KÜNYE
T.C. Bursa Bam 7. Hukuk Dairesi T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1445
- Karar No
- 2023/1977
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Karar tarihi
- 14/06/2023
- İstinaf başvuru tarihi
- 19/07/2023
- Davacı
- ... - -...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - -... ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.122 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Av. ...
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit
B.A.M. KARAR TARİHİ : 25/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/01/2024
Mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 21.10.2021 tarihli yazılı sözleşme ile....
Residance C Blokta inşa ettiği inşaattan 25 no'lu daireyi 530.000.00.-TL bedelle davalıya sattığını, sözleşme anında davalıdan 30.000,00.-TL kaparo aldığını, sözleşmeye göre davalının 01.11.2021 tarihinde 120.000,00.-TL ilave kaparo ödemeyi ve tapunun verilmesi zamanında da 380.000.00.-TL ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafın 01.11.2021 tarihinde ödeyeceği 120.000.00.-TL'yi ödemediğini, sadece müvekkilinin banka hesabına 335.000,00.-TL yatırdığını, satım nedeniyle müvekkiline toplamda 365.000,00.-TL ödeme yaptığını,
davalı tarafın 165.000,00.-TL borcunu dairenin tesliminde nakten ödeyeceğini taahhüt ederek ve müvekkili üzerinde baskı kurarak müvekkilinden herhangi bir aksilik çıkıp tapu verilmez düşüncesiyle güvence olarak 521.000,00.-TL bono vermesini talep ettiğini, müvekkilinin de davalı tarafa güvendiği için tereddüt etmeden davalıya 530.000.00.-TL'lik bonoyu düzenleyerek iyi niyetle teslim ettiğini, müvekkilinin sözleşmeye sadık kalarak satıma konu dairenin tapusunu davalı tarafa vermeye çalıştığını, ancak yer sahipleri ile müvekkili arasında bu daire üzerinde ihtilaf çıkınca uzadığını,
müvekkilinin bu sefer davalıya aynı binada aynı büyüklük ve vasıfta başka bir daire vermeyi teklif ettiğini, davalının bu teklifi de kabul etmediğini, eline geçirdiği 530.000.00.-TL'lik senede ve bankaya yatırdığı 335.000,00.-TL ödeme makbuzuna güvenerek bu kez müvekkilinden 830.000.00.-TL ödemesini istediğini,
davalının 520.000,00.-TL bono ve bankaya ödenen 335.000,00.-TL' için icra takibi başlattığını belirterek davalı tarafa daire satışından kaynaklı olarak 365.000,00.-TL ödeme aldıklarının kabulü ile Bursa 19. İcra Müdürlüğü’nün .... esas ve... esas sayılı dosyaları nedeniyle başkaca bir borçlarının bulunmadığının tespiti ile 19. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına yatıracakları 531.775.89.-TL'sinin 365.000.00.-TL'si davalıdan alınan para olduğundan fazlaca ödeyecekleri 166.775,89.-TL'si üzerine icra dosya alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın, aslında takipten sonraki menfi tespit davasının gerektirdiği şartlar oluşmadan ve hukuki menfaatten noksan olarak açıldığını, menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşebilmesi için şartlarının bulunmadığını, menfi tespit davasında tedbir kararının verilmemiş olması nedeniyle, takibe devam edildiğini ve takip konusu borcun alacaklıya ödenmişse, menfi tespit davasının kendiliğinden istirdat davasına dönüşeceğini,
huzurdaki davada teminat yatırıldığı takdirde ihtiyati tedbir kararı verileceğine dair tensip tutulmuş olmasına rağmen davacı yanın teminatı yatırarak ihtiyati tedbir kararı almak yerine doğrudan icra dosyasına ödeme yaparak tedbir hakkından vazgeçtiğini, dolayısıyla da davanın açıldığı tarih itibariyle tedbir kararı alarak cebri icra tehdidinden kurtulması imkanı olmasına karşın icra dosyasına rızaen ve tercihen ödeme yapmış olduğunu, müvekkilinin senet ve banka dekontunun dışında da başkaca elden ödemeler yapmış olduğunu,
bu iddialarını ispatlar nitelikte "sahibinden.com" adlı internet sitesinde söz konusu dairenin emsal satış değerlerinin 1.000.000,00. - 1.300.000,00.- TL aralığında olduğu gösterir ilanların dosyaya sunulduğunu, dolayısıyla Aralık 2021 itibariyle 865.000,00.-TL ödenerek tapu devri beklenen dairenin son ekonomik değişiklikler de nazara alındığında bu fiyatlara çıkmış olmasının olanaklı olduğunu, senedin tanzim tarihi ile 335.000,00.- TL'nin davacının banka hesabına (daire borcu kapama bedeli açıklamasıyla) gönderilme tarihi 20/12/2021 olup aynı tarihler olduğunu, paranın yatırıldığı saatin 15.09 olduğunu,
dolayısıyla saat 15.09'da 335.000,00.-TL para yatıran kişinin aynı gün ve o saatten sonra yatırdığı paraya karşılık 530.000,00.-TL'lik senet alması ve davacının da basiretli bir tacir olarak böyle bir senet vermesinin ticari hayatın gerekleriyle uyuşmadığı gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, bedelsizlik iddiasının tamamen gerçekten uzak olduğunu beyanla davanın usulden ve davanın esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu, senetten dolayı borçlu olmadığını iddia edenin borçlu olmadığını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından bu yönde bir delil sunulmadığından kambiyo senedine ve daire borcu kapama açıklamasıyla gönderilen banka havale dekontuna dayalı olarak başlatılan Bursa 19.İcra Müdürlüğü'nün ....sayılı dosyalarında başlatılan icra takiplerinden borçlu olmadığının tespiti için açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir borç ilişkisinin olmadığını, davalının dürüstlük kuralına aykırı davranarak görevini kötüye kullanmak suretiyle haksız menfaat elde etmek amacıyla icra takibi başlattığını, senette ödeme zamanının yazılmadığını ve sonradan doldurulduğunu, teminat senedi kısmının kesilip yok edildiğini, müvekkili tarafından davalıya 485,000.00.-TL ödeme yapıldığını, bu ödemeye teminat olarak davalıya 530,000.00.-TL bono verildiğini, davalının haksız kazanç peşinde olduğunu,
dosya kapsamında 21/10/2021 dairenin satış protokolü icra dosyası kapak hesapları davalı tarafından müvekkiline yapılan eksik ödemeler, teminat olarak verilen teminat senedi ile açık olarak davalının kötü niyetli olduğunun ispatlandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, yükleniciden satın alınan bağımsız bölümle ilgili yapılan sözleşme nedeniyle verilen teminat senedi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemidir. Davacı, yüklenici satıcı olup, davalı ise bağımsız bölüm satın alan gerçek kişidir. Davalı beyanlarında icra takibine konu senedin daire satış bedeline mahsuben elden yapılan ödemeler için verildiğini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye göre bir araştırma yapılıp mahkemenin görevli olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmamış, kambiyo senedine davalı takip yapıldığı gerekçesiyle esasa incelemiş ve hüküm kurmuştur.
Y. 9. HD. 27.9.2022 T, 2022/7578-2022/10519 sy.k;Y.13. HD. 7.5.2018 T, 2015/42876- 2018/5320. Y. 3. HD. 29.3.2023 T, 2022/7624- 2023/854 sy kararı ile aynı dairenin 28.6.2022 T, 2022/4463 - 2022/6230s y. k.;Y.. Y.11.
HD. 2.3.2023 T, 2021/6490- 2023/1264 sayılı kararlarında ve diğer içtihatlarda taraflar arasındaki hukuki ilişki nedeniyle teminat senedi verildiği iddiasıyla açılan davalarda, görevli mahkemenin asıl sözleşme ve hukuki ilişkiye göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.
İlk derece mahkemesince ise, taraflar arasındaki sözleşmenin satış sözleşmesi ve davalının yükleniciden bağımsız bölüm satın alan gerçek kişi olmasına rağmen bu hususta hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan işin esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece kendiliğinden incelenmesi gereken dava şartlarından olup, taraflar yönünden kazanılmış hakta oluşturmayacağından davacının istinaf nedeni kamu düzeni açısından yerinde görülmüştür.
HMK'nun 355. maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-a-3 hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince gereğinin yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1445, K. 2023/1977, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama