KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2025
- Dosya no
- 2023/1036
- Karar no
- 2025/511
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/03/2023 (Karar
- Numarası
- 2022/542 Esas, 2023/309 Karar
- Dava
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
Karar Metni
1.131 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2013-2020 yılları arasında Erzurum ...
Hastanesinde doktor olarak görev yaptığını, ancak hastanenin doktorların çalışma şartlarını ve sözleşmesini değiştirmesi nedeniyle ayrıldığını, halihazırda kendi muayenehanesinde hekimlik vazifesini ifa ettiğini fakat hastalarının sezaryen, doğum gibi tedavi işlemlerini mevzuat gereği ... muayenehanesinde yapamadığını, bu nedenle davalı hastaneden ücreti karşılığında ameliyathanesinden ve doğumhanesinden faydalanmayı talep ettiğini, hastanenin bu talebi reddettiğini,
akabinde Sağlık Bakanlığından konu ile görüş sorulduğunu ve Sağlık Bakanlığının ise ... muayenehanesinde çalışan doktorların hastalarının teşhis ve tedavisini ... hastane ve tıp merkezlerinde yapabileceklerini bildirdiğini, ayrıca davalı hastanenin ameliyathane ve doğumhaneden faydalandırmama faaliyetinin dava sonuna kadar sürdüğü takdirde bu durumun müvekkiline ciddi maddi zararlar verebileceğini, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak haksız rekabetin önlenmesi adına müvekkilinin davalı hastanenin doğumhane ve ameliyathanesinden faydalanma talebinin kabul edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili olan hastanenin doğumhane ve ameliyathanesini hastaneden ayrılan hekimlere kullanılmasına izin vermediği yönünde iddiasının doğru olmadığını, hastanede çalışmış veya çalışmamış bir çok hekimle bu hususta ücreti karşılığında izin verildiğini, hastanenin şehir dışından da bir çok hastası olduğundan dolayı doğumhanenin zaman zaman hastaların ihtiyacını karşılayamadığını, müvekkil hastanenin rakiplerini herhangi bir aldatıcı davranış ile veya dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde etkisizleştirdiği bir fiilinin söz konusu olmadığını,
müvekkil hastanenin bu talebi reddetmesinin de haksız rekabet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ayrıca müvekkilinin ameliyathaneden kullanılmasına izin verme gibi bir zorunluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
YEREL MAHKEME KARARI
Mahkemece, "...
Davalı hastanenin Erzurum da .. hastane olarak faaliyet gösteren ... kuruluş olduğu, ... muayene işleten ve kadın doğum uzmanı olan davacının davalı kurumdaki ameliyathanelerin kullandırılmasına yönelik talebi davalı tarafından reddedildiği, buna karşılık davalı hastanenin ... muayene işleten diğer hekimlerin ameliyathanesini kullanmalarına müsaade ettiği, ameliyathaneleri kullanan ... hekimler arasında davacı tarafından kadın doğum uzmanlarının da bulunduğu, her ne kadar davalı ameliyathane sayısını yeterli olmadığını iddia ederek davacının reddettiğini beyan etmekte ise de;
... görev yapan hekimlere ameliyathanelerin kullandırılması dikkate alındığında davalının bu beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, davalının bu şekildeki eylemini davacının faaliyetlerini engeller nitelikte olduğu ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu anlaşılmakla, davalı şirkete ait ...
Hastanesi bünyesinde yer alan doğumhane ve ameliyathanelerin davacıya kullandırılmaması yönündeki haksız rekabetin önlenmesine dair karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davanın KABULÜ ile. Davalı şirkete ait ...
Hastanesi bünyesinde yer alan doğumhane ve ameliyathanelerin davacıya kullandırılmaması yönündeki haksız rekabetin önlenmesine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF İTİRAZLARI
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme özgürlüğünün TBK'nın 26. ve Anayasa'nın 48. maddelerinde hüküm altına alındığını, TBK'nın 27. maddesi uyarınca kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmeler yapılamayacağını, aksi takdirde yapılan hukuki işlemin kesin hükümsüzlük müeyyidesiyle karşı karşıya kalacağını, ... Hastaneler Yönetmeliğinin Ek.
5/1-ı maddesi hükmü uyarınca 1219 sayılı kanunun 12/3. maddesi hükmünün sözleşme yapma zorunluluğunu düzenleyen bir hüküm olmadığını, sözleşme hürriyetini sınırlandıran bir hüküm olduğunu, hükümde açıkça belirtildiği üzere ... hastanelerin ilgili branştaki kadro sayısının üçte birini aşan sayıda hekimle sözleşme yapamayacağını, davacı hekimin kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak görev yaptığını, müvekkil hastanenin kadın hastalıkları ve doğum bölümü kadrosunda ise beş hekim yer aldığını, bu durumda müvekkil hastanede ilgili branşta yönetmeliğin getirdiği sınırlama uyarınca 1 hekim ile sözleşme yapılabileceğini,
müvekkilinin hali hazırda kadın doğum uzmanı ... ... ile ameliyathane kullanma sözleşmesinin bulunduğunu, başka bir hekimle sözleşme yapılmasının mevzuata aykırı olduğunu, mahkemece bu hususun kararda değerlendirilmediğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil hastanenin Erzurum ilinde... ... hastane olmasının kendisine yöneltilen tüm ameliyathane kullanma taleplerini kabul etme zorunluluğu yüklemeyeceğini, dava konusu olayda davacı ile müvekkil şirketin kira sözleşmesi akdetmesinin zorunlu kılındığı takdirde müvekkilinin sözleşme yapma özgürlüğünün ortadan kaldırılmış olacağını,
bu durumda müvekkil hastanenin mevzuatın izin verdiği ölçüde ameliyathanelerini kullanmak isteyen her hekimle sözleşme imzalaması gibi bir sonucun ortaya çıkacağını ve bunun hakkaniyete aykırı olacağını, hali hazırda Erzurum ili ve diğer illerden birçok hastası bulunan müvekkil hastanenin bu durumda kendisine başvuran hastalara sağlık hizmeti veremeyeceğini, hastane olma işlevini yitirerek yalnızca bir ameliyathane kiralama şirketine dönüşeceğini, müvekkil şirketin Erzurum ilindeki... ... hastane olmasının... başına müvekkil hastaneye ameliyathanesini kullandırtma zorunluluğunu yüklemeyeceğinin açık olduğunu,
müvekkil hastanenin hali hazırda kendi sağlık hizmetlerini aksatmayacak kadar hekimle sözleşmesi bulunduğunu, mahkeme kararının aksine müvekkil şirketin ameliyathanesini kiralamaması değil, davacı hekimin sırf şehirdeki... ... hastane olduğu için ameliyathanesini kullanma hakkı olduğu iddiasının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; ... sağlık kuruluşu olan davalıya ait ameliyathanenin kullanılmasına izin verilmesine yönelik muarazanın giderilmesi talebine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin 2013-2020 yılları arasında Erzurum ...
Hastanesinde doktor olarak görev yaptığını, halihazırda kendi muayenehanesinde hekimlik vazifesini ifa ettiğini fakat hastalarının sezaryen, doğum gibi tedavi işlemlerini mevzuat gereği ... muayenehanesinde yapamadığını, bu nedenle davalı hastaneden ücreti karşılığında ameliyathanesinden ve doğumhanesinden faydalanmayı talep ettiğini, hastanenin bu talebi reddettiğini iddia ederek haksız rekabetin önlenmesi adına müvekkilinin davalı hastanenin doğumhane ve ameliyathanesinden faydalanma talebinin kabul edilmesini talep ettiği,
davalı vekilinin cevap dilekçesinde hastanede çalışmış veya çalışmamış bir çok hekimle bu hususta ücreti karşılığında izin verildiğini, hastanenin şehir dışından da bir çok hastası olduğundan dolayı doğumhanenin zaman zaman hastaların ihtiyacını karşılayamadığını, müvekkili hastanenin rakiplerini herhangi bir aldatıcı davranış ile veya dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde etkisizleştirdiği bir fiilinin söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1036, K. 2025/511, 11 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama