İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/694 K.2025/710

Av. ...-

Esas2025/694Karar2025/710Tarih24 Nisan 2025Okuma16 dk · 3.206 kelime

KÜNYE

T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Esas No
2025/694
Karar No
2025/710
Karar tarihi
24 Nisan 2025
Dosya no
...
Karar no
...
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
...
Numarası
... Esas ... Karar
Davacı
... -...
Vekili
Av. ...-
Davalı
1 -... -...
Vekili
Av. ...-
Davalı
2 -...-
Vekilleri
Av. ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.206 kelime·16 dk okuma·6 bölüm

Av. ...-

DAVANIN KONUSU

Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

G.KARAR YAZIM TARİHİ : 25/04/2025

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı ile davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 31/10/2021 günü saat 12.20 sıralarında müvekkili Bilal'in, motosiklet ile Bursa Caddesi üzerinden Üniversite istikametine seyir halindeyken, yolun sağ tarafındaki Migros önünde park halinde bulunan ... plaka sayılı aracın aniden seyir haline geçerek sol tarafa doğru U dönüşü yaptığını, müvekkili Bilal'in araca çarpmamak için direksiyonunu sola doğru hafif kırdığını ancak araç sürücüsünün müvekkilini farketmeyip U dönüşünü tamamlamak için müvekkilinin direksiyon kırdığı yöne doğru seyir haline devam ettiğini, müvekkiline çarptığını ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini,

müvekkili Bilal'in bu kaza sonucunda basit tıbbı müdahale ile giderilemeyecek düzeyde yaralandığını ve ciddi düzeyde zarar gördüğünü, vücudunda hayat fonksiyonlarını etkileyecek şekilde kemik kırıkları meydana gelmiş olup bu hususa dair doktor tarafından verilen kati raporların mevcut olduğunu, müvekkili hakkında kaza günü olan 31.10.2021 tarihinde Pamukkale Üniversitesi tarafından Acil Tıbbi Müdahale Gereklilik Raporu Formu tutulduğunu,

müvekkilinin devamında 29/11/2021 tarihinde Denipol Hastanesi Radyoloji bölümünden sağlık raporları aldığını ve bu raporların müvekkilinin kaza sebebi ile sağlık durumunda yaşanan bozulmayı göz önüne serdiğini, sonrasında 01/04/2022 tarihinde müvekkilinin Denipol Hastanesi'ne ağrıları sebebi ile yeniden başvurmak zorunda kaldığını, 01/04/2022 tarihinde Denipol Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümünden sağlık raporları aldığını, 18/04/2022 tarihinde müvekkilinin Muayene ve Hilterapi hizmetleri için Özel Beymer Tıp Merkezi'ne başvurduğunu, müvekkilinin Tıp Merkezi'nde aynı zamanda Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon hizmeti aldığını,

18/04/2022 tarihinde müvekkilinin ...

Eczanesi'nden yaşadığı rahatsızlık neticesinde ilaç almak zorunda kaldığını, müvekkilinin tekrardan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon almak zorunda kaldığını, 11.05.2022 tarihinde ....Tıp Merkezi'ne tekrardan müracaat ettiğini, yaşanan kazanın ardından hazırlanan kaza tespit tutanağına göre; araç sürücüsü ...'ın park halinden seyir haline geçerek U dönüşü yaparken, seyreden araca geçiş hakkı vermediğinden 2918 Sayılı KTK' nın 84/j "manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak" 67/1-a maddesini ihlal ettiğinin belirtildiğini, bu hususun Denizli 12. Asliye Ceza Mahkemesi ...

E - ...

K sayılı dosyası tarafından da kabul edilmiş olup belirtilen madde kapsamında davalı ...'ın cezalandırılmasına hükmedildiğini, kaza tutanağından da anlaşılacağı üzere davalı ...'in asli kusurlu olduğunu, davalının verdiği çelişkili ifadelerle de sabit olmak üzere kontrol ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek trafik kurallarını ihlal ettiğini ve neticesinde bu kazanın yaşanmasına sebebiyet vererek hem trafik güvenliğini hem de diğer araç sürücülerinin güvenliğini tehlikeye attığını, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri, makul hızla gelerek ve kaza anında dahi çarpışmayı engellemek amacıyla direksiyonu kırarak,

bilinçli şekilde hareket ederek gerçekleştirdiğini, bu nedenlerle davalı ...

Gündüz'ün kusurlu eylemi neticesinde kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin vücudunda kemik kırılmasına neden olacak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına neden olarak müvekkilinin mağdur olmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilin bu zarara uğramasına neden olan kazaya sebep olan aracın poliçesinin davalı ...Ş. tarafından yapıldığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına uyarınca sigortacı, sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, müvekkilinin, tedavi süreci boyunca çalışamadığını;

geçici olarak iş göremez duruma geldiğini, bununla birlikte müvekkiline ait araçta kaza neticesinde gerçekleşen değer kaybının da ekonomik yönden maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan sigorta şirketince bu zararların doğrudan tazmin edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kazanın ardından yaşadığı psikolojik bunalım, hastanede gördüğü tedaviler, vücudunda oluşan kalıcı hasarların, daha çok genç yaşta böyle bir olay yaşamasının ardından duyduğu üzüntünün etkilerini bir nebze olsun azaltmak adına davacı ... tarafından manevi tazminat talepleri bulunduğunu,

toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsili ile indirim yapılmaksızın bütünüyle hüküm altına alınmasını talep ettiklerini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalarının kabulüne, 500.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsis edilmesine,

fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alcak davası olarak) şimdilik 1.000,00 TL Maddi tazminatın davalı ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi davalı ...Ş.'den temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, bu taleplerin yargılama sırasında sonuçsuz kalmaması amacıyla davalılar aleyhine talebi karşılar miktar ve mahiyette ihtiyati haciz kararı tesis edilmesine, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yanlara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının iddialarının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, davacının 31/10/2021 tarihi saat 12:20 sularında meydana gelen trafik kazasına dayanarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu, lakin ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığı gibi davacının sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanılan bu davada talep edilen bedellerin fahiş olduğunun açık olduğundan davanın reddi gerektiğini, her şeyden evvel meydana gelen trafik kazasında tek kusurlunun müvekkili olmadığını, söz konusu dosyada davacının da kusurlu kabul edildiğini;

hatta davacı tarafın asli kusurlu olduğunu, her ne kadar ceza dosyasında müvekkilinin kusurlu kabul edilmiş ise de bunun kabulünün de mümkün olmadığını, kimsenin kendi kusuruna dayanak hak talebinde bulunamayacağını, bu anlamda davacı tarafın asli kusurlu davranışları nedeniyle kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin yargılandığını ve Denizli 12 Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ...

Karar sayılı dosyasıyla hakkında 2.240,00 TL Adli Para Cezası ile cezalandırıldığını, söz konusu davada asli kusurlu olan davacının kendisi iken; yeterli inceleme yapılmadan ve talepleri karşılanmadan hukuka aykırı şekilde müvekkili hakkında cezaya hükmedildiğini, bu olaya dayalı olarak davacının maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere davacının hızını düşürmediği,

bu nedenle meydana gelen kazada ise kusurlu olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin KTK kuralları gereği üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen, yüksek hızla seyreden, kavşağa girerken hızını azaltmayarak kazaya sebebiyet veren ve meydana gelen kazada hatalı olanın davacı olduğunu, davacının kazaya sebebiyet vermemek için manevra yaptığı ve direksiyonu kırdığı iddiasına ise itibar edilmesinin beklenemeyeceğini, zaten yüksek hızla seyreden müştekinin kendisine doğru geldiğini dahi görmeden, son anda fark eden müvekkilinin kazanın meydana gelmesini engellemek için elinden geleni yaptığını,

lakin buna rağmen davacının yüksek hızlı olması nedeniyle kazayı önlemenin mümkün olmadığını, sadece sigorta şirketine yönelik maddi tazminat talepleri iletilmesi gerekirken maddi tazminat bedelleri açısından müvekkilinin davada taraf sıfatı bulunmadığı halde müvekkiline de davanın yöneltilmesinin husumet itirazını gerektirdiğini, bu nedenle davacının müvekkiline yönelik tazminat taleplerine karşı husumet itirazında bulunduklarını, davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının haksız ve hukuka aykırı tüm taleplerin reddine, usule ve esasa yönelik itirazlarının kabulüne,

kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için tazminat hakları olduğu düşünüldüğünde dahi fahiş miktardaki tazminat bedellerinin reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı yanın bu dava ile 31/10/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında sigortalı olduğundan bahisle müvekkili ... adına maddi ve manevi tazminat talep ettiğini, ... Hiz.

A.Ş. adına kayıtlı ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde T-249789882-0 poliçe no ile 31/05/2021 - 31/05/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun bedeni zararlarda 430.000,00-TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, teminat limiti bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini,

manevi tazminat taleplerinin Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi teminatı dışında olduğunu, Zorunlu trafik sigortası bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesinin söz konusu olmayıp, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmininin esas olduğunu, başvuru sahibi tarafından, müvekkili sigorta şirketine dava konusu kaza nedeniyle yapılan başvuru üzerine 16159125 numaralı hasar dosyası açıldığını, bu hasar dosyası kapsamında,

16/12/2022 tarihinde davacı ... için 134.857,60-TL ödendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde, ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak hesaplama yapılmasını ve ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında fark olup olmadığını, davacıların zararının karşılanıp karşılanmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, yapılan ödemenin zararı karşılamadığının anlaşılması halinde, yapılan ödeme güncellenerek tazminat miktarından indirilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından 16/12/2022 tarihinde davacıya yapılan ödemenin,

ödeme tarihindeki verilerek dikkate alınarak yapılacak hesaplamadan, güncellenerek indirilmesi halinde başvuru sahibinin tüm zararının karşılanmış olduğu dolayısıyla davacılara ödenmesi gereken fark tazminat miktarı kalmadığının anlaşılacağını, herhalde müvekkili sigorta şirketi ödeme yapmış olduğundan herhangi bir hukuki sorumluluğu kalmadığından davanın reddi gerektiğini, her durumda müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu,

öncelikle davacı tarafından müvekkili şirket sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe kapsamında geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerine ilişkin sorumluluğu bulunmadığından bu talep yönünden her halde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, her durumda, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla,

dava konusu tazminat “ancak dava tarihinden itibaren” işleyecek “yasal faiz” ile birlikte talep edilebileceğini, davacının ancak dava tarihinden itibaren işleyecek olan faizi talep edebilmesinin mümkün olduğunu, zira müvekkili şirket müdebbir bir tacir olarak genel kanunların ve poliçe genel ve özel şartlarının kendisine yüklediği tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmakla herhangi bir temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, bu nedenlerle müvekkili şirketin diğer şartların varlığı halinde ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu tutulabileceğini, davacının geçici iş göremezlik tazminat talepleri,

tedavi/bakım/refakat talepleri ve kazanç kaybı talepleri bakımından poliçe kapsamında sorumlulukları bulunmadığından bu taleplerin reddine karar verilmesini, mahkeme tarafından herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda, hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçelerinde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına, Mahkemece herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda tazminat tutarına uygulanacak faiz tür ve başlangıç tarihinde dilekçemizde belirtilen hususların dikkate alınmasına,

davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 05/12/2024 tarihli ıslah dilekçesinde: Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, 500.000,00TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsis edilmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alcak davası olarak) şimdilik 289.633,42 TL maddi tazminatın davalı ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, işbu taleplerin yargılama sırasında sonuçsuz kalmaması amacıyla davalı aleyhine talebi karşılara miktar ve mahiyette ihtiyati haciz kararı tesis edilmesine, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

Davalı ... vekili 16/10/2024 tarihli dilekçesi ile: Dava konusu uyuşmazlıkta, dava öncesi davacıya 16/12/2022 tarihinde 134.857,60 TL tutarlı tazminat ödemesi yapıldığını, hasar aşamasında gerçekleştirilen söz konusu ödemeye ilişkin dekont sunduklarını, hasar ödemesi sonrası, davacının trafik kazası nedeni ile bakiye tazminatına ilişkin ise davacı vekili ile akdedilen 16/10/2024 tarihli ibraname çerçevesinde sulh olunduğunu, davacı tarafın ekli sulh ibranamede belirlenen ödemenin yapılması ile birlikte davadan feragat ve müvekkili, dava konusu ihtilaf bakımından ibra ettiklerini,

hasar ödemesi sonrası kalan bakiye teminat limiti üzerinden davacı vekili ile sulh olunarak müvekkil sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamındaki sorumluluğunun (sigortalıyı ve sigortalı araç sürücüsünü de kapsayacak şekilde) sona erdiğini, davacı vekilinin ekli ibraname kapsamında davadan feragat etmesi halinde taraflarınca da, hiçbir vekâlet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunulmayacağını, sulh sebebi ile davanın reddine, maddi tazminat yönünden hükmedilecek arabuluculuk ücretinin ...

A.Ş. üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bütün halinde değerlendirilmek suretiyle "1-Davalı ... yönünden açılan maddi tazminat davasında tarafların sulh olduğu ve buna ilişkin ibranamenin dosyaya sunulduğu anlaşılmakla HMK 315 maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına,

2-Davalı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 289.633,42 TL kalıcı iş göremezlik zararının kaza tarihi olan 31/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Manevi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 31/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olup karardaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının, kazanın tüm sorumluluğunun davalıda olduğu gerçeği göz ardı edilerek düşük seviyede tutulduğunu, davalı ...'in kazada asli kusurlu olduğunu, müvekkilin özen ve dikkat yükümlülüğüne uygun eylemlerde bulunup kazayı engellemeye çalıştığını ancak davalının kusurlu eylemi nedeniyle yine de kazaya engel olamadığını, müvekkilin kaza nedeniyle yaşadığı fiziksel acı,

ruhsal sıkıntı ve yaşam kalitesindeki düşüş gözetildiğinde mahkemenin takdir ettiği 100.000,00 TL manevi tazminat, yaşanan mağduriyeti karşılamaktan son derece uzak olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının tehir-i icra istemli olarak kabulü ile yerel mahkeme hükmünün müvekkil aleyhine hüküm ifade eden kısımlarının ortadan kaldırılmasına, esas hakkında yeniden tahkikat yapılmasına, en nihayetinde haklı davalarının tümden kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Kaza tespit tutanağında da sabit olduğu üzere yüksek hızla seyreden davacının hızını bir an olsun azaltmadığını ve kazaya sebebiyet vererek müvekkilin aracına çarptığını, davacının hızını azaltmadığı gibi kazayı önlemek adına kornaya da basmayarak kazanın meydan gelmesini önleyecek hiçbir tedbirde bulunmadığını, bu nedenle gerekçeli kararda yer alan kusur oranlarına itiraz ettiklerini, hükmedilen maddi ve manevi tazminat talepleri fahiş derecede yüksek olduğundan yerel mahkeme kararının kaldırlması gerektiğini,

davacı tanıklarının anlatımlarına bakıldığında tanıkların son derece yanlı ve gerçeğe aykırı şekilde beyanda bulunduklarını, yerel mahkemece tespit edilen kusur oranlarının hatalı olması, asli kusurlunun davacı olması, tanıklardan ... 'nın davacının annesi olmakla yeminsiz olarak dinlendiğini ve her ne kadar davacı ile birebir ilgilenecek kişilerden olsa da beyanlarının doğruluğu noktasında tereddütler bulunduğunu, bu anlamda davacı tanığı ... 'nın anlatımlarının kabulünün mümkün olmadığını, ATK raporunun ve aktüerya hesap raporunun eksik ve yetersiz inceleme sonucu düzenlenmiş olması,

ortak kusur hususu ve fahiş derece yüksek tazminat miktarları nedenleriyle istinaf istemlerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullandığı davanın gerek usulden gerekse esastan tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;

Dava; trafik kazası nedeni ile açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, davacı vekili ve davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.

Dosyanın incelenmesinde, 31.10.2021 günü saat 12.20 sıralarında davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile Bursa Caddesi üzerinden Üniversite istikametine seyir halindeyken, yolun sağ tarafındaki Migros önünde park halinde bulunan ve davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın seyir haline geçerek sol tarafa doğru U dönüşü yapması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, dava dışı şirket adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde davalı ...Ş. Tarafından Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.

Kaza ile ilgili ceza dosyası olan Denizli 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2022 tarihli ...Esas ...Karar sayılı ilamının incelenmesinde; katılanın ..., sanığın ... olduğu, suçun taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu olup mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanığın kazanın meydana gelmesinde asli, katılanın ise tali kusurlu olduğu kanaati ile sanığın atılı suçtan neticeten 2.240,00 TL adli para cezası ile tecziyesine karar verildiği, verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması neticesinde Antalya BAM 11. Ceza Dairesinin 02/05/2023 tarihli, 2023/792 Esas - 2023/1376 Karar sayılı ilamı ile İstinaf başvurusunun reddine karar verilerek kararın 02/05/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Tanıklık, HMK'nın 240. ve devamı maddelerinde düzenlendiği üzere, ispatın konusunu teşkil eden çekişmeli ve hukuken önemli vakıayı duyu organları aracılığı ile algılamış, müşahade etmiş olan bir gerçek kişinin, bilgisini hakime aktarması, vakıayı doğrudan yansıtması özelliğinden ötürü, temsili niteliği yüksek ve fakat güvenilirliği tartışılabilir bir delildir.

Tamamen objektif olması beklenemeyecek olan tanık, yakınları lehine açıklamalar yapmak isteyebilir, görülen ve işitilen şeyler zaman içinde unutulabilir, bu nedenlerle tanık, diğer delillere nazaran gerçekten uzaklaşmaya neden olabilecek zayıf, ancak vazgeçilmesi de mümkün olmayan bir delildir.

Hakim, tanığın beyanını gerçeğe uygun olarak tespit edebilmek için onu titizlikle sorgulamalı ve çelişkili hususları gidermeye çalışmalıdır. Tanığın beyanının gerçeğe uygun olarak tespit edilebilmesi ve tanığa görevinin öneminin anlatılması için yasanın öngördüğü tedbirlerin bazıları HMK'nın 256. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre tanığa dinlenmeden önce hakim tarafından;

-Gerçeği söylemesinin önemi,

-Gerçeği söylememesi halinde yalan tanıklık suçundan dolayı cezalandırılacağı,

-Doğruyu söyleyeceği hususunda yemin edeceği anlatılmalıdır.

HMK'nın 256, 257 ve 258. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemede dinlenecek tanıkların, 257. maddede istisna edilen kişiler dışında, 258. maddede gösterildiği şekilde dinlenmelerinden hemen önce "sorulacak sorulara, hiç bir şey saklamadan doğru cevap vereceğime namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" diyerek yemini eda edecekleri, beyanlarının da bu yeminleri üzerine alınacağı, yeminsiz dinlenen tanık beyanlarının usülen yok hükmünde olacağı ve hükme esas alınamayacağı, dolayısıyla tanıkların dinlenmemiş olacağı açıktır.

Nitekim HMK'nın 256/1-b maddesi gereğince tanığa "doğruyu söylememesi halinde yalan tanıklık suçundan dolayı cezalandırılacağı" hususunun hatırlatılması gereğine paralel olarak düzenlenen TCK'nın 272/2. maddesinde "mahkeme huzurunda ....gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir" hükmü mevcuttur. Usulen kanunda düzenlenen istisnalar dışında tanıkların yeminsiz dinlenmesi yok hükmünde olduğundan TCK uygulamasında yalan tanıklık suçundan cezalandırma için kişinin yemin verilerek dinlenmiş olması aranmaktadır.

Öte yandan usul kurallarının eksiksiz uygulanması; HMK'nın 32/1 maddesinde düzenlenen "yargılamanın hakim tarafından yürütülmesi" ve HMK'nın 33/1. maddesinde düzenlenen hakimin görevi sebebiyle hukuku kendiliğinden uygulaması" ilkelerinin de bir gereğidir. Zira HMK'nın 33. Maddesine göre hakim Türk Hukuku'nu re'sen (kendiliğinden) uygular ve madde metnindeki "Türk Hukuku" terimi, hem maddi hukuk, hem de usul hukukunu aynı düzeyde kapsamı içerisine alır.

Yine 6100 Sayılı HMK'nın 248. Maddesinde; tanıklıktan çekinebileceklerin kimler olduğunu belirlemiş, taraflardan birisi ile arasında evlatlık bağı bulunanlar, üçüncü derece de dahil olmak üzere kan veya kendisini oluşturan evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi kayın hısımlarını da bu kişiler arasında saymıştır. Aynı kanunun 247 Maddesinin 2. Fıkrasında ise tanıklıktan çekinme sebeplerinin varlığı halinde hakim tanık olarak çağrılmış kimsenin çekinme hakkı bulunduğunu önceden hatırlatması gerektiği hususu düzenlenmiştir.

Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın 257/1. Maddesinde yeminsiz dinlenmesi gereken tanıkların kimler olduğu sayılmış olup bunların arasında 1086 sayılı HUMK'un aksine tanıklıktan çekinme hakkı olanlar sayılmamıştır. Bu tanıkların yeminli veya yeminsiz dinlenip dinlenmeyecekleri hususu mahkemenin taktirine bırakılmamıştır.

Somut olayda davacının annesi olan tanık ...'nın 03/10/2024 tarihli celsede, 6100 Sayılı HMK'nın 257. maddesine göre yeminsiz dinlenecek kişilerden olmamasına rağmen yeminsiz dinlenmesi doğru olmamıştır. Buna göre davacı tanığı ...'nın yukarıda anlatılan HMK'nın 256, 257 ve 258. maddeleri hükümlerine aykırı olarak yeminsiz dinlenmiş olması nedeniyle açıkça yasaya aykırılık bulunduğundan bu tanığın yeniden davet edilerek tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmak suretiyle, tanıklık yapacağını beyan ettiği takdirde yemini yaptırıldıktan sonra tanıklığına başvurulması ve oluşacak sonuca göre dosya kapsamı ve deliller değerlendirilerek karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden kabulüne karar verilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; kaldırma sebebine göre sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; KABULÜ İLE; kaldırma sebebine göre sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/01/2025 tarih, ...Esas ...Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-Davalı ... tarafından yatırılan 6.661,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,

4-Davacı tarafından 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

7-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi.24/04/2025

... Başkan ...

... Üye ...

... Üye ...

... Katip ...

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/694, K. 2025/710, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın Konusu
  4. G.karar Yazım Tarihi : 25/04/2025
  5. Gereği Görüşüldü
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/694
Karar No
2025/710
Tarih
24 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/694 K.2025/974
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/695 K.2025/856
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/695 K.2025/573
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/695 K.2025/788
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/696 K.2025/797
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/697 K.2025/704

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.