KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1411
- Karar no
- 2024/1533
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/07/2024 (Ara Karar
- Numarası
- 2024/198 Esas
- Dava
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
Karar Metni
969 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
23/07/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; şirket yönetimi tarafından çıkarılan ve kullanılan ancak müvekkili adına kayıtlı olan bir çok kredi kartı bulunduğunu, şirket yönetiminin bu kredi kartlarını kendi ticari faaliyetleri için kullandığını, müvekkilinin o kartlardan bir gün bile bir alış veriş yapmadığını, bu kartların adeti hangi bankalar tarafından verildiğini de bilmediklerini, bugün gelinen noktada şirketin yöneticilerinin bu kredi kartlarını kullanıp ödemelerini yapmayarak müvekkilinin kredi notunu sıfıra indirme gayesine giriştiğini ve kredi kartı borcundan dolayı müvekkilinin idari takibe alındığını,
müvekkilinin bu durumdan kendisine gelen mesajla haberdar olduğunu, başkasına ait bir kredi kartını kişinin rızasını almadan kullanmanın ve o kredi kartını ödemenin açık açık hırsızlık suçunu teşkil ettiğini, bu kredi kartı ödemelerinin aksamasının yaratacağı sonuçların çok ağır olduğunu, bireysel emeklilik katılım payının ödenmemesi ve kredi notunun düşmesi gibi bir risk ile karşı karşıya olduklarını, karşı yanın cezai ve tazminat sorumluluğunun olacağını, ilgili kartların tespiti için müvekkilinin can hıraş bir mücadele verdiğini, şirket yönetiminin hukuksuz bir şekilde müvekkilin maaşının ödememesi sebebiyle mağduriyet yaşadıklarını,
bu mağduriyetin telafisi için %33 gibi bir hisseye sahip olan müvekkil lehine dava süresince bir maaşın belirlenmesi zarureti doğduğunu, karşı yanın uyguladığı ve bizlerin belirttiği hususların tespitine yönelik rapor hazırlanıncaya kadar tedbiren şimdilik firmadan aylık 100 bin Türk Lirası maaş ödenmesine tedbiren karar verilmesini talep ettiklerini, aksi halde müvekkil dava sonuçlanıncaya kadar yok olacak şirketin diğer yönetici müdürlerinin ise şirketin mallarını kaçırarak şirketi yok edeceklerini, müvekkilinin ortağı bulunduğu şirkete giremediğini, maaşının ödenmediğini ve yoksulluğun en dibi ile imtihan edildiğini,
tüm bu açıklamalar göz önünde bulundurularak dava süresince müvekkilin yaşamını idame ettirebilmesi için tıpkı diğer ortaklara tanınan haklardan faydalanması için yeni kayyumun hazırlayacağı rapor tarihine kadar acilen tedbiren öncelikle aylık 100 bin TL maaş ödenmesini talep ettiği anlaşılmakla; dosya incelendi.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen 23/07/2024 tarihli ara kararında özetle.
"Tüm dosya kapsamı ve davacı vekilinin talep dilekçeleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça şirket mal varlığından kendisine herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle geçici olarak aylık 100.000,00 TL maaş bağlanması talebinde bulunulduğu, davalı şirket tarafından ortaklarına düzenli olarak maaş ödemesi veya kar payı ödemesi yapılmadığının dosya kapsamından görüldüğü, şirketin feshi olmadığı takdirde ortaklıktan çıkma talebine istinaden açılan eldeki davada tedbir talebinin ancak şirket mal varlığını korumak amacıyla verilebileceği, davacının talebinin tasfiye sonunda ortaklara ödenecek paydan avans ödemesi niteliğinde olduğu,
bu durumun ise şirket mal varlığında azalmaya neden olacağı anlaşılmakla şartları oluşmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ikame edilen davanın şirketin tasfiye edilmesi ve ortaklıktan çıkma davası olduğunu, bu süreç içinde şirketin malvarlığının korunması gerektiğini, mahkemenin atadığı denetim kayyumunun azil kararı verildiği güne kadar tek bir işlem yapmadığını, karşı taraf ile menfaat ilişkisine girdiğini, şirketin kayıtlı ve kayıt dışı mallarının tespiti için atanan kayyumun bir gün dahi bu işlemin icrası için girişimde bulunmadığını, şirketin kötü yönetildiğini, şirket müdürlerinin müvekkilini ekonomik olarak cezalandırmak için her türlü eylemi yaptığını anlatmaya çalıştıklarını,
dava devam ederken müvekkilinin maruz kaldığı bu ekonomik cenderenin daha fazla devam etmemesi için insani olarak hayatını idame ettirmesi için maaş talebinde bulunduklarını, verilen kararın vicdani olarak utanç duyulacak bir karar olduğunu, bu kararın kaldırılması gerektiğini, yeterli bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile ara karar tesis edildiğini, bu sebeple mahkemenin verdiği ara kararın kaldırılarak müvekkili lehine maaş ödenmesine dair tedbir kararı verilmesi istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Talep, haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi ve ortaklıktan çıkma istemine ilişkin derdest davada, tedbiren davacı ortağa maaş ödenmesi istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
TTK'nın 636/4. maddesinde, fesih ve tasfiye davası açıldığında mahkemece gerekli önlemlerin alınacağı belirtilmiştir. Alınacak önlemler konusunda ayrıntılı düzenleme bulunmadığından, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
HMK'nın 389. maddesi uyarınca; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ".
Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda, davacı dahil üç kardeşin ortak olduğu aile şirketi niteliğindeki davalı limited şirketin feshi ve tasfiyesi, uygun görülmediği takdirde davacı ortağın ortaklıktan çıkarılması talepli açılan dava da, davacı vekili 18/07/2024 tarihli dilekçesi ile müvekkiline tedbiren 100.000,00-TL maaş bağlanmasını talep etmiş ise de, ihtiyati tedbir kararının ancak dava konusu hakkında verilebileceği, TTK'nın 636/4. maddesinde gerekli önlemlerin alınacağı belirtilmiş ise de, alınacak önlemlerin tasfiyesi istenilen şirkete yönelik olduğu, davacı ortağa maaş bağlanması yönünde iş bu dava kapsamında bir tedbir kararı verilemeyeceği, talebin hukuki dayanağının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1411, K. 2024/1533, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama