KÜNYE
T.C. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/379
- Karar No
- 2026/541
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/05/2025
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- Davacı
- (İFLAS NEDENİYLE) TASFİYE HALİNDE ...
- Vekili
- Av....
- Konkordato komiseri
- 1 -...
Karar Metni
1.887 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
... KONKORDATO KOMİSERİ : 2 -... KONKORDATO KOMİSERİ : 3 -... ... DAVALI : Hasımsız FERİ MÜDAHİL : 1 -... ... VEKİLİ : Av.... FERİ MÜDAHİL : 2 ... VEKİLİ : Av. ... FERİ MÜDAHİL : 3 -... VEKİLİ : Av. ... FERİ MÜDAHİL : 4 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... ... Av.... FERİ MÜDAHİL : 5 -... VEKİLLERİ : Av. ... Av.... Av. ...
DAVANIN KONUSU
Konkordato (Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 309/a İla 309/l))
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 04/03/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...
Taşımacılık ve Turizm Limited Şirketi'nin orman emvali (Tomruk, Odun, vb) ürünleri ile orman işletmelerinin açmış olduğu ihaleli sahalarda ve özel tapulu alanlarda kesme, sürütme, yükleme, nakliye ve satış işleri ile dış piyasada şehirlerarası yük taşımacılığı işlerinde faaliyetini sürdürmekte olduğunu, şirketin kuruluşundan bu güne kadar süreli olarak orman işletmelerinin açtığı ihaleleri almakta olup hali hazırda süresi bitmemiş ..., .../... ve çeşitli orman sahalarında Kesme Sürütme Nakliye ve Odun, Tomruk üretim, nakliye ve satışı işlerine devam etmekte olduğunu, sermayesinin 400.000,00TL olup tamamının ödendiğini,
müvekkili şirketin yukarıda ifade edilen faaliyet alanında özellikle Orman İşletme Müdürlüklerinin yanık sahalarında gençleştirme yapılması planlanan sahalarında kesim ve temizleme için yapılan alım ihalelerine katılarak faaliyetini sürdürmekte olduğunu, müvekkili şirketin 2019 yılında neredeyse hiçbir demirbaş, makine ve teçhizatı yokken girdiği bu sektörde çok kısa sayılabilecek 4 yılda 20'ye yakın kamyon, tır, kepçe gibi nitelikli demirbaşa ve rakiplerinin çok da girmek istemeyeceği zahmetli alanlarda çalışıp düşük ihale bedelleriyle aldığı alanlardan üretim yapabilecek tecrübeye eriştiğini,
bu sebeplerle de her ne kadar bir süredir işbu konkordato başvurusuna neden olan ekonomik güçlüklerle boğuştuğu için zorlansa da faaliyet alanında mevcut demirbaşları ve tecrübesiyle rekabet avantajına sahip olduğunu, hali hazırda elinde almış olduğu ihale alanlarındaki faaliyetini haciz ve muhafaza tehdidi olmaksızın sürdürebilmesi halinde mevcut borçlarını önemli ölçüde düşürerek ticari faaliyetini sürdürüp ülke ekonomisine katma değer sağlama potansiyeline sahip olduğunu, müvekkilinin aldığı mevcut ihalelere dayalı olarak elde bulunan emvalin üretimi ve pazarlanması için yaklaşık 8-12 aylık bir süre gerekmekte olup,
bu süre sonrasında gelecekte alabileceği ihaleler yahut kendisi alamasa bile mevcut tecrübesi, makine demirbaş imkanlarıyla ihale alıcılarına vereceği hizmetlerle faaliyette devamlılığını sağlayabileceğini beyanla sonuç olarak yapılacak yargılama neticesinde konkordato talebinin tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; dosyada mevcut konkordato komiser raporları ve 08/04/2025 tarihli rapor içeriklerinde, konkordato komiser heyetinin yapması gereken işlemler için birçok kez borçlu şirket yetkilisi ile iletişim sağlamak istese de şirket yetkilisi ile iletişim kurulamadığı ve konkordato sürecinin aksadığının belirtildiği, 08/04/2025 tarihli ilgili raporun 15/04/2025 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesine rağmen rapora karşı herhangi bir beyan veya itiraz dilekçesi sunulmadığı, açıklanan hususlar doğrultusunda İİK 292.
Maddenin c fıkrası gereği "c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa yada borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa" davacının, komiser heyeti ile komiser heyetinin konkordato sürecinde yapması gereken işlemler için iletişim kurmadığı, yine komiser heyeti raporları uyarınca davacının, İİK 297. Maddeye aykırı davrandığı ve konkordato komiserleri ile iletişime geçmediği gerekçesi ile;
"1)-Davacı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... vergi numaralı davacı ... TAŞIMACILIK VE TURİZM LİMİTED ŞİRKETİ hakkında 2004 Sayılı İİK'nın 289/1-2-3 maddesi gereğince;
26/07/2024 TARİHİNDEN İTİBAREN BAŞLAMAK ÜZERE 1 YIL SÜRE İLE KESİN MÜHLET VERİLMESİNE"İLİŞKİN KARARIN KALDIRILMASINA,
2)-Davacı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... vergi numaralı davacı ... TAŞIMACILIK VE TURİZM LİMİTED ŞİRKETİ hakkında 2004 Sayılı İİK'nın 292/1-c ve devamı maddeleri gereğince KONKORDATO TALEBİNİN REDDİNE,
3)-Davacı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... vergi numaralı davacı ... TAŞIMACILIK VE TURİZM LİMİTED ŞİRKETİ hakkında 2004 Sayılı İİK'nın 292/1-c maddesi gereğince;
a)Davacı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... vergi numaralı davacı ... TAŞIMACILIK VE TURİZM LİMİTED ŞİRKETİ'nin 07/05/2025 günü saat 10:44 itibari ile İFLASINA," dair karar verilmiştir.
Dairemizin ... esas, ... karar sayılı ve 02/10/2025 tarihli kararı ile davacının istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesince değerlendirilmesi için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği ve de; ilk derece Mahkemesince ... esas, ...karar sayılı ve de 15/12/2025 tarihli istinaf değerlendirme kararı ile özetle.
Davacı vekilinin 01/07/2025 tarihli dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunduğu ve yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettiği, ancak istinaf harçlarını dosyaya yatırmaması üzerine HMK.nun 344.md.gereğince, maktu istinaf karar harcı 615,40 TL ile istinaf kanun yolu başvuru harcı 1.683,10 TL'nin 1 HAFTALIK kesin süre içerisinde yatırması aksi takdirde istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılacağına dair muhtıra yerine geçerli olmak üzere İHTARLI tebliğ evrakı düzenlendiği,
tebligatın 09/07/2025 tarihinde tebliğ edildiği ve fakat istinaf harçlarının verilen kesin süre içerisinde yatırılmayarak 17/07/2025 tarihinde yatırıldığının anlaşılmasına göre verilen kesin süre içinde yatırılmadığı gerekçesiyle HMK.nun 344.maddesi gereğince istinaf başvurusunun süresinde yapılmamış sayılmasına dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme kararının eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirketin konkordato ön projesinde sunulan rayiç bilançoda borca batık olmadığı tespiti bulunduğunu, konkordato ön projesiyle de ifade edildiği üzere konkordato başvurusunun, müvekkili şirketin borca batık olmaması nedeniyle iskonto değil vade konkordatosu şeklinde olduğunu, hal böyleyken konkordato taleplerinin reddi ile beraber müvekkili şirketin iflasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, şirketin iflasına karar verilebilmesi için borca batık olduğunun tespitinin gerektiğini,
yine İİK md 292/3 gereğince şirket yetkilisinin beyanının alınmamış olmasının açık bir eksiklik olup kararın kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili ilk derece mahkemesinin istinaf değerlendirme kararına karşı istinaf başvuru dilekçesinde özetle: İstinaf Mahkemesinin kesin nitelikteki dosyanın mahkemesine geri çevrilmesi yönündeki kararına rağmen ve bu karar doğrultusunda bir ek karar verilmesi ve bu kararın taraflarına tebliğ edilerek eksik harcın ikmaline ilişkin süre verilmesi gerekirken bu hususun Yerel Mahkemece hiç bir şekilde göz önüne alınmadığını, Yerel Mahkemece verilen istinaf değerlendirme red kararının usul ve yasaya, hak ve hakkaniyete uygun olmayıp hak kaybına ve mağduriyete yol açacak nitelikte olduğunu,
Yerel Mahkemenin eksik harcın tamamlanması yönünde HMK 344. Mad. gereğince bir ek karar vermesi ve bu ek kararın tebliği gerektiğini beyanla Yerel Mahkemenin istinaf değerlendirme kararının kaldırılması istemli istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 285. ve devamı hükümlerinden kaynaklanan konkordatonun tasdiki talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davacının konkordato talebinin reddine, kesin mühletin sonuçlarının kaldırılmasına ve davacının iflasına karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Dairemiz geri çevirme kararı üzerine ilk derece mahkemesince 15/12/2025 tarihli istinaf değerlendirme kararı ile istinaf başvurusunun süresinde yapılmamış sayılmasına dair verilen karara da davacı vekilince süresinde istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla öncelikle bu hususta yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesi ek kararında da belirtildiği ve dosya kapsamından belirlendiği üzere davacı vekiline ihtarlı tebliğ evrakı düzenlendiği eksik harç miktarlarının, sürenin ve ihtarın yer aldığı ancak hâkim/mahkeme başkanı imzası içerir muhtıra düzenlenmediği ve harcın yatırılacağı yer olarak mahkeme dosyası gösterildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece HMK.nun 344. maddesi gereğince davacı vekiline yapılan bildirim usulüne uygun bulunmadığından (Benzer yönde; Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2023/11987 esas, 2023/13866 karar sayılı 21.12.2023 tarihli ve de Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2023/527 esas, 2023/7254 karar sayılı ve 11.12.2023 tarihli kararları), mahkemece 15/12/2025 tarihli istinaf değerlendirme kararı ile istinaf başvurusunun süresinde yapılmamış sayılmasına ilişkin karar isabetsiz olduğundan, davacı vekilinin bu ek karara yönelik istinaf itirazının kabulü ile davacı vekilinin ilk istinaf dilekçesine göre asıl karara yönelik istinaf başvurusunun incelenmesi gerekmiştir.
Dosya kapsamından, mahkemece, eksik belgelerin ikmal edildiği belirtilerek borçlu davacı lehine 26/02/2024 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser heyeti atandığı, geçici mühletin 26/05/2024 tarihinden itibaren 2 ay daha uzatılmasına karar verildiği, 26/07/2024 tarihli duruşmada borçlu lehine 26/07/2024 tarihinden itibaren bir yıllık kesin mühlet verildiği anlaşılmıştır.
Kesin mühlet süresi içerisinde; geçici komiser ..., ... ve ...'nin konkordato raporlarını sundukları, 03/12/2024 tarihli raporlarında özetle: "Kesin mühlet kararından sonra İİK'nun ilgili maddeleri uyarınca konkordato komiser heyetinin yapması gereken işlemler için bir çok kez borçlu şirket yetkilisi ile iletişim sağlanmak istenmiş; ancak konuya ilişkin Sayın Mahkeme'ye sunduğumuz bir önceki dilekçeden bu yana geçen zaman içinde de iletişim sağlanamamıştır. Yetkili kişilerle iletişim kurulamaması konkordato sürecinin aksamasına neden olacağı düşünülmektedir." yönünde görüş bildirmişlerdir.
Geçici komiser heyetinin 08/04/2025 tarihli raporlarında özetle; "...Kesin mühlet kararından sonra İİK'nun ilgili maddeleri uyarınca konkordato komiser heyetinin yapması gereken işlemler için bir çok kez borçlu şirket yetkilisi ile iletişim sağlanmak istenmiş; ancak konuya ilişkin Sayın Mahkeme'ye sunduğumuz bir önceki dilekçeden bu yana geçen zaman içinde de iletişim sağlanamamıştır. ( 03/12/2024 Tarihli dilekçemiz sunulmuştu) Yetkili kişilerle iletişim kurulamaması konkordato sürecinin aksamasına neden olacağı düşünülmektedir." yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince, dosyada mevcut konkordato komiser raporları ve 08/04/2025 tarihli rapor içeriklerinde, konkordato komiser heyetinin yapması gereken işlemler için birçok kez borçlu şirket yetkilisi ile iletişim sağlamak istese de şirket yetkilisi ile iletişim kurulamadığı ve konkordato sürecinin aksadığının belirtildiği, 08/04/2025 ilgili raporun 15/04/2025 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesine rağmen rapora karşı herhangi bir beyan veya itiraz dilekçesi sunulmadığı, komiser heyeti ile komiser heyetinin konkordato sürecinde yapması gereken işlemler için iletişim kurmadığı,
yine komiser heyeti raporları uyarınca davacının, İİK 297. maddeye aykırı davrandığı ve konkordato komiserleri ile iletişime geçmediğinden İİK 292/1-c kanun maddesi kapsamında kesin mühlet sürecinin kaldırılarak konkordato talebinin reddi ile davacı şirketin iflasına karar verilmiştir.
Konkordatoda dürüstlük koşulunun arandığı aşikardır. İİK m. 292. madde gereğince konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. Yani İİK’nın 292. Maddesi 1,b,c bendi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına da gerek yoktur. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır.(Yargıtay 23 Hukuk Dairesinin 2019/2690 Esas, 2021/117 Karar Sayılı İlamı)
İİK'nın 292. maddesinin son fıkrası; "Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder, diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmünü düzenlemektedir.
Somut olayda, davacı şirket yetkili temsilcisine/lerine duruşma davetiyesi tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
Yargıtay HGK'nın 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararında, İcra ve İflas Kanunu’nun 292/son maddesi hükmünün emredici nitelikte olduğu ve bu hüküm uyarınca konkordato talep eden şirket hakkında mühlet kararının kaldırılması ile iflâs kararının verilmesinin gerektiği durumlarda, konkordato talep eden borçlu şirketin duruşmaya davet edilerek dinlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı şirket yetkililerine usulüne uygun duruşma gününü bildirir tebligat çıkartılmadan davacı şirketin konkordato talebinin reddine ve iflasına karar verilmiştir.
Buna göre davacı şirket yetkili temsilcisinin yargılama sırasında mahkemeye çağrılarak dinlenmediği, kanunun amir hükmünün yerine getirilmediği anlaşıldığından, mahkemece yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereği, konkordato talep eden borçlu şirket yetkilileri mahkemeye çağrılarak dinlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, kaldırma nedenine göre sair istinaf başvurularının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2026/379, K. 2026/541, 4 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama