KÜNYE
T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1529
- Karar No
- 2024/1356
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/04/2024 (Ara Karar
- Numarası
- —
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Talep
- İhtiyati Tedbire İtiraz
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 19/09/2024
Karar Metni
1.638 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/04/2024 (Ara Karar) tarih, ... Esas sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP
Davacılar vekili, müvekkili ... Mühendislik...AŞ'nin ısıtma ve soğutma sistemleri, satış ve pazarlaması yaptığını, diğer müvekkili ... AŞ'nin de ...AŞ'nin grup şirketlerinden biri olduğunu, her iki müvekkili şirketin davalı taraf markasının bayiliğini ayrı ayrı yaptığını ve ticari ilişkinin sona erdiğini, ...Mühendislik şirketi ile davalı taraf arasında 2019 yılı içinde yapılan bayilik sözleşmesi kapsamında dava konusu teminat mektubunun davalı tarafa teslim edildiğini, ...
AŞ ile davalı arasındaki ticari faaliyetin 2021 yıl sonu itibarıyla,... AŞ ile davalı arasındaki ticari faaliyetin ise 2023 yılı itibariyle sona erdiği halde davalı tarafça 22/05/2023 tarihli 1.287.143,21 TL bedelli vade farkı temel faturası tanzim edildiğini ve ...AŞ tarafından verilmiş teminat mektubunun taraflar arasında alacak borç ilişkisinin kalmadığı halde nakte çevrilmeye çalışıldığını, Bursa 3. Asliye Ticaret Mah. ... D.
İş sayılı dosyasında teminat mektuplarının nakte çevrilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalı tarafça ... AŞ arasında 2021 yılında akdedilen ancak geçersiz olan ...
AŞ'nin riskleri yönünden imza edilmiş garanti sözleşmesinin kullanılmak istendiğini, sözleşmenin süre ve tutar belirtilmediğinden geçersiz olduğunu, aksi kabul edilse dahi ...AŞ'nin davalıya borcu bulunmadığını, vade farkı faturasının alacağı ispata yeterli olmadığını ileri sürerek teminat mektubunun nakte çevrilmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının devamına, davacılar yönünden gerek cari hesap gerekse teminat mektubu yönünden borçlu olmadıklarının tespitine, ...
Şubesinin 31/05/2021 tarihli ... numaralı 1.000.000 TL bedelli ve 30/05/2022 tarihli ... teminat süre uzatımlı teminat mektubu asıllarının iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 25/03/2024 tarihli ara karar ile ;ihtiyati tedbir talep dilekçesi, ekli belgelerle ile ihtiyati tedbir için yaklaşık delil olarak yeterli olduğundan; 1-Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, Talebe konu teminat mektubu tutarı olan 1.000.000,00 TL' nin %20' i olan 200.000,00 TL nakdi teminatın mahkememiz veznesine depo edilmesi, ya da kesin, süresiz ve muteber bir banka teminat mektubunun sunulması halinde taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında verilen Borçlusu...Ticaret A.Ş. ve ... A.Ş., alacaklısı ...Ticaret A.Ş. olan ...Şubesinin 31/05/2021 tarihli ... numaralı 1.000.000,00.-TL bedelli ve 30/05/2022 tarihli ... teminat süre uzatımlı teminat mektubunun nakte çevrilmemesi yönünden ihtiyati tedbir uygulanmasına, karar verilmiştir.
Davalı vekili 08.04.2024 tarihli dilekçesi ile; dosya kapsamındaki beyanlar, belgeler ve de bilirkişi raporu uyarınca davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği, tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini, müvekkili şirket ile .. firması arasında 2021 yılında süresiz olarak imzalanan garanti ve üçüncü kişinin fiilini üstlenme sözleşmesi uyarınca ... firmasının da müvekkil şirkete karşı ...'ın vade farkı borçlarından sorumlu olduğu ve hatta garantörlük sıfatı nedeniyle üçüncü kişiye ait def’ileri ileri sürme hakkının da bulunmadığını,
davacı ...nun müvekkili şirket ile imzaladığı garanti ve üçüncü kişinin fiilini üstlenme sözleşmesinin geçerli ve taraflar açısından bağlayıcı olduğunu, davacı yanın sözleşmenin kefalet sözleşmesi mahiyetinde olduğu ve geçersiz olduğu iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, somut olayda ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin şartlarının oluşmadığını, hatta garantörlük sıfatı ve garantörün sorumlulukları, bağımsızlık ilkesi uyarınca garantör yönüyle "yaklaşık ispat" şartının dahi aranmaması gerektiğini, davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne dair verilen 25/03/2024 tarihli ara karara, ihtiyati tedbir kararına,
itirazlarının sunumu ile itirazının kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece 16/04/2024 tarihli ara karar ile ; Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın... Şubesinin 31/05/2021 tarihli ...numaralı 1.000.000,00 TL. bedelli ve 30/05/2022 tarihli ... teminat süre uzatımlı teminat mektubu nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile mektup iadesine karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açtıkları, teminat mektubunun nakte çevrilmesi halinde hakkın elde edilmesinin imkansız hale geleceği gözetildiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (HMK) 389. maddesinde belirtilen koşulların gerçekleştiği gözetilerek davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Dosyaya sunulu Bilirkişi Raporu da gözetildiğinde, HMK 390/3'TE öngörülen "yaklaşık ispat" şartının gerçekleşmediğini, mahkemece itirazın reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, mahkemece davacı ... firmasının garantör olarak ihtiyati tedbire konu teminat mektubunu verdiğinin dikkate alınmadığını, müvekkili şirket tarafından, 2022 yılı içerisinde ...tarafından süresinde ödenmeyen faturalara istinaden vade farkı faturası düzenlendiğini, işbu faturanın hukuka ve ... ile müvekkili şirket arasındaki 2022 yılına ilişkin imzalanan Bayilik Sözleşmesi hükümlerine uygun olduğunu,
dolayısıyla müvekkili şirketin 1.287.143,21 TL tutarında vade farkı alacağı bulunduğunu, Sözleşme’de açıkça vade farkına ilişkin düzenleme olduğunu, müvekkili şirket ile ...firması arasında imzalanan Garanti ve Üçüncü Kişinin Fiilini Üstlenme Sözleşmesi uyarınca, ...firmasının da "..." sıfatıyla ...'ın borçlarından sorumlu olduğunu, hatta garantörlük sıfatı nedeniyle üçüncü kişiye ait def’ileri ileri sürme hakkının da bulunmadığını, muhatap ...ve ... sıfatıyla da ... firmalarına noterden düzenlenen ihtarnamelerle ödeme yapılmasının talep edildiğini,
davacı ...'nun müvekkili şirket ile imzaladığı garanti ve üçüncü kişinin fiilini üstlenme sözleşmesinin geçersiz olduğuna dair iddialarının da açıkça hukuka ve içtihatlara aykırılık teşkil ettiğini, Somut olayda. İhtiyati Tedbir kararı verilebilmesinin şartlarının oluşmadığını, garantör ... tarafından yaklaşık ispat koşulunun da ortaya konamadığını, garantörün sorumluluğunun, bağımsızlık ilkesi gereğince asıl borçtan tamamen bağımsız olduğu,
ayrıca garantörün, borçluya ait defileri müvekkil şirkete karşı ileri sürebilme hakkının da bulunmadığı göz önüne alındığında, garantör tarafından verilen teminat mektubunda "yaklaşık ispat" şartının aranması dahi garantörlük sıfatının yüklediği yükümlülükler, sorumluluklar ile bağdaşmadığını, belirterek mahkemenin 16/04/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair Ara Karar'ın hukuka aykırılık teşkil ettiğinden istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, ihtiyati tedbire itiraz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davacı bayilik anlaşması kapsamında davalı tarafa verilen 31/05/2021 tarihli 1.000.000 TL bedelli ve 30/05/2022 tarihli teminat süre uzatımlı teminat mektubu nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile teminat mektubunun iadesi davası açmış, dava açılmadan önce ...
D.iş sayılı dosyadan teminat mektubunun nakte çevrilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi yönündeki talebi kabul edilerek, ihtiyati tedbir kararı verilmiş, bu karara yönelik davalının itirazı reddedilmiş, İtirazın reddi kararının istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin ... Karar sayılı ilamı ile ihtiyati tedbire itirazı reddedilen ....AŞ'nin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, akabinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Eldeki dosyada davacının talebi üzerine mahkemece tedbirin devamına karar verilmiş ise de karşı tarafın itirazı ve itirazın reddi üzerine verilen ara kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin, ...
Karar sayılı kararı ile; "davacı tarafça ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemler süresinde yerine getirilmediğinden kanunun emredici hükmü uyarınca kendiliğinden kalkan tedbirin devamına ve sonrasında da tedbire itirazın reddine karar verilemesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile ilk derece mahkemesince verilen ara kararın kaldırılmasına ve " Davadan önce Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/05/2023 tarih, ...
Karar sayılı ilamı ile verilen ihtiyati tedbir kararının HMK'nın 397/1 maddesi uyarınca süresi içerisinde esas davanın açılmaması sebebiyle kendiliğinden kalktığının tespiti ile ihtiyati tedbire itiraz hususunda karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin yeniden ihtiyati tedbir talebi üzerine , mahkemece 25/03/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararı verildiği, davalı vekilinin itirazı üzerine 16/04/2024 tarihli ara karar ile yukarıda açıklanan gerekçe ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir " hükmünü, aynı Yasa'nın 390/3 maddesi ise ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
İhtiyati tedbir geçici hukuki korumalardandır. Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında karşı taraf lehine verildiği ileri sürülen talebe konu teminat mektubunun kesin teminat mektubu olduğu anlaşılmaktadır.
Banka teminat mektubu, bizzat lehtarın veya üçüncü bir kişinin verdiği kontrgaranti karşılığında bankanın muhataba karşı, belli bir paranın, muhatabın ilk yazılı talebi üzerine ödemesi hakkındaki taahhüdüdür. Buna göre, lehtarın muhataba olan borçlarının yerine getirilmemesi halinde bankanın bağımsız olarak yüklendiği bir borçtur.
Bankanın bu borcu, üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde olup üçüncü kişinin (lehtarın) borcunu yerine getirmemesi halinde, hatta yerine getirilmediğinin muhatap tarafından beyan edilmesi halinde, salt bu soyut beyan üzerine mektup bedelinin ödenmesi yükümlülüğünü doğurur. Bu nedenle de bankanın borcunun, lehtarın muhatap ile olan borç ilişkisinden bağımsız ve asli bir niteliğinin olduğu kabul edilmektedir.
Bununla birlikte, somut olayda olduğu gibi muhatapla lehtar arasındaki uyuşmazlıkta, teminat mektubunun banka tarafından ödenmesinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir talep edilebilir. Böyle bir talep halinde mahkemece, HMK'nın 391/3. maddesi uyarınca yaklaşık ispatın aranması gerekir.
Ancak, teminat mektubunun açıklanan bu özelliği nedeniyle, burada aranacak yaklaşık ispat, seviyesi yükseltilmiş bir yaklaşık ispat olmalıdır (Müjgan Tunç Yücel, "Banka Teminat Mektuplarının İhtiyati Tedbire Konu Olması Üzerine Medeni Usul Hukuku Bakış Açısından Bir İnceleme", Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C:8, S: 107-108, Temmuz- Ağustos 2013, s.9-18).
Somut olayda; taraflar arasındaki bayiilik ilişkisinin sona erdiği, sözleşmenin teminatı olarak karşı taraf lehine .....AŞ adına talebe konu banka teminat mektubunun düzenlendiği, Koçoğlu Mühendislik…AŞ’nin gurup şirketi olan ...AŞ’nin karşı taraf ile olan ticari ilişkisinden doğan borç ve risklerine ilişkin olarak teminat mektubunun nakde çevrilme riskinin doğduğu, bu aşamada davalı tarafın defterlerinin incelendiği, davacıların defterlerinin incelenmesine dair bilirkişi raporunun sunulmadığı, garantörlük sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, ...AŞ’nin karşı tarafa sözleşme kapsamında borcunun bulunup bulunmadığı,
teminat mektubunun nakte çevrilme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda ileri sürülen iddia bakımından mevcut deliller gözetildiğinde, aşama itibariyle yaklaşık ispat olgusunun gerçekleştiğinden, ilk derece mahkemesince tedbire itirazın reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸(e-imzalıdır) · ..... · Üye ... · ¸(e-imzalıdır) · ..... · Üye ... · ¸(e-imzalıdır) · ..... · Katip ... · ¸(e-imzalıdır)
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/1529, K. 2024/1356, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama