KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- Dosya no
- 2023/213
- Karar no
- 2025/167
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/11/2022 (Karar
- Numarası
- 2021/238 Esas, 2022/645 Karar
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.470 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankanın Erzurum Şubesi nezdinde emekli maaş hesabı olduğunu, şahsi bireysel kredilerinden kaynaklı olarak, davalı banka tarafından kredi taksitlerinin emekli maaşından alındığını, ancak bireysel kredi borçları ödendiği halde, bireysel kredi dışındaki şirket adına çekilmiş ticari kredilerde müteselsil kefaleti olduğu gerekçesiyle, davalı banka tarafından maaşı üzerindeki blokenin kaldırılmadığını,
5838 Sayılı Yasanın 32/2-b maddesi ve 5510 Sayılı Yasanın 93.maddesi kapsamında emekli maaşından kesinti yapılabilmesi veya bloke konulabilmesi için açık ve yazılı bir muvafakat olması gerektiğini ortaya koyduğunu, müvekkilinin, davalı bankaya müşterek müteselsil kefil olduğu kredilerden kaynaklı olarak vermiş olduğu herhangi bir muvafakatname olmadığını, yine emekli maaşının sözleşme ve emekli maaş taahhütnamesi formunda krediye ilişkin ödemelerinin banka nezdinde bulunan emekli maaşı hesabından ihbarda bulunmaksızın virman-takas-mahsup yapılarak tahsil edilmesine muvafakat etmiş olmamasına rağmen bloke işlemi uygulandığını, ayrıca,
İİK m.83 mucibince, maaş alacaklarının en fazla 1/4'ü kesilebileceğini, müvekkilin emekli maaşı dışında herhangi bir gelirinin olmadığını, gerek kendisinin gerekse ailesinin geçimini temin edemediğini, müvekkilinin hesabı bloke edildiğinden, herhangi bir kayıt alması mümkün olmadığı gibi, davalı bankaca talep edilen belgelerin de müvekkiline verilmediğini belirterek müvekkilinin emekli maaşı üzerine hukuka aykırı olarak konulan blokenin kaldırılmasına ve bireysel kredi borcunun bittiği tarihten sonra yapılan kesintilerin iadesine, mahkeme aksi kanaatte ise;
emekli maaşının 1/4'ü üzerine bloke konularak kalan miktar üzerinden blokenin kaldırılmasına ve bireysel kredi borcunun bittiği tarihten sonra yapılan kesintilerin bu oran üzerinden iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 26/09/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 41.658,08-TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlunun kardeşi ...ilebirlikte müvekkili bankaya borcu olan ...Ltd. Şti 'nin ortağı ve müdürü olduklarını, 15/01/2018 tarihinde 1.000.000,00-TL bedelli ticari kredi kullanmak için sözleşme imzaladıklarını, davacı borçlunun kullandırılan kredide müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu, borçlu ... Ltd.
Şti 'nin kredi ödemelerini geciktirmesi üzerine kredi taksitlerinin davacı borçlunun maaşından kesinti yapıldığını, kredinin ticari kredi olması nedeniyle davanın görevli mahkemede açılmadığını, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na ve Türk Ticaret Kanunu'na eklenen ek maddeler gereğince 01/06/2019 tarihinden itibaren ticari uyuşmazlık içeren menfi tespit davası açılmadan önce arabuluculuk müessesine başvurulmasının dava şartı haline geldiğini, dolayısı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine ve dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur.
YEREL MAHKEME KARARI
Mahkemece, "...
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Dava dışı asıl borçlu firma ile davalı banka arasında düzenlenen 15.01.2018 tarihli GKS ve aynı tarihte imzalanmış olan kefalet sözleşmeleri ile dava dışı asıl borçlu firmaya taksitli ticari kredi kullandırıldığı, davalının dava dışı şirkete ait sözleşmeleri mütselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, davalı tarafından sunulan “Ek Rehin Sözleşmesi,Taahhütname ve Virman-Takas-Mahsup Talimatı” incelendiğinde davacının asıl borçlu lehine vermiş olduğu talimata rastlanılmadığı,
davacının davalı banka nezdindeki maaş ödemelerinin de yapıldığı hesabından şahsına ait tüketici kredileri taksit ödemelerinin sona erdiği, davacının tüketici kredileri taksit ödemelerinden sonra hesabından 41.658,08TL kesinti yapıldığı, yapılan bu kesintinin haksız olduğu olduğu anlaşılmış davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
" gerekçesiyle "Davanın kabulü ile, 41.658,08-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının davalı banka nezdinde ki ... nolu hesabına konulan blokenin kaldırılmasına," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF İTİRAZLARI
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ...'ın kardeşi ...ile birlikte müdürü oldukları şirket adına 1.000.000,00-TL tutarında ticari kredi kullanmak için müvekkil bankanın .../Erzurum şubesinde 15/01/2018 tarihinde kredi sözleşmesi imzaladıklarını, davacı ve kardeşi ...'ın söz konusu krediye müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, kredinin 16/02/2018 tarihinde davacılara ait şirketin hesabına geçtiğini, borçlu ... Ltd.
Şti.'nin kredi ödemlerini gecikmeli yapması üzerine ilave teminat istendiğini, bunun üzerine davacı tarafın kambiyo senedi verdiklerini, ayrıca davacı ...'ın kullandıkları krediye ek teminat olarak emekli maaşının tamamını banka lehine rehnettiğine dair talimat verdiğini, yine ödemelerin aksatılması üzerine müvekkil banka tarafından şirket müdürlerine ihtar gönderildiğini, ihtarnamelerin davacı ve kardeşinin çalışanı olan ...'a tebliğ edildiğini, ihtardan bir sonuç alınamayınca Erzurum...
İcra Müdürlüğü'nün 2019/... ve 2019/... Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlattıklarını, kötü niyetli borçluların itiraz ettiklerini, borca itiraz üzerine borçlu şirket tarafından imzalanan ve kefiller tarafından ciro edilen ek teminat (munzam) senet üzerinden tahsilde tekerrür olmaması şerhi ile Erzurum... İcra Müdürlüğü'nün 2019/...
Esas sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlattıklarını, teminat uyarınca icra takibi kapsamında davacı ...'ın emekli maaşından kesinti yapılmaya başlandığını, davacının 17/08/2018 tarihinde ... Ltd.
Şti.'nin borcuna karşılık ek teminat olarak imzaladığı "Kredi sözleşmesine ek olarak Ek Rehin Sözleşmesi, Taahhütname ve Virman - Takas- Mahsup Talimatı" içeren, emekli maaşının kesilmesine dair muvafakatnamenin maddelerinden anlaşılacağı üzere müvekkil bankanın borca karşılık ...'ın emekli maaşından yaptığı kesintilerin kanun maddesine aykırı olmadığını, davacı vekilinin arabuluculuğa müracaat etmeden Tüketici Mahkemesine dava açtığını,
görevsizlik kararı verildikten sonra Erzurum Asliye Ticaret mahkemesinde görülmeye başlandığında usul yönünden itiraz ettiklerinde mahkemece alacak davasının menfi tespit davası hükmünde olduğu gerekçesi ile itirazlarının reddine ve davanın görülmesine karar verildiğini, arabuluculuk görüşmesi olmadığı halde mahkemece gerekçeli kararında arabuluculuk masrafına hükmedildiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu kredi sözleşmesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin davalı bankanın Erzurum Şubesi nezdinde emekli maaş hesabı olduğunu, şahsi bireysel kredilerinden kaynaklı olarak, davalı banka tarafından kredi taksitlerinin emekli maaşından alındığını, ancak bireysel kredi borçları ödendiği halde, bireysel kredi dışındaki şirket adına çekilmiş ticari kredilerde müteselsil kefaleti olduğu gerekçesiyle, davalı banka tarafından maaşı üzerindeki blokenin kaldırılmadığını, emekli maaşından kesinti yapılabilmesi veya bloke konulabilmesi için açık ve yazılı bir muvafakat olması gerektiğini, müvekkilinin,
davalı bankaya müşterek müteselsil kefil olduğu kredilerden kaynaklı olarak vermiş olduğu herhangi bir muvafakatname olmadığını, yine emekli maaşının sözleşme ve emekli maaş taahhütnamesi formunda krediye ilişkin ödemelerinin banka nezdinde bulunan emekli maaşı hesabından ihbarda bulunmaksızın virman-takas-mahsup yapılarak tahsil edilmesine muvafakat etmiş olmamasına rağmen bloke işlemi uygulandığını, ayrıca, İİK m.83 mucibince, maaş alacaklarının en fazla 1/4'ü kesilebileceğini,
iddia ederek müvekkilinin emekli maaşı üzerine hukuka aykırı olarak konulan blokenin kaldırılmasına ve bireysel kredi borcunun bittiği tarihten sonra yapılan kesintilerin iadesine, mahkeme aksi kanaatte ise; emekli maaşının 1/4'ü üzerine bloke konularak kalan miktar üzerinden blokenin kaldırılmasına ve bireysel kredi borcunun bittiği tarihten sonra yapılan kesintilerin bu oran üzerinden iadesini talep ettiği, davalı banka vekilinin cevap dilekçesinde davacı borçlunun kullandırılan kredide müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu,
kredinin ticari kredi olması nedeniyle davanın görevli mahkemede açılmadığını ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacı ...'ın dava dışı asıl borçlu lehine vermiş olduğu “Ek Rehin Sözleşmesi,
Taahhütname ve Virman-Takas-Mahsup Talimatı” na rastlanılmadığını, davacı ...'ın davalı banka nezdindeki maaş ödemelerinin de yapıldığı hesabından tüketici kredileri taksit ödemelerinin sona erdiği tarihten sonra.
Kanuni Takip Hesabınız İçin Yapılan Anapara Tahsilatı, Kanuni Takip Hesabınız İçin Yapılan Masraf Tahsilatı, Kanuni Takip Hesabınız İçin Yapılan Faiz Tahsilatı, Kanuni Takip Hesabınıza Ait Faizin BSMV Tahsilatı, Kanuni Takip Hesabı İçin Kanuni Takip Vekalet Ücreti Tahsilatı açıklamaları ile 28 adette 41.658,08.-TL kesinti yapıldığının tespit edildiğinin bildirildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu,
dava dışı asıl borçlu firma ile davalı banka arasında düzenlenen 15.01.2018 tarihli GKS ve aynı tarihte imzalanmış olan kefalet sözleşmeleri ile dava dışı asıl borçlu firmaya taksitli ticari kredi kullandırıldığı, davalının dava dışı şirkete ait sözleşmeleri mütselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, davalı tarafından sunulan “Ek Rehin Sözleşmesi,Taahhütname ve Virman-Takas-Mahsup Talimatı” incelendiğinde davacının asıl borçlu lehine vermiş olduğu talimata rastlanılmadığı, davacının davalı banka nezdindeki maaş ödemelerinin de yapıldığı hesabından şahsına ait tüketici kredileri taksit ödemelerinin sona erdiği,
davacının tüketici kredileri taksit ödemelerinden sonra hesabından 41.658,08TL kesinti yapıldığı, yapılan bu kesintinin haksız olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/213, K. 2025/167, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama