KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1341
- Karar No
- 2025/1635
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Karar tarihi
- ...
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ...
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ....
- Davalı
- ...
- Davanın konusu
- Tazminat
- G.karar yazım tarihi
- ...
Karar Metni
1.573 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen 20/06/2013 Başlangıç-20/06/2014 Bitiş tarihli ... poliçe no'lu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın 04/07/2013 tarihinde alkollü sürücü ...'nun sevk ve idaresinde iken sürücüsü ... olan ... plakalı araç ile ölümlü (ölen kişiler: ... ve ...) trafik kazası meydana geldiğini, olay yerinde düzenlenen trafik kaza tutanağına göre ... plakalı aracı kullanan alkollü sürücü ...'nun %100 oranında asli ve tam kusurlu bulunduğunu, kaza nedeniyle vefat eden ...'nun anne ve babasının müvekkili şirket aleyhine Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvurduğunu,
hakem heyetinin ... tarihli ... Esas-... Karar sayılı kararı ile başvurunun kabulüne karar verildiğini, ayrıca vefat eden ...'nun desteğinden yoksun kalan baba ...'nun ... (müvekkili şirket ile olan sigorta poliçesi farkedilmeyerek) aleyhine ... Mahkemesinde dava açtığını, mahkemenin ... Esas ...Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, .... vekillerinin dava sonrası poliçenin varlığını farkederek müvekkili şirket aleyhine ... Mahkemesi'nin ... Esas ...
Karar sayılı ilamı ile rücu davası açtıklarını ve iş bu davanın kabulüne karar verildiğini, belirtilen dosyalar nedeni ile müvekkili şirketin ... hesabına 12/05/2022 tarihinde 76.010,00 TL ( tevkifat ve stopaj düşümü sonrası 70.868,89 TL ödendiği) ve ...
İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına 5.852,15 TL (tevkifat ve stopaj düşümü sonrası 4.868,77 TL ödendiği) olmak üzere toplam 81.862,15 TL tazminat ödediğini, davaya konu olayın Trafik Sigortası Genel Şartları B4-c maddesine ilişkin olduğunu, rizikonun sigortalı araç alkollü sürücü sevk ve idaresinde meydana geldiğini, bu nedenle müvekkili şirketin kazada vefat eden ... ve ...'da meydana gelen tüm zararı ödediğinden rücuen tazminat ettiğini belirterek, öncelikle ... plakalı araç üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 81.862,15 TL rücuen tazminatın ödeme tarihinden itibaren dava ticari nitelikli poliçeye dayandığından ve merkez bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda asli kusurlunun ... olduğunu, kazayı yapan sürücü ...'nun direksiyon başına geçerken alkollü olmadığını, sürücünün yolculuk esnasında alkol aldığını ve kaza yaptığını, söz konusu kazada kaskosu ve sigortası eksiksiz olan aracının hurdaya çıkmış olmasına rağmen sürücünün alkollü olması sebebiyle tarafına hiçbir ödeme yapılmadığını ama buna karşın kazayı yapan sürücüye 2013 yılında 81.862,15 TL tazminat ödendiğini, ... ve sigorta şirketinin trafik tutanağına göre %100 kusurlu olarak kazayı yapan alkollü şoföre ödeme yapması ve bu ödeme için kendisine rücu etmesinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillerden; davalının maliki olduğu ...plakalı aracın karıştığı 04/07/2013 tarihli kazada; ... ve ...'un vefat ettiği, ...'nun desteğinden yoksun kalan babası ...'nun ...'na karşı (...plakalı aracın ZMMS sigortası olduğu bilinmeyerek) açtığı ...
Mahkememesi'nin ...esas, ...karar sayılı dosyası ile açılan tazminat davasının kabulüne karar verildiği, ... tarafından ...'ya ödeme yapıldığı, ... tarafından ...plakalı aracın ZMMS'sı olduğu fark edilerek ödediği tazminatı ZMMS tarafından rücuen tahsili talepli ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe itiraz üzerine ... Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında kabul edilen talep gereği davacı sigorta şirketinin güvence hesabına ödeme yapıldığı, yine davalının maliki olduğu ... plakalı aracın karıştığı 04/07/2013 tarihli kazada; ...ve ...'un vefat ettiği,...'nun desteğinden yoksun kalan anne ve babasına da destekten yoksun kalma tazminatının ödendiğinin görüldüğünü, taraflar arasında 20/02/2013 başlangıç, 20/06/2014 bitiş tarihli zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi tanzim edildiği,
rücuya konu kazanın ise 04/07/2013 tarihinde gerçekleştiğini, 2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri sürülmeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebileceğini, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacının bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebildiğini, 04/07/2013 tarihinde meydana gelen kazada,
dava dışı araç sürücüsünün 0,81 promil alkollü olduğunun tartışmasız olduğunu, 01/06/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarında kazanın münhasıran alkol etkisi ile meydana gelmiş olmasının rücu için şart kılındığını, araç sürücüsünün KTK'nun 48. Maddesi gereğince ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. Maddesini ihlal ettiği, nitekim ... plakalı aracın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığı,
tüm bu açıklamalardan hareketle kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinin kabulü gerekeceği, işbu nedenlerle sigortacının sigortalısına rücu şartlarının oluştuğu, ayrıca davacı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan tarih (ilk ödemenin yapıldığı tarih 25/10/2021) ile işbu davanın açıldığı tarih (06/10/2022) arasında KTK'nunn 109.
Maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı kanaatiyle mahkemece dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, hükme esas alınan 23/10/2024 tarihli bilirkişi raporuyla (tüm deliller toplandıktan sonra alınan bilirkişi raporu olduğu için işbu rapor hükme esas alınmıştır) davacının dava dışı hak sahiplerine yapmış olduğu ödemelerin fazla olmadığı, davacının davalıdan rücuen talep edebileceği tazminat tutarının 81.862,15 TL olduğunun hesaplandığı gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile;
toplam 81.862,15 TL tazminatın 4.868,77 TL'lik kısmına 25/10/2021 tarihinden itibaren 70.868,89 TL'lik kısmına ise 13/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; huzurdaki dava dosyasında müvekkili şirketçe dava dışı 3. kişiye ödenen 81.862,15 TL tazminatın rücuen tahsilinin talep edildiğini, mahkemece 81.862,15 TL taleplerinin tamamının kabulüne karar verildiğini, ancak faiz başlangıç tarihi yönünden ayrı ayrı açıklama yapıldığını ve "81.862,15 TL tazminatın 4.868,77 TL lik kısmına 25/10/2021 tarihinden itibaren 70.868,89 TL lik kısmına ise 13/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verildiğini ancak faiz tarihleri ayrı ayrı hesaplanan rakamlar toplamı,
toplam tazminat tutarı olan 81.862,15 TL olmadığını, yani 4.868,77 TL + 70.868,89 TL toplamı kabul miktarı olan 81.862,15 TL'ye ulaşmadığını, bu nedenle kararın bilirkişi raporu doğrultusunda "81.862,15 TL tazminatın 5.852,15 TL lik kısmına 25/10/2021 tarihinden itibaren 76.010,00 TL lik kısmına ise 13/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi mahkemeden talep edilmişse de, istinaf süresi içerisinde mahkemece herhangi bir karar verilmediğinden kararı istinaf zorunluluklarının doğduğunu,
mahkemece verilen kararda toplam miktardan sonra verilen rakamların müvekkil şirketçe 3. Kişiye net olarak ödenen rakamlar olduğunu, ancak müvekkili şirketin bu rakamların dışında ayrıca Stopaj ve KDV tevkifat miktarlarını da hazineye ödemekle mükellef olduğunu, dolayısı ile kaza nedeni ile müvekkili şirketin zararınını bir bütün olarak hesaplanması gerektiğini, nitekim bilirkişi raporunda da bu hususun belirtilerek,
hesaplamaların bu yönde yapıldığını, 07/12/2019 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” kapsamında, bundan sonraki süreçte dava süreci sonrasında karşı tarafa ait avukatlık ücretinin şirketler tarafından ödenmesi gerektiğinde stopaj tutarının kesilerek vergi dairesine yatırılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak, gerekçeli karardaki çelişkinin giderilmesine, bilirkişi raporu doğrultusunda kararın ortadan kaldırılmasına,
kararın "81.862,15 TL tazminatın 5.852,15 TL lik kısmına 25/10/2021 tarihinden itibaren 76.010,00 TL lik kısmına ise 13/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, ZMSS poliçesi gereği dava dışı 3. kişiye ödeme yapan sigortacının, ödediği bedelin kendi sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne ilişkin karar, sadece davacı vekili tarafından faiz başlangıç tarihlerine yönelik istinaf edilmekle, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, yalnızca faiz başlangıç tarihine yöneliktir.
Hükme esas alınan 23/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporundan da anlaşılacağı üzere, davacı tarafından dava dışı hak sahiplerine yapılan ödemelerin yasal sınırlar içinde olduğu, fazla ödemenin bulunmadığı, yapılan ödemenin.
70.868,89 TL (dekont) + 5.141,10 TL (kesinti)+ 4.868,77 TL (dekont) + 983,38 TL (kesinti) = 81.862,15 TL olarak hesaplandığı ve davalıdan rücu alacağının 81.862,15 TL olduğu, esasen ilk derece mahkemesinin gerekçeli karar ve hükmünde aynı toplam bedele hükmedildiği, ancak yapılan kesintilere ilişkin faiz başlangıç tarihinin sehven yazılmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden karar vermek üzere kaldırılması gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1341, K. 2025/1635, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama