İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi E.2024/4815 K.2024/642

Taraflar arasındaki yapılan yargılamada ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla;…

Esas2024/4815Karar2024/642Tarih26 Kasım 2024Okuma9 dk · 1.837 kelime

KÜNYE

T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Kasım 2024
T.C. DİYARBAKIR BAM 10. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/4815 - 2024/642
Dosya no
2024/4815
Karar no
2024/642
İncelenen kararın mahkemesi
DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davanın konusu
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.837 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki yapılan yargılamada ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla; 6100 sayılı HMK m.352 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı ...arasında ....tarihinde ....'da bulunan .... sanayi sitesinde bulunan ....nolu taşınmazın tadilatı hususunda sözleşme imzaladığını, Sözleşmeye göre. Tireme çukuru kazi, dolgu, reglaj, demir, kalıp, yalıtım, ızgara, kapak işleri gerektiği şekilde yapilacaktir.

Otomatik kepenk sökülüp takma işleri yapılacaktır, duvar yıkım yapım işlen yapılacaktır, sıva boya işleri yapılacaktır, Seramik işleri yapılacaktır, Asma tavan yapılacaktır, Kapılar yapılacaktır, Elektrik işleri yapılacaktir, yol yemek ...'e ait olduğunu, müvekkil tarafından sözleşme bedelinin tamamı ödenmesine rağmen davalı tarafından taahhüt edilen işlerin bitirilmediğini, sözleşme konusu işin yapımındaki gecikmelerde müvekkilin herhangi bir kusur veya ihmali bulunmadığını, gecikmeler tamamen davalı taraftan kaynaklandığını, müvekkili daha sonra tadilatın kalan kısmını başka yüklenici tarafından tamamlattığını, davalı tarafından,

taahhüt edilen işe başlanmasına karşın protokolde ayrıntıları belirlenen işlemler müvekkil tarafından tüm ödemeler yapılmış eksik ve ayıplı şekilde yapıldığını, buna ilişkin olarak Diyarbakır 1. Sulh Hukuk Mahkemesi ....

D.İş. dosyasında tespit yapılmasına ve davalının temerrüdü sağlanmış olmasına karşın mevcut durumda herhangi bir düzelme olmadığını, hatta davalı tarafından tespite itiraz edilerek ayıp ve eksiklikler kabul edilmediğini, bu sebeple müvekkil tarafından davalıya fazladan ödenen (fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik ) 67.000.00 TL‘nin yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline, tespit davası ve bu davanın yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı ... arasında ..tarihinde ...'da bulunan.... sanayi sitesinde bulunan... nolu taşınmazın tadilatı hususunda "Adi Yazılı" şekilde sözleşme imzalandığını, ancak davalı taraf ile davacı arasında tadilat sözleşme yapılmış ise de davacı tarafça sözleşmeye konu edimleri yerine getirilmediğini, davacı taraf sözleşme bedelinin tamamını ödemediği ve ödemede temerrüde düştüğünü, sözleşme konusu işin yapımındaki gecikmeler davacının kusur ve ihmalinden kaynaklanmakta olup müvekkilin herhangi bir kusur veya ihmali bulunmadığını, görevsizlik itirazının olduğu, bu sebeplerle davanın reddini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olay hakkında yapılan değerlendirmede; davanın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmaktadır. Nisbi ticari dava olup olmadığı noktasında yapılan araştırmada.

Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabından anlaşıldığı üzere davacının Ticaret Sicilinde şahıs kaydının bulunmadığı, Diyarbakır Esnaf ve sanaatkarlar odasından gelen yazı cevabında davacı asilin kaydının bulunmadığı ve Diyarbakır Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabından anlaşıldığı üzere davacının vergisi mükellef kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Neticeten davacının tacir olmadığı, davanın nisbi ticari dava olarak değerlendirilmeyeceği dolayısıyla görevli mahkemenin genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olduğu görülmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle "1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114. ve 115. mad. gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, 2-Tarafların görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten;

kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli Diyarbakır Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına," şeklinde karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiğini, Türk Ticaret Kanunun 4. maddesi ve 5/2. maddesiyle özel yasalarda hangi davaların ticari dava olduğunun açıkça yazıldığını, mutlak ticari davaların tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari nitelikte olduğu kabul edilen davalar olduğunu, nispi ticari davaların ise her iki taraf için ticari sayılan konulardan doğan davalar olduğunu, nispi ticari davadan söz edebilmek için iki koşulun bir arada olması gerektiğini, birinci koşulun her iki tarafın da tacir olması,

ikinci koşulun ise davaya konu uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması olduğunu, istinafa konu davada ise ilk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilirken alacağın, davalının ticari işletmesi ile ilgili olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiğini, oysa ki nispi ticari davadan söz edebilmek için hem davalı hem de davacının tacir olması ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiğini, dosyada bu hususların tespiti yapılmadan,

davalıya davaya karşı cevap sunma hakkı verilmeden tarafların göreve dair deliller varsa bildirmeleri hususunda imkan tanımadan karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, tarafların açıklanan hususlarda beyanları ve delilleri sorulduktan sonra oluşacak kanaate göre görev hususunun değerlendirilmesi gerektiğini beyanla istinaf talebinin kabulüne, usul ve kanuna aykırı mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre; istinaf incelemesine konu olan ve esas teşkil eden eldeki dava, taraflar arasında 05/05/2021 tarihinde imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Davanın yargılama aşamaları incelendiğinde; davanın başlangıçta Diyarbakır 2.Tüketici Mahkemesinin.... esas sırasında açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde ....tarih ve .... esas, ... karar sayılı karar ile; "...davacının davalı ile yapmış oldukları sözleşme kapsamında ....

Sitesinde bulunan ... nolu taşınmazın tadilatı hususunda anlaştıklarını, taahhüt edilen işlerin bitirilmemesi nedeniyle davalıya fazladan ödenen bedelin iadesini talebinde bulunduğu, davacının tacir olduğu, ticari işletmenin tadilatı kapsamında hizmeti aldığı, davacının tüketici konumunda bulunmadığı anlaşılmaktadır.

6502 sayılı TKHK'nin 3. maddesine göre mesleki ve ticari amaçlı yapılan işlemler tüketici işlemi olarak kabul edilemeyeceğinden uyuşmazlık tüketici mahkemesinin görev alanına girmemektedir.

İhtilaf konusu dava nispi ticari dava olduğundan Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği..." gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verildiği, bu kararın .... tarihinde kesinleştiği, davacı vekili tarafından 6100 sayılı HMK m. 20 hükmündeki yasal 2 haftalık sürede 28/05/2024 tarihinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edildiği, bunun üzerine dosyanın Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edildiği ve .... esas numarasını aldığı, bu Mahkemece de yapılan yargılama neticesinde... tarih ve ...esas, ... karar sayılı karar ile;

"...davanın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmaktadır. Nisbi ticari dava olup olmadığı noktasında yapılan araştırmada.

Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabından anlaşıldığı üzere davacının Ticaret Sicilinde şahıs kaydının bulunmadığı, Diyarbakır Esnaf ve sanaatkarlar odasından gelen yazı cevabında davacı asilin kaydının bulunmadığı ve Diyarbakır Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabından anlaşıldığı üzere davacının vergisi mükellef kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Neticeten davacının tacir olmadığı, davanın nisbi ticari dava olarak değerlendirilmeyeceği dolayısıyla görevli mahkemenin genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olduğu ..." gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Göreve dair kurallar kamu düzenine ilişkin olup 6100 HMK'nın m. 1 hükmü uyarınca mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir; m. 114(1)-c hükmüne göre de mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır. Aynı Kanun'un m. 115 hükmüne göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukuki ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukuki nitelemenin yapılması ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmelidir.

6102 sayılı TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir:

(i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır.

(ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür.

(iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.

Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir.

Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olup mahiyeti itibariyle mutlak ticari dava olmadığı, nispi ticari dava olup olmadığı yönünden ilk derece mahkemesince yapılan araştırmada ise.

Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davacının ticaret sicilinde şahıs kaydının bulunmadığı, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odasından gelen yazı cevabında davacının kaydının bulunmadığı ve Diyarbakır Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davacının vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığının belirtildiği, neticeten davacının tacir olmadığı,

davacı tacir olmadığından davanın nispi ticari dava olarak da değerlendirilmeyeceği, davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olmasının yanında, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleriyle ilgili bir husustan doğmasının gerektiği, somut olayda, tarafların tacir olduğuna yönelik dosya kapsamında bir belge bulunmadığı, bu haliyle davanın mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelenemeyeceği açıktır.

Öte yandan davacının, sözleşme kapsamında .... Sitesinde bulunan ...nolu taşınmazının (iş yerinin) tadilatı hususunda davalı ile anlaştığı gözetildiğinde ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden "tüketici" tanımına da uymadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince davada Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Bu itibarla dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-)Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-)İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-)İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından davalı yararına vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5-)6100 sayılı HMK'nın 359(4) maddesi uyarınca kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından YERİNE GETİRİLMESİNE,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-a hükmü gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/11/2024

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4815, K. 2024/642, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4815
Karar No
2024/642
Tarih
26 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi E.2024/4820 K.2024/614
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/4981 K.2024/2125
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/5029 K.2024/2087
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi E.2024/5405 K.2024/2534
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2011/742 K.2024/807
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2011/836 K.2024/922

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.