İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/723 K.2026/125

Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve…

Esas2023/723Karar2026/125Tarih22 Ocak 2026Okuma13 dk · 2.674 kelime

KÜNYE

T.C. Diyarbakır Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Ocak 2026
Dosya no
2023/723
Karar no
2026/125
İncelenen kararın
—
Mahkemesi
DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar yazım tarihi
22/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.674 kelime·13 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkili şirketin inşaat malzemeleri satım işiyle iştigal ettiğini, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından davalı şirkete satılmış olan 40*60*120 xps, montalama yapıştırıcı, montalama sıva, montalama dekoratif, dübel ve 160 gr file karşılığında 20/07/2018 tarihli irsaliyeli faturanın düzenlendiğini, akabinde 04/03/2019 tarihli irsaliyeli fatura ile de duvar seramiği ve yer seramiğinin davalı şirkete satıldığını, ticari satımdan kaynaklı düzenlenen iki adet faturanın toplam bedelinin 420.357,30 TL olduğunu, işbu faturaların tarafların ticari defterlerine işlendiğini,

keşide edilen işbu faturalar doğrultusunda faturalarda kalem kalem girilen malların müvekkili şirket tarafından davalı şirkete teslim edildiğini, ancak davalı şirketin faturalarda belirlenen tutarları müvekkili şirkete vadesi geldiği halde ödemediğini, davalı şirket yetkilisinin yerel ilişkiler ile müvekkili şirkete sürekli olarak yeni bir vade günü belirlemekte olduğunu, bu süre zarfında hiçbir suretle faturaların bedelinin ödenmediğini, gerek müvekkili şirket gerekse aracılar tarafından faturaların bedellerinin talep edilmesine rağmen davalı tarafça müvekkili şirketin oyalanarak bu bedellerin ödenmediğini,

müvekkili şirket tarafından davalıya satılan malzemelerin ücreti ödenmediği halde iadesinin talep edildiğini, ancak davalı şirketin malzemelerin inşaat sektöründe kullanılması suretiyle sattığı için iadesini de gerçekleştiremeyeceğini ifade ettiğini, mevcut ekonomik koşullar bakımından müvekkili şirketin ciddi zorluklar yaşamakta olduğunu, faturaların ilamsız takibe konu edilerek davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin icra takibine 28/07/2022 tarihinde itiraz ettiğini, davalı şirketin faturada belirlenen bedelleri ödemeyerek müvekkili şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek;

davalı borçlunun Ergani İcra Müdürlüğünün 2022/646 E. sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazların iptaline ve takibin takip talebinde belirtilen şartlarda devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, davalı şirketin borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; davacı şirketin açmış olduğu itirazın iptali davasında 20/07/2018 ve 04/03/2019 tarihli fatura başlıklı belgeleri dayanak göstermek suretiyle toplam 633.276,19 TL'nin müvekkili şirketten tahsilini talep ettiğini, söz konusu belgelerin Vergi Usul Kanununun konuya ilişkin düzenlemeyi içeren maddesi bağlamında mevzuata aykırı olduğunu, 04/03/2019 düzenleme tarihli fatura başlıklı belgede 2 adet ürüne yer verildiğini, söz konusu ürünlerin seramik malzemesi olduğunun belirtildiğini, ürün miktarları için de 16000 ve 5000 gibi sayılara yer verildiğini,

söz konusu belgede yer alan ürünün markası ve özelliklerine ilişkin ifadelerin genel ve soyut nitelikte olduğunu, bunun yanı sıra belgedeki sayıların hangi ölçü birimini ifade ettiğinin de net olarak anlaşılamadığını, alacağın dayanağı olarak ileri sürülen belge incelendiğinde belgenin altında yer alan "eksiksiz teslim eden" ve "eksiksiz teslim alan" bölümlerinin altında herhangi bir imza olmadığı gibi teslim tarihini gösterir herhangi bir tarih ibaresinin de mevcut olmadığını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında fatura başlıklı belgelerden kaynaklı herhangi bir akdi ilişki kurulmadığını,

davacı şirket tarafından söz konusu belgelerde belirtilen malların müvekkili şirket temsilcisine veya çalışanlarına teslim edilmediğini, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın faiz talebinde bulunduğunu, belgelerin düzenleme tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hukuken mümkün olmadığını, muaccel hale gelmiş bir borcun söz konusu olmadığını, müvekkili şirkete herhangi bir ihtarname ya da bildiri mahiyetinde belge gönderilmediğini, davacı şirketin asıl alacak ve faizden kaynaklı hiç bir talebini ve iddiasını müvekkili şirketin kabul etmediğini,

kabul anlamına gelmemekle birlikte uyuşmazlık konusu alacağa uygulanabilecek bir faiz söz konusu ise faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, müvekkilinin mal kaçırma girişiminde bulunmadığını, 2004 sayılı İİK m. 257 hükmü gereğince ihtiyati hacze ilişkin koşulun gerçekleşmediğini, haksız yere müvekkili aleyhine icra takibi yoluna başvuran davacı şirketin tazminata mahkum edilmesi gerektiğini ileri sürerek; davanın reddine, davacı şirketin %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı tarafından Ergani İcra Müdürlüğünün 2022/646 E. sayılı takip dosyasına dayanak 04/03/2019 ve 20/07/2018 tarihli faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edildiği, ancak davalı tarafından borcun ödenmemesi sebebiyle takip başlatıldığı, davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiği beyan edilerek dava açıldığı, davalı tarafından ise davacı tarafından düzenlenen faturalarda VUK uyarınca zorunlu unsurların bulunmadığı, faturada teslim eden ve teslim alan imzalarının bulunmadığı,

faturaya konu malların müvekkili şirket temsilci veya çalışanına teslim edilmediği belirtilerek davanın reddinin talep edilidği, tarafların fatura tarihindeki BA-BS formlarının ilgili vergi dairelerinden getirttirildiği, davacının ve özellikle davalının BA formlarında davaya konu faturaların kaydedildiği, böylelikle davaya konu faturalardaki ürünleri aldığını davalı şirketin BA formu ile vergi dairesine beyan etmesi, bu suretle ürünlerin alındığı yönünde oluşan karinenin davalı şirket tarafından aksinin ispat edilememesi,

davacının teslim olgusunu ispat etmesi karşısında davalının ispat külfeti üzerinde olmasına rağmen bedeli ödediğine yönelik iddiasının bulunmaması sebebiyle davacının takip konusu faturalar sebebiyle alacaklı olduğunun kabul edildiği, ancak takipten evvel davalının usulüne uygun olarak temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından işlemiş faize ilişkin talebin reddine karar verildiği, davaya konu faturaya dayalı alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının Ergani İcra Müdürlüğünün 2022/646 E. sayılı takip dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile,

takibin 420.357,30 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 84.071,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili.

İlk Derece Mahkemesi tarafından hiç bir araştırma yapma gereği duyulmadan, 6100 sayılı HMK'da çerçevesi kapsamlı bir şekilde belirlenen yazılı yargılama usulünün hiçbir kuralına riayet etmeksizin, yine 6100 sayılı HMK'da hüküm altına alınan ön inceleme, tahkikat ve sözlü yargılama aşamalarına ilişkin kanun maddelerinin okunmasına bile yetmeyecek bir süre içerisinde tek celsede haksız ve hukuka aykırı bir şekilde karar verildiğini, tartışılması talep edilen ve dilekçelerde belirtilen delillerin toplanmadığını, İlk Derece Mahkemesinin sahtecilik ve usulsüz fatura gibi ciddi iddialara ilişkin hiç bir araştırma ve değerlendirme yapmadığını,

davanın reddedilen kısmı olan 212.918,89 TL üzerinden 32.808,64 TL olarak hesaplanması gereken resmi vekalet ücretinin eksik ve hatalı bir şekilde 23.354,00 TL olarak hesaplanarak hüküm tesis edildiğini, verilen kararın esasa ilişkin ciddi aykırılıklar içerdiğini, davacı şirketin açmış olduğu itirazın iptali davasında 20/07/2018 ve 04/03/2019 tarihli fatura başlıklı belgeleri dayanak göstermek suretiyle toplam 633.276,19 TL'nin müvekkili şirketten tahsilini talep etmiş ise de söz konusu belgelerin Vergi Usul Kanununun konuya ilişkin düzenlemeyi içeren 230. maddesi bağlamında incelendiğinde görüleceği üzere mevzuata açıkça aykırı olduğunu,

yasanın amir düzenlemesi uyarınca, faturada bulunması gereken zorunlu unsurları içermeyen belgelerinin fatura olarak kabulünün mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından alacağın dayanağına esas alınan belgelerin fatura mahiyetinde değerlendirildiğini, alacağın dayanağını oluşturan belgelerin fatura niteliğinde olup olmadığı hususunun uzman bilirkişi tarafından tespit edilmeden hukuka aykırı bir şekilde karar kurulduğunu, davacı tarafın müvekkili şirket ile aralarında satım akdi olduğunu ve müvekkili şirketin de bu akitten kaynaklı borçlu olduğunu ileri sürdüğünü, davacı tarafın bu beyanlarının gerçeği yansıtmadığını,

davacı tarafın bu hususa ilişkin herhangi bir delil sunmadığını, ortada akdi bir ilişki bulunmadığını, davacı şirket tarafından söz konusu belgelerde belirtilen malların müvekkili şirket temsilcisine veya çalışanına teslim edilmediğini, fatura başlıkla belgelerde malın teslimine ilişkin "eksiksiz teslim aldım" ve "eksiksiz teslim ettim" bölümlerinde herhangi bir isim ve imzanın yer almadığını, tarih ibaresinin bulunmadığını, fatura düzenlenmesinin, ticari defterlerde kayıtlı olmasının ve itiraz edilmemiş olmasının tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamayacağını,

cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde belirtilen hususların hiçbirisinin İlk Derece Mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını, davacı tarafın, ticari ilişkiden kaynaklı müvekkili şirketten alacaklı olduğunu, vadesi geldiği halde ödeme yapılmadığını, sürekli yeni vade günü belirlendiğini ve kendilerinin oyalandığını, malların iadesi istendiği halde malların iadesinin gerçekleşmediğini iddia etttiğini, ancak bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından bu durumun aksini kanıtlar nitelikte herhangi bir delil de sunulmadığını, davacı şirketin,

müvekkili şirketin takip dosyasına haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini belirterek %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talebinde bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesinin de hukuka aykırı bir şekilde hiçbir araştırma ve inceleme yapmaksızın icra inkar tazminatına hükmettiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli, inandırıcı ve somut gerekçelere dayandırılmadan, davanın aydınlatılması gerekli yönlerinin hiçbiri araştırılmadan ve taraflarınca cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde belirtilen hususlar gözetilmeden, bilirkişi, tanık,

yemin de dahil olmak üzere dayanılan deliller ile ilgili hiçbir işlem yapılmadan hüküm tesis edildiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi uyarınca, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK'nın 67/1 hükmüne göre; takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

Ergani İcra Müdürlüğünün 2022/646 E. sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı/takip alacaklısı şirket tarafından davalı/takip borçlusu şirket aleyhine 23.877,30 TL asıl alacak, 396.480,00 TL asıl alacak, 14.290,56 TL faiz alacağı, 198.628,33 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 633.276,19 TL'nin tahsili için Örnek No: 7 ilâmsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı/takip borçlusuna 22/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/takip borçlusu vekili tarafından 28/07/2022 tarihli dilekçe ile takibi, borca, faize ve ferilerine itiraz edildiği, itirazın yasal (7) günlük sürede olduğu,

borçlunun yasal (7) günlük süresi içerisindeki itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin davacı/takip alacaklısı vekiline 02/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve itirazın iptali davasının 15/08/2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.

2004 sayılı İİK m. 67 hükmünde düzenlenen itirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse.

6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir.

Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.

Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.

Zira itirazın iptali davası müddeabihi, takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Bu davanın takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olarak ele alınması gerekir ve sonucu itibarıyla takibin devamına etkili bir davadır. Bu nedenle takip talepnamesinde dayanılan borç, borcun sorumlusu olarak gösterilen taraf ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Bu nedenle borcun sebebinin değiştirilmesi mümkün değildir.

Somut olayda, davacı tarafından davalı tarafa 04/03/2019 tarihli, ..... sıra numaralı KDV dahil 396.480,00 TL (KDV hariç 336.000,00 TL) bedelli irsaliyeli fatura ve 20/07/2018 tarihli, ... sıra numaralı KDV dahil 23.887,30 TL (KDV hariç 20.235,00 TL) bedelli irsaliyeli faturanın düzenlendiği, takip dayanağı faturaların bu faturalar olduğu, İlk Derece Mahkemesince yazılan müzekkereye Ergani Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından verilen cevabi yazının ekindeki davalı şirkete ait 2018 yılı BA formunda davacı tarafından düzenlenen KDV hariç 20.235,00 TL tutarındaki faturanın, 2019 yılı BA formunda ise davacı tarafından düzenlenen KDV hariç 336.000,00 TL tutarındaki faturanın davalı şirket tarafından vergi dairesine BA formu ile bildirildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayda; davalının, davacı yanca icra takibine dayanak yapılan faturaları BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirdiği anlaşılmakta olup bu durumun faturalara konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacağı gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin karinenin aksini ispat külfetinin davalıda olduğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davalı tarafın basiretli tacir sorumluluğu gereği vergi dairesine BA formu ile mal alışını bildirdiği faturalar nedeniyle sorumlu olduğu, davalı tarafça 6100 sayılı HMK’nın 200. maddesi gözetilerek dava konusu faturaların ödendiğine ilişkin her hangi bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği anlaşıldığından, davalı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Ne var ki, bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03/03/2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı YİBK).

Bir ispat vasıtası olan yeminin konusu 6100 sayılı HMK'nın 225. maddesine göre, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yemini kendisine ispat yükü düşen taraf teklif edebilir. Mahkemece tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılması için, delil listesinde açıkça yemin deliline dayanılmış olması yeterlidir.

Hangi maddi vakıanın çekişmeli olacağı başlangıçta belli olmadığından, tarafın dayandığı yemin deliliyle hangi maddi vakıayı ispat edeceğini ayrıca mahkemeye bildirmesi gerekmemektedir. Hakim, tarafın iddiasını, yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, tarafa, dayandığı yemin delilini de resen hatırlatmalıdır.

Aksi halde, tarafın tüm delilleri toplanıp, değerlendirilmemiş olur (Yargıtay 3. HD'nin 01/03/2023 tarih ve 2022/7993 E., 2023/373 K. sayılı kararı).

Somut olayda, davalının, davacı yanca icra takibine dayanak yapılan faturaları BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirdiği anlaşılmakta olup bu durumun faturalara konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacağı, karinenin aksini ispat külfetinin davalıda olduğu, ispat külfeti kendisine düşen davalı tarafça cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığı, ispat yükü kendisinde olan davalı tarafça ödeme olgusunu yazılı delille ispat edilemediği gözetilerek,

davacının ispatta dayandığı yemin delili çerçevesinde gerekli hatırlatma ve teklif yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır (Aynı yönde bkz. Yargıtay 11. HD'nin 10/09/2024 tarih ve 2023/4573 E., 2024/6202 K. sayılı kararı).

Davalı vekilince istinaf dilekçesinde yemin delilinin toplanmadığı hususunun açıkça istinaf sebebi yapıldığı görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Kabule göre de;

Ergani İcra Müdürlüğünün 2022/646 E. sayılı icra dosyasındaki takip toplamı 633.276,19 TL olup dava dilekçesinde de dava değeri 633.276,19 TL olarak gösterilmiş, dava harcı da icra dosyasına yatan peşin harç 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 29 hükmü uyarınca mahsup edilerek bu miktar üzerinden yatırılmıştır. İlk Derece Mahkemesince davanın 420.357,30 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş olup, reddedilen tutar ise 212.918,89 TL'dir.

Bu durumda, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (RG 03/09/2022, 31942) ilk 100.000,00 TL için %16 (16.000,00 TL), sonra gelen 100.000,00 TL için %15 (15.000,00 TL) ve daha sonra gelen 12.918,89 TL için %14 (1.808,64 TL) olmak üzere, reddedilen tutar üzerinden davalı lehine toplam 32.808,64 TL nispi vekalet ücreti takdiri yerine, daha düşük olacak şekilde 23.354,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olduğundan, davalı tarafın bu yöne değinen istinaf itirazları da yerinde görülmüştür.

Yukarıda anılan gerekçelerle, 7251 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 353. maddesi gereğince, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek ve gerekli araştırma yapılarak yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-) Davalı vekilinin duruşma isteminin 5100 sayılı HMK m. 353 hükmü uyarınca REDDİNE,

2-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-a-6 maddesi uyarınca davalı tarafın istinafına atfen KALDIRILMASINA,

3-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-) 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan 7.179,00 TL peşin istinaf karar ve ilam harcının davalıya İADESİNE,

5-) İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafça yapılan diğer istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince hükümle birlikte DEĞERLENDİRİLMESİNE,

6-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından davacı yararına vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

7-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a ve 362(1)-g hükümleri gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/01/2026

Bu evrak 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/723, K. 2026/125, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/723
Karar No
2026/125
Tarih
22 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/723 K.2026/19
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/724 K.2026/20
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/725 K.2026/30
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/725 K.2026/68
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/726 K.2026/62
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/728 K.2026/64

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.