerine devralan davalı adına 149 numaralı yeni ruhsatın düzenlendiği, davacının işyerinden bağımsız olarak ruhsatı kullanamayacağı, işyerini işleten kişi kendisi ise zaten idareye başvurarak yeni ruhsat alabileceği, ruhsatın işyerinden bağımsız bir maddi değerinin bulunmadığı, tek başına ruhsatın iptalini ve adına tescilini istemekte hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, müvekkilinin beton santrali işletme ruhsatını davalılara olan borçları nedeniyle bir süreliğine inançlı işlem neticesinde devir ettiğini ancak davalıların müvekkilinden santral ruhsat devrini alır almaz taahhüt ettikleri edimleri yerine getirmediklerini, müvekkilinin davalılarla arasında derdest olan icra takip dosyaları incelenmeden, müvekkilinin vergi borçları ve aleyhinde yapılan diğer takipler araştırılmaksızın eksik inceleme yapılarak karar verildiğini, bu araştırma neticesinde müvekkilinin davalılara borçlu olduğu ve ruhsat devrinin de gerekçesinin ortaya çıkacağını,
müvekkiline ait şirket adına düzenlenmiş dava konusu ruhsat bulunması nedeniyle belediye tarafından yeni ruhsat verilmediğini, bu doğrultuda belediyeden yeni ruhsat alamayan davalı Bursa Çimentonun gayrimenkulün yeni sahibi olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatına sahip olabilmek amacıyla müvekkili ile belediye tarafından matbu olarak hazırlanan devir sözleşmesini imzaladığını, mahkemece dava konusu ruhsatın niteliği, hangi idare tarafından ne amaçla, kime verildiğinin araştırılmadığını, dava konusu devir işleminin işletme hakkının devri olmayıp yalnızca işyeri açma ve çalışma ruhsatının devrine ilişkin olduğunu,
bu hususun ilgili idareden hatta Rekabet Kurumu'ndan sorulması gerekirken davanın esasına girmeksizin hukuki yarar yokluğundan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde, mahkemece ruhsatın hukuki niteliğine dair gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapıldığını, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile davacı adına tescili talebine ilişkindir.
Davacı, kendisine ait beton santralı işletme ruhsatını 10+5 yıl süre ile işletilmesi ve borçlarının bu şekilde ödenebilmesi için alacaklıları olan...
Ltd.Şti.nin kendi aralarında eşgüdümlü sözleşmeler imzalaması kaydıyla devrettiğini, santralın işletilmesinden elde edilen gelirler ile şirket alacaklıları olan ...Ltd.Şti.nin alacaklarının tamamını tahsil etmiş olacaklarından bu sürenin sonunda beton santralı işletme ruhsatının, tüm teçhizat ve makineleri ile birlikte devir edileceği konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma kapsamında tüm işlemler ve sözleşmeler yapılarak beton santralinin işletilmeye başlandığını ancak karşı tarafın edimlerini yerine getirmediğini,
bedelsiz ruhsat devir sözleşmesi ve inançlı temliğin tarafların gerçek iradesine uymadığı için bağışlama sözleşmesinin de resmi şekil şartına uygun olarak yapılmadığı için geçerli olmadığını iddiasına dayalı olarak davalılar adına kayıtlı beton santralı ruhsatının hükmen iptali ile adına tescilini talep etmekte olup mahkemece, işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının yetkili idare tarafından verildiği, işyerini işleten kişinin kendisi ise zaten idareye başvurarak yeni ruhsat alabileceği, ruhsatın işyerinden bağımsız bir maddi değerinin bulunmadığı,
tek başına ruhsatın iptalini ve adına tescilini istemekte davacının hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler, ilk derece mahkeme gerekçesinde dayanılan deliller ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafça daha önce aynı iddialara dayalı olarak işletme devrinden kaynaklanan alacak iddiasıyla Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin...
K.sayılı dosyasında açılan davada davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, işbu davada da davacının inanç sözleşmesi kapsamında beton santraline ilişkin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatını devrettiğini ancak devrin hükümsüz olduğunu ileri sürdüğü, davacının iptalini ve adına tescilini talep ettiği işyer açma ve çalıştırma ruhsatının yetkili idare tarafından düzenlenmekte olup işletme devrinde belli koşullarda devralan kişinin başvurusu üzerine idare tarafından yeni bir ruhsat düzenleneceğinin ilgili Yönetmelikte öngörüldüğü,
bu suretle davacının tek başına ruhsatın iptalini ve adına tescilini istemekte hukuki yararının olmadığı gibi taraflar arasındaki derdest olan icra takip dosyalarının, davacının vergi borçlarının ve aleyhinde yapılan diğer takiplerin araştırılmasının hukuki yararı ispat hususunda dosyaya bir katkı sağlamayacağı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/1131, K. 2024/1419, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama