KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/69
- Karar No
- 2025/134
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- G.karar yazım tarihi
- 30/01/2025
Karar Metni
1.662 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin maliki olduğu ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile maliki ... olan ve ... ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarptığını ve tam kusurlu olarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracının ana aksamlarının değiştiğini, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapıldığını, müvekkilinin aracının 2019 model ve kilometresi de kaza tarihinde çok düşük olduğunu, az kullanılmış böyle bir aracın, kaza sonucu ana aksamları değiştiğini ve ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapılmış olduğu sabit olup, aracın satışı halinde,
bu hasar alıcı tarafından rahatlıkla öğrenilebileceğinden, müvekkilinin doğal olarak bu kazalı aracını kaza görmemiş gerçek değerinden daha düşük fiyatla satacağını, karşı tarafın aracı Unico Sigorta A.Ş. tarafından 136149756/0 nolu poliçe ile sigortalandığını, 27/09/2023 tarihinde değer kaybı talebi için başvuruda bulunulduğunu ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, alacaklarını belirli hale getirebilmek için usul ekonomisi gereğince tensiple beraber dosyanın bilirkişiye tevdiine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla;
şimdilik müvekkilin aracında meydana gelen 50,00 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücreti ve arabuluculuk ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 14/08/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde; Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, bedel arttırım taleplerinin kabulü ile 50,00 TL'lik değer kaybı bedeli talebinin 100.000,00 TL'ye yükseltilerek, davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve yargılama giderleriyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirkete dava konusu kazaya ilişkin geçerli bir başvuru yapılmadığını, başvuruda bulunması gereken zorunlu belgeleri müvekkili şirkete iletilmediğini, başvuru sahibinin kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, 05/08/2023 tarihinde müvekkili şirket tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı adına tescilli ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araç ile kazaya karışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,
... plakalı aracın müvekkili şirketin nezdinde 24/08/2022 - 24/08/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 136149756 poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sigorta poliçesi mevcut olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete işbu dava konusu kazaya ilişkin eksik başvuru yapılması sebebiyle değer kaybı talebine ilişkin hasar dosyası tamamlanamadığını, ancak müvekkili şirketin sigortalısı ile davacıya ait araçların karıştığı kaza sonucunda sigortalının mevcuttaki Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sigorta poliçesi gereği,
davacının aracında oluşan maddi hasarı davacının şahsi banka hesabına tam ve eksikisiz olarak ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, değer kaybı talepleri maddi teminat limitlerinin en fazla %15'ine kadar olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile;
değer kaybı hesaplamaları, trafik sigortası genel şartları ekinde yer alan kriterlere göre hesaplama yapılması gerektiğini, zorunlu arabuluculuk ücretine ilişkin olarak müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı taraf karayolları trafik kanunu’nun 97.maddesi uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna geçerli bir başvuruda bulunmadığından davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddine,
usulden red taleplerinin yerinde görülmemesi halinde tam ve asli kusurlu davacının haksız olarak açtığı işbu davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
Haksız fiil sorumluluğu kusura dayandığından davaya konu trafik kazasında tarafların kusurlarının tespiti için trafik bilirkişisinden rapor alınmış olup 27/06/2024 tarihli raporda, ... plakalı araç sürücüsü ... , Karayolları Trafik Kanununun, 84/d maddesinin “.. arkadan çarpma ...” ihlali neticesinde meydana gelen kazada asli ve tek kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... ”ın ise meydana gelen kazadaki hareket tarzı, Karayolları Trafik Kanununda belirli bir hareket tarzını emreden, objektif bir davranış şeklini gösterdiğinden dolayı, bu kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığı.
Makine Mühendisi bilirkişinin 27/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda, dosyadaki belgelerden kaza tarihinde iki ayrı yetkili servisten alınan kaza tarihindeki hasarsız emsal aracın piyasa değerinin 1.300.000,00 TL ve 1.275.000,00 TL olarak belirlendiği ve hasarlı olarak tamirden sonraki bedelinin ise 1.200.000,00 TL ve 1.175.000,00 TL belirlendiği dikkate alındığında Yargıtay kararlarına göre dava konusu araçta 100.000,00 TL değer kaybı tespit edildiği,
sigorta şirketince davadan önce 21.193,03 TL hasar ödemesi yapıldığı gerekçeleri ile "Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 2- 78.806,97 TL (poliçe kalan limiti) değer kaybının temerrüt tarihi olan 10/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 3- Fazlaya ilişkin TALEBİN REDDİNE" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Müvekkil Şirket davacının aracında oluşan maddi hasara ilişkin olarak 13/10/2023 tarihinde12.750 TL ve 16/10/2023 tarihinde 8.443,03 TL ödeme gerçekleştirmiş olup bu hususun birinci derece mahkemesinin de bilgisi dahilinde olduğunu, müvekkil şirket tarafından 21/03/2024 tarihinde davacının banka hesabına 23.715,37 TL'lik bir ödeme gerçekleşmesine rağmen davacı tarafın yapılan bu ödemeden hiç bahsetmediğini, müvekkil şirket sigortalısının kaza zamanında var olan poliçe limitinin 120.000 TL olup, yerel mahkemenin hükmetmiş olduğu bakiye tazminat miktarı ile poliçe limitinin aşıldığını,
müvekkil sigorta şirketi tazminat talepleri karşısında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, ek olarak davacının aracının geçmiş kazalarının mevcut olduğunu, bu hususa ilişkin detaylı bir değerlendirme yapılması gerektiğini cevap dilekçelerinde belirtmiş olmalarına rağmen bilirkişi tarafından davacının aracının geçmiş kazalarını göz ardı ederek bir hesaplama yapıldığını, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkemenin ... sayılı kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı bedeli talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın, davacı adına kayıtlı ... plakalı araca arka kısımlarından çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacı adına kayıtlı aracın hasar gördüğü uyuşmazlık konusu değildir.
Davacı tarafın talebi, değer kaybı tazminatına yöneliktir.
Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17 HD 2016/966 E - 2016/5728 K sayılı ilam).
Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 E-2020/40 K sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın;
piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır.
Araç değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 4 HD 2021/21252 E- 2022/5913 K sayılı ilam).
Somut dosyada, davacıya ait aracın dava konusu kazasından önceki hasar kayıtlarının dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davalı ZMM sigorta şirketi tarafından sunulan hasar dosyası kayıtları arasında bulunan sigorta eksperi raporundaki davacıya ait aracın önceki hasar durumuna ve aracın piyasa rayicine ilişkin değerlendirmelerin hatalı olarak yorumlanarak davacıya ait aracın var ise daha önceki hasar kayıtlarının değerlendirilmediği, bu hali ile bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Somut dosyada bilirkişi raporunda davacıya ait aracın var ise daha önceki hasar kayıtları değerlendirilmediğinden, araçta daha önce meydana gelen hasarlar aracın olaya konu kaza tarihindeki rayiç değerini ve aracın daha önce aynı yerden aldığı hasar var ise araçta yeniden değer kaybı oluşup oluşmayacağını, oluşmuş ise değer kaybının miktarını etkileyeceğinden, davacıya ait hasarlanan aracın plaka no, motor ve şase numaraları belirtilmek suretiyle önceki hasar kayıtlarını gösterir bilgilerin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden istenilip, buradan gelen bilgiye göre varsa hasar dosyalarının ilgili sigorta şirketlerinden temini önem arz etmektedir.
Dava konusu aracın önceki hasar kayıtları temin edildikten sonra yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dava dosyasının daha önce rapor sunan bilirkişi/bilirkişilere tevdi ile, aracın daha önceki hasarları da dikkate alınmak suretiyle aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin ve kazadan sonraki rayiç değerinin ne olduğu, davacının davalı taraftan talep edebileceği değer kaybının olup olmadığı, değer kaybı oluşmuş ise miktarının ne olduğu konusunda ek rapor alınması gerekirken, yetersiz ve hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporuyla yetinilmek suretiyle karar verilmesinin doğru olmadığı kanaatine varılmıştır.
Kabule göre ise; kaza tarihindeki poliçe limitinin 120.000,00 TL olmasına karşın gerekçeli kararda hatalı olarak 100.000,00 TL olarak belirtilmesi de nazara alınarak, davalı sigorta şirketinden hasar dosyası kapsamında dava konusu araç için davadan önce ve varsa yargılama sırasında yapılan tüm ödemelerle ilgili evrakların celbi ile, poliçe kapsamında yapılan tüm ödemelerin değerlendirilerek mahsubu ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitini aşamayacağı hususu da birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/69, K. 2025/134, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama