KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1587
- Karar No
- 2025/2008
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/05/2025
- Numarası
- ...Esas- ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1 -...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
1.996 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
: 2 -... VEKİLİ : Av....
DAVANIN KONUSU
Haksız Fiilden Kaynaklanan
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 05/12/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde. 17.11.2023 günü saat:18.45 sıralarında ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde ... ... isimli şahsın sürücülüğünü yaptığı ... plakalı motosiklet ile karşı istikametten gelen sürücülüğünü ... isimli şahsın yaptığı ... plakalı aracın çarpışması sonrası çift taraflı yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada motosiklet sürücüsü ... ve motosikletin arka koltuğunda yolcu olarak bulunan ... isimli şahısların yaralanarak ....
Devlet Hastanesine sevk edildiğini, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı araç sürücüsünün davalı Karayolları Trafik Yasası'nın 84/F maddesinde düzenlenen " doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma " ve 53/1-B maddesinde düzenlenen " sola dönüş kurallarına riayet etmemek " maddelerini ihlal ettiği kanaatiyle tam ve asli kusurlu bulunduğunu, ayrıca davalı şahsın kazadan sonra uzaklaşmaya çalıştığını fakat kolluk kuvveti tarafından yakalandığını ve yapılan tetkikler sonucu davalı şahsın 2.41 Promil alkollü olduğunun tespit edildiğini,
davaya konu kazadan sonra müvekkili .... Devlet Hastanesi Acil Servisine getirildiğini ve ilk müdahalenin burada yapıldığını her iki eli sırtı ve her iki ayak bileğinde kırıklar meydana gelen müvekkilinin acilen Özel ....
Hastanesi'ne götürüldüğünü ve ivedi şekilde ameliyata alındığını, yapılan tetkikler sonucunda davacı müvekkilinin bel bölgesinde, el dirsek arasında ve her iki ayağında kırık olduğu tespit edildiğini ve platin takıldığını müvekkilinin kazadan sonra uzun süren tedavi süreci yaşadığını ve halen .... Devlet Hastahanesinde ve Özel ... Hastahanesinde fizik tedavisi devam ettiğini, davacı müvekkilinin 1973 doğum tarihli olduğunu kaza tarihi itibariyle 50 yaşında olduğunu ...
Mahallesi ... Meydanında ...
Pide Salonu isimli işyerinin de işletme sahibi olduğunu, Pide ustası olan davacı müvekkilinin davaya konu elem kazaya maruz kaldığından bu yana çalışamadığını, çünkü pide ustasının çalışma şeklinde hamur açarken ve çalışırken sürekli fiziki bir güç gerektirdiğini ve hamurların el ile açıldığını, kazada müvekkilin her iki eli ve ayağı kırıldığından çalışma hayatının bittiğini, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldıktan sonra üstyazı talep edildiğini ve davalı şirketin üstyazı düzenlemesiyle 31.01.2024 Tarihinde ....
Devlet Hastahanesinden maluliyet raporu alındığını, görüleceği üzere %44 maluliyet oranı bulunduğunu, müvekkilinin kaza sebebiyle malul kalmış olduğunu maluliyetinin tespitini talep ettiklerini, kazaya sebebiyet veren diğer davalı ....'nun sevk ve idaresinde bulunan.... adına kayıtlı .... plaka sayılı araçın davalı .... ...Sigorta Şirketi'nin ... poliçe numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, müvekkilinin kazadan kaynaklanan cismani zararlarının davalı sigorta şirketi tarafından poliçe limiti kapsamında tazmin edilmesi gerektiğini,
her ne kadar davalı sigorta şirketine müvekkilde oluşan cismani zararların tazmini amacıyla 21.12.2023 tarihinde başvurmuşlarsa da sigorta şirketinin yasal süre içerisinde taraflarına cevap verildiğini ancak ödeme yapılmadığını, dava şartı gereği taraflarınca 06.02.2024 Tarihinde .... arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu ancak .... Büro numaralı, ...
Arabuluculuk numaralı anlaşmama tutanağı tanzim edildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 500,00-TL geçici iş göremezlik, 500,00-TL sürekli iş göremezlik ve 1.000,00-TL tedavi giderleri olmak üzere şimdilik 2.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ....Sigorta Şirketi ve ....'dan müştereken ve müteselsilen tahisiliyle davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini, davacı müvekkili lehine 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ....'dan tahsiliyle davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini,
yargılama harç ve giderleriyle ücreti vekaletin davalılar üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunduklarını, görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davaya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespitinin gerektiğini, davacı taraf motosiklet sürücüsü olup koruyucu ekipman kullanmadığından zararın artmasına etken olduğunu,
davacı tarafından iddia edilen sakatlık ile davaya konu kazanın illiyetinin kanıtlanmasının gerektiğini, müvekkili şirkete yapılan dava sonrasında yapılan incelemelerde iddia edilen sakatlık ile davaya konu kazanın illiyetinin bulunmadığının tespit edildiğini, davaya konu olayın haksız fiil niteliğinde olup ticari iş söz konusu olmadığını, bu nedenle davacı yanın ticari faiz taleplerinin reddi gerektiğini, ticari faiz talebinin tamamen haksız olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...1-Davanın kabulü ile KABULÜ ile 739.352,30 TL kalıcı iş göremezlik, 93.613,02 TL geçici iş göremezlik , 18.000,00 TL tedavi giderine ilişkin maddi tazminatların davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olarak ( kaza tarihinde limit 1.200.000,00 TL olup ve kalıcı iş göremezlik yönünden 1.200,000,00 TL tedavi gideri ve geçici iş göremezlik yönünden 1.200.000,00 TL ayrı poliçe limiti olmakla) temerrüt tarihi olan 03/01/2024 itibaren işleyecek yasal faizi ile diğer davalı .....'dan ise kaza tarihi olan 17/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat davasının kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı....'dan kaza tarihi olan 17/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı . ...Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde.
Dosyaya sunulan kusur raporları ve maluliyete ilişkin tespitler arasında çelişki bulunduğunu, öncelikle bilirkişi raporları arasındaki bu çelişkinin giderilmesi gerekmekteyken; raporlar arası çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, yalnızca alınan son bilirkişi raporuna istinaden müvekkilinin sigortalısının tam kusurlu olduğunun varsayılması ve buna dayanılarak tazminat hesaplaması yapılmasının hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, aktüer hesabına esas alınan maluliyet oranının ve dahi maluliyet raporunu da kabul etmediklerini,
dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek hüküm kurmaya elverişli bir maluliyet raporunun temin edilmesi gerektiğini, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, bir an için iddia edildiği üzere sigortalı aracın kusurlu olduğu kabul edilse dahi, davacıların iddia olunan zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun olup olmadığının dikkate alınması,
hesaplanacak tazminatta da uygun oranda indirim yapılması gerektiğini, bu nedenler Adli Tıp Kurumundan tarafların kusuruna ilişkin ayrıntılı bir kusur raporu aldırılması ve bu doğrultuda bir sonuca varılması gerektiğini, ancak yerel mahkeme hiçbir şekilde bu hususları gözetmeden hüküm kurduğunu, aktüerya hesabı yapılırken, aktüer siciline kayıtlı bir bir aktüerya uzmanından rapor aldırılması gerekmekteyken bu konuda uzmanlığı olmayan bir bilirkişiden rapor aldırılmasının hatalı olduğunu, aktüer raporuna esas maluliyet oranı ve maluliyet raporu gerçeği yansıtmadığını, davacının kalıcı maluliyeti olması gerekenin üzerinde tespit edildiğini,
tespit edilen arazların kazayla illiyetinin irdelenmediğini, hatalı ve eksik incelemeler içeren raporun bu nedenle de hükme esas alınmaması gerektiğini, dava konusu kaza, Genel Şartlar ve KTK değişikliği sonrası meydana geldiğinden,
KTK'da öngörüldüğü üzere TRH yaşam tablosu ve %1.8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılmalı ve bu doğrultuda karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumluluğu bulunmayıp ilgili kalemlerin teminat dışı olduğunu, bu kalemlerin ödenmesi Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte temerrüt süresi, kaza tarihinden itibaren değil;
delillerin (tamamlanmış olması halinde) tümünün müvekkili şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başlaması gerektiğini, tazminatın ödenmemesi veya eksik ödenmesi nedeniyle, rapor hesap tarihi itibariyle yeni tazminat tutarı belirlendiğini, hesaplamalarda, hesap tarihi itibariyle güncel değerler üzerinden (ücret/gelir artışı yapılmış seviyeden) bilinmeyen dönem zarar tutarı belirlenirken, kaza tarihinden rapor hesap tarihine kadar bilinen dönem ücretleri sabit kaldığından hesaplamalar arasında tutarsızlığa neden olduğunu, bu nedenle,
hesaplamaya konu geçmiş dönem (bilinen dönem) zarar/kazanç tutarlarına rapor hesap tarihine kadar geçen süreye sadık kalınarak faiz tahakkuk ettirilmekte ve rapor hesap tarihi itibariyle güncel değerler hesaplandığını, bu işlemin de hesapların tutarlılığı açısından gerekliliğinin bulunduğunu, bu nedenlerle Tehir-i icra taleplerinin kabulü ile hatalı ve hukuka aykırı nitelikteki yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; bilirkişi raporları arasındaki farklılık, esaslı bir çelişki olmadığını, davalı tarafın maluliyet oranının yalnızca Adli Tıp Kurumu’ndan alınması gerektiğini savunduğunu, ancak Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre Adli Tıp Kurumu’na sevk, yalnızca raporlar arasında giderilemeyen teknik bir çelişki bulunması halinde zorunlu olduğunu, somut olayda, alınan sağlık kurulu raporu yürürlükteki yönetmeliğe ve mevzuata uygun olduğunu, müterafik kusur iddiasının soyut olduğunu, delil olmadığını, uyuşmazlık konusu maddi zararlar, yaşam tablosu ve teknik faiz üzerinden doğru biçimde hesaplandığını,
kullanılan yöntemin, TRH 2010 yaşam tablosu ve %1.8 teknik faiz esas alınarak yapılmış olup, Yargıtay’ın yerleşik kararlarına uygun olduğunu, davalı taraf, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin teminat dışında kaldığını iddia etmişse de, mahkeme bu kalemler yönünden bir hüküm kurmadığını, mahkeme, faiz başlangıcını sigortacının zararı tespit ve ödeme yükümlülüğü doğduğu tarih olan eksiksiz belge ibrazı tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olarak dikkate aldığını, bu uygulama, ZMM Genel Şartları B.2 ve Yargıtay 17. HD kararlarına uygun olduğunu, faiz yönünden herhangi bir usulsüzlük veya eksik değerlendirme bulunmadığını,
bu nedenlerle davalının sunmuş olduğu istinaf başvurusunun esastan reddini, ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
17/11/2023 tarihli trafik kazasında yaralanan davacı, maluliyetinin bulunduğu gerekçesiyle karşı araç sürücüsü aynı zamanda işleteninden ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden kalıcı/sürekli işgöremezlik, geçici işgöremezlik ve tedavi giderleri zararı ile davalı işleten/sürücüden 50.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince maddi-manevi tazminat istemlerinin kabulüne dair verilen karara karşı yalnızca davalı sigorta şirketi vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu .....
Devlet Hastanesinin 31/01/2024 tarihli raporuna göre davacının maluliyetinin %44 olarak tespit edildiği, raporun "Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu" şeklindeki başlığından kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, yargılama sırasında ......Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan ve yine aynı yönetmeliğe göre hazırlanan 26/11/2024 tarihli raporda ise davacının kaza nedeniyle maluliyetinin %11 olarak tespit edildiği,
bu durumda dava açılırken sunulan maluliyet raporu ile yargılamada alınan maluliyet raporu aynı yönetmelik hükümlerine göre maluliyet belirlemesi yapmış olmasına rağmen aralarında anlamlı derecede fark olduğu anlaşılmakta olup, raporlar arasındaki açık çelişki giderilmeden karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş; davacının tedavisine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin dosya arasına alınarak davacının maluliyet durumuna ilişkin incelemenin yapılması için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi, raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra aktüer bilirkişi raporu aldırılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilirken ise davacı vekilinin 09/09/2025 tarihinde yatırdıkları gider avansına ilişkin 26/09/2025 tarihli dilekçesinin dikkate alınması ve ilk hüküm davalı .... tarafından istinaf edilmediğinden kazanılmış haklara da dikkat edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1587, K. 2025/2008, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama