KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/751
- Karar No
- 2023/2148
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- —
- Numarası
- —
- Karar tarihi
- 15/12/2022
- Davacı
- ... (...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... (...
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Karar yazım tarihi
- 02/01/2023
Karar Metni
1.275 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, Bursa 12.İcra Müdürlüğü... E. sayılı icra dosyasında takibe konu müvekkilinin lehtar olduğu senetlerin müvekkilinden davalı tarafça tehdit ve korkutma ile aldığını ve müvekkili aleyhine takip başlatıldığını ileri sürerek Bursa 12.İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takibinin iptali ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığına, senetlerin gerçek alacaklı olan müvekkiline iadesine karar verilmesini ve takip kötü niyetli olduğundan alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, senetlerde davacıdan sonra cirosu bulunan tanıklardan ...'nun, davacı tarafça davalı hakkında mağdurun bir senedi vermeye mecbur edilmesi suretiyle yağma suçundan cezalandırılması talebiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nda başlatılan soruşturma kapsamında alınan ifadesinin mahkemece alınan beyanları ile çeliştiği, ayrıca davaya konu senetlerin değeri dikkate alındığında nakliye işi için davaya konu senetlerin davacıdan alındığının hayatın olağan akışına aykırı olduğu,
ayrıca tanık ...'nun davalı ile akraba oldukları anlaşılmakta olup tanık ...'dan alacağı olduğunu iddia eden davalının senetlerdeki ...'ya ait ciroların çizilip ... hakkında takip başlatılmaması karşısında davaya konu senetlerin iyi niyetle iktisabından söz edilemeyeceği, dinlenen diğer davacı tanıklarının beyanından davaya konu senetlerin davacının iradesi sakatlanmak suretiyle alındığının yöntemine uygun delillerle ispatlandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Bursa 12. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra takip dosyasına konu senetler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, karar kesinleştiğinde takibin iptaline, davacının yetkili hamil olduğunun tespitine ve takibe konu senetlerin davacıya teslimine, davalının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmakla dava konusu miktarın %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
ASIL KARARA YÖNELİK İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf talebinde bulunan davalı vekili, dinlenen tanık beyanlarının iddialarla ve birbiriyle çelişkili olduğunu, ...'nun senetleri müvekkiline borcuna karşılık verdiğini, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/13538 sayılı soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU DEĞERLENDİRME KARARI
Mahkemece 20/02/2023 tarihli ek karar ile gerekçeli kararın davalı ...'a 01/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 16/02/2023 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinde bulunduğu ancak 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin 343 ve devamı madde hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta süre içerisinde talepte bulunulması gerekli olup davalı vekilinin yasal süreyi geçirmiş olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
EK KARARA YÖNELİK İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, müvekkiline yapılan tebligatın iade döndüğünü, bunun üzerine aynı adrese Kanunun 21/2 maddesine göre tebligat yapıldığını, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin adresinin .... Nilüfer/ BURSA olup dava süresince eski adresinden taşınıp yeni bir adreste ikamet etmeye başladığını, eski adresine yapılan ve iade dönen tebligat sonrasında aynı adrese tebliğ yapılmasının müvekkilin mağduriyetine sebep olduğunu, yerleşik içtihatlar gereğince de muhatap adresinde bulunamadığında komşu, kapıcı veya yöneticiye sorulmadan adres araştırılması ve sorgusu yapılmadan direkt olarak Kanunun 21/2 maddesinin uygulanmasının usulsüz olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunun süresinde kabulüyle kurulan hükmün ve ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, menfi tespit talebi ile takibin iptali ve takibe konu senetlerin istirdatına ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar aleyhine davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 20/02/2023 tarihli ek karar ile istinaf talebinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilince söz konusu ek karara karşı süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup ek kararın yapılan incelemesinde;
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16/2. maddesine göre; Tebligat Kanunu'nun 2l/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için," Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır".
Somut olayda, gerekçeli kararının davalının 13/10/2022 tarihli dilekçede beyan ettiği "... Osmangazi/Bursa" adresine tebliğe çıkartıldığı, adresin tevziat saatlerinde kapalı olduğundan bahisle tebligatın iade edildiği, bunun üzerine aynı adrese TK'nun 21/2 maddesi uyarınca tebligat çıkartıldığı ve TK'nun 21/2 maddesine göre 01/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı vekili, müvekkilinin adresinin ...Nilüfer/ Bursa adresi olduğunu, yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığını ileri sürmüş olup mernis adres bilgisi sorgulandığında, davalının mernis adresinin ...Nilüfer/Bursa olarak 20/01/2023 tarihinde tescil edildiği, bu itibarla mahkemece TK'nun 21/2.maddesi uyarınca yapılan tebligatın davalının mernis adresine yapılmadığı için usulüne uygun olmadığı, davalı tarafın istinaf başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmakla, mahkemece verilen istinaf başvurusunun reddine dair 20/02/2023 tarihli ek kararın kaldırılarak istinaf kanun yoluna başvurusunun incelenmesine geçilmiştir.
İlk derece mahkemesinin asıl kararına yönelik istinaf nedenlerinin yapılan incelemesinde;
Menfi tespit talebine konu Bursa 12. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasında, ... tarafından borçlular..., ... aleyhine, 10.500 USD asıl alacak, 7.336 USD, asıl alacak, 1.000 USD asıl alacak ve 1.970,04 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.806,04 USD'nin tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, dava dışı ... tarafından keşide edilen bonolarda davacının lehtar olup bonoların arkasında sırasıyla davacı, ... ve davalı ...'ın cirolarının bulunduğu, ... tarafından yapılan cironun üstüne iptal yazılarak çizildiği görülmüştür.
Davacı, davalının, davaya konu senet bedellerini borçlusundan tahsil edeceğini söyleyerek senet borçlusunun bilgilerini alarak İstanbul'a gittiğini, döndüğünde acil görüşmek istediğini, gece vakti bir bağ-dağ evine götürülerek baskı ve korkuyla senetlerin talep edildiğini, senetlerin imzalatılarak gasp edildiğini ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuştur.
Davacı senetlerin zorla imzalatıldığını ve alındığını ileri sürmüş olup bu olgu mahkemece de kabul edilmiş ise de; dinlenen davacı tanıklarının tehdit olgusuna doğrudan şahit olmadıkları, dolaylı anlatımlarda bulundukları, yine davacı tarafça dosyaya sunulan whatsup yazışmalarında tehdit olgusunu ispata yönelik ibare bulunmadığı, ceza soruşturması neticesinde de tehdide dair herhangi bir maddi olgunun ortaya çıkmaması karşısında ispat yükü üzerinde olan davacının senetlerin kendisinden zorla ve tehdit yoluyla alınmış olduğu iddialarını
ispat edilmediği anlaşılmıştır.
Buna göre, davacı tarafından senedin davalı tarafça tehditle alındığı ispatlanamadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır Üye · ... · ¸e-imzalıdır Üye · ... · ¸e-imzalıdır Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/751, K. 2023/2148, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama