KÜNYE
T.C. Bursa Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/755
- Karar No
- 2023/2061
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2023
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/09/2021
- Numarası
- —
- Davacı
- ... - ... -
- Davalılar
- 1-... - ... -
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 13/09/2021
- Karar yazım tarihi
- 18/12/2023
Karar Metni
914 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/09/2021 tarih... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... Kuyumculuk isimli iş yerinin anahtarını şehir dışında işleri bulunması nedeni ile emaneten davalılara bıraktığını, şehir dışından döndükten sonra dükkanındaki altınların davalılar tarafından rızası alınmadan alınmış olduğunu görüp, davalılar hakkında şikayetçi olduğunu, müvekkilinin 500.000 TL den fazla zararları olduğunu, ancak fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 500.000 TL.lik kısım için dava açıldığını belirterek Bursa 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile davalılar hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davalılara dava dilekçesinin tebliğ edilmediği, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Davacının iddiasının her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek Mahkemelerinin görevsizliğine, davanın Görev Dava Şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf talebinde bulunan davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ortaklıktan kaynaklanan ihtilaf olduğu ve haksız fiil hükümlerinden kaynaklanan alacak iddiasının kesinleşmeden sırf davacı iddiasına dayalı olarak karar verildiği, Savcılık ifadeleri dahi incelenmeden verilen kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava; İtirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Somut olayda; davacı tarafça dava dilekçesinde, şehir dışına çıkacak olması nedeni ile emaneten kuyumcu dükkanının anahtarını davalılara bıraktığını, döndüğünde dükkandaki altınların olmadığını, bundan dolayı zarara uğradığını ve zararın giderilmesi için yapılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali talep edilmiş, mahkemece dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmeden, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, haksız fiilden kaynaklı uyuşmazlık olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Dava dilekçesine ekli, soruşturma aşamasında davalı ...'un 15/12/2020 tarihinde alınan ifadesinde, davacının daha önce yanında çalışan işçisi iken, davacıyı kar ortağı yaptığını, dava konusu işyerini kendisinin davacıya açtığını, davacının il dışına çıkacak olması nedeni ile dükkana göz kulak olmalarını istediğini, oğlu ....'in davacının dükkanına baktığını, davacının bir kaç gün gideceğini beyan etmesine rağmen gelmediğini ve telefonlarına bakmadığını, ...'e dükkan açarken kar ortaklığı için 2,5 kg altın aldığını, davacının her satışın yarısını alacağını, davacının il dışındayken altınları temin ettiği toptancıların geldiğini,
altınları kendisine vermeleri nedeni ile biz seni biliriz dediklerini, bunun üzerine sinirlenerek diğer davalı oğluna altınları getirmesini söylediğini, eline 2 kg kadar altın geldiğini, altınları alacaklı firmalara vererek borçları ödediğini, ...'in dükkanında olan altınlara kar ortağı olduğu için altınları aldığını, davacının altınları kendi malı gibi göstererek maddi ve hukuki çıkar sağlamak istediğini beyan ettiği görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 4/1 maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari davalardır. TTK'nin 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı TTK’nin yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren Yasanın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.
Davanın tarafları kuyumculuk faaliyeti ile uğraşan gerçek kişilerdir. Gerçek kişiler olan tarafların aynı zamanda tacir olup olmadıkları dosya kapsamından anlaşılmamaktadır.
Dava dilekçesine ekli soruşturma aşamasında alınan ifade örneklerine göre, taraflar arasında ortaklık olduğu, birlikte iş yapıldığı iddia edildiğinden, işin mahiyeti, kuyumcu dükkanına ilişkin olması nedeni ile Mahkemece soruşturma dosyası tüm suretleri ile birlikte celp edilerek, tarafların tacir olup olmadıkları araştırılarak, tarafların tacir olmadıklarının anlaşılması halinde şimdiki gibi davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevine girdiği değerlendirilerek karar verilmesi, tarafların tacir olduğunun anlaşılması halinde ise tacirler arasındaki haksız fiilden doğan davada Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğu,
davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gözetilerek işin esasına girilip taraflarca gösterilen deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki ihtilafın haksız fiile ilişkin olduğu gerekçesiyle görevli mahkeme açık ve net olarak saptanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın 6100 sayılı HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Üye · ... · e-imza · ... · Katip · ... · e-imza
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/755, K. 2023/2061, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama