KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/563
- Karar No
- 2023/1929
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 11/12/2023
Karar Metni
964 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..., ... Esas, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili hakkında icra takibi başlattığını ve takibin kesinleşerek müvekkilinin taşınmazının satıldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığı gibi ticari ilişkisinin de olmadığını, müvekkilinden icra yoluyla tahsil edilen bedelin iadesi gerektiğini belirterek açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin 26.02.2021 tarihinde alacağını ... ... devrettiğini, Bu kapsamda icra dosyasının tarafı olmadığını, Müvekkilinin davalı sıfatına sahip olmadığını, Davacının müvekkilinden aldığı senetlere karşı icra takibinde bulunduğunu, davacı tarafın elinde kambiyo senedi varken ve bunu alacak takibine konu etmişken, bu davayı açmasında hukuki çıkarı olmadığını hukuki yarar yokluğundan davanın reddini talep ettiğini, Borçlunun imzaya itirazının tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, Bu nedenle davanın reddini, talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın mahiyetinin; yasa maddesi ile getirilen tarafların arabuluculuk yolu ile üzerinde müzakere edip anlaşmaları mümkün bulunan bir miktar alacağa ilişkin olması nedeni ile yasa hükümlerinin özü itibari ile ticari arabuluculuğa tabi olması gerektiğinin değerlendirildiği,
davacı vekilinin de duruşmada davayı açarken arabuluculuğa başvurulmadığını, davayı açtıktan ve görevsizlik kararı verilmesi akabinde dosyanın mahkemeye gelmesi sonrasında süre verilmesi üzerine başvuru yapıldığını beyan ettiğini, mahkemece yalnızca arabuluculuk tutanağının sunulmasına yönelik HUAK 18A/2 ilk cümle uyarınca süre verildiğini, arabuluculuğa başvuru için verilen bir süre olmadığı gerekçesi ile HUAK 18A/son cümle uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine" şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Yerel mahkemenin 01/07/2022 tarihli tensip tutanağı ile; "davacı vekiline arabuluculuk son tutanağı aslını mahkememiz dosyasına ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarına," karar verildiğini, bunun üzerine 25/07/2022 tarihinde süresi içinde arabuluculuk anlaşmama son tutanağının dosyaya sunulduğunu, Ancak yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verildiğini, emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2020/1713 2020/1569 Karar sayılı kararından da anlaşılacağı üzere,
tutanak tarihinin karar tarihinden önce olduğu durumlarda arabulucuya başvuru şartının yerine getirildiğinin anlaşılacağını, bu nedenle davanın usulden reddi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, istirdat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın ilk olarak açıldığı ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarihli ve ... E- ... K sayılı kararı ile davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle usulden red kararı verildiği, kesinleşen görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi olunduğu, bu mahkemece de ...tarihli, ... E- ... K sayılı karar ile davanın 6326 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddelesi gereğince arabuluculuk dava şartı eksiği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa 5/A maddesi eklenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası ile "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü getirilmiştir.
Yine aynı kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 'Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 18/A maddesinde "(1)İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü yer almıştır.
İlk derece mahkemesi gerekçesinde de işaret edildiği üzere, uyuşmazlığın bir miktar alacağa ilişkin olması nedeniyle ticari arabuluculuğa tabi olması gerektiği, davanın açılış tarihi olan 24.02.2022 tarihi itibariyle yürürlükte olan TTK’nın 5/A maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, ancak davacı tarafından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığı,
ancak görevsizlik kararı verildikten sonra ve görevli mahkemece 01/07/2022 tarihli tensip zaptı ile arabuluculuk son tutanağı aslının ibrazı için iki haftalık kesin süre verildiği ve davacının bu arada 04/07/2022 tarihinde arabuluculuğa müracaat ederek 25/07/2022 tarihli son tutanağın dosyaya sunulduğu, halbuki konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmasının gerektiği ve bu hususun bir dava şartı olduğu,
sonradan arabuluculuk işleminin tamamlanması durumunda ,Emsal Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2020/3187 E-2021/762 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere " görevsiz mahkeme aşamasında bu eksikliğin giderilmesi ve görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlanması gerektiği" nin anlaşılması ve davacı tarafça eldeki dosyada görevsizlik kararı verilmesi ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinden sonra zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması karşısında, ilk derece mahkemesinin red kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu,
bu suretle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/563, K. 2023/1929, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama