İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2022/1256 K.2025/983

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 17/02/2022 tarih, ...sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;

Esas2022/1256Karar2025/983Tarih20 Haziran 2025Okuma11 dk · 2.168 kelime

KÜNYE

T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Esas No
2022/1256
Karar No
2025/983
Karar tarihi
20 Haziran 2025
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
—
Dosya no
—
Karar no
—
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
17/02/2022
Numarası
—
Davacı
—
Davalılar
—
Davanın konusu
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
Dava tarihi
06/09/2019
Karar yazım tarihi
20/06/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.168 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 17/02/2022 tarih, ...sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı tarafın, müvekkiline ait şirkette 16/08/2012 tarihinde teknik sorumlu olarak çalışmaya başladığını, istifa dilekçesinde kendi şirketini kurması sebebiyle ayrıldığını belirtmek suretiyle iş akdini sonlandırdığını, davalı, müvekkil iş yerinde çalışmakta iken görevi gereği işverenin müşteri çevresini, şirketin sattığı bilişim ürünlerini, bu ürünlere ait üreticiler ve toptancılar tarafından müvekkil şirket için belirlenen özel alış fiyatları ve müvekkil şirketçe müşterilere uygulanan fiyat politikasını,

müvekkil şirketin müşterileriyle akdettiği teknik hizmet sözleşmelerinin (aylık bakım anlaşmaları) içeriğini, sözleşmelerin süresini ve bu sözleşmeler gereğince müşterilerden alınan aylık ve yıllık ödeme miktarlarını ve müvekkil şirkete ait daha pek çok ticari sırrı ayrıntılı şekilde bildiğini, davalıya ait kurulan şirketin müvekkil şirket ile aynı faaliyet alanına sahip olduğunu, davalı kendi şirketini kurmasının ardından, vakıf olduğu ticari sırları kullanarak müvekkil şirkete karşı haksız bir rekabet başlattığını, davalı müvekkilinin pek çok müşterisine aynı ürünlerin ve aynı hizmetlerin satışını yaptığını, şu an gelinen noktada,

müvekkilinin pek çok müşteri kaybetmiş bulunmakta olduğunu haricen öğrendiği üzere bu şirketlerin davalı ile çalışmaya başladıklarını, bunun yanında, davalı lisans yenilemeleri ile ilgili olarak tüm müşterilere, müvekkilimin çalışmakta olduğu rakamın altına teklif vermeye devam etmekte olduğunu, bu nedenle, bazı müşteriler müvekkil firma ile çalışmayı bırakmış, bazıları ise müvekkilime davalı ile aynı fiyatı vermesi halinde kendisi ile çalışmaya devam edeceklerini, aksi halde çalışmayı bırakacaklarını dile getirdiklerini, keza davalı,

müvekkilinin sattığı aynı marka bilişim ürünlerinin satışını yaptığından ve bu ürünler ile ilgili olarak da daha düşük fiyat tekliflerinde bulunduğundan, müvekkilimin aldığı siparişler ve yaptığı ürün ve hizmet satışlarında çok ciddi bir azalma meydana geldiğini, aynı şekilde, davalının tutum ve davranışları sebebiyle müvekkilinin yaptığı satışlarda da kar marjları çok düştüğünü, davalının tutum ve davranışlarının dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve ticari hayatta vazgeçilmez olan iş ahlakı ile uyuşmadığı açık olduğu,

davalının bu tutum ve davranışlarının haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek müvekkilinin uğramış olduğu haksız rekabetten kaynaklanan zararlarının ve mağduriyetinin giderilmesi için fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine ve yargılama gideri ve vekil ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; zamanaşımı, husumet, hak düşürücü süre ve usule ilişkin itirazları ile birlikte müvekkilinin davacı şirketin herhangi bir çalışanı pozisyonunda hiçbir zaman olmamış bizzat davalı şirketin kurucu ortağı olarak davalı şirkete değer katmış ve çalışmasının sona erdiği tarihe kadar da davalı şirketin tüm teknik işlerini büyük bir özveri ve üstün başarı ile göğüslediğini, müvekkilinin yoğun teknik iş takipleri sebebiyle maddi durumun düzeleceğini beklemiş ise de kendisine her zaman işlerin kötü gittiği, şirketin kar elde etmediği sürekli zarar verildiği .... tarafından beyan edildiği,

bunun üzerine de, davacının hissesini devretmesi istenmiş olup maddi sıkıntılar sebebiyle de müvekkili Ağustos 2012 tarihinde şirket hissesini Recep Hacılar’a devretmek zorunda kaldığı, 16/08/2012 tarihinden sonra da çalışmalarına sigortalı olarak devam ettiğini, sigortalı çalıştığı süre içerisinde dava dilekçesinde belirtildiği şekli ile teknik sorumlu olarak değil teknik müdür olarak çalıştığını, davacı firmaya maddi kazanımların çok ötesinde davacı şirket yetkilisinin tek başına hiçbir zaman ulaşamayacağı pazar alanı, iş hacmi, network sağladığını,

müvekkili ...’ın kurucu ortak olduğu davacı şirkette kazandığı pek çok müşteri bulunmakta olduğunu, davacı şirketin faaliyetlerinin hiçbir ticari sır, know how gerektirecek ekipman, araç, bilgiye dayanmadığı, zira, satış pazarlaması yapılan ürünlerin hiçbir davacı şirket adına tescilli ürünler olmayıp sektörde pek çok şirketin portföyünde bulunan ve pek çok internet sitesinden satışı yapılan ürünler olduğu, müvekkilinin 24 yıllık mesleki bilgi ve tecrübesine uygun şekilde...

A.Ş. şirketini kurmasının olağan olduğunu, davacı tarafın yaşadığı iddia olunan müşteri kayıplarının müvekkillerini hasredilmesi soyut bir iddia ile mümkün olmadığı, kaldı ki, davacı şirketin hizmet politikasından memnun olmayan pek çok müşteri müvekkilinin iş ilişkisinin devamı süresince de mevcut olup sözleşmelerini sonlandırdıkları, ayrıca, müvekkillerinin portföyünde yer aldığı iddia edilen şirketlerin hiç birine müvekkillerinin kendi çabaları ile ulaşmadığı, iddia edilenin aksine birçoğu ile çalışması dahi bulunmadığı,

bir kısmı ise müvekkilimizin davacı şirkette kurucu ortak olduğu dönemde ilişkilerin kurulduğu şahsi portföyündeki şirketler olduğu, bir kısmı ise davacının hizmet politikasından memnun olmaması sebebiyle pek çok şirketten teklif alarak sözleşme sonlandıran firmalar olduğu, bu nedenlerle, ticari hayatın devamında iddia edilen hiçbir husus haksız rekabet edecek mahiyette olmadığı, ticari hayatın olağan akışında girişilen ticari faaliyetler davacı şirketin maddi kaygıları ve kötü niyeti sonucu olarak haksız rekabet olarak nitelendirilse de hiçbir somut olaya dayanmayan iddianın kabulü mümkün olmadığı,

müvekkillerinin haksız rekabet teşkil edecek davranışlarda bulunduğunun ispatı gerektiği, zararda müvekkilinin sorumlu tutulabilmesi için pek tabi bu zarara müvekkillerin sebebiyet verdiğinin açıkça ispatı gerektiği belirtilerek hukuka, yasaya, yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak açılanan davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliler uyarınca; davanın, davalı ...’ın davacı işyerinde

önce ortak sonrasında ise işçi olarak çalışması neticesinde iş akdinin sona ermesi sonrası, davalı ... Tic. A.Ş'ni kurmasının ardından, vakıf olduğu ticari sırları kullanarak eylemlerin

haksız rekabet teşkil ettiği iddiasından kaynaklı müşteri kaybı ile ürün ve hizmet satışlarının azalmasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalı

tarafın TTK

55/1-a maddesinin 6. bendinde düzenlendiği şekliyle tedarik fiyatının altında satış yapıldığına ilişkin bir

delile rastlanmadığı gibi, iddiaya konu ticari sırrın elde edilmesi ile yapılan işlerde davalı tarafın artış sağlandığı sabit olmadığı gibi, yine davacı cirosu orantılı olarak düşüş gösterdiğine ilişkin illiyet rabıtasının kurulduğundan söz edilemeyeceği, yine dosyada mevcut olan dava dışı

şirketlerce müzekkerelere verilen cevaplardan anlaşıldığı üzere hizmet almak isteyen firmalar birden

çok firmadan teklif alıp buna göre karar vermekte oldukları, bu bağlamda sektörde mevcut firmalara

teklif verilebileceği ya da davalı firmanın yalnızca davacı firmanın çalıştığı firmalara teklif verdiği ve sadece davalının davacı şirkette

çalışmış olması sebebiyle ortak müşterilere ulaşılmış olması ya da çalışılmamış olsa idi bu müşteri

çevresine ulaşılamayacağını söylemenin mümkün olmadığı, yine tanık beyanlarından ve

müzekkere cevaplarındaki beyanlardan ağırlıklı olarak davalı taraf eylemlerinden çok dava dışı

müşteri çevresinin tercihi doğrultusunda çalışılmaya başlandığı anlaşılmakta olduğu, ayrıca davacı şirket

ile davalı şirket arasında keşide edilmiş faturaların varlığı da göz önünde bulundurulduğunda davacı

tarafın davalıların varlığından haberdar olduğu ve hatta ticari ilişki içinde bulunduğu hususları da göz

önünde bulundurulduğunda davalı tarafların eylemelerinin

haksız rekabet kapsamında olmadığı, davacı şirketin haksız rekabet nedeniyle maddi tazminat isteme hakkı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, mahkemece davadaki miktarın kesinlik sınırı altında kalması sebebiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiş, ek karara karşı süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davanın kısmi dava olarak açıldığından kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin zararının istinaf ve temyiz sınırının üzerine olduğunu, asıl kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı gerçek kişi ile yapılmış rekabet yasağı sözleşmesinin bulunmadığının belirtilmiş ise de bu tespitin hatalı olduğunu, 02/05/2016 tarihli rekabet yasağını içerir sözleşme bulunduğunu, davalının iş sözleşmesi devam etmekte iken kurduğu şirketin rekabet yasağına aykırılık oluşturduğunu, davalı ....'ın müvekkili şirketin ticari sırlarına hakim olduğununu açık olduğunu,

müvekkilinin şirketlere danışmanlık hizmeti verdiğini ve katma değerli ürün satışı yaptığını, davalının müvekkili şirket ile çalışan firmalarla çalıştığının tespit edildiğini, bu durumun dava sırasında başka firmalar ile de devam ettiğini, müvekkilinin 2016 ve 2017 yılı kayıtlarınında incelenmesi gerektiğini, davalının işten ayrılmadan önce kurduğu şirket adına müvekkili şirket adına faturalar kestiğini, davalı tanıklarının çelişkili anlatımda bulunduğunu, heyet teşekkülünün doğru belirlenmediğini belirterek yerel mahkeme ek ve asıl kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; davacı tarafından haksız rekabet iddiası ve bu iddiaya konu zararını ispat edemediğini bu sebeple müddeabihin 100,00 TL olması sebebiyle kararın kesin olduğunu, davacının yasal süre içerisinde sunmadığı delillere itiraz ettiğini, davacının 2017 yılından 2020 yılına kadarki dönemlerde net karlılığının arttığını, haksız rekabet teşkil eden eylem ve zararın ispat edilemediğini, düşük fiyat politikasının belirlenmemiş olduğunun ve müşteri çevresinin tercihinin ticari ilişkilerde etkili olduğunun bilirkişilerce tespit edildiğini, davacının varsa müşteri kaybı ve zararı olsa bile buna müvekkillerinin sebebiyet verdiğini ispat etmesi gerektiği halde bu yönde delil bulunmadığını belirterek istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE

Dava, TTK’nın 54 ve devamı maddeleri gereğince davacı şirket aleyhine haksız rekabette bulunduğu iddiasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Somut olayda; davacı, davalı nezdinde teknik sorumlu olarak çalışan davalının şirketten istifa öncesinde kendisi ile aynı sektörde faaliyet göstermek üzere davalı şirketi kurduğunu, davalının şirketteki pozisyonu itibariyle fiyat politikası ve müşteri çevresi dahil olmak üzere pek çok ticari sırrı öğrendiğini, bu bilgilerin kullanılması suretiyle müşterilerini ve kar marjını kaybettiğini, bu kayıplarda ürün ve hizmet fiyatlarını bilen davalının düşük fiyat teklifinin etkili olduğunu ve davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek uğranılan zararın şimdilik 100,00 TL maddi tazminat ile giderilmesini talep etmiştir.

Kesinlik sınırı; kamu düzeni ile ilgili olup, istinaf kesinlik sınırı belirlenirken, dava konusu edilen alacağın değeri dikkate alınır. Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Kısmi alacak davasında, alacağın bir kısmının dava edilmesi ve mahkemece bu alacağa ilişkin davanın tümden reddedilmiş olması halinde, davacı yönünden kararın kesin olduğundan söz edilemez.

Mahkemece; fazlaya ilişkin haklar saklı tutarak, kısmi alacak olarak talep edilen 100,00 TL tazminat isteminde, davanın reddine karar verilmiş olup, davaya konu istemin niteliği ve öncelikli çekişme konusu olan haksız rekabet olgusunun değerinin para ile ölçülebilir nitelikte olmaması karşısında istinafa konu dava değerinin, kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceği anlaşımakla mahkemece verilen 30/05/2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve istinaf isteminin incelenmesine geçilmesine karar verilmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Haksız rekabet, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 6762 sayılı eski TTK'nın aksine yeni TTK'da haksız rekabetin tanım yapılmamıştır. Yeni TTK'nın m. 54. fıkra. 2'de; "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." biçiminde haksız rekabet oluşturan fiiller genel olarak belirtilmiştir.

TTK'nın. m. 55’de ise başlıca haksız rekabet halleri örnekseme metodu ile belirtilmiştir.

Madde düzenlemesinde belirtilen başlıca haksız rekabet halleri; “dürüstlük kurallarına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar (kötüleme, avantaj sağlama, hakkı olmayan ünvanları, meslek, derece ve sembolleri kullanma, karıştırılmaya neden olma, karşılaştırma ya da üçüncü kişiyi benzer yollarla öne geçirme, tedarik fiyatının altında fiyatla satışa sunma yoluyla aldatma, gerçek değer hakkında yanıltma, karar verme özgürlüğünü sınırlama, nicelik ve nitelikte yanıltma, hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanın açık olmaması,

tüketici kredilerine ilişkin açık beyanda bulunmamak, yanıltıcı sözleşme formüllerini kullanmak), sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek, başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak, üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek, iş şartlarına uymamak, dürüstlük kurallarına aykırı işlem şartlarını kullanmak” olarak belirtilmiştir.

Haksız rekabet nedeniyle açılabilecek davalar TTK'nın 56 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, ‘Haksız rekabet yüzünden… zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan kimse, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men`ini, neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini, kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini, Borçlar Kanununun 49 uncu maddesinde gösterilen şartlar mevcutsa manevi tazminat verilmesini’ isteyebilir. hükmü düzenlenmiştir.

Bu itibarla, ileri sürülen maddi vakıalar uyarınca davacı, davalı gerçek kişi tarafından iş akdinin cari olduğu dönemde elde edilen fiyat ve müşteri bilgilerinin kullanılması suretiyle müşteri çevresine ulaşılarak kendisinden ucuza ürün ve hizmet satılarak haksız rekabet eyleminin gerçekleştirildiğini ileri sürmüştür. Öncelikle tek başına ürünün ucuz satılması haksız rekabet teşkil etmeyip, ürün fiyatlaması üzerinden haksız rekabet halinin varlığı için TTK 55/1-a/6 maddesindeki koşulların sağlanması gerekir. Davacı tarafından müşteri ayartılması ve davalının satışa sunduğu ürünlerin tedarik fiyatı altında maddede tanımlanan şekilde satışa sunulduğu ispat edilememiştir. Dolayısıyla mahkemece karar yerindeki gerekçelerle davanın reddine yönelik verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.

Ayrıca, davacı tarafından iş akdine dayalı çalışan davalı aleyhine TBK'nın 444. maddesine düzenlenen rekabet yasağına aykırı davranış iddiasına dayalı dava açılmadığından ve sözleşme süresi içerisinde sunulmadığından bu yöndeki istinaf sebebi dava konusu olmadığından değerlendirilmemiştir.

Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf eden taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde istinaf eden tarafa iadesine,

4-6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,

Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

... · Başkan ... · ¸(e-imzalıdır) · ... · Üye ... · ¸(e-imzalıdır) · ... · Üye ... · ¸(e-imzalıdır) · ... · Katip ... · ¸(e-imzalıdır)

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/1256, K. 2025/983, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1256
Karar No
2025/983
Tarih
20 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2022/1257 K.2025/984
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1262 K.2025/921
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1267 K.2025/768
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1278 K.2025/951
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1279 K.2025/949
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1281 K.2025/705

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.