KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Dosya no
- 2023/817
- Karar no
- 2025/180
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/03/2023 (Karar
- Numarası
- 2020/413 Esas, 2023/262 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.097 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 08.07.2018 tarihinde ...plakalı aracın tek taraflı yapmış olduğu kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinde kalıcı sakatlık meydana geldiğini, olay nedeniyle ...
CBS'nin 2018/... soruşturma numarası ile taksirle yaralama sebebiyle soruşturma başlatıldığını, dosyanın iş bu dosaya celbi gerektiğini, müvekkilinin bu olay sebebiyle çeşitli hastanelerde tedavi gördüğü ve malul kaldığını, nitekim dosyada mübrez 13.12.2019 başvuru tarihli maluliyete ilişkin raporda da (müvekkilinin maluliyeti bahsi geçen raporda %51 olarak tespil edildiğini) bu hususun sarih olduğunu, müvekkilinde meydana gelen kalıcı sakatlık nedeni ile ilgili şirkete başvuru yapıldığını, davalı şirketin müvekkiline belirli bir miktar ödeme yaptığını, fakat yapılan ödemenin eksik olduğunu,
nitekim eksik ödemenin tamamlanması için ilgili şirkete tekrar başvuru yapıldığını akabinde arabulucuya başvurulduğunu, 05.11.2020 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşmaya varılamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla bilirkişi tarafından hesaplanacak gerçek değerler üzerinden davayı daha sonra ıslah etmek üzere, müvekkili için şimdilik maluliyet sebebiyle 100,00 TL maddi tazminatın, olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, sigortacılık kanunu ve karayolları trafik kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin davayı aştığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafa önce %45 maluliyet ile 164,014.00 TL ödendiğini, davacının bakiye herhangi bir alacağının olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, trafik sigortası sözleşmesinin yasa ile zorunlu kılınmış olması ve bu sözleşmenin içeriğinin de Türk Ticaret Kanunu ve Sigortacılık Kanunu’nun ilgili maddeleriyle düzenlenerek halen yürürlükte olan genel şartlar ile poliçenin bir bütün olduğunun vurgulanmış olması karşısında,
dosyada tazminat hesaplanması bakımından genel şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınmasını, başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, KTK madde 111 uyarınca ibranamenin iptal edilebilmesi için, müvekkili kurumun ödemeyi yaptığı tarihin verileri esas alınarak inceleme yapılmalı ve yapılan ödemenin “açıkça yetersiz” olduğunun ortaya konulması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere öncelikle davacının,
trafik kazasından kaynaklanan gerçek kalıcı maluliyet oranının tespiti bakımından karayolları motorlu araçlar zorunlu sorumluluk (trafik) sigortası genel şartları ve ekine uygun engelli sağlık kurulu raporunun dosyaya kazandırılması gerektiğini, maluliyet ve kusur raporlarının aldırılması gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'e göre yaptırılmıştır.
Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. 18.07.2018 tarihli kaza tespit tutanağında davacının yolcu konumunda bulunduğu ...plakalı aracın sürücüsü olan ...'in direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması neticesinde dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Bu kazanın oluşumunda sürücünün yola gereken dikkati vermemesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememiz'ce düzenlenen aktüerya bilirkişi raporuna göre davalı sigorta şirketi ile davacı arasında düzenlenen ibranameye göre davacıya 19.02.2020 tarihinde 164.014,00 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapıldığından davacının 108.628,54 TL tutarında zararı olduğu tespit edilmiştir.
Sigorta şirketi tarafından ibraname tarihindeki verilere göre ödenen tutar davacının zararını karşıladığından hatta bu zararın üstünde olduğundan" gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ibraname tarihindeki verilere göre davalı tarafından yapılan ödemenin davacının zararını karşıladığından bahisle davanın reddine karar verildiğini, ancak bunun kabulünün mümkün olmadığını, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacının maluliyetinin %45 olarak kabul edilmek suretiyle ödeme yapıldığını belirttiğini, yargılama sırasında maluliyetin %21 olarak tespit edildiğini, aktüer hesaplamasına göre müvekkilinin zararının karşılandığı kanaatine varıldığını, davalı vekilince ibraname tarihinde maluliyetin % 45 olarak kabul edildiğini,
bu halde ibraname tarihinde davacının maluliyetinin % 45 olarak kabul edilmesi nedeniyle yapılan ödemenin bu tutar üzerinden müvekkilinin maluliyetini karşılayıp karşılamadığının tespit edilmesi gerekirken ibraname yapıldıktan sonraki süreçte mahkemece aldırılan maluliyet oranına göre ibranamedeki ödemenin davacının zararını karşılayıp karşılamadığının tespit ettirilmesi hatalı olup, bu şekilde hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki müvekkilinin maluliyetinin daha yüksek olduğunu, düşük tespit edildiğini, düşük oran gözönüne alınarak bilirkişi hesaplamasının hukuka aykırı olduğunu,
belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta. 18/07/2018 tarihinde, sürücü ... idaresindeki ...plakalı aracın gerçekleştirdiği, tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, trafik kazası tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde sürücünün tam kusurlu olduğu, ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 04/08/2022 tarihli raporuna göre.
Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının sürekli iş göremezliğinin %21 oranında, geçici iş göremezlik süresinin 120 gün, bakıcı ihtiyaç süresinin 60 gün olduğunun tespit edildiği, dava tarihinden önce 02/03/2020 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 164.014,00-TL tazminat ödemesi yapıldığı ve taraflar arasında ibraname düzenlendiği, belirlenen engel oranı dikkate alınarak aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesapta ibraname tarihindeki verilere göre; davacının zararının 108.628,54-TL olarak hesaplandığı,
ilk derece mahkemesince davacının zararının karşılandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davacının maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan doğru yönetmelik hükümleri uyarınca yetkili kurum tarafından tespit edildiği, dava açılmadan önce davacı sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödemenin davacının zararını karşıladığı anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/817, K. 2025/180, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama