KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2025
- Dosya no
- 2025/1228
- Karar no
- 2025/1545
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 08/05/2025
- Numarası
- 2025/228 Esas (Derdest Dosya
- Dava
- Tazminat
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
İcra dosyasında borçlu olarak hem müvekkili şirket hem de karşı taraf olan şirket varken itirazın iptali davasının müvekkili şirkete yöneltilmesinin, karşı tarafın asli borçlu olmasına rağmen tüm tahsilatın müvekkili şirketten yapılmasının tarafların açıkça kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, bunun yanında karşı tarafın tüm borcun kendisine ait olduğunu kabul ettiği evrakta da görüleceği üzere karşı tarafın borcu kötü niyetli şekilde ödemekten kaçtığını, bunun yanında arabuluculuk görüşmesine katılmamış olmasının mal kaçırma niyeti olduğunu açıkça gösterdiğini,
tarafların kendi aralarında anlaşarak işbu borcu kötü niyetli şekilde belediye ile büyük işleri olan dolayısıyla tahsil kabiliyetinde hiçbir sıkıntı olmadığını bildikleri müvekkili şirketten tahsil yoluna gittiklerini, işbu borcun asıl müsebbibi olan karşı tarafın borcu hiçbir şekilde kaale dahi almaması ve bundan sonraki süreçte de ödemeyeceğini açıkça ortaya koyduğundan karşı tarafın mal varlığına tedbir koyulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI; Mahkemece 08/05/2025 tarihli tensip tutanağının ....nolu ara kararı ile davacı vekilinin davalı şirketin mal varlığına tedbir koyulması talebinin HMK 389.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirketin işi yaptırdığı alt şirket olan ... arasında iş bağı olduğunu, davalının Erzurum'daki tüm işlerini bu şirkete yaptırdığını, tarafların kendi aralarında anlaştıkları hizmet yapıldıktan sonra tüm ödemelerin ... şirketine müvekkili şirket aracılığıyla davalı şirketin verdiği çekler ile yapıldığını, aradan iki yıl geçtikten sonra ... şirketinin davalı şirket ile birlikte müvekkili şirkete icra takibi başlattığını, yapılan bu takibin konusunun davalı şirketçe düzenlenen ve müvekkili şirketçe ciro edilip ... şirkete verilen çek olduğunu,
ancak çekin ibraz süresi geçtiği için ilamsız takibe koyulduğunu, açılan takibin ... şirketi ile davalı şirket arasındaki işlerden kaynaklı olduğunu, müvekkili şirket ile yapılan işle hiçbir alakası bulunmadığını, ... şirketinin Erzurum ...Belediyesine vermiş olduğu talep dilekçesinde davalı şirket ile iş yaptığını ve ücretini alamadığını belirterek Erzurum ...Belediyesinden yardım istediğini, Erzurum ...Belediyesine dilekçe vermesinin sebebinin davalı şirketin ...Belediyesinden büyük ihalelere girerek oradan aldığı işleri ... şirketine yaptırması olduğunu, müvekkili şirketin tarafına açılan haksız icra takibine itiraz ettiğini,
ancak alacaklı şirket davalının da borca itiraz etmesine rağmen itirazın iptali davasını yalnızca müvekkil şirkete yönelttiğini, müvekkili şirketin açılan takibe haklı olarak itiraz ettiğini, davalı şirketin ise kötü niyetli olarak borca itiraz edince alacaklı şirkete itirazın iptali davası açma hakkı doğduğunu, ancak alacaklı şirketin her nedense itirazın iptali davasını sadece müvekkili şirkete açtığını, yerel mahkemeden ihtiyati tedbir vermesi için davaya konu icra dosyası ve itirazın iptali davasının celbi ile incelenmesini talep etmiş iseler de yerel mahkemenin hiçbir şekilde dosyaları celp etmediğini,
eksik inceleme yaparak ve tensip zaptında hiçbir gerekçe göstermeden gerekirse teminat karşılığında talep etikleri tedbir talebini haksız bir şekilde reddettiğini belirterek mahkemenin tensip tutanağı ile ihtiyati tedbirin reddine yönelik ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Talep, rücuen tazminat davasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu 391. Maddesi kapsamında ihtiyati tedbir talebinin reddinin istinafı istemine ilişkindir.
HMK'nun 389/1.maddesine göre," Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."
Somut olayda; davacının menkul, gayrımenkul mal ve alacakları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları söz konusu davanın konusu olmadığından ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara göre, ilk derece mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1.maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1228, K. 2025/1545, 3 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama