KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
- Dosya no
- 2023/1207
- Karar no
- 2025/931
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/05/2023 (Karar
- Numarası
- 2022/379 Esas, 2023/469 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.194 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davacılar yönünden; kabul ve kısmen kabule yönelik verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili, 18.09.2021 tarihinde sürücü...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Karaçoban ...
Mahallesi ...Caddesi istikametinden seyir halindeyken, Karaçoban-Hınıs çevre yolu bağlantı noktasının yaklaşık 20 metre ilerisinde sürücülüğünü ...'ün sevk ve idaresindeki ...plaka araç ile çarpışması neticesinde araçta bulunan müvekkilleri... ve ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, kaza neticesinde müvekkillerinin uzun süre Erzurum...Hastanesinde tedavi gördüğünü, müvekkillerinin malul olduklarını, meydana gelen olay sonucunda olayla ilgili olarak Hınıs ...Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını, başlatılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, soruşturma dosyasında,
kaza tespit tutanağından anlaşılan veriler üzerine kazada ... (davalı ...
Sigorta A.Ş. ile teminatlı) plakalı araç sürücüsü ... ... tam kusurlu görüldüğünü, bu kapsamda kusur incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkili ...'ın 24 yaşında olduğunu, yine müvekkili...'ın 26 yaşında olduğunu, müvekkillerinin kaza tarihinde çiftçilik ile uğraşmakta olduğunu, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılmasını davalı tarafa davadan önce tüm belgeler bu surette sunulmuş olmasına karşın ödemekten imtina edildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla, davanın niteliğinin HMK 107. madde gereği belirsiz alacak davası olarak kabulüne, toplanacak olan tüm delillere göre,
haklı davanın tüm yönlerden kabulü ile, her bir kalem yönünden ayrı ayrı fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalarak; alacak miktarlarının belirli hale gelmesinden sonra, alacak kalemlerini artırma haklarının da sağlanması kaydı ile; müvekkillerin uğramış olduğu maluliyet nedeniyle;
her bir müvekkili için ayrı uğramış oldukları geçici iş kaybı nedeniyle 1.500,00 TL(2 müvekkil için toplam 3.000,00 TL), sürekli iş kaybı nedeniyle 1.500,00 TL(2 müvekkil için toplam 3.000,00 TL), tedavi gideri olarak 100,00 TL(2 müvekkil için toplam 200,00 TL) olmak üzere toplam 6.200,00 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 18.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizleri ile birlikte davalı Sigorta Şirketinden tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince, " ...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacıların maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik'e göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir.
Davacı ... hakkında düzenlenen maluliyet raporunda sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı anlaşıldığından bu davacının sürekli iş göremezlik zararı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı ...'ın geçici iş göremezlik talebi ve davacı...'ın geçici ve sürekli iş göremezlik zararları yönünden yapılan değerlendirmede ise Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile.
7.064,92 TL maddi tazminatın 16/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, Davacı...'ın davasının kabulü ile. 427.132,71 TL maddi tazminatın 16/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle " 1-Davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile.
7.064,92 TL maddi tazminatın 16/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, 2-Davacı...'ın davasının kabulü ile. 427.132,71 TL maddi tazminatın 16/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; araç işleteninin ve sürücüsünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, kusur raporuna yapılan itirazların değerlendirilmeden ve gerçek kusur değerlendirmesi yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının hakkaniyete aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların fahiş olduğunu, maluliyet raporunda afaki maluliyet oranının belirlendiğini ve gerçeği yansıtmadığını, maluliyet oranındaki çelişkinin giderilmediğini,
yeni genel şartlar değerlendirilmeksizin rapor tanzim edilmesi ve buna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı zararı bakımından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, buna rağmen verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu hususta sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle hakkaniyet indiriminin yapılması gerektiğini, mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle tazminat davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut olayda. 18/09/2021 tarihinde sürücü ... yönetimindeki ...plakalı araç ile ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, araçta bulunan müvekkilleri... ve ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını ileri sürerek maddi tazminat talep ve dava ettiği, mahkemece davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile.
7.064,92 TL maddi tazminatın 16/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, davacı...'ın davasının kabulü ile. 427.132,71 TL maddi tazminatın 16/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. (emsal için bknz. Yargıtay 4. H.D. 2024/17 E. 2024/5625 K. Sayılı ilamı )
Esasen karar gerekçesinde tartışılması gereken en önemli unsurlardan biri yukarıdaki paragrafta yer verilen müterafik kusurun var olup olmadığına ilişkin olmalıdır. Ancak ilk derece mahkemesince anılan husus kararda tartışılmamış, incelemenin bu yönüyle eksik bırakıldığı anlaşılmıştır.
HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde "...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda, yukarıda ayrıntılı biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz nitelikte delillerin usulüne uygun biçimde toplanılıp değerlendirilmediği, toplanılan bir kısım delillerin hükme esas alınamayacak derecede yetersiz olduğu, tarafların iddia ve savunmalarının karar gerekçesinde değerlendirilmediği anlaşılmakla; HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca davanın esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1207, K. 2025/931, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama