İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/655 K.2025/792

Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi…

Esas2023/655Karar2025/792Tarih7 Temmuz 2025Okuma10 dk · 2.063 kelime

KÜNYE

T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
7 Temmuz 2025
T.C. DİYARBAKIR BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/655 - 2025/792
Dosya no
2023/655
Karar no
2025/792
İncelenen kararın
—
Mahkemesi
DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.063 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı borçlu ... arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca...'in dava dışı borçlunun müvekkili bankanın ....'nden kullanmış olduğu kredilerin 80.000,00 TL'sine kadar mütessesil kefil olduğunu, davalı, dava dışı borçlu ve kefillerin müvekkili banka tarafından gönderilen ihtarnamede bildirilen sürede ödeme yapmayarak mütemerrit olduklarını, ödeme yapılmaması üzerine Diyarbakır İcra Müdürlüğünün....E. sayılı dosyası ile davalı, dava dışı borçlu ve kefiller aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın ödeme emrine haksız itirazı neticesinde takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; zamanaşımı itirazları olduğunu, davaya dayanak olan sözleşmenin şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmediğini, müvekkilinin okuma yazması olmayan kendi halinde yaşlı bir çiftçi olduğunu, kendisine imzalatıldığı sözleşmenin ne olduğunu dahi kavrayamamış olduğunu, bu sebeple sözleşmeden ötürü işbu şekilde borç çıkartılamayacağını, müvekkilinin imzası alınırken hiç bir şekilde müteselsil kefalet olduğunun yazılamamış olduğunu, davacı tarafın müvekkili müteselsil kefil olarak takip ve dava etmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin sadece bir sayfayı imzalamış olduğunu, bunda ise kredi sözleşmesinin 10.000,00 TL olduğu,

bundan ötürü kesinlikle kabul manasına gelememek şartıyla şayet müvekkilinin sorumluluğunun var olduğu kabul edilse bile ancak ve ancak imzalamış olduğu 10.000,00 TL'den sorumlu olduğunu, ancak delil listesine ekli 33. sayfalık kredi belgelerinin 3. sayfasında kredinin limitinin 60.000,00 TL olduğu yazılı olduğu halde davacı tarafın 80.000,00 TL üzerinden dava açmış olmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; somut olayda davaya konu davacı vekilince sunulan sözleşme incelendiğinde 6098 sayılı TBK hükümlerindeki düzenlemeye uygun bir kefaletin mevcut olmadığı, zira davalı kefilin kefilliğine ilişkin sözleşmenin 6098 sayılı TBK'nun yürürlüğe girmesinden sonra imzalanmış olduğundan, kefaletin şekil şartları 6098 sayılı TBK hükümlerine tabi olup sözleşmede kefilin sorumlu olduğu miktar, kefalet tarihi ve müteselsilen kefil olduğuna ilişkin açıklamalar kefilin el yazısı ile belirtilmediğinden, yasal şekle uygun verilen bir kefalet bulunmadığı,

6098 sayılı TBK m. 583 hükmündeki düzenleme kefalet sözleşmeleri bakımından bir geçerlilik şekli olup dava konusu olayda olduğu gibi geçerlilik şekline aykırılık hallerinde sözleşme butlan (hükümsüzlük) nedeniyle geçersiz olduğu, taraflar ileri sürmese de hâkimin sözleşmenin butlan nedeniyle geçersiz olup olmadığını görevi gereği yargılamanın her aşamasında re'sen araştıracağı, kaldı ki davalının cevap dilekçesinde de şekle aykırılık savunmasında bulunduğu,

davacı vekilinin 13/12/2022 tarihli duruşmadaki beyanında her ne kadar dava dilekçesinde davalarını 80.000,00 TL üzerinden açmışlar ise de bu hususun sehven olduğunu aslında taleplerinin 60.000,00 TL olduğunu belirttiği, davacının bu talebi iddiayı daraltma niteliğinde olup daraltılan 20.000,00 TL yönünden kısmi feragat söz konusu olduğu, kötüniyet olgusunun ispat edilemediği gerekçesiyle; davanın talep edilen 60.000,00 TL'lik miktar yönünden reddine, 20.000,00 TL'lik talep yönünden ise feragat nedeniyle reddine, kötüniyet tazminatının şartları oluşmamakla bu talebin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; dava dilekçesinde dile getirdiği hususları aynı zamanda istinaf sebebi de yapmak suretiyle.

İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı ile müvekkili arasında imzalanan kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde olduğunu, kefilin sorumluluğunun miktar olarak belirtildiğini ve 60.000,00 TL olduğunu, kefaletin imzalandığı tarihin de açıkça belli olduğunu, kefilin sorumluluğunun Bankacılık Kanunundan gelen özelliği ile kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte doğmuş ve doğacak tüm borçları kapsayacağını,

kefilin sorumlu olduğu borçların ödenmesi halinde kefilin kefaletini bitirmek ve ayrılmak istemesi halinde kuruma başvurması halinde kefaletinin sonlanacağı gibi bütün hususlar açıkça yazılı olmasına ve kefilin kefaletnameyi ıslak imzası ile imzalamasına rağmen İlk Derece Mahkemesinin bu hususlar yokmuş gibi düşünerek dava konumsu ile ilgisi olmayacak şekilde hüküm kurmuş olmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;

Dava, 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi gereğince ilâmsız icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.

2004 sayılı İİK m. 67/1 hükmüne göre; takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

UYAP üzerinden erişilen Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı (takip alacaklısı) tarafından davalı (takip borçlusu) .... ile dava dışı borçlular aleyhine toplam 154.022,64 TL para alacağının tahsili için Örnek No: 7 ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı yönünden 80.000,00 TL'nin tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin davalıya (takip borçlusuna) 12/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı (takip borçlusu) vekili tarafından 14/03/2022 tarihli dilekçe ile borca itiraz edildiği, itirazın yasal (7) günlük sürede olduğu, itiraz üzerine 2004 sayılı İİK m. 66 uyarınca takibin kendiliğinden durduğu, eldeki itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık hak düşürücü sürede 17/10/2022 tarihinde ve 80.000,00 TL dava değeri üzerinden açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, takip talebinde borcun sebebin gösterilmemiş olması nedeniyle, geçerli (usulüne uygun) bir icra takibinin bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak itirazın iptali davasına özgü dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır.

Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir. Dava şartlarının amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır (Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2016, s.190).

Dava şartlarının neler olduğu 6100 sayılı HMK'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında sıralanmış olup anılan Kanun'un ikinci fıkrası "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır" hükmünü içermektedir. 6100 sayılı HMK'nun 114 üncü maddesinde sıralananlar dışında başka kanunlarda da dava şartı olarak öngörülmüş hâller söz konusu olabilir.

İtirazın iptali davaları (2004 sayılı İİK m. 67); alacaklının takip talebi (2004 sayılı İİK m. 58) sonrasında borçlunun kendisine gönderilen ödeme emrine itirazı (2004 sayılı İİK m. 60, 61, 62) üzerine duran (2004 sayılı İİK m. 66/1) takibin devamını sağlamaya yönelik bir davadır.

Tüm takip yolları bir takip talebiyle başlar. Alacaklı bu takip talebinde herhangi bir belgeye dayanmak zorunda değilse de uygulamada sıklıkla borçlunun borcun sebebini anlaması ve takibe itiraz olması hâlinde açılacak davalarda dayanak teşkil etmek üzere fatura, sözleşme, cari, hesap, tespit hükmü yahut ödeme dekontu gibi belgeler takip sebebi olarak gösterilmektedir. İlâmsız takibin konusunu değer ölçüsü ve değişim aracı olma özelliğine sahip tüm para alacakları oluşturur.

Takip talebi ve muhtevasının ne şekilde olması gerektiği 2004 sayılı İİK'nın 58 inci maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin konuyla ilgili dördüncü fıkrasında "Senet, senet yoksa borcun sebebi"nin gösterilmesi kanun koyucu tarafından zorunlu kılınmıştır. Aynı şekilde 11/04/2005 tarih ve 25783 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası da aynen; "İlâmsız takibe ilişkin bütün işlemler, icra tutanağına tarih sırası ile kaydedilir. Bu tutanağın ilk sayfasını teşkil eden takip talebinde birinci fıkrada yazılı hususlara ek olarak, talep senede dayanıyorsa senedin tarih ve özeti ve senet yoksa borcun sebebi de gösterilir." şeklindedir.

Şayet takip talebi yukarıda sayılan hususları ihtiva etmekteyse, bu aşamadan sonra hâkim geçerli bir takibin varlığını gözeterek itirazın iptali davasında işin esasının incelenmesine geçebilecektir.

Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde;

Davacı tarafından davalı hakkında Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ...

E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğu, 2004 sayılı İİK m. 58/4 ve 60/1-1 hükümleri uyarınca alacaklının borcun sebebini takip talebinde göstermek zorunda olduğu, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerektiği, ancak icra dosyası kapsamında ne takip talebinde ne de davalıya gönderilen ödeme emrinde alacağın neye dayandığının belli olmadığı,

takip talebinin (8) numaralı bendinde yer alan "tevdi edilen senet (poliçe, emre muharrer senet, çek) in tarih ve numarası, özeti, senede dayalı değilse borcun sebebi" paragrafı ile ödeme emrinin (4) numaralı bendinde yer alan "senet ve tarihi ve senet yoksa borcun sebebi" paragrafının karşısında da sadece "ilamsız takip 154.022,64 TL" ibaresinin yazıldığı, bu alacağın neye istinaden olduğuna ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediği anlaşılmaktadır.

Yargıtay HGK'nun 08/03/2022 tarih ve 2019/(19)11-718 E., 2022/274 K. sayılı ilamı ile Yargıtay HGK'nun 11/02/2020 tarih ve 2017/19-2076 E., 2020/117 K. sayılı ilamında itirazın iptali davasının takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olduğu ve takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olduğu belirtilmiştir. Bu anlamda, eldeki itirazın iptâli davasına konu icra dosyasındaki takip talebi ve ödeme emrinde borcun sebebinin gösterilmemesi usule aykırıdır.

Bu itibarla, usulüne uygun takip talebi ve ödeme emri olmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın itirazın iptaline özgü dava şartı yokluğundan usûlden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usûl ve aykırı olmuştur (Aynı yönde bkz. Yargıtay 3. HD'nin 30/09/2024 tarih ve 2024/935 E., 2024/2653 K. sayılı. Yargıtay 3. HD'nin 15/01/2024 tarih ve 2023/5182 E., 2024/170 K. sayılı.

Yargıtay 10. HD'nin 25/12/2017 tarih ve 2015/25167 E., 2017/9220 K. sayılı ilamları).

Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava şartlarının mevcut olup olmadığının, kanun yolu incelemesi dâhil davanın her aşamasında re'sen araştırılması gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemekle birlikte, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-2 hükmü uyarınca usulüne uygun bir icra takibi bulunmaması ve itirazın iptali davasına özgü dava ön koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle Dairemizce kamu düzeni ilkesi gereği re'sen kaldırılmasına, davanın, dava şartı yokluğundan 6100 sayılı HMK'nun m. 114(2) ve 115(2) hükümleri gereğince usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Ayrıca, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın itirazın iptali davasına özgü dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar verilmiş olup; karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin m. 7(2) hükmünde, davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı (maktu) miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı (nispi) avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlendiğinden; davacı aleyhine dava değeri olan 80.000,00 T'nin %16'sına göre hesaplanan nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir (Bkz. Yargıtay 11. HD'nin 04/11/2015 tarih ve 2015/12252 E., 2015/11535 K. sayılı ilâmı).

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

I-) Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden REDDİNE,

II-) 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi gereği re'sen görülen kamu düzenine aykırılık nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararın KALDIRILMASINA, HMK m. 353(1)-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;

1-) Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın itirazın iptali davalarına özgü dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilâm harcının davacı tarafça yatırılan 1.366,20 TL peşin harçtan MAHSUBUNA, bakiye 750,80 TL’nin talep halinde davacıya İADESİNE,

3-) Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi m. 7(2) hükmündeki düzenleme gözetilerek hesaplanan 12.800,00 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

4-) İlk derece yargılaması esnasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

5-) Davalı tarafından ilk derece yargılaması esnasında yapılan herhangi bir yargılama gideri tespit edilemediğinden, bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

6-) Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunun 2022/100179 büro, 2022/1000 arabuluculuk numaralı dosyasında dava şartı olan zorunlu arabuluculuk masrafı olarak yapılan 1.560,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA, bu hususta 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca gerekli işlemlerin İlk Derece Mahkemesince İCRASINA,

7-) Taraflarca yatırılan gider/delil avansından arta kısmın 6100 sayılı HMK'nın m. 333, HMK Yönetmeliğinin m. 207/1 ve HMK Gider Avansı Tarifesinin m. 5 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,

III-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf başvuru harcının Hazineye GELİR KAYDINA, 179,90 TL peşin istinaf karar ve ilâm harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince istinaf eden davacıya İADESİNE,

IV-) İstinaf başvurusunun resen gözetilen sebeplerle kabul edildiği dikkate alınarak, istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

V-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından davalı yararına vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

VI-) Dairemiz kararının kesin olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-a ve 7550 sayılı Kanun ile değişik Ek 1. maddesinin 2. fıkrası hükümleri gereğince, dava değerinin (80.000,00 TL) davanın açıldığı 2022 yılında geçerli olan temyiz kesinlik sınırının (107.090,00 TL) altında olması nedeniyle miktar itibarıyla KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/07/2025

Bu evrak 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/655, K. 2025/792, 7 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/655
Karar No
2025/792
Tarih
7 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/657 K.2025/861
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/657 K.2025/612
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/659 K.2025/438
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/659 K.2025/548
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/663 K.2025/480
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/663 K.2025/686

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.