KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Dosya no
- 2025/1346
- Karar no
- 2025/1035
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/08/2023
- Numarası
- 2023/452 Esas (Derdest
- Davanın konusu
- Tazminat (Rücuen Tazminat
Karar Metni
710 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı rücu edilen tazminat talebine ilişkin olup davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen yerel mahkemenin ara kararına karşı davacı tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davacı ... Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketi ("...") ile ... Mimarlık İnş. San. Tic. Ltd. Şti. arasında 01.09.2021 tarihli Burdur ili Karanmanlı ilçesi sınırları içerisinde bulunan ...
Enerji Üretim Santrali projesi kapsamında teknik ve teknolojik bilgi gerektiren işlerin yerine getirilmesi amacıyla danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, işlerin tamamlanmasından sonra davalı şirketlerin piyasa borçlandığını, davacı ve davalılar arasındaki sözleşme gereği tarafların müteselsil sorumlu olduğunu, bu sebeple özellikle işçilik alacakları açısından davacı tarafa birden çok alacak davası açıldığını, bu davalardaki alacaklar dahil başkaca muaccel ödemelerin de davacı tarafından yapıldığını, davalıların ne kendilerine ne alacaklılara ödeme yapmadıklarını,
davalı şirketlerin halihazırda organik bağları olduğundan aynı şirket olduklarını, davacı şirketçe yapılan araştırmaya göre davalıların resmi iflası olmamasına rağmen fiilen borçlarını ödeyemez durumda olduğunu, davalı şirketlerin mal kaçırma tehlikesi bulunduğunu belirterek davacı tarafından alacaklılara yapılan ödemeler için davalılara rücu edilmesi istenen şimdilik 147.060TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesini ihtiyati tedbir istemli olarak talep ve dava etmiştir.Mahkeme 23/08/2023 tarihli ara karar ile; davacının iddialarının yargılamayı gerektirmesi,
talebin haklılığı konusunda taraflarca toplanacak deliller ve bilirkişi incelemesi neticesinde değerlendirme yapılabileceği belirtilerek yaklaşık ispat şartları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; genel olarak dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, davalı şirket yetkililerinin alacaklı işçileri ...
Holding'e yönlendirdiğini, kötü niyetli bu yönlendirmeler neticesinde davacının ciddi maddi kayıplar yaşadığını, devamlı surette yaşanan bu olaylardan ötürü davacının piyasada itibarının ve kredi risk değerlendirmesinin olumsuz etkilediğini, yerel mahkeme kararında taleplerinin ret sebeplerinin tam olarak açıklanmadığını belirterek ihtiyati tedbirin reddine ilişkin yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da;
hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, kanunun öngördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerektiriyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.
HMK'nın 389. maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ise hakim, ihtiyati tedbire davanın her aşamasında karar verebilir.İhtiyati tedbir talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı tedbir sebebini açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmesi gerekir.
Öte yandan Anayasanın 141/3. maddesine göre mahkeme, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde, kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır.
DEĞERLENDİRME
Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı şirketler ise yüklenicidir.Davacı; davalı şirket ... Mimarlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile 01.09.2021 tarihli ''Danışmanlık Sözleşmesi'' adı altında ...
Enerji Üretim Santrali projesi için davalıca üstlenilen her işin yapımına ilişkin danışmanlık verileceğine dair sözleşme imzalamıştır.Tüm dosya incelendiğinde; rücu edilen alacaklar bakımından; davaya konu sözleşmenin içeriğinin değerlendirilmesi gerektiği, mevcut talebin bu aşamada yargılamaya muhtaç olduğu ve yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği görülmüş olup yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararı yerinde olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda,
dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2025/1346, K. 2025/1035, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama