İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/4866 K.2024/547

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; davacı vekili, istinaf incelemesinin duruşmalı olarak…

Esas2023/4866Karar2024/547Tarih14 Mart 2024Okuma10 dk · 2.019 kelime

KÜNYE

T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
14 Mart 2024
T.C. DİYARBAKIR BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/4866 - 2024/547
Dosya n
2023/4866
Karar no
2024/547
İncelenen kararın mahkemesi
DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davanın konusu
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
14/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.019 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; davacı vekili, istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını istemiş ise de ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada eksiklik bulunmadığından davacının duruşma talebinin reddine, HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

A) DAVACI VEKİLİNİN İSTEMİNİN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ...günü saat ...sularında ...ilçesinde plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen aracın Bağcılar Mahallesi...

Marketin bulunduğu kavşakta bisikleti ile seyir halinde olan müvekkiline çarparak müvekkilinin ağır yaralanmasına sebep olduğunu, kaza sonrası müvekkilinin Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığını, akabinde Dicle Üniversitesi Hastanesine sevk edildiğini, kaza sebebiyle müvekkilinin sakat kaldığını ve bir çok harcama yapmak zorunda kaldığını, davalı.... yapılan başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını ileri sürekek fazlası saklı şimdilik 100 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı,

50,00 TL bakıcı gideri ve 50,00 TL tedavi gideri olmak üzere 300,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

B) DAVALI CEVAP DİLEKÇESİNİN ÖZETİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesi gereğince davacı tarafın başvuru şartını yerine getirmediğini, davaya konu kazada davacının %100 kusurlu olduğunu, plakası tespit edilmeyen aracın kusursuz olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ...., Karayolları Trafik Kanunu gereği yaptırılması zorunlu olduğu halde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırılmamış veya plakası tespit edilmeyen motorlu araçların işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya sakat kalmasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı meydana gelen bedeni zararların,

söz konusu sigorta mevzuatı çerçevesinde araç sürücüsünün kusuru nispetinde ve kaza anında geçerli teminat limiti dahilinde karşıladığını, davaya konu kaza ile ilgili düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, kazanın tamamen yaya/davacı ....'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/1-b maddesini ihlali nedeniyle meydana geldiği ve başkaca kimseye kusur atfedilmediğinin görüldüğünü, dolaysıyla plakası tespit edilmeyen araç sürücüsüne herhangi bir kusur verilmediğini, davacı tarafın kazayı plakası tespit edilmeyen aracın sebebiyet verdiğini ispatlaması gerektiğini,

kazaya neden olan aracın motorlu araç olması gerekmekte olup bu hususun araştırılması gerektiğini, maluliyet ve kusur durumunun uzman bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, kaza tarihinden ticari faize hükmedilemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... tarihli, .... Esas ve .... Karar sayılı kararıyla ; 'Somut olayda, her ne kadar davacı tarafça kazaya sebebiyet veren aracın plakasının ve sürücüsünün tespit edilemediği iddia edilerek davalı ...sorumluluğuna dayanılmış ise de, keşif esnasında dinlenenlerden, gerek davacı asilin, gerekse davacı asilin anne ve babasının beyanlarından,

kaza gerçekleştikten sonra çarpan aracın içinde bulunan kişiler tarafından davacının sağlık kuruluşuna götürülmüş olması ve talep üzerine davacı tarafından hastanede ilk başta yaralanmasının araç çarpmasından dolayı değil bisikletten düşme sonucu meydana geldiğinin beyan edilmesi ve kendisi ile ilgilenileceğinin belirtildiği halde daha sonradan ilgilenilmemesi nedeniyle emniyete gidip suç duyurusunda bulunulduğunun beyan edilmiş olması, kaza sonra davacının anne ve babası tarafından davacıya çarpan araçta bulunan kişiler ile hastanede karşılaştıklarının beyan edilmiş olması,

davacının babası tarafından da gerek kazanın gerçekleştiği gün, gerekse kazadan 3 veya 4 gün sonra çarpan araçta bulunan kişilerle görüşme yapıldığının ve masrafların karşılanmaması nedeniyle emniyete gidip şikayetçi olduklarının beyan edilmiş olması karşısında, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın sürücüsünün bilinmediğinin ileri sürülmesi hayatın olağan akışına ve mantık kurallarına aykırıdır.

Kaldı ki, bir an için aksi düşünülse dahi kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsünün ve plakasının tespit edilememiş olması davacı tarafın kendi ihmaline dayanmakta olup, bu ihmali davranışla birlikte Güvence Hesabının rücu hakkının kullanmasına da engel teşkil etmektedir.

Davacı .... doğumlu olmakla birlikte, kazanın gerçekletiği .... tarihinde kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen araçta bulunan kişilerin talebi üzerine hastaneye gittiğinde yaralanmanın trafik kazasından değil, bisikletten düştüğünün beyan edildiğinin belirtilmesi karşısında eyleminin hukuki sonuçlarına anlayabilecek kabiliyette olduğu anlaşılmaktadır.

Gerek davacı gerekse davacının ebeveynleri tarafından kazanın gerçekleşmesinden sonra kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen araç sürücüsünün kimliğinin tespitine yönelik; kazanın hemen kolluk birimine bildirilmeyerek etkin soruşturma yapılmasına engel olunmuş olması, kaza tarihinde hastane ortamında yüz yüze görüşme yapıldığı halde kim olduğunun sorulmaması veya araştırılmaması,

yine kazadan 3-4 gün sonra hastane ortamında tekrar karşılaşıldığı halde ilgili kişinin kim olduğunun belirtilmeyerek Güvence Hesabının sorumluğunun doğduğundan bahisle açılan davada, mahkememizce, kaza sonrası davacının yaralanmasına bağlı oluştuğu ileri sürülen zarar yönünden Güvence Hesabının sorumluluğuna dayanılamayacağı kanaati hasıl olmuştur.' gerekçesiyle "-Davanın REDDİNE," karar verilmiştir.

D) İSTİNAF SEBEPLERİ

Hükme karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalının istinaf başvurusunun olmadığı anlaşılmıştır.

Davacı istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde.

Kaza tarihinde 13 yaşında olan davacı müvekkilinin, 12/10/2020 tarihinde trafik kazası sebebiyle ambulans ile hastaneye kaldırıldığını, müvekkilinin, anne ve babasının kazadan 3 gün sonra çocuk şube müdürlüğüne gidip şikayetçi olduğunu, kaza yerinde güvenlik kameraları olmasına rağmen ve çocuk şube müdürlüğüne yapılan şikayete rağmen kolluk tarafından güvenlik kamerası alınmadığını, kaza günü müvekkili ve ebeveynleri ifade tutanakları ile sabit çocuğunun hayatta olduğunu gördükleri için kayınlarının etkisiyle çarpan kişiyle muhatap olamadığını, kolluğun eksik tahkikatı ve davacının 3 gün sonra yapmış olduğu şikayetinin varlığı,

okuma ve yazma bilmeyen ebeveynlerinin hastanede kazayı gerçekleştiren şahsı görmemeleri karşısında davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının itirazen kaldırılmasını ve duruşma açılarak yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ederek kararı istinaf etmiştir.

E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; Trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı .... yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi gideri istemine ilişkindir.

Dosyanın incelenmesinde; Davacı vekili tarafından ... günü saat ... sularında ....ilçesinde plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen aracın Bağcılar Mahallesi ...Marketin bulunduğu kavşakta bisikleti ile seyir halinde olan müvekkiline çarparak müvekkilinin ağır yaralanmasına sebep olduğu iddiasıyla .... karşı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi gideri istemli işbu davanın açıldığı, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, mahkemece kaza mahallinde keşif yapılarak tanıkların burada dinlendiği ve davanın reddine karar verildiği, kararı davacı vekilinin istinaf ettiği anlaşılmıştır.

Dava konusuna ve ...sorumluluğuna dair yasal düzenlemelere baktığımızda;

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Güvence Hesabı" başlıklı 14. Maddesi ile;

"MADDE 14 – (1) Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde Güvence Hesabı oluşturulur.

(2) Hesaba;

a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,

b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,

c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için,

ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için,

d) Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için, başvurulabilir...." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Yine Güvence Hesabı Yönetmeliğinin "Hesaba başvurulabilecek haller" başlıklı 9. Maddesi ile;

"MADDE 9 – (1) (Değişik ibare:RG-19/6/2009-27263) Hesaba zorunlu sigortalara ilişkin olarak;

a) (Değişik:RG-19/6/2009-27263) Sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,

b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedenselzararlar için,

c) Zorunlu sigorta teminat limitleri ile sigorta poliçesinde belirtilen teminat arasındaki fark kadar ödenecek bedensel tazminat tutarları için,

ç) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlar için,

d) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada,13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedenselzararlar için başvurulabilir...." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Dolayısıyla Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-a maddesi ile Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9/1-a maddesi gereğince Güvence Hesabına başvurulabilmesi için plakası belirlenemeyen bir aracın kazaya neden olduğunun somut olarak kanıtlanması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinde.

Mahkemece, deliller toplanıp kaza mahallinde keşif yapıldığı ve tanıkların keşif mahallinde dinlendikleri, keşif esnasında dinlenen davacı asilin, bisikleti ile seyir halinde iken arkadan bir aracın kendisine çarpması üzerine yere düştüğünü, çarpan aracın plakasını görmediğini ve çarpan kişileri tanımadığını, çarpan kişilerin kendisini yerden alarak çarpan arabaya bindirdiklerini ve sağlık ocağına götürdüklerini, bu arada ailesine haber vermek isteyince çarpan araçta bulunan kişilerden bir tanesinin kendisine telefonunu verdiğini ve annesini aradığını,

daha sonra kedisini ambulansla Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdüklerini, ambulansta giderken çarpan araçta bulunan kişiler tarafından hastaneye gidildiğinde yaralanmanın araba çarpması nedeniyle değil, bisikletten düşme sonucu meydana geldiğinin ifade edilmesinin istendiğini ve hastanede ilk başta bu yönde beyanda bulunduğunu, annesinin de hastaneye geldiğini ve çarpan araçta bulunan kişilerle görüştüğünü, yapılan görüşmeden sonra kendisi ile ilgilenileceğinin söylendiği halde ilgilenmemeleri nedeniyle emniyete gidip suç duyurusunda bulunduklarını beyan ettiği,

yine keşif esnasında tanık olarak dinlenen davacının annesi..., oğlunun trafik kazası geçirdikten sonra taksi ile hastaneye gittiğini ve oğluna çarpan araçta bulunan kişilerce hastanede karşılaştığını beyan ettiği, yine keşif esnasında tanık olarak dinlenen davacının babası Lütfi Güngen'in, oğlunun trafik kazası geçirdiğinin eşi tarafından telefonla bildirilmesi üzerine hastaneye gittiğini, çarpan araçta bulunan kişilerin de hastanede olduğunu ve karşılıklı geçmiş olsun dileklerinde bulunduklarını,

kazadan 3 ya da 4 gün sonra oğlunun Dicle Üniversitesinde ameliyat olacağı zaman çarpan araçta bulunan ve daha önce Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde karşılaştığı kişilerden bir tanesinin hastaneye gelerek kendisiyle görüşmek istemesi üzerine masrafın karşılanması halinde şikayetçi olmayacağını beyan ettiğini, daha sonra masrafların karşılanmadığı gibi ziyarete de gelmediklerini, bunun üzerine emniyete gidip şikayetçi olduğunu, çarpan araçta bulunan ve kendisi ile görüşme yapan kişilerin adını bilmediğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.

Mahkemenin de; bu beyanları dikkate alarak Sigortacılık Kanununun 14/2-a maddesi ile Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9/1-a maddesi gereğince davanın reddine karar verdiği görülmektedir. Kararı davacı vekili istinaf etmiş ve yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14 üncü maddesi (2) numaralı fıkrasının (a) bendine göre "sigortalının tespit edilememesi durumunda" ve Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9 uncu maddesi (1) numaralı fıkrasının (a) bendine göre, "Sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için" davanın Güvence Hesabı aleyhine açılabileceği düzenlemesinin bulunduğu,

dosyada mevcut diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde kazaya karışan araç sürücüsünün ve plakasının tespit edilebildiği ve davacı ve anne, babasıyla aralarında çocukta oluşan bedensel zarar ve hastane masraflarına ilişkin sözlü anlaşmaya varıldığı, davacı veya ailesi tarafından dava dışı araç sürücüsünün bilgileri ve araç plakasının alınabilecekken alınmadığı hususu davacının ve davacı tanıkları anne ve babanın beyanları ile sabit olup bu husus tartışmasızdır.

Şu durumda; yukarıda izah olunan yasal düzenlemeler ve dosya içerisindeki bilgi ve tanık beyanlarından davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun Sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi" durumunda söz konusu olabileceği, dava konusu edilen olayda ise bu halin gerçekleşmediği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,

vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333.maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,

6-Kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkartılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, Yargıtay'a temyiz kanun yolu açık olmak üzere 14/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4866, K. 2024/547, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. A) Davacı Vekilinin İsteminin Özeti
  5. B) Davalı Cevap Dilekçesinin Özeti
  6. C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. D) İstinaf Sebepleri
  8. E) Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4866
Karar No
2024/547
Tarih
14 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1 K.2024/185
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1 K.2024/209
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1 K.2024/228
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1 K.2024/197
  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/2 K.2024/263
  • Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/2 K.2024/51

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.