KÜNYE
T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- T.C. DİYARBAKIR BAM 10. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/4820 - 2024/614
- Dosya no
- 2024/4820
- Karar no
- 2024/614
- İncelenen kararın mahkemesi
- DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
Karar Metni
1.093 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen ihtiyati tedbir kararına itirazın kısmen kabul kısmen reddine dair karara karşı davacı ve davalı .... vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tedbir talep eden vekili tarafından, ... tarafından tahakkuk ettirilen ...fatura no ile ilk okuma tarihi ... ve son okuma tarihi ...olan ... TL bedelli faturalar bakımından müvekkiline ait .... numaralı tesisata elektriğin kesilmemesi için ihtiyati tedbir talep ettiği, ilk derece mahkemesince ...tarihli ara karar ile.
“Dava konusu uyuşmazlığın ve muvazaa olgusunun yargılamayı gerektirdiği, davacının yargılama süresi boyunca şeker parkeleme ve petrol ofisi işlettiği durumu gözetilerek elektrik enerjisinin zaruri ihtiyaç olması, kesinti halinde davacı tarafın hayatının güçleşeceği, telafisi zor veya imkansız sonuçlar doğurmasının muhtemel olduğu, kanaatiyle; davacı vekilinin elektriğin kesilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile,
fatura bedeli olan 752.196,47 TL'nin %30'u oranında (225.658,85 TL) teminat yatırılması ve ... tesisat numaralı aboneliğe ait güncel elektrik faturalarının ödenmesi ve bu durumun davalının denetiminde gerçekleşmesi şartıyla .... tesisat numaralı aboneliğin elektriğinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, teminat yatırıldığında tedbir kararının davalı kuruma gönderilmesine, ” yönünde karar verildiği,
.... vekilinin, kaçak kayıt dökümü, endeks, kaçak usulsüz tespit tutanağı ve görüntü kayıtlarını sunarak verilen karara itiraz ettiği, itirazı üzerine mahkemece itiraz 17/07/2024 tarihinde duruşmalı olarak değerlendirilerek "Davalı vekili tarafından ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine, davacı vekili tarafından ihtiyati tedbir kararı için uygulanan teminat oranına yapılan itirazın reddine, teminat miktarına yönelik yapmış olduğu itirazın kabulüne,
mahkememizin 05/07/2024 tarihli tensip zaptının 12 nolu ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının 383.215,02 TL'nin % 30'u oranında hesaplanan 114.964,50 TL teminat mukabilinde uygulanmasına," yönünde karar verildiği iş bu karara karşı davacı ve davalı vekillerinin süresinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Talep, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nun "İhtiyati Tedbirin Şartları" kenar başlıklı 389. Maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.
HMK'nun ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez.
HMK'nun 392. maddesine göre; ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır.
6100 sayılı HMK.'nun 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına karşı tarafın itirazı düzenlenmiş olup, buna göre karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir.(Benzer düzenleme İİK 257 ila 265 maddeleri) İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.
İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.
Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz. İhtiyati tedbir talebinin reddi halinde ise ihtiyati tedbir isteyen tarafça doğrudan istinaf yoluna başvurulabilir.
6100 sayılı HMK'nın “İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar” kenar başlıklı 341/1-b maddesinde; İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede; ihtiyati tedbir kabulü kararına karşı itiraz hakkı ile itiraz üzerine verilen karara karşı istinaf hakkı davalı tarafa tanınmış olup, HMK'nın 341. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebi kabul edilen davacı tarafın teminat da dahil olmak üzere ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz ve istinaf hakkı bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Somut olayda; talep konusu faturanın dayanağı olarak dosyaya sunulan ve talep eden hakkında.... tesisat nolu aboneliğinde kaçak kullanımda bulunduğundan bahisle düzenlenen ... tarih ....seri numaralı tutanakta özetle "yapılan kontrollerde abonenin R.S.T fazına ait akım trafo uçlarını boşa alarak …." gerekçesiyle kaçak /usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı tutulduğu görülmüştür.
Davalı vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede; her ne kadar mahkemece tedbir talebinin kabulüne karar verilerek karşı taraf vekilinin itirazı kısmen kabul kısmen reddedilmiş ise de, tüm dosya kapsamından talep edilen vekili tarafından itiraz aşamasında söz konusu kaçak elektrik tutanağını destekler kaçak kayıt dökümü, endeks ve özellikle görüntü kayıtlarının sunulduğu, mevcut delil durumu itibarıyla talep eden tarafın yaklaşık ispat yükümlülüğünün yerine getirilemediği,
HMK'nin 389/1. maddesindeki şartlarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmakla mahkemece itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş ise de anılan yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nin 353/1-b.2 maddesi gereğince, davalının ihtiyati tedbir ara kararına itirazı konusunda yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle, davalı vekilinin ihtiyati tedbir ara kararına itirazının kabulü ile, ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin talebinin usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4820, K. 2024/614, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama