KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi Dosya No ...
- Esas No
- 2025/858
- Karar No
- 2025/1004
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Karar no
- ....
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- ....
- Tarihi
- 23/01/2025
- Numarası
- ....
- Müteveffa
- ...
- Davacılar
- ...
Karar Metni
3.624 kelime·18 dk okuma·6 bölüm
... VEKİLİ :... DAVALILAR :... VEKİLİ :...
DAVANIN KONUSU
Haksız Fiilden Kaynaklanan
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 10/06/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı ...vekili ile davalı.... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili başvuranın maliki olduğu araç ile sigortalının maliki olduğu araç arasında meydana gelen trafik kazasında, müvekkiline ait aracın maddi hasara uğramış
olup, bu kazanın oluşumunda sigortalının aracın asli kusurlu olduğunun kaza tespit
tutanağı ile sabit olduğunu, kaza neticesinde müvekkiline ait aracın ana aksamlarının değiştiğini, ciddi anlamda
kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapıldığını, müvekkilinin aracında iskontosuz KDV
dahil 126.733,44 TL tutarında maddi hasar meydana geldiğini, müvekkili başvuranın aracında kaza öncesi hasar kaydı olmayıp, kaza sonucu ciddi
anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapılmış olduğunun hasar dosyası ile sabit olduğunu, tramer kayıtlarına da kaza kaydı geçmiş olduğundan, aracın kaza tarihindeki hasarsız 2. el satış değeri ile tamir
edildikten sonraki ikinci el satış değeri arasındaki farkın hesaplanarak müvekkili başvurana ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin aracı ile aynı özellikteki hasarsız ve hasarlı aracın satışı için ikinci el araç
alımı yapan firmalardan teklif alındığında aradaki farkın 175.000,00–TL olup, bu bedelin müvekkilinin aracının kaybettiği gerçek değeri ortaya koyduğunu, Sigorta Şirketinin, poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı
ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma
ilişkin fatura olsun ya da olmasın, tespit edilen hasar bedeli üzerinden hesaplanan
KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olduğunu, müvekkili başvuranın aracında oluşan iskontosuz KDV dahil hasar bedeli 126.733,34 TL olup, bakiye 25.000,00-TL’sinin de yükümlülükleri gereği taraflarına ödenmesi
gerektiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla;
müvekkili başvuranın maliki olduğu araçta oluşan şimdilik 175.000,00-TL araç değer
kaybı ile bakiye 25.00,00 TL hasar bedelinin taraflarına ödenmesini, aksi halde her türlü talep ve dava haklarını kullanacaklarını müvekkili adına talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili dava değeri artırım talepli dilekçesi ile, dava açarken fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak 10,00 TL istenen araç değer kaybı alacağını 30.615,00 TL artırarak 30.625,00 TL olarak davalı sigorta şirketleri yönünden (poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
10,00-TL istenen hasar fark bedeli alacağını 65.305,00-TL artırarak 65.315,00-TL olarak davalı sigorta şirketleri yönünden (poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10,00-TL istenen araç mahrumiyet bedeli alacağını 8.765,00 TL artırarak 8.775,00 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalıdan tahsiline,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketleri nezdinde gerekli araştırmaların yapıldığını ve uyuşmazlığın .... numaralı kasko Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmış olan... plakalı aracın, kazaya karıştığı araçta meydana geldiği iddia edilen hasar, değer kaybı ve kazanç kaybı bedeli talebiyle ilişkili olduğunun anlaşıldığını, davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini,
söz konusu hasar sonucu davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin tazmini talepli müvekkili şirkete ihbar yapıldığını ve söz konusu ihbar üzerine müvekkili şirket nezdinde .....numaralı değer kaybı dosyası açılmış olup hasar tazminat talebine ilişkin şirketlerine başvuru yapılmadığını, hasar tazminat talebi için bu dava ile bilgileri olmuş olup ....nolu hasar tazminat dosyası açıldığını, başvurunun yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, yetkili mahkemenin .....Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmaması sebebiyle ....
Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, hiçbir şekilde dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, tüm bu açıklamalar kapsamında, davacı tarafça müvekkili sigorta şirketine maddi tazminatın hesabına ilişkin asgari ve mer’i düzenlemelere uygun belge ve inceleme fırsatı sunulmadığından,
tazminat talebinin kısmen veya tamamen yerine getirilmediği iddialarının kabul görmemesi gerektiğini, bu nedenle davacının dava açma hakkı bulunmayıp, başvurunun usulen reddi gerektiğini, trafik poliçesinin limitleri tüketilmeden taraflarına ve sigortalısına başvurulması ve huzurdaki davanın ikame edilmesinin husumet eksikliği yarattığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının araç mahrumiyeti için talep ettiği tazminatın genel şartlara göre teminat kapsamı dışında olduğundan reddini talep ettiklerini, kabul manasında olmamak üzere,
müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak kaydıyla, söz konusu davanın haksız fiile dayanması sebebiyle uygulanacak faiz yasal faiz olması gerektiğini, davacının talepleri hakkında haksız ve mesnetsiz olmakla birlikte davacının yasa, usul ve Genel Şartlara aykırı taleplerinin reddine karar verilmesini, müvekkil şirket lehine vekalet ücreti tayin edilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesi ile, zamanaşımı olması nedeniyle reddini talep ettiklerini, somut olayda, davacı tarafın, araç hasarı zararı yönünden talep konusunu belirlediğini ve fakat davasını yine de belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın dava konusu tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmakta menfaati bulunmadığından,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca davanın esasına girmeden doğrudan ve usulen reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan .... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limitinin ise kaza tarihi itibariyle araç başına 120.000,00 TL, kaza başına 240.000,00 TL olduğunu,
dosya üzerinde yapılan tüm ödemelerin poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini,
davacı tarafın aracında meydana gelen hasarla ilgili...
Sigorta Anonim Şirketi'ne 22/02/2024 tarihinde 61.413,61 TL rücuen hasar bedeli ödemesi ve davacıya 28/12/2023 tarihinde 49.373,00 TL değer kaybı bedeli ödemesi yapıldığını, huzurdaki uyuşmazlığa konu talep için, bu davadan önce, davacı yana 28/12/2023 tarihinde 49.373,00 TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, hesaplamanın, tamamen doğru verilere göre yapıldığını ve müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu durumda, davanın doğrudan reddine, aksi halde, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte mahsup edilmesini,
masraf ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasını talep ettiklerini, davaya konu talep için davadan önce davacının kasko sigortacısı...Sigorta Anonim Şirketi'ne 22/02/2024 tarihinde 61.413,61 TL araç hasarı tazminatı ödemesinin gerçekleştirildiğini, netice olarak, halihazırda onarılmış ve onarım nedeniyle herhangi bir zararın doğduğunun da ispatlanmamış olduğundan huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç hasarı talebine ilişkin karşı yanın yokluklarında aldırmış olduğu tespit raporu veya faturalar varsa bunun kabulünün mümkün olmadığını, fahiş hesaplamanın yer aldığı,
herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve iskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı raporun/faturanın hükme esas alınmaması gerektiğini, somut uyuşmazlıkta, dosyaya bakiye ödeme ve onarıma ilişkin de herhangi bir fatura sunulmadığını, 2918 Sayılı KTK’nın 92. maddesi uyarınca gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararların teminat dışında olduğunu, öncelikle zamanaşımına uğramış davanın reddine, ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde; kabul anlamına gelmemek kaydı ile bilirkişi incelemesi yapılarak tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına,
poliçe teminatı kapsamında olmayan "araç mahrumiyeti" talebinin reddine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... cevap dilekçelerinde, davacı tarafın "Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, tarafların karışmış oldukları 03/11/2023 tarihli maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasından kaynaklı olarak ve HMK 107 kapsamında belirsiz alacak olarak şimdilik 10,00 TL değer kaybı bedeli, 10,00TL bakiye hasar bedeli ve yine belirsiz alacak olarak şimdilik 10,00 TL araç mahrumiyet bedelinin, işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemli tazminat davası" konulu bu davayı açtığını, öncelikle kaza yerinin Antalya olması sebebiyle Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğunu,
bu nedenle yetki itirazlarının kabulüne karar verilmesini, davacının dava dilekçesinde ....n tam kusurlu olduğunu iddia ettiğini, oysa ki ekte sunulu kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere kazada kusur durumlarının yarı yarıya olarak belirlendiğini, davalı sigorta şirketlerinin de davacı tarafa gerekli ödemeleri yaptığını ve zararlarının giderildiğini, davacıların bu davayı her türlü zararları giderildiği halde ve hukuksal yararları olmadığı halde açtığını, aracın tamir sürecinde oluşan mahrumiyet için tarafına kusur yükletilemeyeceğini,
aracın tamirinin yapıldığı servisin yoğunluğu ve işleyişinin kendi sorumluluklarında bulunmadığını, davacının mahrumiyetini ispatla yükümlü olduğunu, aracın değer kaybı açısından ise bu konuda aracın sigorta şirketi poliçe kapsamında zararı karşıladığını, bu konuda da tamamen sorumluluğun ve yapılacak olan ödemelerin sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ".. sigorta eksperi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor yerleşik içtihatlara uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş ve bu bilirkişi raporuna göre hesaplanan 30.627,00 TL den ve davacı tarafından talep edilen 30.625,00 TL bakiye değer kaybı tazminatının ve Hasar fark bedeli yönünden açılan davada ise ...
Hukuk Dairesinin.... esas ve benzeri ilamlarından anlaşıldığı üzere hasar bedelinin KDV dahil iskontosuz (Mahkememizce yapılan hesaplama ile Bilirkişi raporu ile KDV dahil hasar tutarı 114.060,02 TL olup bu bedelin iskontosuz hali ile 127.733,34 TL olduğu ve sigorta şirketi tarafından KDV dahil 61.413,61 TL ödeme yapılmakla bakiye hasar bedeli 65.319,00 TL olmakla) hesaplanması gerektiği kanaatiyle yapılan ödemelerin mahsubuyla hesaplanan ve davacının talep edebileceği hasar fark bedelinin 65.319,00 TL olduğu tespit edilmekle (davacı 65.315,00 TL üzerinden bedel arttırım sunmakla) sigorta tarafından ödenmeyen bu gerçek zararın da
davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğine, hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresinin 15 gün olduğu (davacıya ikame araç tahsis edilmediği müzekkere cevabı ile anlaşılmış olup) ve bu süre boyunca davacının aracını kullanamayacağından kaynaklı mahrumiyet bedelinin kaza tarihi itibariyle 8.775,00 TL olduğu "gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ..... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; .... tarafından yapılan ödemeler mahsup edildiğinde bakiye teminat limitinin 9.213,39-TL kaldığını, diğer davalı şirket ödeme yapmamış olup kararda buna dair bir oranlama sağlanmadığını, karardaki oranlama davalı şirketler bakımından reddedilen araç mahrumiyet bedeli üzerinden sağlanmış olduğundan hatalı olduğunu, ... ödeme yapmamış olup ....'nin yaptığı ödemeler sonrası kalan teminat limiti 9.213,39-TL olduğundan bu husus gözetilerek bir oranlama sağlanması gerektiğini, karardaki ifadeler "açıklık" ilkesine aykırı olduğunu, hüküm kısmında, ....
PLAKA araç hususi araç olduğu için avans faizine hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığını, huzurdaki dosyada gerçekleştirilen tek uzmanla kusur ve zarar belirleme uygulaması, 2659 Sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun ilgili maddelerini ilga eden 15.07.2018 tarih, 4 sayılı "Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi"ne aykırı olduğunu, 2918 Sayılı KTK.
Md. 97'deki başvuru şartı nedeniyle ZMSS poliçesi kapsamındaki davaların dava şartı arabuluculuk kapsamında bulunmaması nedeniyle arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken davalıya yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tazminatı etkileyen kusur durumu ve sair tüm hususları istinaf ettiklerini, araç hasarı zaten davacının kasko poliçesi kapsamında karşılandığı için mükerrer talebin reddine dair hüküm kurulması gerektiğini, bu nedenlerle .....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.02.2024 tarih, ... K. sayılı kararının kaldırılmasını, davanın reddini, aksi halde müvekkil şirket lehine yeni bir hüküm kurulmasını, masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını, ... tarafından sunulan teminatın İİK Md. 36/5. maddesi gereğince iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .....vekili istinaf başvuru dilekçesi ile.
03/11/2023 tarihli kazaya karıştığı belirtilen.... plakalı aracın .... nezdinde .... numaralı vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (Trafik Poliçesi) ile sigortalı bulunmakta olup müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının sorumluluğu ve nihayetinde poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, karar dayanağı bilirkişi raporu ile araç hasar tazminatı ve değer kaybı tazminat tutarlarının fahiş hesaplandığını, bu sebeple denetime uygun olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak oluşturulan istinafa konu kararın kaldırılmasını ve yeniden inceleme yapılması gerektiğini, gerekçeli kararın açık ve anlaşılır şekilde yazılmadığını,
yargılama giderleri vekalet ücreti bakımından hatalı hüküm kurulduğunu, yine faiz başlangıç tarihi bakımından da müvekkili şirketin temerrüt tarihine bakılmaksızın kaza tarihinden itibaren aleyhe hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, gerekçeli kararda teminat limitlerinin belirtilmemiş olması kararın infazını yoruma açık bırakmak olduğunu, gerekçeli kararın taraflar bakımından açık, anlaşılabilir ve infaz edilebilir şekilde yazılması gerekmekte olup bu haliyle yoruma açık bırakıldığını,
ayrıca yargılama giderleri bakımından müvekkili sigorta şirketi aleyhine kabul edilen tutara bakılmaksızın toplam dava tutarı üzerinden aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiğini, faiz başlangıç tarihi bakımından müvekkili şirketin temerrüt tarihi esas alınması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz başlangıç tarihine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bu haliyle gerekçeli karar usul ve esaslara aykırı olarak yazıldığını, hükmün kaldırılarak düzeltilmesi gerektiğini, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile, tehir-i icra kararı verilerek ...
İcra Dairesinin .... Sayılı takibinin durdurulmasını,..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/01/2025 tarihli... Esas -... Karar Sayılı kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazası nedeni ile davalı işleten ve sürücü ile ZMM ve kasko sigortacısına (ihtiyari mali mesuliyet sorumluluğuna dayalı) karşı açılan, davacılara ait araçta oluşan bakiye hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tahsili istemlerine yönelik olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar... tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, 03/11/2023 günü davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki,,,, plakalı taksiyle D400 Devlet karayolu ...
Havaalanı istikameti ile ...Toptancı Halinden geliş istikametindeki bağlantı dönel kavşak kesişiminden Havaalanı istikameti yönününe dönelden dönerek düz devam etmek istediği sırada ön ilerisinde kendisiyle aynı istikamet yönünden gelerek aynı istikamet yönüne gitmek için kontrollü çıkışını ....Toptancı Hali istikameti yönünde akşam araç trafik yoğunluğundan dolayı anayola çıkmak için bekleyen .... plakalı araca çarparak kazaya sebebiyet verdiği, kaza sırasında davacı tarafa ait aracın farlarının açık olduğu, meydana gelen kazada ... plakalı taksi sürücüsünün tam kusurlu olduğu,
davacı sürücünün ise sevk idaresindeki ... plakalı aracıyla ... ,,, İlçesi ... Mahallesi D400 Devlet karayolu ...
Havaalanı istikameti ile ...-Toptancı Halinden geliş istikametindeki bağlantı dönel kavşağa geldiğinde kendisine göre solundaki yoğun araç trafiğini göz önüne alarak kontrollü ve dikkatli olarak ana yoldaki araçların ilk geçiş önceliğinde olması nedeniyle duraksayarak ana yola çıkış için beklediği esnada kendisiyle aynı istikametten gelerek aynı yön istikametine gitmek için sürüşüne mevcut hızıyla devam ederek kavşağa giriş yapan davalı sürücü .... sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari aracın arkadan çarpmasıyla sonuçlanan trafik kazasında kusurunun bulunmadığı yönündeki bilirkişi görüşü dosya kapsamındaki deliller ve olayın oluşu ile
uyumlu olduğundan davalı sigorta şirketleri vekillerinin kusura ilişkin istinaf itirazları yersizdir.
Davalı .... plaka sayılı aracın 15/03/2023-15/03/2024 tarihleri arası dönem için ZMM sigortacısı olup, kazanın poliçe tarihleri arasında 03/11/2023 tarihinde meydana geldiği, kaza tarihindeki araç başına maddi teminat limitinin 120.000,00 TL olduğu; davacıların dava açmadan evvel KTK 97. Maddesi gereği başvuru dava şartını yerine getirdikleri, ilgili sigorta şirketince 61.413,61 TL hasar ödemesi ve 49.373,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna göre bakiye teminat limitinin 9.213, 39 TL kaldığı, mahkemece bu hususun gerekçeli kararda belirtildiği ancak hüküm kısmında belirtilmediği,
ödemenin poliçe limitinden mahsup edilerek bakiye poliçe limiti üzerinden hüküm kurulması ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı yargılama giderleri ve vekalet ücretini de buna göre belirlemek gerekirken yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer davalı ...... ise.... plaka sayılı aracın 17/02/2023-17/02/2024 tarihleri arası dönem için kasko sigortacısı olup, kazanın poliçe tarihleri arasında 03/11/2023 tarihinde meydana geldiği, kasko poliçesinde aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğun poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası limitlerinin üzerinde kalan kısmının poliçede yazılı limitlere kadar temin edileceğinin belirtildiği, aracın rayiç değer üzerinden sigortalandığı, ilgili sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Daval...... istinaf başvurularının değerlendirilmesinde;
Davalı .....plaka sayılı aracın 15/03/2023-15/03/2024 tarihleri arası dönem için ZMM sigortacısı olup, kazanın poliçe tarihleri arasında 03/11/2023 tarihinde meydana geldiği, kaza tarihindeki araç başına maddi teminat limitinin 120.000,00 TL olduğu; davacıların dava açmadan evvel KTK 97. Maddesi gereği başvuru dava şartını yerine getirdikleri, ilgili sigorta şirketince 61.413,61 TL hasar ödemesi ve 49.373,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna göre bakiye teminat limitinin 9.213, 39 TL kaldığı, mahkemece bu hususun gerekçeli kararda belirtildiği ancak hüküm kısmında belirtilmediği,
ödemenin poliçe limitinden mahsup edilerek bakiye poliçe limiti üzerinden hüküm kurulması ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de buna göre belirlenmesi gerekirken yapılmadığı ve infazda tereddüt hasıl olacak şekilde hüküm kurulduğu anlaşıldığından davalı sigorta vekilinin buna isabet eden istinaf itirazları yerindedir.
Davalı .....'nin istinaf başvurularının değerlendirilmesinde ise;
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 100. maddesinde aynı kanunun 97. maddesinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigortası sigortacısına başvuru şartını düzenleyen maddenin ihtiyari mali sorumluluk sigortalarında da uygulanacağının açıkça düzenlendiği anlaşılmakla, Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca başvuru zorunluluğu ihtiyarı mali mesuliyet trafik sigortaları bakımından da geçerlidir.
Somut olayda, dosya kapsamına göre dava açılmadan önce, davacı tarafından her iki davalı sigorta şirketine de başvuru yapıldığı anlaşıldığından dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesine göre; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu, belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüne zorunlu mali sorumluluk sigortası adı verilmektedir.
Kasko Sigorta Poliçesi/İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre, İMM Sigortası ZMM Sigortası teminatı ile karşılanmayan teminat miktarından fazla maddi zarar oluşması halinde limiti aşan zararları, zorunlu trafik sigortasından sonra devreye girerek poliçe hadlerine kadar temin edecektir. Bir başka deyişle iki sigorta türü arasındaki sorumluluk müşterek ve müteselsil olmayıp, zararın öncelikle zorunlu trafik sigortasınca karşılanmak ve zararın teminat limitini aşması halinde İMM Sigortasından karşılanacak türden sıralı sorumluluk esasına dayalıdır.
Somut olayda davacı tarafın hem ZMM sigortacısı ... ye hem de ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı.....'ye karşı açtığı iş bu davada, davacının zararının ZMM sigorta limiti olan 120.000,00 TL'nin üzerinde olduğu, ZMMS poliçe limitinin tüketildiği, mahkemece kurulan hükmün ise hem ZMM hem de İMM sigortası bakımından sıralı sorumluluk hükümlerine uygun olarak tesis edilmediği anlaşılmaktadır.
Davalı... kazaya neden olan aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısıdır. İhtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 100. maddesinde aynı kanunun 98 ve 99. maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır.
Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcuna ilişkin TTK'nın 1427/2. maddesi hükmü uyarınca, sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez.
Davadan önce ihbar bulunmadığı takdirde davalı sigortanın dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16/05/2019 tarih ve 2016/12563 Esas, 2019/6224 Karar sayılı ilamı)
Belirtilen düzenleme uyarınca, zararın ihbarından itibaren 45 gün sonra alacağın muaccel olacağı dikkate alınarak faiz başlangıç tarihi belirlenmelidir. Davacılar vekilinin, davalı ...’ye başvurusunun tebliğ tarihi 22/12/2023 olup, buna göre anılan davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi de bu tarih üzerine 45 gün hesaplanarak bulunan tarih dava tarihinden sonraki bir zaman dilimine denk geldiğinden bu davalı yönünden temerrüt tarihi dava tarihi olmalı iken ilk derece mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile faiz başlangıç tarihinin KTK 99. Maddesi kapsamında 8 iş günlük süre dikkate alınarak hesaplanmasının hatalı olduğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketinin temerrüt yönündeki istinaf başvurusu da yerindedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı .... vekilinin ve davalı.....'nin istinaf başvurularının belirtilen yönlerden kabulüne, sair yönlerden yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının reddine, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden karar vermek üzere kaldırılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/858, K. 2025/1004, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama