KÜNYE
T.C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1208
- Karar No
- 2025/797
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Esas no
- ..
- Karar no
- ..
- Başkan
- ..
- Üye
- ..
- Üye
- ..
- Katip
- ..
- İncelenen kararın mahkemesi
- ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ..
- Numarası
- ..
- Davacı
- ..
- Vekili
- Av. ..
- Davalı
- .. .
- Vekili
- Av. .
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Karar tarihi
- ..
- Gerekçe tarihi
- ..
Karar Metni
966 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.. Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili istinaf başvurusunda bulunduğundan dosyanın yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. tarihinde . . sevk ve idaresinde bulunan adına kayıtlı .. plakalı plakalı aracın, müvekkili . . yönetimindeki motosiklete çarptığını ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilinin ayağı kırıldığını ve ayağına platin takıldığını, . .. Üniversitesinin.
Adli Kurul Raporu sonucunda engel oranının %8 ve sürekli olduğunu, sürücü . . kazanın oluşmasında .. kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile müvekkilin vücudunda kesikler ve kırıklar meydana geldiğini, kesiklerden kaynaklı olarak vücudunda kalıcı izler oluştuğunu, uzlaşma sağlandığı gerekçesiyle sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmayacağının bildirildiğini ancak tarafların edimsiz olarak uzlaştığını, uzlaştırmacı tarafından uzlaştırma kurumunun ne olduğu, mahiyeti ile ilgili bir bilgi verilmeden imzasının alındığını belirtilerek adli yardım taleplerinin kabulü ne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalma kaydıyla,.
TL'nin bedensel zararlar ve maddi-manevi zararlar ve giderlerin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle.. tarihli kaza nedeniyle davacı tarafından..tarihinde müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine.. sayılı hasar dosyası açıldığını, hasarın değerlendirilmesi için gerekli belgelerin gönderilmemesi sebebiyle davacı tarafa bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılamadığını, davanın zamanaşımı sebebiyle ve dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen.. plakalı aracın, müvekkili şirkete .. tarihleri arasında .. numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçelerden dolayı sorumluluğunun,
sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda şahıs başına azami .. TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, sigortalı araç sürücüsü ile davacı CMK 253 kapsamında uzlaşmış olduğundan davanın esastan reddi gerektiğini, müvekkil şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların edimsiz uzlaştığını, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı TBK m. 49-55; 2918 sayılı KTK 85, 89, 90, 91; 6100 sayılı HMK m.341, 353, 355, 359; ZMMS Genel Şartları 3. Değerlendirme HMK'nun 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
3.1.CMK'nın 253/19. maddesi uyarınca uzlaşmanın sağlanması hâlinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağına dair kural, Anayasa Mahkemesinin .. tarihli ve.. E-K. sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Kararın gerekçesinde Mahkeme, şu tespitlere yer vermiştir: "Suç teşkil eden fiil nedeniyle uğranılan zararın uzlaşma süreci içinde bilinmesinin her durumda mümkün olmayacağı, özellikle maluliyet oranı gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulan hâllerde uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesinin güçleşeceği açıktır.
Başka bir ifadeyle taraflara uzlaşmanın sağlanmasının sonuçları hakkında bilgi verilmesi öngörülmüş ise de teknik birtakım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma görüşmeleri esnasında belirlenmesi mümkün olmayabilir. Buna göre ilgililerin uzlaşmanın sağlanması durumunda edimi aşan ve tazminat davasına konu edilemeyecek zarara ilişkin her durumda eksiksiz ve doğru bilgiye sahip olabilecekleri söylenemez.".
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine .. tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesiyle CMK'nın 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrasının beşinci cümlesinin başına “Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;" ibaresi eklenmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile anılan yasal düzenleme birlikte değerlendirildiğinde bahse konu hukuki süreç sonrasında uzlaşma hâlinde tazminat davası açılamayacağına ilişkin Yargıtay'ın yerleşik uygulamasından dönülmesi zorunluluğu doğmuştur.
Gerek Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının gerekçesi, gerekse yeni yasal düzenleme ile getirilen istisna hükmü uyarınca somut olaydaki gibi bedensel zararlar söz konusu olduğunda maluliyet raporu ve aktüer hesabı incelemesi gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulacağından, dava konusu eylemle ilgili olayın hemen akabinde ve soruşturmanın başında işletilen uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesi her zaman mümkün olamayacaktır. Bu aşamada, teknik bir takım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma anında tespit edilmesi mümkün olmadığından bu konuda araştırma yapılarak bir sonuca varılması gerekmektedir.
Bu itibarla Mahkemece;
a) Uzlaşma sürecinde zararın kesin olarak belirlenip belirlenmediği veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan bir zarar olup olmadığı belirlenmeli,
b) Zararın kesin olarak belirlenmesinden sonra uzlaşma yapılmış veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan bir zarar yoksa CMK'nın 253/19 uncu maddesi gereğince davanın reddine karar verilmeli,
c) Zararın kesin olarak belirlenmesi mümkün değil veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan bir zarar söz konusu ise davanın esası incelenmeli,
d) Davanın esasının incelenmesi durumunda uzlaşmanın edimli olup olmadığının belirlenerek uzlaşma sürecinde ödenen edimin hangi zarar kalemine ilişkin olduğu da belirlenerek o zarar kalemine ilişkin hesaplanacak tazminattan güncellenerek mahsup edilerek bir karar verilmelidir...
3.2.Somut olayda davacının zararı kesin olarak belirlenmeden gerçekleşen uzlaşmanın tazminat hakkını engellemeyeceği dikkate alınmadan davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
3.3.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, sair hususlar incelenmeksizin, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülerek eksikliklerin giderilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
S.E.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2023/1208, K. 2025/797, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama