KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/260
- Karar No
- 2024/277
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ...
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- —
- Feri müdahil
- —
- Vekili
- ...
- Davanın konusu
- Zayi Belgesi Verilmesi
- G.karar yazım tarihi
- ...
Karar Metni
973 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik feri müdahil tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Türk Ticaret Kanunu(TTK) 82/7 maddesi uyarınca bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceğini, müvekkili şirketin saklamakla yükümlü olduğu pay defterinin, müvekkilinin elinde olmayan sebeplerle zıyaa uğradığını, şöyle ki; ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada ...Karar sayısı ile verilen kararla: sanıklar ...’nun şirket ortaklarından ...’ya karşı nitelikli yağma suçunu işlediğinin sabit olduğunu cezalandırılmasına karar verildiğini, pay defterinin sanıklarda bulunduğunun yönetimin devrinden sonra öğrenildiğini beyan ederek davanın kabulüyle, müvekkili şirketin pay defterinin zayi olması sebebiyle zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Feri Müdahil vekili müdahil dilekçesinde özetle; davacı ...Şirketinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun zayi belgesi verilmesi talebinin reddi gerektiğini, her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğunu, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler;
yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceğini, davanın hasımsız olarak açıldığını beyan ederek davacının zayi belgesi talebinin reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesini vekaleten talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin eski ortaklarına karşı silahlı yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi bir takım suçların işlendiği, yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinde görüldüğü ve bu suçlardan dolayı hapis cezası verildiği, ceza dosyası içerisinde bulunan tape kayıtlarına göre davacı şirketin pay defterinin de sanıkların elinde olduğu ve ziyaa uğradığı anlaşılmış olup, davacı şirket ve yeni ortakları ceza dosyasında taraf olmadığından zayi olgusunun hemen öğrenilemediği kanaatiyle, öğrenildiği zaman süresinde açıldığı sabit olan davanın kabulüne" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Feri Müdahil vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından davacı şirketin eski ortaklarına karşı işlenen yağma suçu sonucunda ticari defterin zayi uğradığı kabul edilmiş ve zayi olgusunun şirketin ve yeni ortaklarının ceza dosyasında taraf sıfatı bulunmadığından hemen öğrenilemediğine kanaat getirilmişse de bu kanaatin hatalı olduğunu, davacı yan tarafından zayi uğradığı iddia edilen pay defterinin ne sebeple ve nasıl zayi uğradığının ispat edilemediğini, davacı yanın kanun metninde yer alan herhangi bir mücbir sebebe de dayanmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 82/7 uyarınca zayi belgesinin talep edilebilmesi için öngörülen 30 günlük hak düşürücü süre davacı tarafından geçirildiğini, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, 6102 sayılı TTK 82/7. maddesinde ifade edilen, tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaı nedeniyle zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
HMK’nın 355.maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde ;Ağır Ceza Mahkemesi yargılamasında sanıklar haklarında yağma suçunu işlediklerinden bahisle ceza kararı verildiğini, pay defterinin zayi olduğunu şirket hisselerinin çoğunluğunun devralınıp yönetimin değişmesi ile öğrenildiğini beyan ederek zayi belgesi verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı müdahil vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK 82/7. maddesinde, tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin maddede öngörülen hallerde ziyaı halinde zayi belgesi verileceği düzenlenmiş, aynı maddenin 82/1-d maddesinde de, 64. maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgelerin, tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olduğu öngörülmüş, Yasa'nın 64/1 maddesinde de defter tutma yükümlülüğüne ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
İlk derece mahkeme kararında da işaret edildiği üzere, HMK'nın 65/1. maddesi uyarınca, çekişmesiz yargı işinde de asli müdahale kural olarak mümkün ve muhtemeldir. HMK'nın 65/2. maddesinde ise, asli müdahale davasının asıl dava ile birlikte yürütülüp karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, zayi belgesi verilmesi davalarında verilen bir karar kesin hüküm niteliğini taşıyamayacağından, davanın hasımsız olarak açılıp sonuçlandırılması gerekir.
Alınan bir kararın ancak bu şekilde, uyuşmazlıkların niteliklerine göre çeşitli mercilere ibraz edilebilme olanağı sağlanmış olur. Böyle bir davanın yargılama sırasında çekişmesiz yargıdan çıkıp dava niteliğini kazanması mümkün olmadığından, bu davaya fer'i veya asli müdahale yoluyla katılmak da mümkün değildir ( Yargıtay 11 HD 2015/2750 E 2016/906 K 28.01.2016 T. VE aynı dairenin 2016/13502 E 2018/4840 K 27.06.2018 T.)
Somut olayda, kendisini feri müdahil olarak niteliyen ve şirket ile 2022 yılında pay devri yaptığını, pay devrinin defterlere kaydedilemediğini, eldeki davanın bu kaydı önlemeye yönelik haksız açıldığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuş olup; feri müdahilin istinaf hakkının bulunmadığı anlaşılmakla bu nedenle istinaf başvuru dilekçesinin usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/260, K. 2024/277, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama