KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1706
- Karar No
- 2023/2101
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/05/2023
- Numarası
- —
- Davacı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 15/12/2023
Karar Metni
1.627 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2023 tarih, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ve 5 diğer kurucu ortakla ... San. Ve Tic. Ltd.
Şti'yi kurduğunu ve sermaye borcu olan 120.000 TL'nin 1/4'lük tutarını şirketin tescilinden önce ödediğini, şirket ana sözleşmesinde de belirtildiği üzere kalan 3/4'ünü ise şirketin alacağı karara istinaden 24 ay içerisinde ödeyeceğini taahhüt ettiğini, ...'ın şirket müdürü iken kayıplara karıştığını, açılan başka bir davada atanan kayyım .... koordinesiyle genel kurul yapıldığını, genel kurulda şirket müdürü ...'ın azledildiğini, ...'ın ibra edilmediğini ve şirkete ödenen ve şirket sermayesi olarak belirtilen 4D000037 nolu hesapta bulunan 150.000TL meblağın 08 Aralık 2014 tarihinde .... nolu vadesiz hesaba aktarıldığının anlaşıldığını,
bu şirket hesabının kullanım ve tasarruf yetkisinin tek başına tam yetkili olarak eski şirket müdürü ... adlı kişide olduğunu, belirtilen meblağın onun tarafından ilgili banka şubesinden çekildiğini, borçlu ...'ın şirket sermayesini, kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olarak kendi hesaplarına geçirerek müvekkilini zarara uğrattığını, davalı/borçlunun müvekkiline mevzuat ve TTK md. 553'e göre 30.000TL borcu bulunduğunu, müvekkilinin alacağının tahsili için icra takibi yapıldığını,
ancak karşı tarafın icra takibine itiraz ettiğini,belirterek itirazın iptaline ve başlatılan ilamsız icra takibinin devamına karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "dava dilekçesinde belirtilen .... numaralı hesabın, dava dışı ... Tic. Ltd.
Şti'ne ait olan şirket kuruluş sermaye taahhüt hesabı olduğu, bu nedenle davacının sermaye taahhüdü gereği şirket kuruluş sermaye taahhüt hesabına yatırmış olduğu 30.000,00-TL'nin artık şirkete ait bir malvarlığı olduğu, şirket sermaye hesabında bulunan paranın zarara uğratılması nedenine dayalı alacak taleplerinde, şirket yöneticisinin eylemleri nedeniyle uğranılan zararda, şirket açısından doğrudan, davacı ortak açısından ise dolaylı zararın sözkonusu olduğu, bu durumda davacı doğrudan zarar görmediğinden TTK md. 553'e göre dava açamayacak olup aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı,
diğer taraftan aynı hukuksal nedene ilişkin dolaylı zarar talebinde dahi 6102 sayılı TTK. 555.madde yasal hükmü gereğince talep edilecek alacağın davacı ortak tarafından kendisine değil şirkete verilmesinin talep edilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından 17.05.2023 tarihli duruşmaya e-duruşma ile katılma talebinin ve mazeretlerinin reddedildiğini, bu suretle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, Adalet Bakanlığı e-duruşma kitapçığına göre de e-duruşma talebinin 24 saat öncesine kadar yapılabileceğini,
Müvekkilinin 5 diğer kurucu ortakla ....San. ve Tic. Ltd.
Şti'yi kurduğunu ve sermaye borcu olan 120.000 TL'nin 1/4'lük tutarını şirketin tescilinden önce ödediğini, şirkete ödenen 150.000TL'lik sermayenin kayyım raporunda belirtildiği üzere şirket müdürü ...'ın hukuk dışı banka transferi yaptığının tespit edildiğini, dava ve icra takibinin "TTK md. 553'e" göre açıldığını, yönetim kurulu üyelerinin, şirket müdürleri ve yöneticilerin, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olduklarını,
TTK m.553’e göre de doğrudan zararın pay sahibinin doğrudan doğruya malvarlığında meydana gelen, şirketin zararından bağımsız olarak ortaya çıkan zarar olduğunu, doğrudan doğruya uğranılan zararlar sebebiyle pay sahiplerinin açtığı davada davacıların tazminatın kendisine ödenmesini talep edeceklerini, mahkemece doğrudan zarar görenin yalnızca Karnivor.....Ltd.
Şti. olduğuna ilişkin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, yöneticilerin sorumluluğundan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Gönen İcra Müdürlüğünün 2022/1364 Esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 30.000TL asıl alacak, 32.089,38TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 62.089,38TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, takibin banka muhasebe fişi gereği iade edilmeyen 1/4 sermaye bedeline (30.000TL'lik) dayalı olduğu, borçlu tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durdurulduğu, bu suretle eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 644/1-a maddesi atfı nedeniyle limited şirketler yönünden de uygulanması gereken anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin TTK 553. maddesinde kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları düzenlenmiştir.
TTK. m.553 hükmünün devamındaki maddelerde de sorumluluğa ve sorumluluk davasına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. TTK m.555/1 hükmüne göre, "şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir." Anonim şirketin uğradığı zararın, şirket tarafından TTK. m.553 ve m.554 hükümlerinde belirtilen sorumlulardan talep edilmesi, bir diğer anlamda aktif dava ehliyetinin olması olağandır. Bunun dışında, şirketin ihmali veya sorumluların anonim şirketteki hakimiyetleri düşünüldüğünde davayı açamama olasılığı değerlendirildiğinde, zararın tazmin edilmesi açısından anonim şirketin pay sahiplerine de dava açma hakkı verilmiştir.
TTK.'da sorumluluk davası açabilecek kişiler şirketin iflas halinde olup olmamasına göre değişmektedir. TTK m.555’e göre şirketin zararı nedeniyle şirket ve ortaklar aktif dava ehliyetine sahiptirler. Alacaklılar yalnızca iflas varsa aktif dava ehliyetine sahip olurlar (TTK m.556). Alacaklıların dava hakkı şirketin iflas sürecine girmesiyle ve iflas dairesi davacı olmadığı zaman alacaklıların dolaylı zarara dayanarak tazminat talebinde bulunmasıyla söz konusu olur.
Somut olayda; davacı, davalının da ortağı olduğu ... Tic. Ltd.
Şti'ne 120.000,00TL %20 sermaye payı ile ortak olduğu, davacının ve diğer ortakların yatırdığı ve şirkete ait olan şirket kuruluş sermaye taahhüt hesabında bulunan 150.000 TL nin davalı ortak ve aynı zamanda o tarihte şirket müdürü olan ... tarafından vadesiz hesaba aktarıldığı ve oradan da çekildiği iddia edilerek, davacının 30.000TL' lik 1/4 sermaye bedelinin tahsili için davalı hakkında icra takibi yaptığı anlaşılmış ise de; bu bedelin davacının sermaye taahhüdü gereği şirket kuruluş sermaye taahhüt hesabına yatırılmış olduğu, bu haliyle talebinin dolayısıyla zararlara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
TTK'nın 555. maddesi uyarınca alacaklı yönünden yansıma zarar niteliğindeki şirketin uğradığı zararın tazminini ancak şirket ve her bir pay sahibi isteyebilecek olup söz konusu tazminatın da şirkete ödenmesinin talep edilmesi gerekmektedir (Emsal Yargıtay 11. HD'nin 25/02/2021tarihli ve 2019/2317 Esas-2021/1708 Karar sayılı ilamı).Bu nedenle ilk derece mahkemesinin gerekçesinde belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Bununla birlikte davacı vekili e-duruşma talebinin ve mazeret talebinin reddedildiğini, bu suretle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuş ise de; Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik'in 8. Maddesinde; "e-Duruşma talep ve usulü düzenlenmiş."(1) Taraflardan biri veya vekili, duruşmaya e-Duruşma Sistemi yoluyla katılmayı, usul işlemleri yapmayı ya da tanığın, bilirkişinin veya uzmanın e-Duruşma Sistemi yoluyla dinlenilmesini gerekçesiyle birlikte mahkemeden talep edebilir. (2)e-Duruşma,UYAP mobil uygulamaları, avukat veya vatandaş portalı üzerinden duruşma gününden en aziki iş günü önce mahkemesinden talep edilir."
e-Duruşma talebinin değerlendirilmesi 9. Maddede düzenlenmiş olup, "(1) e-Duruşma talebi hakkında hâkim, duruşma gününden en az bir iş günü önce kabul veya ret hususunda karar verir. Bu karar kesindir.
(2)Aşağıdaki sebeplerden birinin bulunması durumunda e-Duruşma talebi gerekçesi gösterilmek suretiyle reddedilebilir:
a)Talebin süresinde yapılmaması.
b)Talebin hakkın kötüye kullanılması veya yargılamayı sürüncemede bırakma amacı taşıması.
c)e-Duruşma yapılmasını zorlaştıran hukuki, fiilî veya teknik engellerin bulunması.
(3)Hastalığı, yaşlılığı veya engelliliği sebebiyle mahkemeye bizzat gelmesi durumunda zorluk yaşaması muhtemel olan taraf, tanık, bilirkişi, uzman ve diğer ilgililerin talepleri hâlinde öncelikle e-Duruşma Sistemi yoluyla dinlenilmelerine karar verilir.
(4) e-Duruşmatalebinin kabulüne veya reddine ilişkin karar, UYAP üzerinden veya diğer usullerle talepte bulunana bildirilir." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Davacı vekilinin 26/04/2023 tarihli duruşmaya mazeret dilekçesi sunduğu, mahkemece "davacı vekilinin mazeretinin son kez kabulüne "karar verildiği, 17/05/2023 tarihli duruşmaya ise davacı vekilinin 16/05/2023 tarihinde e- duruşma talep ettiği, süresinde yapılmadığından bu talebin reddildiğinin davacı vekiline bildirildiği, bunun üzerine davacı vekili tarafından yeniden mazeret talebinde bulunulduğu, mahkemenin 17/05/2023 tarihli duruşmasında "Mahkememizin son celse duruşma tutanağı ara kararı uyarınca davacı vekilinin mazeretinin son kez kabulüne karar verildiği halde duruşmada hazır bulunmadığı.
Hukuk Muhakemelerinde Ses Ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmeliğin 8/2 maddesi gereğince davacı vekilince e-duruşma talebinin öngörülen süreye (2 iş günü) riayet edilmediğinden reddine karar verildiği, dosyada gelinen aşama itibariyle yargılamanın uzamasına sebebiyet veren ve yukarıda belirtilen nedenlerle haklı görülmeyen mazeretin reddine oybirliği ile karar verildi." şeklinde ara karar kurulduğu, davalı vekilinin davayetı takip ettiklerini beyan etmesi üzerine mahkemece davanın reddine dair hüküm kurulduğu görülmüştür.
Mahkemece 16/05/2023 tarihinde, süresinde e-duruşma talebinin olmadığı gerekçesi ile e-duruşma talebinin reddine karar vermiş olup, duruşma gününden en az iki iş günü önce mahkemesinden e-duruşma talep edileceğinden, bu suretle usulüne uygun bir talep de bulunmadığından, ilk derece mahkemesinin red gerekçesi doğrudur. Yine daha önceki oturumda davacı vekilinin mazeretinin son kez kabulüne karar verilmesi ve davacı vekilinin şehir içi ve dışında 14 duruşmalarının bulunduğu gerekçesi ile sunduğu mazeretin, dava dilekçesine ekli vekaletnamede ismi geçen 27 adet avukata vekalet verildiğinin anlaşılması karşısında reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu yöne ilişkin davacı istinafı da yerinde değildir.
Dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler, ilk derece mahkeme gerekçesinde dayanılan deliller ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının talebinin dava dilekçesi içeriği ve talep sonucu bakımından yöneticinin sorumluluğuna dayalı alacak talebi olduğu, davacı tarafından 6102 sayılı TTK. 555. hükmü gereğince hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin talep edilmesi gerektiği, tüm dosya kapsamından anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK. 353/1-b-1 madde uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/1706, K. 2023/2101, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama